ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli bilişim personeli olarak çalıştığı ve aile yardımı ödeneği talep ettiği belirtilmektedir. İdare, 375 sayılı KHK’nın ek 6. maddesi ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar gereği aile yardımı ödemesinin yapılamayacağını savunmuştur. Ancak, Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca aile yardımı ödeneğinin, başvuranın bu yardıma hak kazandığı tarihi takip eden ay başından itibaren ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Kararda, hukukun belirlilik ilkesi ve kamu görevlilerine tanınan hakların korunması vurgulanmıştır. Ayrıca, aile yardımı ödeneğinin, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğu ve kamu görevlilerinin eş ve çocuklarının durumları nedeniyle ek mali yükümlülükler altında kalmamaları için sağlandığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talep ettiği aile yardımı ödeneğinin geriye dönük olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4597-S.22.6978

BAŞVURU NO : 2021/18316

KARAR TARİHİ : 05/04/2022

TAVSİYE KARARI

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Aile yardımı ödeneği hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde MEBS Başkanlığı emrinde

01.07.2021 tarihinden itibaren sözleşmeli bilişim personeli olarak çalışmakta olduğunu, 375 sayılı KHK’nin

ek 8. Maddesi kapsamında aile yardımından yararlanmak istediğini, ancak idare tarafından 375 sayılı

KHK’nin ek 8. Maddesi kapsamında olmadıkları gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, aile yardımı ödeneğinin 657 sayılı Kanunun 202. Maddesinde yer aldığını, aynı kanuna bağlı olarak çalışılan YÖK, MEB, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi kurumların personellerine bu yardımı ödediklerini belirtmektedir.

Başvuran aile yardımının ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Millî Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 09/03/2022 tarih ve sayılı

yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Adı geçen personelin maaş ve özlük haklarının 6/6/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu

kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre ödendiği,

2.2) Aynı Bakanlar Kurulu Kararının Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin 3’üncü maddenin üçüncü

fıkrasına göre “Sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz” gereğince sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödemesi yapılamadığı,

2.3) Milli Savunma Bakanlığı emrinde görevli personelin özlük haklarının yapıldığı maaş programının

sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödenmesine izin vermediği, aile yardımı ödenmesine ilişkin görüşün MSB Bütçe ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğüne sorulduğu,

2.4) MSB Bütçe ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin yaptığı inceleme neticesinde; 375

sayılı KHK’nın Ek 6’ıncı maddesinde; “….bunlara bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamaz..” hükmü, Ek 8’inci maddesinde; “…aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlar ile 6191 sayılı Kanuna tabi personele, Devlet Memurlarına verilen aile yardım ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir” hükmü ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına

İlişkin Esasların 3’üncü maddesinde; “Sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz” hükümlerinin yer aldığı,

2.5) Bu bağlamda 375 sayılı KHK’nın Ek 6’ıncı maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli bilişim

personeline Devlet Memurlarına verilen aile yardımı ödeneğinin ödenmemekte olduğu, Hazine ve Maliye

Bakanlığından sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödenip ödenmemesi hususunda güncel görüşün sorulduğu ve görüşün henüz gelmediği,

3) Milli Eğitim Bakanlığı’ nın 04/03/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında ise; “375 sayılı

KHK’nin Ek 8. maddesinde yazılı olan, “Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlar ile 6191 sayılı Kanuna tabi personele, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” hükmü çerçevesinde, Genel Müdürlüğümüzde görev yapmakta olan sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödemesi yapılmaktadır” şeklindedir.

4) Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü’ nün

23/03/2022 tarihli ve E.1068284 sayılı görüş yazısında ise; “Bilindiği üzere, 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnameye 24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle eklenen ek 6 ncı maddede sözleşmeli bilişim personelinin İstihdamına ilişkin hususlar düzenlenmiş olup söz konusu maddenin birinci fıkrasında; “… bunlara bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. ” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan maddeye dayanılarak yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem

Birimlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte sözleşmeli bilişim personelinin İstihdamına ilişkin hususlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup söz konusu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin İkinci fıkrasında da; “Tam zamanlı çalışan personelin aylık sözleşme ücret tavanı; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 6 ncı maddesinde belirtilen ücret tavanı, kamu kurum ve kuruluşlarının talebi ve pozisyonun nitelikleri dikkate alınarak, Bakanlıkça yapılacak vizede belirlenir. Belirlenen sözleşme ücreti dışında personele herhangi bir ödeme yapılamaz,” hükmü yer almaktadır.

Bununla birlikte, bahsi geçen Kararnameye 13/02/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle eklenen ek 8 inci madde de ise; “Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları İle döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlar ile 6191 sayılı Kanuna tabi personele, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” denilerek kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu

kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel pozisyonunda İstihdam edilenlere Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneğinin aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan madde ile düzenlenen aile yardımı ödeneği ve 6111 sayılı Kanunun bazı maddeleri ile düzenlenen diğer ödemelerde uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla Mülga Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce hazırlanan 02/03/2011 tarihli ve 2550 sayılı Genelgede, sözleşmeli personele aile yardımı ödeneği ödenmesini öngören 375 sayılı KHK’nın ek 8 inci maddesine ilişkin olarak; “Anılan maddeye göre, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde; -657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/13 maddesi ile ek geçici 16 ncı maddesi, -5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi, -5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesi, -399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, -İlgili mevzuatında yer alan hükümler, uyarınca, sözleşmeli personel pozisyonlarında tam zamanlı olarak istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayan sözleşmeli personele, Devlet memurlarına ödenmekle olan aile yardımı ödeneği aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenecektir.” denilerek aile yardımı ödeneği ödemesi yapılacak sözleşmeli personel ve bu ödemenin usul ve esasları açıklanmıştır. Anılan Genelgede farklı mevzuat hükümlerine göre İstihdam edilen ve aile yardımı ödeneği ödenebilecek sözleşmeli personelin bir kısmı sayma yoluyla belirlenirken kapsama giren diğer sözleşmeli personel için ise “ilgili mevzuatında yer alan hükümler uyarınca” ibaresi kullanılmıştır. Bununla birlikte, Genelgede 375 sayılı KHK’nın ek 6 ncı maddesi kapsamında tam zamanlı olarak istihdam edilen sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödeneği ödenmeyeceğine ilişkin bir belirleme de yapılmamıştır.

Bu itibarla, gerek 375 sayılı KHK’nın ek 8 inci maddesi gerekse bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak yayımlanan Genelge uyarınca 375 sayılı KHK’nın ek 6 ncı maddesi kapsamında tam zamanlı olarak istihdam edilen ve aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayan sözleşmeli bilişim personeline Devlet memurlarına ödenmekte olan aile yardımı ödeneğinin aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenebileceği değerlendirilmektedir.”

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

5.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”

5.2) Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128

inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin,

atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”

6) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7) 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

7.1) “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini,

atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,

7.2) “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel,

geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.

…

B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine

Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”

7.3) “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile

yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”,

7.4) “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde; “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”,

7.5) “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde; “Memur, eş için ödenen

aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,

8) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin;

8.1) Ek 6 ıncı maddesinde Ek: 24/7/2008-5793/23 md.); “190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatları ile 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinde, bilişim hizmetlerini yürütmek ve 30 kişiyi geçmemek üzere tam zamanlı, kısmî zamanlı veya kurumların bilişim projeleri ile sınırlı sözleşmeli olarak bilişim personeli çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılacak olanlardan Kurumca teklif edilecek en fazla sekiz kişiye ödenecek ücret, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin

(B) bendine göre istihdam edilenlerin sözleşme ücreti tavanının dört katını, diğer on kişiye üç katını, geri kalanlara ise iki katını geçemez ve bunlara bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme

yapılamaz. (Ek cümle: 21/3/2018-7103/89 md.) Büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinde çalıştırılabilecek sözleşmeli personel sayısını kurumlar itibarıyla 100’e kadar yükseltmeye ve bu şekilde ilave vize edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarında çalıştırılacaklara ödenecek ücreti anılan ücret tavanının beş katına kadar belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir.

Kısmî zamanlı sözleşmeli bilişim personeli olarak çalıştırılanlar için iş sonu tazminatı ödenmez ve işsizlik sigortası primi yatırılmaz. Bunlardan, yaptıkları başka işler sebebiyle herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olanlar için sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primi yatırılmaz.

Kapsama dahil kamu kurum ve kuruluşlarının büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinin aşağıdaki kriterleri taşıması gerekir.

a) Acil durum ve çağrı merkezi bulunması, b) En az beşbin fiili kullanıcısının bulunması veya kurumun bilişim hizmetinden yararlanan hizmet birim sayısının en az bin olması ya da il ve ilçelerin en az 1/3’ünde birimi bulunması, c) Merkezi internet ve/veya intranet uygulamalarına açık olması, ç) Ağ yönetimi ve yazılım hizmetlerinin merkezi olarak sunulması, d) Ağ yönetimi ve yazılım hizmetlerini istihdam edeceği sözleşmeli bilişim personeli ile yapabilme kapasitesine sahip bulunması, e) Haftada 7 gün ve günde 24 saat hizmet sunma kapasitelerinin bulunması.

Büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinde sözleşmeli bilişim personeli olarak istihdam edilecek personelin; a) Fakültelerin dört yıllık bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olması, b) (a) bendinde belirtilenler dışında kalan dört yıllık eğitim veren fakültelerin mühendislik bölümlerinden, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin, bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümleri ile istatistik, matematik ve fizik bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olması, c) Yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda birinci fıkraya göre ücret tavanı iki katını geçmeyecekler için en az 3 yıllık, diğerleri için en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip bulunmaları (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendi ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve

Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır)

ç) (Mülga: 8/8/2011-KHK-650/35 md.)

d) Bilgisayar çevre birimlerinin donanımı ve kurulan ağ yönetimi güvenliği hakkında bilgi sahibi olmaları kaydıyla güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelemeleri, zorunludur.

Dördüncü fıkranın (b) bendinde yer alan yükseköğretim kurumlarından mezun olanların istihdam edilmeleri halinde, bunlar için ödenecek ücret 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenlerin sözleşme ücreti tavanının iki katını geçemez.

Sözleşmeli bilişim personeli olarak istihdam edileceklerin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi veya bunlar tarafından sözleşme dönemi içerisinde sözleşmenin tek taraflı fesih edilmesi halinde, sözleşme brüt ücretinin üç katından az olmamak üzere fesih tarihinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar olan sürenin (kıst ay, tam ay sayılır) aylık sözleşme brüt ücretiyle çarpımı sonucu bulunacak tutar, personel tarafından tazminat olarak ödenir.”

8.2) Ek 8 inci maddesinde (Ek: 13/2/2011-6111/118 md.); “Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün

belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlara, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.”

9) 31/12/2008 tarih ve 27097 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem

Merkezlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında

Yönetmeliğin;

9.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının (Değişik ibare: RG-20/11/2015-29538) merkez teşkilatları ile 5018 sayılı Kamu Mali

Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinin niteliklerinin tespiti, bu birimlerde bilişim hizmetlerini yürütmek üzere tam zamanlı, kısmî zamanlı veya kurumların bilişim projeleri ile sınırlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli bilişim personelinin sayısını, niteliklerini, ödenecek sözleşme ücretini ve istihdamına dair diğer hususları belirlemektir.”

9.2) “Sözleşmenin süresi ve ücret” başlıklı 10 uncu maddesinde; 1) Sözleşme süreleri mali yıl ile

sınırlıdır.

(2) Tam zamanlı çalışan personelin aylık sözleşme ücret tavanı; 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ek 6 ncı maddesinde belirtilen ücret tavanı, kamu kurum ve kuruluşlarının talebi ve pozisyonun nitelikleri dikkate alınarak, Bakanlıkça yapılacak vizede belirlenir. Belirlenen sözleşme ücreti dışında personele herhangi bir ödeme yapılamaz.

(3) Kısmi zamanlı çalışan personelin bir saatlik sözleşme ücret tavanı, birinci fıkra çerçevesinde belirlenen sözleşme tavan ücretinin 1/180 ine isabet eden tutardır ve bu şekilde tespit edilen ücretler sözleşmelerinde belirtilir.

(4) Kamu kurum ve kuruluşlarının bilişim projeleri süresi ile sınırlı personel çalıştırması durumunda çalıştırılacak personelin tam veya kısmi zamanlı çalışma durumu dikkate alınarak ücretleri yukarıdaki fıkralara göre saptanır.

(5) Personelin sözleşme ücreti, görevin yerine getirilmesini müteakiben her ayın 15 inci günü ödenir.

Görevin veya sözleşmenin ayın 15 inci gününden önce herhangi bir şekilde sona ermesi halinde ödeme kıst olarak bu durumun meydana geldiği tarihte yapılır.

(6) Sözleşme ücreti bu Yönetmelikte belirtilen istisnalar dışında fiilen çalışma karşılığı ödenir. Tam zamanlı çalışan personelin görevine gelmediği her gün için aylık sözleşme ücretinin 1/30 u, devam etmediği her

saati için aylık sözleşme ücretinin 1/270 i kadar eksik ödeme yapılır. Kısmi zamanlı çalışan personelin görevine gelmediği veya devam etmediği her saat için saatlik sözleşme ücreti kadar eksik ödeme yapılır.

9.3) “Sosyal Güvenlik” başlıklı 21 inci maddesinde; “(1) Personel sosyal güvenlik bakımından, 5510

sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır; ancak bunlar için işsizlik sigortası primi yatırılmaz.

(2) Kısmî zamanlı çalıştırılan personel için iş sonu tazminatı ödenmez. Bunlardan, yaptıkları başka işler sebebiyle herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olanlar için sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primi yatırılmaz.”

10) 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin;

10.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.” hükmü, 12 nci maddesinde ise, sosyal yardım ödemelerinde ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış ve aylıkları ile birlikte ödenen aile yardımının personelin ilk işe girişinde alınacak aile yardımı bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere; başvuran 01.07.2021 tarihinden itibaren

sözleşmeli bilişim personeli olarak çalıştığını belirterek aile yardımı ödenmesini talep etmektedir.

13) Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş

olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı). Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.

14) Başvuruya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardımı ödeneğine nasıl

hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

15) Konuyla ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4.

maddesinde; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra sözleşmeli personel; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve

Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olarak tanımlanmıştır.

16) Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 204 üncü

maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği ortadadır.

17) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/B (sözleşmeli) maddesi kapsamında istihdam edilen personele

ilişkin genel esaslar, 06/06/1978 tarih, 15754 sayılı BKK ile düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme ile, sözleşmeli personelin kamuda istihdamına ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. Söz konusu düzenleme, sözleşme ücretleri, görev yeri, sözleşme sürelerinin mali yılla sınırlandırılması, emeklilik hakları, izin hakları, mesai saatleri gibi konuları içermektedir.

18) Kamu kurumlarında sözleşmeli bilişim personeli istihdamı, 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 6 ncı

maddesi ile başlamıştır. Yapılan bu düzenleme ile; sözleşmeli bilişim personelinin büyük ölçekli bilgi işlem merkezlerinde tam zamanlı, kısmi zamanlı ve proje bazlı olarak istihdam edilmesi öngörülmüş, bu personeli istihdam edebilecek kurumlar genel olarak belirlenmiş, büyük ölçekli bilgi işlem merkezinin özellikleri tanımlanmış, sözleşmeli bilişim personelinde aranacak nitelikler, bu personele ödenecek ücretlerin üst sınırı, istihdam edilecek azami personel sayısı belirlenmiş, istihdama dair diğer hususlar ile sözleşme usul ve esaslarını belirleme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

19) Sözleşmeli bilişim personelin istihdamına yönelik olarak Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük

Ölçekli Bilgi İşlem Merkezlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur. Anılan Yönetmeliğin 21. maddesinde, sözleşmeli bilişim personelinin sosyal güvenlik bakımından 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında (4/a) sigortalı sayılacağı hükme bağlanmıştır. 13/02/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 8 inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlere Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneğinin aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceği

hususu düzenlenmiştir. Bu kapsamda başvurana; aile yardımı ödeneğinin 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 6 ncı maddesi ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3’üncü maddesinin “Sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz” hükümleri gerekçesi ile ödenmediği anlaşılmıştır.

20) Öte yandan şikâyet konusunun, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem

Merkezlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. İlgili yönetmeliğin amacı, “kurumların büyük ölçekli bilgi işlem birimlerinin niteliklerinin tespiti, bu birimlerde bilişim hizmetlerini yürütmek üzere tam zamanlı, kısmî zamanlı veya kurumların bilişim projeleri ile sınırlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli bilişim personelinin sayısını, niteliklerini, ödenecek sözleşme ücretini ve istihdamına dair diğer hususları” belirlemektir. Kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğundan değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesindeki devlet memurlarına tanınan usul ve esaslara göre 375 sayılı KHK’nın Ek 8. maddesinin kamu kurum ve kuruluşları teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde çalışan sözleşmeli personeli kapsadığı için hak kazanmaktadır. Kaldı ki, Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.

21) Bununla birlikte konunun Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde

değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir.

22) Aile yardımı, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunması ilkesinin bir gereği

olarak, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan Devletin anne ve çocukların korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü yöntemle gerekli tedbirleri alacağı yönündeki hükümler uyarınca, aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden eş ve çocuklarının durumları nedeniyle fazladan mali külfete katlanmak durumunda kalanlara verilen, ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlamak amacına yönelik olarak ihdas edilmiş olan memurun sosyal haklarından biridir.

23) Aile yardımı ödeneği ile eşi çalışmayan ve bu nedenle geliri azalan ailenin korunması amacını da

taşıyan bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesinin 03/04/2001 tarihli ve E: 1999/50, K: 2001/67 sayılı kararında kazanılmış hak “kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır” şeklinde tanımlanmıştır.

24) Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden

değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir

25) Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli

ve E:2013/367, K:2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E:2014/367, K. 2014/798 sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak ta ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde

ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir.

26) Normlar hiyerarşisi gereğince ilgili mevzuat hükümleri kendinden bir önce gelen mevzuat hükümlerine

aykırı olamayacağı gibi, bu hükümleri daraltıcı nitelikte de olamaz. Dolayısıyla Devlet Memurları Kanunu,

375 sayılı KHK’nın Ek 8’inci maddesi ve ilgili Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği

hükümlerinde bildirimin esas alınmış olması ve geriye dönük ödeme ile ilgili sınırlayıcı bir hüküm getirmemiş olmasına rağmen ilgili Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların 3.maddesinin bu şekilde kazanılmış hakkın kullanılmasını sınırlayıcı nitelikte hüküm konulmasının hukukun genel prensiplerine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmiştir. Nitekim Danıştay vermiş olduğu bir kararında (Dan. DDK, E. 972/267, K. 972/1089, 22.12.1972) kanunlardan almış olduğu yetkiye dayanmak suretiyle Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle düzenleme yapabileceğini belirtmiştir.

27) Milli Eğitim Bakanlığı’nın konu ile ilgili olarak gönderdiği yazısında ise; birimlerinde sözleşmeli

bilişim personeli olarak görev yapan kişilere, 375 sayılı KHK’nin Ek 8. maddesindeki hükümler çerçevesinde aile yardımı ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde kısmi zamanlı olarak çalışanlar dışındaki sözleşmeli bilişim personeline aile yardımı ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat,

yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talep edilen aile yardımı ödeneğinin başvurana (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 202 ve devamı maddelerine uygun olarak)

bu şartı taşıdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup, başvurana aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık görülmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

29) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın talep ettiği aile yardımı ödeneğinin, geriye dönük olarak ödenmesi yönünde MİLLÎ

SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi