ÖZET: Sözleşmeli personelin taşeron firmalarda geçirdiği hizmet sürelerinin yıllık izin hesaplamasında dikkate alınıp alınmayacağına dair yapılan değerlendirmede, ilgili mevzuat ve yargı kararları ışığında bazı önemli noktalar vurgulanmıştır. 6/6/1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, sözleşmeli personelin yıllık izin haklarını belirlemekte ve taşeron firmalarda geçen sürelerin bu hesaplamada nasıl değerlendirileceğini açıklamaktadır.

Yapılan incelemeler sonucunda, belediyelere ait şirketlerde çalışanların hizmet sürelerinin yıllık izin hesaplamasında dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, belediyelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında hizmet alımı yaptığı taşeron firmalarda geçen sürelerin yıllık izin süresinin hesaplanmasında sayılmayacağı belirtilmiştir. Bu durum, ilgili personelin izin haklarının belirlenmesinde önemli bir kriter olarak öne çıkmaktadır.

Sonuç olarak, taşeron firmalarda görev yapan sözleşmeli personelin yıllık izin süreleri, yalnızca belediyelere ait şirketlerde geçen süreler dikkate alınarak hesaplanmakta, diğer taşeron firmalarda geçen süreler ise bu hesaplamaya dahil edilmemektedir. Bu çerçevede, personelin izin haklarının belirlenmesi için yasal düzenlemelere ve mevcut uygulamalara dikkat edilmesi gerekmektedir.

NOT: Sözleşmeli olarak görev yapmakta olan personelin taşeron firmada geçen hizmet sürelerinin yıllık izin süresinin hesaplanmasında sayılıp sayılmayacağı hakkında

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-11983375 11/03/2025

Konu: Görüş (Sözleşmeli Olarak Görev Yapmakta Olan Personelin

Taşeron Firmada Geçen Hizmet Sürelerinin Yıllık İzin Süresinin

Hesaplanmasında Sayılıp Sayılmayacağı)

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: tarihli ve sayılı yazınız.

Başkanlığınızda sözleşmeli personel pozisyonunda tekniker olarak görev yapmakta olan personelin taşeron firmalarda geçen hizmet süresinin yıllık izin süresinin hesabında sayılıp sayılmayacağı hususunda görüş talep edilen ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 9 uncu maddesinde, “217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kurumlarda geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir. Sözleşme döneminde kullanılmayan izinler, sözleşmenin devamı halinde müteakip sözleşme döneminde kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç, önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, mülga 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde, “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır:

Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar,

İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler, işletmeler,

İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri,

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler,

Döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. Askeri kurum ve kuruluşların 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile ek ve değişikliklerine tabi personeli bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışındadır.” hükmü yer almakta olup 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 30 uncu maddesinde, “Mevzuatta yapılan atıflar bakımından mülga 08/06/1984 tarihli ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü bulunmaktadır.

Belediyelerin kurmuş oldukları şirketlerin hukuki statüsüne ilişkin olarak ortaya çıkan tartışmaların giderilmesine yönelik olarak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 16/8/2023 tarihli ve E-74073113-045.02-171660 sayılı görüş yazısında, “Kazanılmış hak aylığı derece ve kademelerinde değerlendirilecek unsurlar ise 657 sayılı Kanunun muhtelif maddeleri ile özel kanunlarda düzenleme alanı bulmuştur.

Ayrıca, Danıştay 10 uncu Dairesinin E:2018/3778 ve K:2022/6734 no’lu kararında;

“…kamu tüzel kişileri, idareye mahsus bir kuruluş yapısına sahip olan ve bundan ötürü kuruluşları idare hukukunca düzenlenen tüzel kişilerdir…

Ancak yukarıda tanımlanan kavramlar, hukukumuzda genel olarak aktarılan şekilde kabul edilmekle birlikte, yasama organı tarafından kanunların amaç ve kapsamı dikkate alınarak, aynı kavramlar her kanuna özgü olarak farklı şekilde tanımlanabilmekte, bu husus kanun koyucunun takdir yetkisi çerçevesinde kabul edilmektedir…” ifadesi yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

657 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin uygulanmasına yönelik çıkartılan 154 Seri Nolu Devlet Memurları Genel Tebliğinde yer alan “kamu kurum ve kuruluşları” ifadesinin tatbik edileceği alan ile ilgili mevzuatın 217 sayılı mülga Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasına atıfta bulunduğu durumlar bakımından belediyelerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu tespit edilen şirketlerin kamu kuruluşu olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı,

Bahse konu yargı kararı çerçevesinde, özel kanunlarda geçen “kamu kurum ve kuruluşları” ifadesinin kanun koyucunun takdir yetkisi minvalinde münhasıran değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği mütalaa edilmektedir.” denilmiştir.

Bu itibarla, Cumhurbaşkanlığının sermayesinin yarıdan fazlasının belediyelere ait olduğu şirketlerin hukuki statüsüne ilişkin olarak yukarıda yer verilen görüşü ve mezkûr Esaslardaki hüküm doğrultusunda belediyelerin sermayesinin yarıdan fazlasına sahip olduğu şirketlerde işçi olarak geçen hizmet sürelerinin sözleşmeli personel pozisyonunda değerlendirilecek yıllık izin sürelerinin hesabında değerlendirilmesi gerektiği, ilgili personelin Belediye Başkanlığının 4734

sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında hizmet alımı yaptığı taşeron firmalarda geçen hizmet sürelerinin ise yıllık izin sürelerinin hesabında değerlendirilemeyeceği mütalaa edilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü