ÖZET: Bu karar, başvuranın muhtaç durumda olduğu iddiasıyla sosyal yardım talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, sosyal yardım başvurularının kabul edilmediğini belirterek yardım talep etmiştir. Esenyurt Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, başvuranın ve eşinin gelirlerinin muhtaçlık sınırının üzerinde olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle yardım taleplerini uygun bulmamıştır. İlgili mevzuat, sosyal yardımların muhtaçlık kriterlerine göre belirlendiğini ve bu kriterlerin karşılanmadığı durumlarda yardım yapılmayacağını belirtmektedir.

Başvurunun reddi, sosyal yardım başvurularında gelir durumunun belirleyici olduğu ve başvuranın gelirinin muhtaçlık sınırının üstünde olduğuna dair yapılan incelemelere dayanmaktadır. Ayrıca, sosyal yardımların düzenli aylık niteliğinde olmadığı ve ihtiyaçların önem derecesine göre değerlendirildiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1355-S.23.2286

BAŞVURU NO : 2022/16113

KARAR TARİHİ : 01/02/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ESENYURT SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Sosyal yardım talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 02/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen muhtaç durumda olduğu halde sosyal yardım başvurularının kabul edilmediğini beyan ederek tarafına sosyal yardım yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 14/12/2022 tarihli bilgi ve belge isteme yazılarına istinaden; Esenyurt

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 30/12/2022 tarihli ve

– – sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuran ve eşinin pandemi döneminde e-Devlet üzerinden Pandemi Sosyal Destek Programından faydalanmak için ayrı ayrı başvuruda bulunduğu ancak başvuranın eşinin çalışmaya devam etmesi nedeniyle yardım taleplerinin uygun bulunmadığı, başvuranın 24/05/2021 tarihinde vakıflarından yardım talebinde bulunduğu, yardım talebinin 03/06/2021 tarihinde vakıf mütevelli heyeti tarafından değerlendirildiği ve muhtaçlık sınırının üstünde gelire sahip olması nedeniyle talebinin uygun bulunmadığı, başvuran ve eşinin 30/06/2022 tarihinde ayrı ayrı Türkiye Aile Destek Programı yardımından faydalanmak üzere e-Devlet üzerinden başvuruda bulunduğu, kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı üstünde olması nedeniyle talebinin uygun bulunmadığı, 2.2. Kamu Denetçiliği Kurumunun yazısı üzerine 22/12/2022 tarihinde başvuranın durumunu yerinde görmek için vakıf personeli tarafından hane ziyareti yapıldığı, bu ziyarette edinilen bilgilere göre, başvuranın eşi ile birlikte kirada yaşadığı, 3.000-TL kira bedeli ödediği, kendisinin 29 yaşında eşinin 30 yaşında olduğu, çocuklarının olmadığı, başvuranın ev hanımı olduğu, romatizma ve tiroit rahatsızlığının

bulunduğu, sağlık durumunun iyiye gittiği eşinin fabrikada SSK’lı olarak askeri ücretle çalıştığı tespiti ile 29/12/2022 tarihinde vakıf mütevelli heyeti tarafından yapılan değerlendirmede başvurucunun muhtaçlık sınırının üstünde gelire sahip bulunduğu, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 4.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”,

5.3. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 6. 29/05/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 6.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkânı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.

Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı

Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.

Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.

Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 6.3. “Vakıflar” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.

Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dâhilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dâhilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette

bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.

Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir…”, Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle; muhtaç durumda olduğu halde sosyal yardım başvurularının kabul edilmediğini beyan ederek tarafına sosyal yardım yapılmasını talep etmiştir.

9. Esenyurt Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı özetle; Başvuran ve eşinin Pandemi

Sosyal Destek Programından ve Türkiye Aile Destek Programı yardımından faydalanmak üzere e-Devlet üzerinden ayrı ayrı başvuruda bulunduğu, yapılan incelemeler sonucunda kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı üstünde olması nedeniyle taleplerinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca

Kurumumuzun bilgi ve belge edinme talebi üzerine başvuranın sosyo ekonomik durumunun yeniden incelendiği ve muhtaçlık sınırının üstünde gelire sahip bulunduğunun tespit edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

10. İlgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, yardımların düzenli aylık niteliğinde olmayıp muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarının önem derecesi göz önünde bulundurularak yapıldığı, sosyal inceleme sonrasında muhtaçlık kararının alınması ve ayni-nakdi yardımların yapılmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin vakıflar tarafından yerine getirilmesi gerektiği, vakıflarının yönetim ve temsile yetkili organı olan mütevelli heyetinin atanmış ve seçilmiş üyelerden oluştuğu, mülkî idare amirlerinin vakfın doğal başkanı olduğu, vakıfların

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının idari yapılanması içerisinde yer aldığı, denetimlerinin ise

Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılacağı hususları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

11. Ayrıca, ilgili mevzuat hükümlerinde “muhtaçlığın”; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiş olup, ayrıca 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “… Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar…” hükmü ile geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” yardım yapılacağı düzenlenmiştir.

12. Bununla birlikte, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Pandemi Sosyal Destek

Programı adı altında sosyal yardımların dağıtılması Fazlar halinde bir defaya mahsus 1.000-TL nakdi yardım şeklinde planlandığı, korona virüs salgını kapsamında yapılan sosyal yardım başvurularının ilgilisi tarafından e-devlet kapısı aracılığıyla yapılması gerektiği, doğrudan vakfa başvuran ihtiyaç sahiplerinin ise e-devlet kapısı üzerinden başvuru yapmak üzere yönlendirilebileceği, başvurunun ardından sistem tarafından “ön değerlendirme kontrollerinin gerçekleştirildiği, yapılan kontrollerde, yardım başvurusunda bulunan kişinin kendisi veya hanesinde; Faz-1 veya Faz-2 kapsamında verilen 1.000-TL’lik nakdi destekten faydalanan kişinin bulunması, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamında kamu işçisi bulunması, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında memuru bulunması, Ölüm aylığı alanlar hariç olmak üzere, SGK’dan gelir veya aylık alan (emeklinin) bulunması, İŞKUR işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden faydalanan kişi bulunması hallerinde başvurunun Pandemi Sosyal Destek Programı kapsamı dışında bırakılacağı ve anılan

Bakanlığın 15/04/2020 tarihli yazısı ile ülke çapında faaliyet gösteren tüm SYD Vakıflarına ilke kararları doğrultusunda uygulama yapılması yönünde talimat verildiği, akabinde Aile ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü Aile Yardımları Daire Başkanlığının “Tam Kapanma

Sosyal Yardım Programı” konulu 03/05/2021 tarihli ve 71844 sayılı yazısı ile salgın nedeniyle dönemsel ihtiyaç sahibi olduğu değerlendirilen her bir hane için 1.100-TL’ye kadar yardım yapılmasına ve çalışmaların anılan Bakanlık tarafından yürütülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

13. Yukarıda yer alan bilgi, belge ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; başvurucunun Sosyal yardım müracaatlarının değerlendirilmesine ilişkin ilgili mevzuat hükümlerinde hane geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” sosyal yardım yapılacağı düzenlenmiş olduğundan, bahse konu sosyal yardım taleplerinin idarece kabul edilmemesine dair işlemin, ilgili mevzuatın sosyal yardım başvurusu yapan kişilerde aradığı maddi kriterlerin (somut başvuruda kişi başına düşen hane geliri kriterinin) karşılanmamasından kaynaklandığı ve bu haliyle idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ESENYURT SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI

BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi