ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın sosyal yardım talebinin reddedilmesine ilişkin iddiaları incelenmiştir. Başvuran, hamileliği nedeniyle işten ayrıldığını, eşinin asgari ücretle çalıştığını ve sosyal yardımlara başvurduğunu, ancak bu başvuruların usulsüz bir şekilde reddedildiğini ileri sürmüştür. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, başvurucu ve ailesine gerekli yardımların yapıldığı, hane muhtaçlık sınırının üzerinde gelirlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

İlgili mevzuat çerçevesinde, sosyal yardım başvurularının kabulü için belirlenen maddi kriterlerin karşılanmadığı belirlenmiş ve bu nedenle başvurunun reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. İdarelerin, sosyal yardım taleplerini değerlendirirken, muhtaçlık durumunu ve gelir kriterlerini dikkate alması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi, hukuki ve hakkaniyet açısından uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/7520-S.23.12296

BAŞVURU NO : 2023/220

KARAR TARİHİ : 16/06/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ALANYA SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : 3294 sayılı Kanun kapsamında sosyal yardım talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/01/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, özel sektörde çalışırken hamile olduğu için işten ayrılmak zorunda kaldığını, kirada oturduklarını, eşinin asgari ücret ile çalıştığını ve maaşının sadece ev kirasını karşıladığını, bu sebeple sosyal yardımlardan faydalanabilmek için Alanya

Kaymakamlığına defalarca başvurduğunu, ancak başvurularının usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında ilk olarak 23.01.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği

Kurumuna başvurulduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde, adı geçenin

“muhtaçlık” durumunun sosyal devlet ilkesi kapsamında hassasiyetle incelenmesi ve gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için bahse konu başvuru hakkında Alanya Kaymakamlığına 17.02.2022 tarihinde “Gönderme Kararı” verildiği, Kararımıza istinaden Alanya Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakfının 02.03.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; yapılan incelemede başvurucunun ev hanımı olduğu, eşi ’ın 29.01.2021 tarihinde bir inşaat firmasında asgari ücretle çalışmaya başladığı, kirada oturdukları, eşi ’a 04.05.2020 tarihinde 400,00 TL. nakdi yardım, başvurucuya ise 25.05.2021 tarihinde 400,00 TL ve 15.01.2022 tarihinde 500,00 TL nakdi yardım yapıldığı belirtilmiştir.

3. Akabinde adı geçenin, 16.03.2022 tarihinde aynı talep ile yeniden Kurumumuza başvurması üzerine ilgili Vakıf ile yeniden iletişime geçilmiş olup, anılan Vakfın 01.06.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında ise özetle; ilgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğe sahip ve

yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, kimlere yardım yapılacağı, yardımın niteliği ve miktarının tamamen mütevelli heyet kararı ile belirlendiği, bu kapsamda adı geçen aileye nakdi yardımların yapıldığı, en son 13.01.2022 tarihli mütevelli heyeti kararı ile eşi ’a 500,00 TL, 28.04.2022 tarihli mütevelli heyeti kararı ile de müracaatçı ’a 400,00 TL nakdi yardım yapıldığı, vakfın yardım programları arasında şahsın talep ettiği çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayacak (bebek bezi, mama, vb.) süreklilik ve düzenlilik arz eden bir yardım programının bulunmadığı, ayrıca şahsa 13.01.2022 ve

02.03.2022 tarihlerinde gerekli bilgilendirmenin yapıldığı belirtilmiş, bununla birlikte eşi ’ın

başvurusu üzerine anılan Vakıf tarafından verilen 10.03.2022 tarihli ve 130 sayılı cevabi yazıda da, bahse konu aile hakkında gerekli Sosyal Hane incelemesinin yapıldığı, Covid -19 salgınının yarattığı olumsuz koşullar nedeniyle “Acil Durum Hali” kapsamında başvuruların değerlendirildiği, hane muhtaçlık sınırı üzerinde kalmasına rağmen başvuranın nakdi yardımlardan faydalandırıldığı belirtilmiş ve bu haliyle şikâyete konu talebin Alanya SYD Vakfı tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından 06.06.2022 tarihinde başvuru hakkında “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.

4. Diğer taraftan, 06.06.2022 tarihli Kararımızın 7 nolu paragrafında “yasama organı, sosyal hizmet kurumları, sağlık kurumları, eğitim kurumları ve çocuğun korunmasında görevli ve yetkili diğer kurumlar ile mahkemeler çocuğu ilgilendiren tüm işlem ve davalarda çocuğun üstün yararını gözetmekle yükümlü olduğundan “çocuğun yüksek yararı” ilkesi gereğince bahse konu talep (bebek bezi ve mama) ile ilgili olarak Alanya Belediye Başkanlığı Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile de iletişime geçilmiş olup, yapılan görüşmede adı geçenin anılan Belediyede kaydının olduğu, ancak somut taleple ilgili hehangi bir başvurusunun bulunmadığı belirtilerek kişinin müracaatı üzerine gerekli değerlendirmenin ivedilikle yapılacağı ifade edilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiş olduğundan adı geçenin bir diğer başvurusunda anılan Belediye tarafından kendisine herhangi bir yardım yapılmadığı iddiasıyla bu defa ilgili Belediyeden şikayetçi olduğu anlaşılmış olup, bahse konu başvuru hakkında da anılan Belediyenin

Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş ve her ne kadar 06.06.2022 tarihli Kararımızda bahse konu talebin kişinin müracaatı üzerine değerlendirileceği açıkça belirtilmiş ise de anılan

Müdürlük yetkilileri ile yapılan görüşmede; kişinin konuyla ilgili herhangi bir başvurusunun olmadığı, ancak Kurumumuz tarafından iletilen sorunun çözümü için adı geçen hakkında gerekli değerlendirmenin ivedilikle yapılacağı ifade edilmiş, akabinde anılan idare tarafından aynı gün gönderilen cevabi yazıda da ilgili vatandaşın sosyal yardım talebinin 21/07/2022 tarihli ve sayılı Sosyal Yardım Komisyonu kararınca uygun görüldüğü belirtilmiş olduğundan bu kez şikâyete konu talebin Alanya Belediye

Başkanlığı tarafından yerine getirildiği anlaşılmakla 26.07.2022 tarihinde başvuru hakkında “Dostane

Çözüm Kararı” verilmiştir.

5. Son olarak, adı geçenin aynı şikayetleri içerir dilekçesi ile tekrar Kurumumuza başvurması üzerine

Alanya Kaymakamlığı ile yeniden iletişime geçilerek adı geçen ve ailesinin muhtaçlık durumu hakkında herhangi bir değişiklik olup olmadığına dair gerekli tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup, bu kapsamda

Alanya SYD Vakfının nolu cevabi yazısında özetle; Kurumumuz talebine istinaden Bütünleşik

Sosyal Yardım Bilgi sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, hanede 3 kişinin yaşadığı, başvurucunun eşi

. .’nun asgari ücretle çalıştığı, hanede kişi başına düşen gelirin 2.877,27 TL. olduğu ve bu haliyle

2023 yılı için belirlenen muhtaçlık seviyesinin üzerinde gelirlerinin olduğu tespit edildiğinden ilgili

mevzuat hükümleri gereğince yardım başvurularının uygun görülmediği belirtilmiş, ayrıca Vakıf tarafından başvurucu ve eşine yapılan tüm yardımlara ilşkin belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

6.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 6.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 6.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 6.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 7.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 9. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 9.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.

Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı

Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.

Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.

Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 9.3. “Vakıflar” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.

Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu

Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.

Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel

sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir…”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, özel sektörde çalışırken hamile olduğu için işten ayrılmak zorunda kaldığını, kirada oturduklarını, eşinin asgari ücret ile çalıştığını ve maaşının sadece ev kirasını karşıladığını, bu sebeple sosyal yardımlardan faydalanabilmek için Alanya Kaymakamlığına defalarca başvurduğunu, ancak başvurularının usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

12. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.

Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan “belirlilik ilkesine” göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.

13. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye

Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.

Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)

14. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir

(Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta

Yayınları, s.190).

15. Bu itibarla, somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin, ilk olarak 23.01.2022 tarihinde Kurumumuza başvurduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde adı geçenin

“muhtaçlık” durumunun sosyal devlet ilkesi kapsamında hassasiyetle incelenmesi ve gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için başvuru hakkında Alanya Kaymakamlığına “Gönderme Kararı” verildiği, Kararımıza istinaden Alanya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 02.03.2022 tarihli cevabi yazısında; yapılan inceleme neticesinde, başvurucu ’ın ev hanımı olduğu, eşi

’ın 29.01.2021 tarihinde bir inşaat firmasında asgari ücretle çalışmaya başladığı, kirada oturdukları, eşi ’a 04.05.2020 tarihinde 400,00 TL. nakdi yardım, başvurucuya ise

25.05.2021 tarihinde 400,00 TL ve 15.01.2022 tarihinde 500,00 TL nakdi yardım yapıldığı belirtilmiştir.

16. Akabinde adı geçenin, aynı talep ile yeniden Kurumumuza başvurduğu, yeni başvuru üzerine ilgili

Vakıf ile yeniden iletişime geçilmiş olup, anılan Vakfın 01.06.2022 tarihli cevabi yazısında ise özetle; ilgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğe sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, kimlere yardım yapılacağı, yardımın niteliği ve miktarının tamamen mütevelli heyet kararı ile belirlendiği, bu kapsamda adı geçen aileye nakdi yardımların yapıldığı, en son

13.01.2022 tarihli mütevelli heyeti kararı ile eşi . ’ya 500,00 TL, 28.04.2022 tarihli mütevelli heyeti

kararı ile de müracaatçı . .’ya 400,00 TL nakdi yardım yapıldığı, vakfın yardım programları arasında şahsın talep ettiği çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayacak (bebek bezi, mama, vb.) süreklilik ve düzenlilik arz eden bir yardım programının bulunmadığı, ayrıca şahsa 13.01.2022 ve 02.03.2022 tarihlerinde gerekli bilgilendirmenin yapıldığı belirtilmiş, bununla birlikte eşi . .’nun Kurumumuza yaptığı başvurusu üzerine anılan Vakıf tarafından verilen 10.03.2022 tarihli ve 130 sayılı cevabi yazıda da, bahse konu aile hakkında gerekli Sosyal Hane incelemesinin yapıldığı, Covid -19 salgınının yarattığı olumsuz koşullar nedeniyle “Acil Durum Hali” kapsamında başvuruların değerlendirildiği, hane muhtaçlık sınırı üzerinde kalmasına rağmen başvuranın nakdi yardımlardan faydalandırıldığı belirtilmiş ve bu haliyle şikâyete konu talebin Alanya SYD Vakfı tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından başvuru hakkında “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.

17. Diğer taraftan, 06.06.2022 tarihli Kararımızın 7 nolu paragrafında “yasama organı, sosyal hizmet kurumları, sağlık kurumları, eğitim kurumları ve çocuğun korunmasında görevli ve yetkili diğer kurumlar ile mahkemeler çocuğu ilgilendiren tüm işlem ve davalarda çocuğun üstün yararını gözetmekle yükümlü olduğundan “çocuğun yüksek yararı” ilkesi gereğince bahse konu talep (bebek bezi ve mama) ile ilgili olarak Alanya Belediye Başkanlığı Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile de iletişime geçilmiş olup, yapılan görüşmede adı geçenin anılan Belediyede kaydının olduğu, ancak somut taleple ilgili hehangi bir başvurusunun bulunmadığı belirtilerek kişinin müracaatı üzerine gerekli değerlendirmenin ivedilikle yapılacağı ifade edilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiş olduğundan adı geçenin bir diğer başvurusunda anılan Belediye tarafından kendisine herhangi bir yardım yapılmadığı iddiasıyla bu defa ilgili Belediyeden şikayetçi olduğu anlaşılmış olup, bahse konu başvuru hakkında da anılan Belediyenin

Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş ve her ne kadar 06.06.2022 tarihli Kararımızda bahse konu talebin kişinin müracaatı üzerine değerlendirileceği açıkça belirtilmiş ise de anılan

Müdürlük yetkilileri ile yapılan görüşmede; kişinin konuyla ilgili herhangi bir başvurusunun olmadığı, ancak Kurumumuz tarafından iletilen sorunun çözümü için adı geçen hakkında gerekli değerlendirmenin

ivedilikle yapılacağı ifade edilmiş, akabinde anılan idare tarafından aynı gün gönderilen cevabi yazıda da ilgili vatandaşın sosyal yardım talebinin 21/07/2022 tarihli Sosyal Yardım Komisyonu kararınca uygun görüldüğü belirtilmiş olduğundan bu kez şikâyete konu talebin Alanya Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirildiği anlaşılmakla bahse konu başvuru hakkında “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.

18. Son olarak, adı geçenin aynı şikayetleri içerir dilekçesi ile tekrar Kurumumuza başvurması üzerine

Alanya Kaymakamlığı ile yeniden iletişime geçilerek adı geçen ve ailesinin muhtaçlık durumu hakkında herhangi bir değişiklik olup olmadığına dair gerekli tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup, bu kapsamda

Alanya SYD Vakfının nolu cevabi yazısında özetle; Kurumumuz talebine istinaden Bütünleşik

Sosyal Yardım Bilgi sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, hanede 3 kişinin yaşadığı, başvurucunun eşi

. .’nun asgari ücretle çalıştığı, hanede kişi başına düşen gelirin 2.877,27 TL. olduğu ve bu haliyle

2023 yılı için belirlenen muhtaçlık seviyesinin üzerinde gelirlerinin olduğu tespit edildiğinden ilgili

mevzuat hükümleri gereğince yardım başvurularının uygun görülmediği belirtilmiş, ayrıca Vakıf tarafından başvurucu ve eşine yapılan tüm yardımlara ilşkin belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.

19. Bilindiği üzere, ilgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, yardımların düzenli aylık niteliğinde olmayıp muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarının önem derecesi göz önünde bulundurularak yapıldığı, sosyal inceleme sonrasında muhtaçlık kararının alınması ve ayni-nakdi yardımların yapılmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin vakıflar tarafından yerine getirilmesi gerektiği, vakıflarının yönetim ve temsile yetkili organı olan mütevelli heyetinin atanmış ve seçilmiş üyelerden oluştuğu, mülkî idare amirlerinin vakfın doğal başkanı olduğu, vakıfların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının idari yapılanması içerisinde yer aldığı, denetimlerinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılacağı hususları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

20. Ayrıca, ilgili mevzuat hükümlerinde “muhtaçlığın”; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiş olup, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise “… Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar…” hükmü ile geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” yardım yapılacağı düzenlenmiştir.

21. Bu itibarla, her ne kadar başvurucu yaptığı sosyal yardım başvurularının ilgili idare tarafından usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri ile yukarıda yer alan bilgi, belge ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; bahse konu şikayet başvurularında yer alan iddiaların aksine, yapılan incelemeler sonrasında ilgili idareler tarafından başvurucu ve ailesine gerekli yardımların yapıldığı, hane muhtaçlık sınırı üzerinde kalmasına rağmen pandemi döneminde yapılan başvurularda da adı geçen ve ailesinin nakdi olarak desteklendiği, böylelikle idarelerin hal ve duruma uygun şekilde başvurucu ve ailesine sosyal yardım yaptığı, somut başvuruda yer alan sosyal yardım talebinin idarece kabul edilmemesine dair işlemin ise ilgili mevzuatın sosyal yardım başvurusu yapan kişilerde aradığı maddi kriterlerin (somut başvuruda 2023 yılı kişi başına düşen hane geliri kriterinin) karşılanmamasından kaynaklandığı ve bu haliyle ilgili idareye hukuk ve hakkaniyet yönüyle izafe edilebilecek kusurlu bir iş ve işlemin bulunmadığı anlaşılmıştır.

22. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2020/99745 nolu Ret Kararı, 2020/91884 nolu Ret Kararı, 2021/13524 nolu Ret Kararı, 2021/12805 nolu Ret Kararı, 2022/16113 nolu Ret Kararı, 2022/9998 nolu Ret Kararı, vb.)

bulunmaktadır

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ALANYA KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi