ÖZET: Danıştay kararında, bir sözleşmeli öğretmenin doğum izni süresince maaşından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, doğum öncesi ve sonrası izin kullandığı dönemde, kendisiyle aynı unvanda çalışan meslektaşlarına yapılan ödemelerin aksine, yalnızca iş göremezlik ödeneği almış ve sözleşme ücretinin eksik ödendiğini iddia etmiştir. İdare, bu süreçte yapılan ödemelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na uygun olduğunu savunsa da, başvuranın doğum izni süresince sözleşme ücretinin tam olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kararda, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar dikkate alınarak, doğum izni sırasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin, başvuranın maaşından düşülmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na, başvuranın maaşından yapılan kesintinin hesaplanarak iade edilmesi tavsiye edilmiştir. Bu durum, kamu idaresinin hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8723-S.22.13323

BAŞVURU NO : 2022/405

KARAR TARİHİ : 06/07/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Doğum izni sebebiyle maaşından yapılan kesintinin tarafına iadesi talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 09/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Şehit Jandarma Teğmen Hubeyb TURAN İlkOrtaokulunda Fen Bilgisi Öğretmeni olarak görev yaptığını, 20/05/2021 – 08/09/2021 tarihleri arasında doğum öncesi ve doğum sonrası yasal izinlerini kullandığını ve 09/09/2021 tarihinde görevine başladığını, bu süre içerisinde tarafına iş göremezlik ödemesi adı altında toplam 7.768,44 TL ödeme yapıldığını, bu zaman sürecinde kendisiyle aynı unvanda ve kıdemde bulunan meslektaşlarına Haziran 2021 döneminde 4.621,00 TL, Temmuz 2021 döneminde 15 günlük maaş farkıyla birlikte 5.262,00 TL, Ağustos 2021 döneminde ise 4.956,00 TL sözleşme ücreti olarak toplam 14.839,00 TL ödemede bulunulduğunu, aynı süre zarfında ise (Haziran, Temmuz, Ağustos ) tarafına yalnızca 09/09/2021 – 14/09/2021 maaş farkı olarak 1.084,00 TL ödendiğini, en nihayetinde Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında sözleşme ücreti adı altında ödenmesi gereken 14.839,00 TL ücretinin tarafına ödenmediğini, bu süre zarfında tarafına iş göremezlik adı altında 7.768,44 TL, sözleşme ücreti farkı olarak 1.084,00 TL olmak üzere toplam 8.852,44 TL ödemede bulunulduğunu; ancak sözleşme ücretleri yatırılmadığı için herhangi bir mahsuplaşmaya gidilmediğinden dolayı (14.839,00- 8.852,44 =) 5.986,56 TL tutarında sözleşme ücretleri ödenmediği için mağduriyet yaşadığını, Bakanlığa durumunu bildirdikten sonra tarafına SGK tarafından 2.740,53 TL bir ödemede bulunulduğunu, özetle bu süre zarfında tarafına toplam 11.592,97 TL ödemede bulunulduğunu, halen (14.839,00- 11.592,97 =) 3.246,03 TL tutarında sözleşme fark ücretlerinin ödenmediği için mağduriyetinin devam ettiğini sorununu CİMER aracılığı ile Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ve iki defa da dilekçe yoluyla Milli Eğitim Bakanlığına iletmesine rağmen mağduriyetinin giderilmediğini, son olarak

Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 03/01/2022 tarihli cevabında 5510 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gerekçe gösterilerek yapılan ödemelerin doğru olduğunun belirtildiğini, oysa uygulamada Tokat da dahil olmak üzere Türkiye’nin tamamında kendisiyle aynı durumda olanların doğum izni esnasında ücretlerinin tamamını aldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel

Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Tokat ili Merkez ilçesi Şehit Jandarma Teğmen Hubeyb Turan Ortaokulunda 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta olan ve 20/05/2021 ile 08/09/2021 tarihleri arasında doğum izni kullanan tarafından, bu süreçte sözleşme ücretinin eksik ödendiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle yapılan başvuruya ilişkin yazı ve eklerinin incelendiği, 2.2. İlgili hakkında istenilen bilgi ve belgeleri içeren yazı ve eklerinin dosya ekinde gönderildiği, 2.3. Başvuran ile Bakanlık arasında şikâyet konusu durum hakkında yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.””, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.

…

B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır

olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.

…

Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir…” 6. 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 6.1. “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar” başlıklı 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası; “Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.” 6.2. “Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç” başlıklı 17 nci maddesi; “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının olduğu, meslek hastalığında ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde; analık ve hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.” 6.3. “Geçici iş göremezlik ödeneği” başlıklı 18 inci maddesi; “Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; …

c) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâve edilerek çalışmadığı her gün için d) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için, geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir. Ancak bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum öncesi ve doğum sonrası çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.

(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.” 7. 28/06/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 9 uncu maddesi; “…Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya

kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi fiilen çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresine eklenir. (Ek:14/05/2018-2018/11809) Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası izin süresine ilave edilir.

Doğum izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile doğum izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası izne ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında doğum izni kullanırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine sözleşmeli personel olan babaya anne için

öngörülen süre kadar izin verilir. (Ek: 2/3/2009-2009/14799) Doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik

Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ilgilinin ücretinden düşülür.

(Değişik:14/05/2018-2018/11809) Sözleşmeli personele, çocuğunu emzirmesi için ücretli doğum izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır.

(Değişik:14/05/2018-2018/11809) Sözleşmeli personele isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde on gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü halinde ve her olay için yedi gün ücretli mazeret izni verilir…”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 20/05/2021 – 08/09/2021 tarihleri arasında doğum öncesi ve doğum sonrası yasal izinlerini kullandığını ve 09/09/2021 tarihinde görevine başladığını, bu süre içerisinde tarafına iş göremezlik ödemesi adı altında toplam 7.768,44 TL ödeme yapıldığını, bu zaman sürecinde kendisiyle aynı unvanda ve kıdemde bulunan meslektaşlarına sözleşme ücreti olarak toplam 14.839,00 TL ödemede bulunulduğunu, bu süre zarfında tarafına iş göremezlik adı altında 7.768,44 TL, sözleşme ücreti farkı olarak 1.084,00 TL olmak üzere toplam 8.852,44 TL ödemede bulunulduğunu; ancak sözleşme ücretleri yatırılmadığı için herhangi bir mahsuplaşmaya gidilmediğinden dolayı (14.839,008.852,44 =) 5.986,56 TL tutarında sözleşme ücretleri ödenmediği için mağduriyet yaşadığını, Bakanlığa durumunu bildirdikten sonra tarafına SGK tarafından 2.740,53 TL bir ödemede bulunulduğunu, özetle bu süre zarfında tarafına toplam 11.592,97 TL ödemede bulunulduğunu, halen (14.839,00- 11.592,97 =)

3.246,03 TL tutarında sözleşme fark ücretlerinin ödenmediği için mağduriyetinin devam ettiğini

uygulamada Tokat da dâhil olmak üzere Türkiye’nin tamamında kendisiyle aynı durumda olanların doğum izni esnasında ücretlerinin tamamını aldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken 14/06/2021 tarihinden 08/09/2021 tarihine kadar kesintisiz analıktan dolayı çalışmayan ilgilinin almış olduğu raporların 07/07/2021, 30/07/2021 ve 20/09/2021 tarihlerinde peyderpey onaylanarak Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan iş göremezlik onayı sonrası 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 16 ncı ve 17 nci maddelerine istinaden ayakta tedavilerde son 3 aylık kazancın üçte iki oranında analığa bağlı iş göremezlik ödeneğinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nca ilgiliye ödendiği hususları ifade edilmiştir.

11. Başvuranın Bakanlık ile arasındaki hizmet sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 6 ncı maddesinde sözleşmeli öğretmenin sosyal güvenlik bakımından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunu’na tabi olduğu, 16 ncı maddesinde ise sözleşmede yer almayan hususlar hakkında 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına

İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca işlem yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

12. Analık hali, bilindiği üzere sigortalı çalışanın belirli süreler içerisinde çalışmasını ve bu çalışmalar karşılığında ücret geliri elde etmesine engel bir durumdur. Bu durum yalnızca tıbbi gereğin değil, bu gereğin etkisi ile düzenlenen yasal zorunluluğun da bir neticesidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmamalarının esas olduğu düzenlenmiştir. Türk sosyal güvenlik sistemi; sigorta kapsamında olan ve sosyal güvenlik primi tahakkuk ettirilen sigortalıları, karşılaşılan sosyal riskler açısından kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta kolları kapsamında güvence altına almıştır. Kısa vadeli sigorta kolları, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarını kapsamaktadır.

13. Analık sigortası sosyal güvenlik hukuku açısından geçici bir süre iş göremezlik yaratan bir sosyal sigorta riskidir. Tek geçim kaynağı ücret geliri olan sigortalının, doğum sebebi ile ortaya çıkan gelir kayıpları ve gider artışlarını kendi mali imkânları ile karşılaması güç olduğundan analık sigortası ile anılan riskler sosyal güvenlik kapsamına alınmıştır. Analık sigortası, sosyal güvenlik açısından 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 15, 16, 17, 18, 22, 23 ve 24 üncü maddelerinde düzenlenmiştir.

14. Sigortalının; hastalık, iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinde Kurum tarafından yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresi içerisinde geçici olarak çalışamaması geçici iş göremezlik hali, bu süreler içerisinde sigortalılara verilen ödenek ise geçici iş göremezlik ödeneği olarak tanımlanmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde analık sigortası kapsamında verilen geçici iş göremezlik ödeneğinin, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede sigortalıya çalışmadığı her gün için verileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Geçici iş göremezlik ödeneğinin, Kanun’un 17 nci maddesine göre hesaplanacak olan günlük kazancın yatarak tedavilerde yarısının, ayakta tedavilerde de üçte ikisinin ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

15. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında ise sözleşmeli kadın personele doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verileceği, doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgilinin ücretinden düşüleceği ifade edilmiştir.

16. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25/01/2022 tarihli ve sayılı yazısında; başvuranın 14/06/2021 tarihinden 08/09/2021 tarihine kadar analık halinden dolayı kesintisiz olarak çalışmadığı, başvuranın aldığı raporların peyderpey onaylanarak Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği, 5510 sayılı

Kanun’un ilgili maddelerine istinaden ayakta tedavilerde son 3 aylık kazancın üçte iki oranında analığa bağlı iş göremezlik ödeneğinin Sosyal Güvenlik Kurumunca başvurana ödendiği, başvuranın bu tarihler arasında 87 gün rapor kullandığından ve SGK’ye başvuranın bu sürelerde çalışmadığı bildirildiğinden ilgili süreler için herhangi bir maaş tahakkuk ettirilemediği, dolayısıyla iş göremezlik ödeneğinin ilgilinin ücretinden düşülemediği, başvuranın rapor sonrası göreve başladığı 09/09/2021 tarihinden itibaren maaş ücretlerinin ödenmeye devam ettiği ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

17. Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) kayıtlarından, Çalışılmadığına Dair Bildirim Giriş

Sisteminde başvuranın 14/06/2021 – 07/07/2021, 08/07/2021 – 30/07/2021, 31/07/2021 – 08/09/2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmadığı bilgisi edinilmiştir. Ayrıca başvurana ait takip numaralı iş göremezlik raporu incelendiğinde; hastane yatış tarihinin 14/06/2021, hastane çıkış tarihinin 16/06/2021, ayakta tedavi başlangıç tarihinin 17/06/2021, ayakta tedavi bitiş tarihinin ise 08/09/2021 olarak kayıt altına alındığı, dolayısıyla başvuranın 87 gün süreli doğum sonrası analık rapor durumu sebebiyle iş göremezlik raporu kullandığı görülmektedir.

18. İlgili tarihler arasında başvuranın hizmet dökümü incelendiğinde; 2021/06 dönemi için Kuruma hizmet günü bildirilmediği ve eksik gün nedeninin ‘istirahat’ olarak belirtildiği, 2021/07 dönemi için Kuruma yine hizmet günü bildirilmediği ve eksik gün nedeninin ‘istirahat’ olarak belirtildiği, 2021/08 dönemi için ise

Kuruma ‘6’ hizmet günü bildirildiği ve eksik gün nedeninin ‘istirahat’ olarak belirtildiği görülmektedir.

19. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2021 yılına ve Tokat Milli Eğitim Müdürlüğüne ait Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının sigortalı hizmet listesi incelendiğinde Haziran ayı için ücret tutarının 4.895,40 TL, Temmuz ayı için ücret tutarının 5.502,10 TL, Ağustos ayı için ise ücret tutarının 5.309,06 TL olarak belirlendiği bilgisi edinilmiştir.

20. Başvuran hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna hizmet günü bildirilmeyen Haziran ve Temmuz aylarında, Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmenlere Haziran ayı için 4.895,40 TL, Temmuz ayı için 5.502,10 TL, Ağustos ayı için ise 5.309,06 TL olmak üzere toplamda 15.706,56 TL sözleşme ücreti ödendiği görülmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde analık hali sebebiyle sigortalıya çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği ödeneceği, geçici iş göremezlik ödeneğinin Kanun’un 17 nci maddesine göre hesaplanacak olan günlük kazancın yatarak tedavilerde yarısının, ayakta tedavilerde de üçte ikisinin ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen şikâyet dilekçesinde ise çalışmadığı süreler içerisinde tarafına bu tutarın ödenmediği, bunun yerine 10.508,97 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği hususları belirtilmiştir. Kurumumuzca bu noktada yapılan incelemede; başvuran hakkında Sosyal Güvenlik

Kurumuna hizmet günü bildirilmeyen günler için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurana çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, yapılan ödemelerin ise 5510 sayılı

Kanun’un 18 inci maddesinde belirtilen oranlar dikkate alınarak yapıldığı değerlendirilmektedir.

21. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar hükümleri uygulanmaktadır. Esasların 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında da sözleşmeli kadın personele doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verileceği, doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgilinin ücretinden düşüleceği düzenlemesine yer verilmiştir.

22. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 25/11/2016 tarihli ve 28892082/840/13351336 sayılı görüş yazısında; Bakanlık kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak atananlardan doğum izni kullananların sözleşme ücretleri ile ek ödemelerinden kesinti yapılıp yapılmayacağına ilişkin ilgi yazı ve eki incelendiği, doğum izni kullanan sözleşmeli öğretmenlerin sözleşme ücretlerinden, bu süreler için Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dışında herhangi bir kesinti yapılmaması gerektiğinin değerlendirildiği ifade edilmiştir.

23. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 5510 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinde sigortalıya analık haline bağlı olarak iş göremezlik süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödeneceği, 18 inci maddesinde sigortalı kadının analığı halinde doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği ödeneceği, verilecek iş göremezlik ödeneğinin yatarak tedavilerde

Kanun’un 17 inci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise üçte ikisi olarak ödeneceği, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kanunda belirtilen oranlar hesaplanarak başvurana geçici iş göremezlik ödendiği; ancak kamu idarelerinde sözleşmeli personel olarak çalıştırılan personel hakkında ‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ hükümlerinin uygulanacağının hüküm altına alındığı, söz konusu Esasların 9 uncu maddesinde de

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgililerin ücretinden düşüleceği, nitekim Milli Eğitim Bakanlığının 21 inci paragrafta bahsedilen görüş yazısında da doğum izni kullanan sözleşmeli öğretmenlerin sözleşme ücretlerinden, bu süreler için Sosyal

Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dışında herhangi bir kesinti yapılmaması gerektiğinin değerlendirildiği ifade edildiğinden başvuranın maaşından kesinti yapılmasına yönelik

İdarece tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Tokat İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın maaşından yapılan kesintinin hesaplanarak başvurana ödenmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi