|
ÖZET: Başvuran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 yılı faaliyet raporunda belirtilen sosyal yardımlara dair bilgileri talep etmiştir. CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, Ankara’daki 25 ilçe ve 81 il için sosyal yardım verilerinin güncel dağılımını istemiştir. Ancak, Bakanlık, bu bilgilerin mevcut olmadığını ve özel bir çalışma gerektirdiğini belirterek talebi reddetmiştir. Başvuran, bu durumu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na taşısa da, Kurul, Bakanlık tarafından verilen cevabı uygun bulmuş ve itirazı reddetmiştir.
Bakanlık, sosyal yardım programlarının yönetiminde Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS) kullandığını, ancak ilçe bazında veri oluşturmanın ek bir iş yükü getireceğini ifade etmiştir. Ayrıca, mevcut verilerin yalnızca yıllık faaliyet raporları ve 81 İl Kitapçığı gibi yayınlarda yer aldığını belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talep ettiği bilgilerin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi gereğince sağlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana tebliğ edilmiştir. İlgili idarenin işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, başvuranın dava açma süresi işlemeye devam etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5217-S.24.8223
BAŞVURU NO : 2024/1655
KARAR TARİHİ : 14.05.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
Başvuranın, sosyal yardımlara ilişkin bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 30.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2022 Yılı Faaliyet Raporu’ndan 4 milyonu aşkın aileye 151,9 milyar TL değerinde sosyal yardım yapıldığı bilgisini edindiğini, CİMER üzerinden sosyal yardım yapılan ihtiyaç sahiplerinin mevcut olan en güncel veriler üzerinden herhangi bir yıla ait Ankara’da
25 ilçeye ve 81 ile dağılımını gösteren verileri talep ettiğini, ancak cevaben bu bilgiler için ayrı veya özel
çalışma ve analiz gerektiğinin tarafına iletildiğini, bunun üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğunu, Kurulun, İdare tarafından verilen cevabın 4982 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin ikinci fıkrasına göre uygun ve yerinde görülerek itirazını reddettiğini, kamu kaynaklarının nerelere/nasıl dağıtıldığını göstermesi bakımından bu gibi verilerin tutulmasının önemli olduğunu, ayrıca sosyal yardım işlemlerinin tümüyle bu amaçla geliştirilmiş özel sistem (bilgisayar) üzerinden yürütüldüğünü iddia ve ifade ederek, bilgi edinme talebinin karşılanmasına yönelik karar verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19.02.2024 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün 27.02.2024 tarihinde Kurum kayıtlarımıza giren E– – sayılı cevabi yazısında; 2.1. Başvuranın, CİMER aracılığıyla Kuruma aynı konuyu içeren iki ayrı bilgi edinme başvurusunda bulunduğu, Bakanlık tarafından yürütülen sosyal yardımlardan yararlanan hane sayısının Ankara özelinde ilçe kırılım bilgisini talep ettiği, başvuruya karşılık, talep edilen verilerin hazırda bulunan veriler olmaması,
verilerin hazırlanması için ayrı bir çalışma gerekmesi sebebiyle 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
7 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak verilerin karşılanamayacağı cevabının ilgili kişiye iletildiği,
2.2. Bakanlık tarafından yürütülen sosyal yardım programlarına ilişkin süreçlerin yönetiminde Bütünleşik
Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS) kullanıldığı, BSYBS üzerinden istatistiki veriler, yıllık olarak hazırlanan faaliyet raporu için ve gerekli durumlarda (Bakanlık hizmet sunumu, görülen dava, soruşturmakovuşturma süreci, kişinin kendi ile ilgili talebi üzerine vb.) Genel Müdürlükçe ayrı bir veri tabanı çalışması gerçekleştirilerek hazırlandığı, bunun dışında, istatistiki verilerin hazır olarak bulunmadığı, bahsedildiği üzere gerektiğinde hazırlandığı, 2.3. Bakanlık web sitesinde yayımlanmış olan 81 İl Kitapçığının Bakanlık hizmet sunumlarına ilişkin il bazında verileri, yıllık faaliyet raporunun ise Türkiye geneli verileri içerdiği, 81 İl Kitapçığı ve yıllık faaliyet raporu için Genel Müdürlükçe hazırlanan verilerin elde bulunan verilerden değil ayrı bir çalışma sonucu elde edilip derlenen verilerden oluştuğu, bunun dışında Genel Müdürlükçe il ve/veya ilçe bazında veri hazırlanmadığı ve yayımlanmadığı, 2.4. Kanuni bir hak olarak tanımlanmış olan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmüne dayanılarak, Kurumun rutin iş yükü de göz önünde bulundurulduğunda talep edildiği üzere ilçe kırılımında veri oluşturulması ayrı bir mesai külfeti getireceği için başvuran tarafından talep edilen bilgilerin karşılanamayacağı, hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir…” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde; “Herkes, görüş ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir: Bu hak, müdahale söz konusu olmaksızın … bilgi ve düşünceleri her türlü medya yoluyla aramak, almak ve yaymak özgürlüğünü içerir.” hükmüne, 5. Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 19 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak…iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir. Bu…haklar…sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir: a) Başkalarının haklarına ve itibarına saygı; b)
Ulusal güvenliği veya kamu düzenini veya sağlık ve ahlakı koruma.” hükmüne, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak,…haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.…Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda…başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi…için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 8.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, … ifade eder.” 8.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar…” 8.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 8.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…”
8.6. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.”, 9. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 9.1. “Bilgi verme yükümlülüğü kapsamında alınacak tedbirler” başlıklı 6 ncı maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi, Kanunda ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum ve kuruluşlar, ellerinde mevcut olan ve bilgi edinme başvurusuna konu olabilecek bütün bilgi veya belgeleri, bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederler. Bu amaçla kurum ve kuruluşların belge kayıt, dosyalama ve arşiv düzeniyle ilgili gerekli idari ve teknik tedbirler alınır…”
“…Kesinleşen faaliyet ve denetim raporları uygun vasıtalarla kamuoyunun incelemesine açık hale getirilir.
Kurum ve kuruluşlar, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve bilgi edinme başvurularından kaynaklanan iş yükünün en aza indirilebilmesi amacıyla kurumsal internet sayfalarını bu madde hükümlerine göre yeniden şekillendirir. Bu Yönetmelik kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, bu bilgileri tek tek birimler bazında, aynı kurumsal internet sayfası üzerinden; zorunlu hallerde kurumsal internet sayfasından link verilmek suretiyle birime ait internet sayfası üzerinden kamuoyunun bilgisine sunarlar…” 9.2. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinin ilk iki fıkrası “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan
Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 11. Başvuranın, 4982 sayılı Kanun çerçevesinde CİMER üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yaptığı sosyal yardım yapılan ihtiyaç sahiplerinin mevcut olan en güncel veriler üzerinden herhangi bir yıla ait Ankara’da 25 ilçeye ve 81 ile dağılımını gösteren verileri konu alan bilgi edinme başvurusuna verilen cevabın usul ve 4982 sayılı Yasaya aykırı olduğunu ifade ederek işbu istatistiki bilgilerin tarafına verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
12. Anayasanın 26’ncı maddesinde düşünce ve ifade özgürlükleri düzenlenmiştir. Ancak, belirtmek gerekir ki bilgi edinme hakkı da -bu terim açıkça vurgulanmamış olsa dahi- metinde yer almaktadır. Maddede bu özgürlük, “haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” şeklinde ifade edilmiştir. Bu ifade, yani “haber almak serbestliği” kuşkusuz hem bilgi özgürlüğünü hem de bilgi edinme hakkı terimini de içermektedir. Bu nedenle, 26’ncı maddede hem ifade özgürlüğü hem de bilgi edinme özgürlüğü/hakkı düzenlendiği söylenebilir (Yaşamış, F. D. Anayasa Hukuku ve İnsan Hakları Açısından Bilgi Edinme
Hakkı).
13. Nitekim 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu ile bilgi edinme hakkı Anayasanın 74 üncü maddesine eklenmiş olup herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup, hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak olmayıp Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir (Kamu Denetçiliği Kurumu,
24.08.2020 tarih ve 2020/69232 sayılı Tavsiye Kararı).
14. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin haber ve görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı, bu özgürlüklerin kullanılmasının bazı sınırlamalar içerebileceği yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir (Kamu Denetçiliği Kurumu, 24.08.2020 tarih ve 2020/69232 sayılı Tavsiye Kararı).
15. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştırmayı ve engelleri ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki bilgi ve belgeleri başvuranların yararlanmasına sunmak ve başvuruları hızlı, doğru ve etkin bir şekilde sonuçlandırmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Ancak Kanun, bilgi edinme hakkının kullanımını sağlarken bazı istisnalar getirmektedir. Bu istisnalar, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeleri kapsamaktadır. Kanunun amacı, demokratik ve şeffaf yönetim ilkelerine uygun şekilde eşitlik, tarafsızlık ve açıklık sağlamaktır. Kanunun 7’nci maddesinde, istenecek bilgi veya belgenin ilgili kurum veya kuruluşun ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiği, Kurumların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz sonucu oluşturulacak bilgi ve belgeler için olumsuz cevap verilebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
16. 4982 sayılı Kanunun söz konusu 7’nci maddesi, kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirirken kurumlara takdir yetkisi tanımaktadır. Ancak, kanunun genel amacına ve ilkelerine uygun olarak, bu takdir yetkisinin dengeli kullanılması gerekmektedir. Özellikle, talep edilen bilgi veya belgelere ilişkin özel araştırma, çalışma veya analiz yapılması gerektiğinde, bu çalışmanın idareye getireceği külfet ile talep edilen bilgiye erişimin sağlayacağı fayda arasında makul bir denge gözetilmelidir.
17. 4982 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile de kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin, bilgi edinme başvurularına konu olamayacağı,
ancak bu tür bilgi ve belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığının bilgi edinme hakkının gereği olarak başvurana bildirileceği düzenlenmiştir.
18. Somut olayda, başvuranın bilgi edinme başvurusuna yönelik olarak Bakanlık tarafından yürütülen sosyal yardım programlarına ilişkin süreçlerin yönetiminde Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS) kullanıldığı, BSYBS üzerinden istatistiki verilerin yıllık faaliyet raporu için ve gerekli durumlarda (Bakanlık hizmet sunumu, görülen dava, soruşturma-kovuşturma süreci, kişinin kendi ile ilgili talebi üzerine vb.) ayrı bir veri tabanı çalışması gerçekleştirilerek hazırlandığı, Bakanlık web sitesinde yayımlanmış olan 81 İl Kitapçığının il bazında verileri ve yıllık faaliyet raporunun ise Türkiye geneli verilerini içerdiği, söz konusu yayınlar için hazırlanan verilerin elde bulunan verilerden değil ayrı bir çalışma sonucu elde edilip derlenen verilerden oluştuğu, bunun dışında istatistiki verilerin hazır olarak bulunmadığı, Kurumun rutin iş yükü de göz önünde bulundurulduğunda il/ilçe kırılımında ayrıca veri oluşturulmasının idareye ayrı bir mesai külfeti getireceği, bu sebeple talebin 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olumlu değerlendirilemediği belirtilmiştir.
19. Uyuşmazlığın ilgili mevzuat kapsamında incelenmesinden; 19.1. Başvuran tarafından talep edilen sosyal yardımların hanelere dağılımını il bazında gösteren istatistiki bilgilerin hâlihazırda kamuoyunun erişimine açık bir şekilde Bakanlık resmi web sitesinde 81 İl Kitapçığı adı altında ve yıllık faaliyet raporlarında yayımlandığı dikkate alındığında, başvuranın talebinin bilgi edinme hakkının dışında kaldığı; ancak bu halde dahi talebe konu bilginin 4982 sayılı Kanunun 8’ inci maddesi gereğince ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığının başvurana bildirilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, idarece başvurana verilen CİMER yanıtında “yardım programlarına ilişkin bilgilere ve faaliyet raporlarına Bakanlığımızın “https://www.aile.gov.tr/sgbd/arge-raporlar/” internet adreslerinden ulaşılabilmektedir.” şeklinde yanıt verildiği dikkate alındığında, başvurana verilen yanıtın 4982 sayılı
Kanun hükümleri ile uyarlı olduğu ve talebin reddi gerektiği, 19.2. Diğer taraftan sosyal yardımların hanelere dağılımını ilçe kırılımında gösteren istatistiki verilerin hazırlanması için idarece ayrı veya özel bir veri tabanı çalışması yapılması gerektiği, mevcut verilerden bu kırılıma ait bilgilere ulaşılamadığı, rutin iş yükü de göz önünde bulundurulduğunda bunun idareye ayrı bir mesai külfeti getireceği ifade edilmiş, başvuran tarafından bu bilgilerin hangi amaçla talep edildiğinin açıklanmadığı da dikkate alındığında, söz konusu bilginin hazırlanmasında kamu yararı bulunduğu tespit edilemediğinden yapılacak çalışmanın idareye getireceği külfet ile talep edilen bilgiye erişimin sağlayacağı fayda arasında makul dengenin kurulmadığı değerlendirilerek, idarenin 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesine dayanarak talebin reddine yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun hareket
edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi