|
ÖZET: Başvuran, Bursa Çocuk Hastanesinde çalıştığı sürelerin emekli ikramiyesine dahil edilmesi talebinde bulunmuştur. 03/06/2020 tarihinde emekliye ayrılan başvuran, 1732 gün süresinin emeklilik hesaplamasında dikkate alınmadığını belirterek, bu sürelerin emekli ikramiyesine yansıtılmasını istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında sözleşmeli personel olarak çalıştığını ve bu sürelerin emekli ikramiyesi hesaplamasına dahil edilmediğini açıklamıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, 2005 tarihli düzenlemeler gereği, sözleşmeli personel olarak geçen sürelerin emekli ikramiyesine dahil olabilmesi için iş sonu tazminatına hak kazanılması gerektiğini belirtmiştir. Başvuranın sözleşmeli hizmet süresi, 2005 tarihinden önce sona erdiği için bu süreler emekli ikramiyesi hesaplamasında dikkate alınamamaktadır. Ayrıca, başvuranın memuriyete geçişi sırasında herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı da vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka uygun bulunarak reddedilmiştir. Başvurana, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/4020-S.23.6614
BAŞVURU NO : 2022/16919
KARAR TARİHİ : 29/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 657 sayılı Kanunun m.4/1(B) kapsamında geçirdiği sürelerin emekli ikramiyesine dahil edilmesi talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 17/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda, başvuran özetle; Bursa Çocuk Hastanesinde çalışmakta iken 03/06/2020 tarihinden itibaren emekliye ayrıldığını ve 15/06/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere emekli aylığı almaya başladığını, ancak emekli ikramiyesi hesaplamasında çalıştığı 1732 günün esasa alınmaması nedeniyle mağdur edildiğini belirterek 1732 günlük bu hizmetinin emekliliğine yansıtılmasını ve emekli ikramiyesinin toplam hizmet süresi dikkate alınarak yeniden belirlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 11/01/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1. Başvuranın Sağlık Bakanlığı Bursa Çocuk Hastalıkları Hastanesinde “Sağlık Teknisyeni” olarak görev yapmakta iken 03/06/2020 tarihli dilekçesi ile kendi isteği ile emekliliğini talep ettiği ve 24/06/2020 tarihinde Kurumunca emekliye sevk onayının gönderilmesi üzerine 15/06/2020 tarihinden geçerli olarak emekli aylığı bağlanan ve (24) tam yılına karşılık 97.899,33 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği; 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi “Sözleşmeli Personel” olarak geçen 4 yıl 10 ay 22 gün
süresine emekli ikramiyesi ödenmesi talebiyle yaptığı başvuruya ilişkin incelemeye esas olmak üzere, bilgi ve belgelerin aşağıda açıklandığı, 2.2. Mülga 2829 sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkındaki” Kanuna göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sadece 5434 sayılı
“T.C. Emekli Sandığı” Kanununa tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda 4857 sayılı İş Kanununa (prim ödemek suretiyle geçen süre) ve/veya 5434 sayılı Kanuna tabi (kesenek ödemek suretiyle geçen süre)
sürelerine emekli ikramiyesi ödenebildiği, 2.3. Mülga 2829 sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkındaki” Kanunun 12’nci madde metninde belirtildiği üzere, mülga 2829 sayılı Kanuna göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sadece 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda 4857 sayılı Is Kanununa (prim ödemek suretiyle geçen süre) ve/veya 5434 sayılı Kanuna tabi (kesenek ödemek suretiyle geçen süre) sürelerine emekli ikramiyesi ödenebildiği, 2.4. Maddenin 24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunla eklenen ikinci cümlesi ile de; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre is sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesi şartı getirilmiş olup, bu hüküm özel hukuk gerçek kişi veya tüzel kişi işverenine bağlı olarak ve hizmet akdine tabi olarak geçirilen süreleri kapsamadığı, 2.5. Öte yandan; 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”, 02/09/2005 tarihli ve 25924 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2005/9245 sayılı “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Esaslara” ilişkin Bakanlar Kurulu Kararıyla değiştirildiği, 2.5.1. Bu karar ile değişik 7’nci madde uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malullük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile Sözleşmeyi feshetmesi, d) İlgilinin ölümü, Hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami
emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında is sonu tazminatı ödenmesi imkânı getirildiği,
2.6. Ancak, bu uygulama ilk defa 02/09/2005 tarihinde yayımlanarak bu tarihten geçerli olarak Yürürlüğe giren değişiklikle geldiğinden, 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı 02/09/2005 tarihinden önce Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında sözleşmeli olarak çalışıp, bu tarihten önce görevlerinden ayrılanların görevlerinden ne şekilde ayrıldıklarına bakılmaksızın, söz konusu çalışma sürelerinin emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine dâhil edilmesi mümkün olmadığı,
2.7. Esasen, gerek söz konusu değişiklik sırasında, gerekse sonra yapılan değişikliklerde sözleşmeli personelden 02/09/2005 tarihinden önce göreve girip yine bu tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu gereğince malullük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, istihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya ilgilinin ölümü hallerinden birinin vuku bulması nedenlerinden dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere de is sonu tazminatı ödenmesini düzenleyen bir hükme bugüne kadar yer verilmediği,
2.8. Bununla birlikte, sözleşmeli personel olarak 02/09/2005 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, sözleşmeleri bu tarihten sonra ve 2829 sayılı Kanunun 12’nci maddesinde hükme bağlandığı üzere is sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olanların, 02/09/2005 tarihinden önceki sözleşmeli süreleri de Kurumlarınca emekli ikramiyesi ödemeleri sırasında dikkate alınmadığı,
2.9. Sonuç olarak; 26/09/1990 tarihinde 657 sayılı Kanunun 4/(B) bendine tabi sözleşmeli personel kapsamında Bursa Devlet Hastanesinde “Sağlık Teknisyeni” olarak göreve başlayan, 14/01/1992 tarihinde bu görevinden istifa ederek yine 657 sayılı Kanunun 4/(B) bendine tabi sözleşmeli personel kapsamında 15/01/1992 tarihinde Bursa Çocuk Hastanesinde “Sağlık Teknisyeni” olarak göreve başlayan başvuranın, 14/08/1995 tarihinde bu görevinden ayrıldığı ve 15/08/1995 tarihinde aynı kurumda memuriyete atandığı, 03/06/2020 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilmesi üzerine, 30/06/2020 tarihli ve sayılı işlem ile 1’inci derecenin 4’üncü kademesi intibakı ve +2200 ek gösterge rakamı üzerinden
5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki 24 yıl 10 ay fiili hizmeti ve sözleşmeli personel olarak
5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki 4 yıl 10 ay 22 gün fiili hizmeti olmak üzere toplam 29 yıl
8 ay 22 gün hizmet süresine karşılık, 15/06/2020 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve (24) tam
hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği,
2.10. Bu itibarla, 657 sayılı Kanunun 4/(B) bendine tabi sözleşmeli hizmet sürelerine iş sonu tazminatı ödenmesine imkân sağlayan ve 02/09/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından önce, 14/08/1995 tarihi itibarıyla bu kapsamdaki çalışması sona eren ilgiliye, açıklandığı üzere konuya ilişkin ayrıca bir hükme yer verilmemiş olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4/1(a) kapsamında geçen sözleşmeli hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine
Kanunen imkân bulunmadığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün sayılı yazısı ve eklerinden özetle;
3.1. Başvuranın ilk defa 26/09/1990 tarihinde 657 sayılı kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli olarak
Bursa Devlet Hastanesi’nde göreve başladığı, 15/01/1992 tarihlerinde Bursa
Çocuk Hastalıkları Hastanesine tayin olduğu, 15/08/1995 tarihinde ise kadroya geçtiği,
3.2. Başvuranın 26/09/1990-14/01/1992 tarihleri arasında görev yaptığı Bursa Devlet
Hastanesince ve 15/01/1992-14/08/1995 tarihleri arasında görev yaptığı Bursa Çocuk
Hastalıkları hastanesince kıdem tazminatı ödenmediğine dair bilgi belgelerin 03/02/2023 tarihli ve sayılı yazıları ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderildiği, gönderilen bilgi-belgelere istinaden kıdem tazminatına ilişkin iş ve işlemlerin Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığınca yürütüleceği,
3.3. Başvuranın Bakanlıklarına bağlı kuruluşlarda 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında 657 sayılı kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli sağlık teknisyeni, kadroya geçtiği 15/08/1995 tarihinden emekli olduğu 03/06/2020 tarihine kadar 657 sayılı kanunun 4/A maddesine göre kadrolu sağlık teknisyeni olarak görev yaptığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 6.1.“İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
…
B) Sözleşmeli personel:
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.
Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet
Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; bu
Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.
Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet
Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.
…” 6.2. Ek Geçici 59’uncu maddesi; “Bu kanuna tabi kurumlarda halen sürekli işçi statüsü veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olup bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile bu Kanunun Ek Geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre; 458 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebilirler.
Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra hizmete alınan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olanlardan göreve başladıkları tarihten itibaren 6 ay içinde memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”
7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ile beşinci fıkrasının birinci cümlesinde; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
…
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”
8. 5434 sayılı mülga Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89’uncu maddesinin bir ila dördüncü fıkralarında; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”
9. 2829 sayılı mülga “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanun’un “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12’nci maddesinde; “(…) kendilerine bu Kanunun
8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına
tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı
İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.”
10. 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkralarında; “1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
…
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle
Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.”
11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde; “Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için
1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.”
12. 8.6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 2/9/2005 tarihli ve 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile değişik 7’nci maddesi; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a)506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c)İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d)İlgilinin ölümü,
hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.
…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14. Başvuran, emekli olduğu kurumda ve aynı görevde 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında 657 sayılı
Kanunun dördüncü maddesinin (B) bendi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçirdiği sigortalılık süresinin emekli ikramiyesi hesabına dâhil edilerek söz konusu süreler için tarafına emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.
15. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, özetle; başvuranın 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin 2 farklı dönemde (26/09/1990 tarihinde 657 sayılı Kanunun 4/(B) bendine tabi
“Sözleşmeli Personel” kapsamında Bursa Devlet Hastanesinde “Sağlık Teknisyeni” olarak göreve başlayan, 14/01/1992 tarihinde bu görevinden istifa ederek yine 657 sayılı Kanunun 4/(B)
bendine tabi “Sözleşmeli Personel” kapsamında 15/01/1992 tarihinde Bursa Çocuk Hastanesinde “Sağlık
Teknisyeni” olarak göreve başlayan başvuranın, 14/08/1995 tarihinde bu görevinden ayrıldığı ve 15/08/1995 tarihinde aynı kurumda “memuriyete” atandığı) 657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçtiği, 2829 sayılı Kanunun emekli ikramiyesi başlıklı 12’nci maddesine göre, 4/B kapsamında sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesinin hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlı olduğu, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesi uygulamasının 2005 yılındaki 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile başladığını, buna göre, 2005 yılından önce 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 59’uncu maddesi kapsamında sözleşmesini sonlandırıp kendi isteği ile memur kadrosuna geçen sigortalıya sözleşmeli personel olarak geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı ifade edilmiştir.
16. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 26/09/1990-14/08/1995 tarihleri arasında
Bursa İl Sağlık Müdürlüğünde 657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında “sözleşmeli personel” olarak görev yaptığı, 15/08/1995 tarihinde ise 657 sayılı Kanunun Ek
Geçici 59’uncu maddesi uyarınca memuriyete atandığı, daha sonra 03/03/2020 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, 30/06/2020 tarihli ve 88959 sayılı işlem ile 1’inci derecenin 4’üncü kademesi intibakı ve +2200 ek gösterge rakamı üzerinden 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki 24 yıl 10 ay fiili hizmeti ve sözleşmeli personel olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki 4 yıl 10 ay
22 gün fiili hizmeti olmak üzere toplam 29 yıl 8 ay 22 gün hizmet süresine karşılık, 15/06/2020 tarihinden
itibaren emekli aylığı bağlandığı ve (24) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, anlaşılmaktadır.
17. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yapması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında yer aldığı, hizmetlerinin birden fazla sosyal güvenlik kanunu kapsamında geçmesi ve son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmetinin fazla olduğu statünün 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) statüsü olması nedeniyle kendisine 2829 sayılı Kanun gereği aylık bağlandığı ve hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun uyarınca işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
18. Mülga 2829 Sayılı Kanunun 12’nci maddesinde kendilerine birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, Sandığa tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerektiği, sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ise hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesinin gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre, diğer şartların yanında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sözleşmeli personel olarak geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet sözleşmesinin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği maddede açık bir şekilde belirtilmiştir.
19. 5434 sayılı Kanunu’nun 89’uncu maddesinde, hizmet sürelerinin tamamı 5434 ve/veya 5510 sayılı
Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlere her tam fiili hizmet yılları için emekli ikramiyesi verileceği, mülga 2829 sayılı Kanunun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanununun
14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması
şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği, mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereği 5434 sayılı Kanun kapsamındaki daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen hizmetlere emekli ikramiyesi ödenirken bu maddeye aykırı hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananların 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için söz konusu hizmetlerin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerekmektedir.
20. Yukarıdaki iki paragrafta açıklandığı üzere, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalıların kamu kurumlarında geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenirken; 5434 sayılı Kanun,
5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi veya Geçici 4 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında geçen
sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak; 657 Kanunun sözleşmeli personel statüsü kapsamında geçen sürelerinin ise iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği anlaşılmaktadır.
21. 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”da 2/9/2005 tarihli ve 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan değişiklik ile sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmeye başlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile en
az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; emeklilik, hizmetine gerek kalmaması, istihdamına ilişkin mevzuatı uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya ilgilinin ölümü hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ilgililere iş sonu tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir. Bu tarihten önce sözleşmeli personel statüsünde çalışıp hizmet sözleşmesi sona ermiş olanlara herhangi bir ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme ise yer verilmemiştir. Buna göre, 2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı öncesi sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken yine anılan karar öncesi hizmet sözleşmesi sona erenlere iş sonu tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığı değerlendirilmektedir.
22. Başvuranın sözleşmeli personel olarak görev yapmaktayken memur kadrosuna geçmesine imkan tanıyan 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 59’uncu maddesi; 657 sayılı Kanuna tabi kurumlarda sürekli işçi statüsü veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olup maddenin yayımı tarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı başvuru yapanların sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebileceğini düzenlemiştir. Söz konusu madde ile sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanların istekleri halinde memur kadrolarına geçmelerine imkân tanındığı, memuriyete geçişe ilişkin emredici bir hükme yer verilmeyip tercihin personelin kendisine bırakıldığı anlaşılmaktadır.
23. Diğer taraftan, aynı maddede, sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına intibak ettirilenlere, sözleşmelerini sonlandırmalarından dolayı herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına ya da bu sürelerinin daha sonra kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ya da bu mahiyette başkaca bir ödemenin hesabında dikkate alınacağına dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, başvuranın, sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekteyken sözleşmesini sonlandırarak 657 sayılı
Kanunun Ek Geçici 59’uncu maddesi kapsamında memuriyet kadrosuna geçme tercihinde bulunduğu sırada, kendisine bir önceki cümlede sayılan kapsamda herhangi bir ödeme yapılmayacağını bilerek söz konusu tercihi yaptığının kabulü gerekmektedir.
24. Öte yandan, başvuranla aynı durumda bulunan kişiler tarafından daha önce Kurumumuza yapılan başvurulara ilişkin Kurumumuz tarafından verilen; 24/04/2019 tarih ve sayılı Ret
Kararında, 05/03/2018 tarih ve sayılı Ret Kararında, 19/01/2018 tarih ve sayılı Ret Kararında ve 26/11/2018 tarih ve sayılı Ret Kararında özetle; başvuranların sözleşmeli personel olarak görev yaptıkları dönemlere ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesi taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde aykırılık tespit edilmediği sonucuna varıldığı görülmektedir.
25. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, 657 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekteyken kendi isteğiyle istifa ederek aynı Kanunun Ek Geçici 59’uncu maddesi kapsamında 15/04/1995 tarihinde memuriyet kadrosuna geçtiği, söz konusu dönemde, sözleşmesinin sona ermesinden dolayı sözleşmeli personele herhangi bir ödeme yapılması öngörülmediği gibi Ek Geçici 59’uncu maddede de sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına geçenlere herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalılara ödenecek emekli ikramiyesi belirlenirken sözleşmeli
personel olarak geçen sürelerin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğinin düzenlendiği, başvuranın hizmet sözleşmesinin, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesine imkân veren düzenlemenin yürürlüğe girdiği 2/9/2005 tarihinden önce sona erdiği anlaşıldığından, başvuranın, sözleşmeli personel olarak çalıştığı sürelere emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bursa İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi