|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın sözleşmeli mühendislerin ve devlet memurlarının lojmanlardan yararlandırılması talebi incelenmiştir. Başvuran, yapılan düzenlemelerle sözleşmeli mühendislerin lojmanlardan yararlanmadığını ve devlet memurlarının da az yararlandığını belirtmiştir. Anayasa’nın 128. maddesi gereğince, kamu görevlileri arasında ayrım yapılmaksızın, kamu hizmetlerinin yürütülmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, sözleşmeli personelin de kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, başvuranın devlet memurlarına daha fazla lojman verilmesi talebi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
Sonuç olarak, Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi’nde sözleşmeli mühendislerin lojmanlardan yararlandırılması yönünde değişiklik yapılması tavsiye edilmiş, ancak devlet memurlarına daha fazla lojman verilmesi talebi reddedilmiştir. Bu karar, kamu konutlarının tahsisi ve kamu görevlileri arasındaki eşitlik ilkesi açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9575-S.21.15463
BAŞVURU NO : 2020/103934
KARAR TARİHİ : 29/06/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sözleşmeli mühendislerin ve devlet memurlarının daha fazla lojmanlardan yararlandırılması talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/12/2020
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1) Başvuran Kurumumuza başvurusunda özetle; 4/11/2020 tarihinde yayımlanan MSB Konut
Yönergesinde sözleşmeli mühendislere lojmanlardan yararlanma hakkı tanınmadığını, ayrıca söz konusu
Yönergede yapılan düzenleme ile uzman erbaş ve sivil memurların farklı statüde olmalarına rağmen aynı statüye sahip personel gibi değerlendirildiklerini (subaylar %45, astsubaylar %40, devlet memurları ve uzman erbaşlar için %15), uzman erbaş sayısının devlet memuru ve işçi sayısı toplamından çok fazla olduğunu, uzman erbaşların lojman puanı konusunda daha avantajlı olduğunu ve devlet memurlarının yararlanma ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu, bu durumun hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini belirtmektedir. Başvuran sözleşmeli mühendislerin ve devlet memurlarının lojmanlardan yararlandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Savunma Bakanlığından 24/02/2021 tarih
ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup yazımıza cevaben İdarenin 02/04/2021 tarih ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Konuya ilişkin yapılan incelemede, Tersaneler Genel Müdürlüğünde istihdam edilmek üzere
sözleşmeli (mühendis) personel alımının yapıldığı, alımı yapılan personelin MSB Konut Yönergesine göre lojmanlardan faydalanıp faydalanamayacağı hakkında tereddüt olduğu belirtilerek, direktif verilmesinin
Tersaneler Genel Müdürlüğünce istenildiği,
2.2) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesine göre sözleşmeli personelin de 4’üncü
maddesinin B fıkrasına tabi olduğu, diğer taraftan kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkelerin 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile düzenlendiği, Kanunun 2 inci maddesinde hangi personelin kamu konutlarından yararlanacağının düzenlendiği, Kamu
Konutları Yönetmeliğinde söz konusu Kanun’un 2 inci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarının uygulama şeklinin düzenlendiği,
2.3) MSB’ de görevli personelin lojman işlemlerinin yürütüldüğü MSB Konut Yönergesinin 2 inci
maddesinde; “Bu Yönerge 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 349’uncu maddesinde yer alan makamlara atanan yöneticileri, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli muvazzaf/sözleşmeli subay, istisnai memur/atamalı veya sözleşmeli sivil öğretim elemanı, muvazzaf sözleşmeli astsubay, devlet memurları ve uzman erbaşlar için Bakanlıkça yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya Bakanlığa tahsis edilen kamu konutlarını, konutlardan yararlanan personeli ve konutları tahsis edecek komutanlık ve makamları kapsar” hükmünün yer aldığı, 6 ncı maddesinde;” … sözleşmeli olarak istihdam edilen sivil öğretim elemanları hakkında subaylar gibi işlem yapılır” hükmünün yer aldığı,
2.4) Personel Genel Müdürlüğünün 28/03/2021 tarihli yazısında, Yönerge hükümleri gereğince lojman
tahsisi yapıldıktan sonra boş kalan konutlardan, sözleşmeli mühendislerin de yararlandırıldıklarının anlaşıldığı,
2.5) MSB Konut Yönergesinin 2 inci maddesinde kamu konutlarından yararlanacak personel arasında
sözleşmeli personel sayılmamış ise de, gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memurların istihdam şekilleri arasında bir fark gözetilmemiş olması gerekse de eşitlik ilkesi gereği eksik düzenleme giderilinceye kadar söz konusu personelin mağduriyet yaşamaması için üst normlar gereğince kamu konutlarından yararlandırılmalarının hukuken uygun olacağının değerlendirildiği,
2.6) Milli Savunma Bakanlığında konutların; hizmette mesuliyet ve etkinlik esaslarına göre subay,
astsubay ve devlet memurları ile uzman erbaşlar arasında taksim edildiği, dağılım oranının Yönetmeliğin 6’ıncı maddesinin “Kamu konutlarının görev ve unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceği yetkili makamca tespit edilir…” hükümlerine göre yapılacağı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 1982 Anayasasının;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” üst başlıklı 128’inci maddesinde; “ Devletin, kamu
iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) “İstihdam şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel,
geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
…
B) Sözleşmeli personel: (1) Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine
Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir…”,
5.2) “Dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı” başlıklı 5’inci maddesinde; “Bu
Kanuna tabi kurumlar, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramazlar”,
6) 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun;
6.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma
süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemektir.”,
6.2) “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde: “ Bu Kanun; a) Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli
kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar,… Tarafından yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için ayrılan kamu konutlarını kapsar.”,
6.3) “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Kamu konutları, tahsis
esasına göre aşağıda belirtilen dört gruba ayrılır:
a) Özel tahsisli konutlar; yönetmelikte belirlenecek temsil özelliği olan makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen özel nitelikli konutlardır.
b) Görev tahsisli konutlar; yönetmelikte belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlardır.
c) Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır.
d) Hizmet tahsisli konutlar; hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi, meskün yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı, kaloriferci gibi personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlardır.
Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”
7) 23.9.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Konutları Yönetmelik’in;
7.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, 2946 sayılı Kamu Konutları
Kanununun 2’nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tespit etmektir.”,
7.2) “Kamu Konutu Özelliğini Kazanma” başlıklı 6’ncı maddesinde; “… Kamu konutlarının görev
unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceği yetkili makamca tespit edilebilir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında ayırım subay, astsubay ve sivil memur (Uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşları dahil) arasında yapılır.”,
8) Milli Savunma Bakanlığı Konut Yönergesi’nin;
8.1) “Genel Esaslar” başlıklı 1’inci bölümünün “Amaç” kenar başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu
Yönerge’nin amacı, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli personelin yararlanması için Bakanlıkça yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bir Bakanlığa tahsis edilen kamu konutlarının; puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma, ve konutların yönetimine ilişkin esasları belirlemektir.”,
8.2) “Kapsam” kenar başlıklı 2’nci maddesinde; “ Bu Yönerge, 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin 349’uncu maddesinde yer alan makamlara atanan yöneticileri, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli muvazzaf/sözleşmeli subay, istisnai memur/atamalı veya sözleşmeli sivil öğretim elemanı, muvazzaf sözleşmeli astsubay, devlet memurları ve uzman erbaşlar için
Bakanlıkça yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bu Bakanlığa tahsis edilen kamu konutlarını, konutlarda yararlanan personeli ve konutları tahsis edecek komutanlık ve makamları kapsar.”,
8.3) “Konut tahsisinde yetkili makamlar” kenar başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Garnizonlarda
Kuvvet Komutanlıkları için ayrılan konutların kendi personeline hangi birlik komutanı veya kurum amiri tarafından tahsis edileceği, Kuvvet Komutanlıklarınca belirlenir. Ayrıca bir emir verilmediği takdirde tahsis işi o garnizondaki Kuvvet Komutanlıklarına, bağlı en büyük birlik komutanı veya kurum amiri tarafından yapılır.
…
(3) Garnizonlarda; Kuvvet Komutanlıklarına bağlı birlik, kurum ve karargahların olmaması ve bunların yerine Genelkurmay Başkanlığı ve Bakanlık bağlısı birimlerin bulunması halinde konutların tahsis işlemlerinin hangi makam tarafından yürütüleceği Bakanlıkça belirlenir.”
8.4) “Konutların Taksimi” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Bir garnizonda bulunan konutlar hizmette
mesuliyet ve müessiriyet esaslarına göre subay, astsubay ve devlet memurları ve uzman erbaşlar arasında aşağıdaki oranlara göre taksim edilir. Atamalı veya sözleşmeli olarak istihdam edilen sivil öğretim elemanları hakkında subaylar gibi işlem yapılır.
(2) Bakanlık merkez teşkilatındaki kadroların Türk Silahlı Kuvvetlerindeki rütbe karşılığı; 1 No.lu
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 349.maddesinde belirtildiği şekildedir. Bu kadrolara atananlar, kamu konutlarından rütbe karşılığı subaylar gibi istifade ederler.
a) Kara, Deniz ile Hava Kuvvetleri personeli için;
1) Subaylar (İst. Memur/atamalı veya sözleşmeli sivil öğretim elemanları dahil)…………..%45
2) Astsubaylar…………………………………………………………………………………………%40
3) Devlet memurları ve Uzman erbaşlar…………………………………………………………%15
b) Her statü için hesaplanan konut miktarlarının o statüde atanmış olan personel miktarından fazla olması durumunda, tahsis makamı tarafından değerlendirilerek belirlenecek fazla konut miktarı ihtiyaç sahibi diğer statülere mevcut personel oranları (Fazla Subay konutu olduğu durum için örnek: Asb.lara verilecek konut miktarı=[Asb. mevcudu ( Asb. Mevcudu+ Dev. Me. mevcudu+ Uzm. Erbş. mevcudu)] x Fazla Sb.
konutu) çerçevesinde şartsız olarak önerilebilir ve tahsis yapılabilir. Bu bent esaslarınca kendisine konut tahsis edilen personel yasal oturma süresi sonuna kadar konuttan yararlanabilir…”
8.5) “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 5’inci
bölümün “Konutlardan Yararlanacak Personel” kenar başlıklı 37’nci maddesinde: “Konutlar, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli evli, bekâr veya dul; subay, istisnai memur/atamalı veya sözleşmeli sivil öğretim elemanı, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri ile birlikte oturacağını beyan edenlere tahsis edilir.”,
8.6) “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 5’inci
bölümün “Konutlardan Yararlanamayacaklar” kenar başlıklı 38’inci maddesinde: “Durumu aşağıda belirtilen personel: a. Başka bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışan eşine tahsis edilen konutta oturan personel, bu konutta oturduğu sürece, b. Bu bölümün 39’üncü maddesinde belirtilen esaslara uymadığından konuttan çıkarılan personel aynı garnizonda tüm garnizonlarda bir yıl süreyle, c. Evli, bekar veya dul olup, bakmakla yükümlü aile fertleri ile beraber oturmayan personel bu durumunun devamı süresince, konutlardan yararlanamaz.”, düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun kabulü yönünde hazırlanan
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvuran, sözleşmeli mühendislerin
lojmanlardan yararlandırılmadığını ve devlet memurlarının ise yapılan Yönerge değişikliği ile çok az ya da hiç yararlanamadığı belirtilerek, lojmanlardan sözleşmeli personel ve devlet memurlarının yararlandırılmasını talep etmektedir.
11) Anayasanın 128 inci maddesindeki düzenlemesinde belirtilen diğer kamu görevlileri ifadesi, kamu
kurum ve kuruluşlarında Özel Hukuk hükümlerine göre çalıştırılanları değil, kamu hukuku hükümlerine göre çalışanları tanımlamaktadır. Dolayısıyla genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olunan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin sadece memur statüsündeki kişilerce yürütülmesi anayasal bir zorunluluk olmamaktadır. Buna göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 1’inci maddesinde belirtilen askerler gibi ayrı (özel) personel kanunları ve düzeni bulunan görevliler ile sözleşmeli personel diğer kamu personeli kapsamı içindedir.657 sayılı kanunun 4’üncü maddesinin B fıkrasına göre, uygulamada; yabancı uyruklular, çevirmenler, kadrolu avukat çalıştırılmıyorsa avukatlar, Adli Tıp uzmanları, sanatçı öğretim üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı bazı personel v.b. sözleşmeli personel olarak çalıştırılır.
12) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 1997/380 Esas, 1997/742 Karar sayılı kararında;
“Kamu konutundan faydalanma, bunun süresi, tahsis şekli, konuttan çıkma ve çıkarılma ile ilgili diğer önemli hususların genel esasları 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile bu kanunun 2. maddesi gereğince kanunun uygulamasını göstermek amacıyla çıkarılan ve Bakanlar Kurulunca onaylanarak 23.9.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kamu konutları yönetmeliğinde düzenlenmiştir. TSK Konut Yönergesi ise bu normlar esas ve dayanak alınarak ve bazı alanlarda Silahlı Kuvvetlerin ve personelinin özellikleri dikkate alınarak idare tarafından hazırlanan ve üçüncü şahısların sübjektif haklarını etkileyen bir düzenleyici işlemdir.” denilmek suretiyle kamu konutlarından konusunda uygulanacak mevzuat hükümleri belirlenmiştir.
13) İdarenin Kurumumuza göndermiş olduğu bilgi ve belgelerin incelemesinden, Kara Kuvvetleri
Komutanlığı tahsis yetkisinde bulunan toplam 28524 konutun 4279 tanesinin, Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı tahsis yetkisinde bulunan toplam 8342 konutun 1537 tanesinin, Hava Kuvvetleri Komutanlığı tahsis yetkisinde bulunan toplam 13851 konutun 3280 tanesinin devlet memuru ve uzman erbaşlara ayrıldığı belirlenmiştir.
14) İdarenin sıra tahsisli lojmanlarına ilişkin açıklamalarından, lojman tahsisinde hizmette mesuliyet ve
etkinlik esaslarına göre subay, astsubay ve devlet memurları ile uzman erbaşlar arasında taksim yapıldığı, bu durumun kamu görevinin niteliği, bağlı bulunduğu kurumun ulusal güvenlik alanıyla doğrudan ilgili özel konumu, TSK’nın iç düzeni ve hiyerarşik yapısını düzenleyen özel kurallarının varlığından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Nitekim Kamu Konutları Yönetmeliğinin “Kamu Konutu Özelliğini
Kazanma” başlıklı 6’ncı maddesinde; “… Kamu konutlarının görev unvan gruplarına göre ne miktarda
veya hangi oranda tahsis edileceği yetkili makamca tespit edilebilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde, Jandarma
Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında ayırım subay, astsubay ve sivil memur (Uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşları dahil) arasında yapılır.” hükmünün yer aldığı görülmektedir.
15) Buraya kadarki açıklamalardan görüleceği üzere, başvuranın devlet memurlarının uzman erbaşlar ile
aynı oranda taksim yapılması neticesinde devlet memurlarının lojmanlardan yararlanamadığı gerekçesiyle devlet memurlarına daha fazla lojman verilmesi talebi, hukuka ve hakkaniyete uygun değildir.
16) Bilindiği üzere yönetmelikler kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla kanunlara aykırı olmamak
şartıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Yönergeler ise bir kuruluşta çalışanların uyacakları hususları bildiren talimatları düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesi’nin E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararında; “Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir.
Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” değerlendirmesine yer verilerek, hukuk devletinin temel ilkelerinden belirlilik ilkesi ve kapsamı açıklanmıştır.
17) Diğer taraftan sözleşmeli mühendis olarak istihdam edilen personelin de kamu görevlisi olarak
nitelendirilmesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna göre de kamu görevlisi olarak kabul edilmesi nedeniyle 2946 sayılı Kanun ve Kamu Konutları Yönetmeliğinde herhangi bir personel ayrımı yapılmadığı ancak MSB Konut Yönergesinde sözleşmeli mühendis personel ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı, İdare tarafından aktarılan mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli mühendislerin de kurum personeli olarak değerlendirilerek kamu konutlarından yararlandırılması gerektiği; bunun yanında 2946 sayılı Kamu
Konutları Kanununda yer alan bir hususun ilgili Yönergede düzenlenmemesinin hukuka uygun olmadığı; Belirlilik ilkesine göre ilgili madde uyarınca konutlardan yararlanacak personel arasında sözleşmeli personelin yer almamasının; meşru, öngörülebilir, açık ve kanuni bir dayanağa sahip olması gereklidir. Bu bağlamda ilgili yönerge maddesinin; sözleşmeli mühendislerin lojmanlardan yararlanmaması şeklinde uygulanması, Anayasanın belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırılık oluşturacaktır.
18) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmeli personel olarak istihdam edilen personelin de kamu görevlisi olarak nitelendirilmesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna göre de kamu görevlisi olarak kabul edilmesi nedeniyle 2946 sayılı Kanun ve Kamu Konutları Yönetmeliğinde de herhangi bir personel ayrımı yapılmadığı ancak ilgili Yönergede düzenlenmemesinin hukuka uygun olmadığı; bu çerçevede sözleşmeli mühendislerin lojmanlardan yararlandırılmaması şeklindeki idarenin takdir yetkisi kullandığı işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı, bu sebeple ilerde yapılacak yönerge değişiklik çalışmalarında bu durumun idare tarafından göz önünde bulundurulmasının yerinde olacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
/
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından
reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Başvuranın; devlet memurlarına daha fazla lojman verilmesi talebinin REDDİNE, Milli Savunma
Bakanlığı Konut Yönergesi’ nde sözleşmeli (mühendis) personelin lojmanlardan yararlandırılması yönünde gerekli değişikliklerin yapılması hususunda, MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi