|
ÖZET: Başvuran, Türkiye’de 506 sayılı Kanun kapsamında 1/4/1976 – 26/1/1984 tarihleri arasında 513 gün çalışma süresi ile Almanya’daki çalışmalarının birleştirilmesi sonucu 1/4/2014 tarihinden itibaren kısmi sözleşme aylığı almaya başladığını belirtmiştir. Almanya’daki çalışmaları devam ederken, malulen emekli olduktan sonra 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereğince kısmi aylığının tam aylığa çevrilmesi için gerekli borçlanmaları yapmış, toplam sigortalılık süresi 1863 güne ulaşmıştır. Ancak, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından yapılan tahsis talebi 6/10/2023 tarihinde reddedilmiştir. Başvuran, bu ret işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, kısmi aylığının tam maluliyet aylığına dönüştürülmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, kısmi aylıkların tam aylığa yükseltilmesi için yasal bir düzenlemenin bulunmadığını, 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi ve ilgili yönetmeliklerin bu konuda belirli şartlar öngördüğünü ifade etmiştir. Ayrıca, kısmi aylığın yalnızca aynı türde tam aylığa dönüştürülebileceği ve başvuranın talebinin bu çerçevede değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak, Kamu Denetçisi bu durumu inceleyerek, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı hazırlamıştır. Sonuç olarak, başvurana bağlanan kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesi için gerekli işlemlerin yapılması gerektiği vurgulanmış ve sosyal güvenlik sözleşmeleri ile ilgili alt düzeydeki normların 3201 sayılı Kanun ile uyumlu hale getirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvurana ve ilgili kuruma tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5260-S.24.8289
BAŞVURU NO : 2023/19723
KARAR TARİHİ : 16.05.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Aylık işlemleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; Türkiye’de 506 sayılı Kanun kapsamında 1/4/1976 – 26/1/1984 tarihleri arasında
geçen 513 günlük çalışma süreleri ile Almanya’daki çalışmalarının Almanya – Türkiye Sosyal Güvenlik
Sözleşmesi gereğince birleştirilerek 1/4/2014 tarihinden itibaren kısmi sözleşme aylığı almaya başladığını, kısmi sözleşme aylığı bağlandıktan sonra da Almanya’daki çalışmalarının aralıklı devam ettiğini, Alman
Rant Kurumundan malulen emekli olduktan sonra 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereğince kısmi sözleşme aylığının tam aylığa çevrilmesi amacıyla hem 4/1-a kapsamında 600 gün askerlik borçlanması hem de 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre 4/1-b kapsamında 750 gün yurt dışı hizmet borçlanması yaptığını, böylece toplam sigortalılık süresinin 1863 güne erişerek 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre maluliyet aylığı için gerekli asgari 1800 günden daha fazla olduğunu, bununla birlikte kısmi sözleşme aylığının tam maluliyet aylığına çevrilmesine yönelik tahsis talebinin Konya Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğü Mevlâna Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 6/10/2023 tarihli yazıyla reddedildiğini, ret işleminin gerekçesinin 2018/38 sayılı Genelge’nin “Kısmi Aylıkların Tam Aylığa Dönüştürülmesi” başlıklı 6.1 maddesi ile Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik hükümleri olduğunu, bu durumun 3201 sayılı Kanun’da yer almayan şartların alt düzenleyici işlemler ile aranması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu belirterek 7/6/2023 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak kısmi sözleşme aylığının tam maluliyet aylığına çevrilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan yazıda
özetle;
2.1) İkili sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında bağlanan kısmi aylıkların 5510 sayılı Kanun’un 41.
maddesi kapsamında yapılan borçlanmalar ile tam aylığa yükseltilmesi yönünde bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığı,
2.2) Öte yandan 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi ve 2018/38 sayılı Genelge’nin “Yurtdışı
Borçlanmasında Tahsis İşlemleri” başlıklı Altıncı Bölümünün “Kısmi Aylıkların Tam Aylığa
Dönüştürülmesi” başlığı altında, sosyal güvenlik sözleşmelerine istinaden bağlanan kısmi aylıkların 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesinde, talep halinde tahakkuk ettirilen borcun tamamen ödenmesi, kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere yurt dışındaki çalışmanın sona ermesi, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin alınmaması şartıyla, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa çevrileceğinin hüküm altına alındığı, bu itibarla sigortalıya bağlanan kısmi aylığın tam aylığa yükseltilmesinin, ilgili mevzuat kapsamında ancak yurt dışında geçen sigortalılık sürelerinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması ile mümkün olduğu,
2.3) Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun’un 26. maddesinde malullük sigortasından sağlanan hakların ve
yararlanma şartlarının düzenlendiği, buna göre sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının
Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılması, en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunmasının gerektiği,
2.4) Bununla birlikte sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, Kanun’un 4/1-(a) ve 4/1-(b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum sağlık kurulunca tespit edilen sigortalıların malul sayılacağı,
2.5) Bu kapsamda tahsis talep tarihi itibarıyla başvuranın; 513 gün Türkiye hizmeti, askerlik sürelerini
borçlanması sebebiyle 600 günü ve yurt dışında geçen sürelerini borçlanarak kazanmış olduğu 750 günü olmak üzere toplam 1863 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesinde yer alan emredici hüküm sebebiyle kısmi aylığın tam aylığa çevrilebilmesi için yurt dışında geçen sigortalılık sürelerinin borçlanılmasının gerekli olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi kapsamında yapılacak borçlanmalar ile kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, askerlik sürelerinin borçlanılmasının da bu kapsamda olduğu,
2.6) Diğer taraftan 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması
ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümler gereğince; sözleşme kapsamında bağlanmış olan kısmi aylıkların ancak aynı aylık türünde tam aylığa dönüştürülebildiği, başvuruna ise bağlanmış olan kısmi aylığın bir yaşlılık aylığı olduğu ve kısmi yaşlılık aylığının ancak tam yaşlılık aylığına dönüştürülebildiği, tam maluliyet aylığına ise dönüştürülemeyeceği, gerek mevzuatta gerekse sözleşmelerde bağlanmış olan kısmi aylığın nevi farklı bir aylığa dönüştürülebilmesine imkân veren bir düzenleme olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin
Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un “Kısmi aylıklar” başlıklı 9. maddesinde;
“Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar, talep ettikleri takdirde, 4 üncü madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca tam aylığa çevrilir. Bu uygulamada borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin sigorta kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki, tam aylığa yeterli olan gün sayıları nazara alınır.
Ancak, istekleri halinde sigortalı veya hak sahipleri, hizmet cetvelindeki gün sayılarının tamamını da borçlanabilirler.”
6) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in
“Kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesi” başlıklı 16. maddesinde;
“Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine sosyal güvenlik kanunlarına göre kısmi aylık bağlananlar, diledikleri takdirde yurt dışında geçen ve tam aylık almak için yeterli gün sayısını veya hizmet belgelerindeki gün sayılarının tamamını borçlanabilirler.
Kısmi aylıkların tam aylığa yükseltilmesinde 13 üncü maddenin birinci fıkrasındaki şartlar aranır. Ancak, kısmi aylık;
a) Borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden önce ise kesin dönüş tarihini,
b) Borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden sonra ise borcun ödendiği tarihi,
takip eden aybaşından itibaren tam aylığa yükseltilir.
Tam aylık bağlanması için gerekli şartların tespitinde kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga
2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili
sosyal güvenlik kanunlarına ait hükümler uygulanır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabul
edilmesi hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran özetle; kısmi sözleşme aylığının tam
maluliyet aylığına çevrilmesini talep etmektedir.
9) Bilindiği üzere 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak
suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar, talep ettikleri takdirde 4. madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca tam aylığa çevrilmektedir. Bu kapsamda kısmi sözleşme aylıklarının tam aylığa çevrilmesi uygulamasında borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin sigorta kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki, tam aylığa yeterli olan gün sayıları dikkate alınmaktadır.
10) Nitekim Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik’in 16. maddesinde de sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine sosyal güvenlik kanunlarına göre kısmi aylık bağlananların, diledikleri takdirde yurt dışında geçen ve tam aylık almak için yeterli gün sayısını veya hizmet belgelerindeki gün sayılarının tamamını borçlanmaları durumunda kısmi aylığın tam aylığa dönüştürüleceği düzenlenmiştir.
11) Bu noktada söz konusu yasal düzenlemeden, sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle
kısmi aylık bağlanmış olanların talep ettikleri takdirde borçlarını tamamen ödemeleri durumunda kısmi aylıklarının tam aylığa çevrileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda kısmi aylığın tam aylığa iblağında, talepte bulunma bakımından herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığı gibi borcun tamamen ödenmesi dışında da başkaca bir şarta yer verilmediği görülmektedir. Şu halde, alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemler ile mezkûr yasal düzenlemede yer almayan koşulların yürürlüğe konulamayacağı konusunda duraksamaya yer yoktur. Hal böyle iken, ikili sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında başvurana bağlanan kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca
tespit edilecek statüye göre şartların belirlenerek tam aylığa dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, anılan yasal düzenlemede yer almayan ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında bağlanmış olan kısmi aylıkların ancak aynı aylık türünde tam aylığa dönüştürülebildiğine yönelik Kurum açıklamasının ve
Türkiye’de geçen sigortalılık sürelerinin kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesinde dışlanmasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (Benzer kararlar için bk. Danıştay On Birinci Dairesinin 31/1/2007 tarihli ve E: 2004/5263, K: 2007/578 sayılı kararı, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 30/5/2000 tarihli ve E: 2000/3913, K: 2000/3917 sayılı kararı)
12) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; ikili sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında
başvurana bağlanan kısmi aylığın 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında tam aylığa iblağ edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden
itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Konya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
İkili sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında başvurana bağlanan kısmi aylığın 3201 sayılı Kanun’un 9.
maddesi kapsamında tam aylığa iblağ edilmesine yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi,
Benzer uyuşmazlıkların yaşanmamasını teminen, sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine bağlanmış olan kısmi aylıkların tam aylığa çevrilmesine ilişkin alt düzeydeki normların 3201 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile uyumlu hale getirilmesine yönelik değişikliklerin yapılması hususlarında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi