ÖZET: Başvuran, 4/B sözleşmeli sağlık teknikeri olarak çalıştığı sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınmasını talep etmektedir. Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde 10 Mayıs 2016 – 14 Mayıs 2023 tarihleri arasında görev yapmış ve 15 Mayıs 2023 tarihinde kadroya geçmiştir. Başvurusunda, sözleşmeli olarak geçirdiği sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin değerlendirilmediğini, son sekiz yılda disiplin cezası almadığını belirterek, kademe ilerlemesi yapılmasını istemektedir.

Sağlık Bakanlığı, başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca sözleşmeli statüde geçen sürelerinin dikkate alınamayacağını ifade etmiştir. Danıştay kararları, 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personelin sürelerinin doğrudan uygulanamayacağını, ancak referans norm olarak dikkate alınabileceğini belirtmektedir. İlgili mevzuat ve yargı kararları ışığında, başvuranın sözleşmeli statüdeki sürelerinin kademe ilerlemesinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın sözleşmeli olarak görev yaptığı sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınması ve 657 sayılı Kanun’un 64. maddesinde belirtilen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilmesi yönünde Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu kararın, Sağlık Bakanlığı tarafından otuz gün içinde uygulanması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3973-S.24.6276

BAŞVURU NO : 2023/17437

KARAR TARİHİ : 17.04.2024

TAVSİYE KARARI

SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yaptığı sürelerin kademe ilerlemesinde sayılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; “Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde 10/05/201614/05/2023 tarihleri arasında 4B sözleşmeli sağlık teknikeri olarak çalıştığını daha sonra 7433 sayılı kanun ile 15/05/2023 tarihinde kadroya geçtiğini, sözleşmeli olarak görev yaptığı sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademelerin değerlendirilmesinin idarece yapılmadığını iddia ve ifade ederek söz konusu çalışmalarına karşılık gelen derece/kademe ilerlemesi işlemlerinin yapılması ile son sekiz yılda disiplin cezası almadığından kademe ilerlemesinin de yapılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26/12/2023 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Bingöl Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde Sağlık Teknikeri olarak görev yapan ’ın başvurusuyla ilgili olarak yapılan değerlendirmede;

2.2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde; ”…72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburî olarak sürekli görevle atanan memurlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate

alınmaz. Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır…” hükmü bulunmaktadır. Ancak, uygulamada karşılaşılabilecek sorunları gidermek amacıyla, 04.04.2014 tarihli yazımız ile 4924 sayılı

Kanun kapsamında görev yapan personelin mezkur Kanunun 64 üncü maddesi hükümlerinden faydalandırılıp faydalandırılamayacağı hususlarında (mülga) Devlet Personel Başkanlığından görüş talep edilmiş olup söz konusu Kurumun Bakanlığımıza muhatap 25.09.2014 tarihli ve 31292642-045.02-5084 sayılı yazısında; “4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığının belirtildiği” yine, 05.04.2017 tarihli ve 31292642-109.01-E.2020 sayılı yazısında da; “-Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara sağlanan bir kademe ilerlemesinin 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 72 nci maddesi gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburi olarak sürekli görevle atanan memurları kapsaması sebebiyle mezkur Kanunun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması açısından değerlendirilemeyeceği, yine Kurumlarından Aylıksız izinli sayılarak sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin bu süre zarfında disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiil ve hallerde bulunmamış olsalar bile söz konusu sürelerin memurlukta geçirilmemiş olması sebebiyle mezkur Kanunun

64 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ve geçici 36 ncı maddesinin (C) bendinin uygulanması açısından

değerlendirilmesinin uygun olmayacağı” görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca, yine (mülga) Devlet Personel

Başkanlığının 25.10.2007 tarihli ve 17553 sayılı yazılarında; “…4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük

Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna tabi olarak görev yapan personelin 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu ve Ek Geçici maddelerine tabi personel olmadıkları” belirtilmiştir. Bununla birlikte ilgili başvuruda Danıştay 12. Dairesinin 05.02.2018 tarihli ve E.2017/2604,K.2018/402 sayılı “657 sayılı Kanunda yer alan düzenlemelerin, anılan Kanunun 4-D maddesi kapsamında çalışılan işçiler için uygulanmasının mümkün olmamakla birlikte, Kanunun 4-B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4-C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak uygulanabileceği; nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17.06.2013 tarih YD itiraz no:2013/357 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanunun 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak

“referans norm” olarak dikkate alınabileceğinin belirtildiğini” belirterek 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 4/B maddesi kapsamında geçen süresinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 64 üncü maddesi uygulamasında dikkate alınmasını talep etmektedir. Ancak, bir örneği de yazımız ekinde gönderilen Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün

15.09.2023 tarihli yazılarında; “… sözleşmeli personelin memur kadrosuna geçmeden önce disiplin cezası

işlediği tespit edilmiş olsa ve bu durum kayıt altına alınmış olsa bile memur kadrosuna geçtikten sonra sözleşmeli personele, bu fiilinden dolayı zamanaşımı soruşturma, itiraz, savunma gibi disipline ilişkin usuller ve disiplin hükümleri çerçevesinde geçmişe dönük işlem yapılamayacağı açıktır. Daha önce de ifade edildiği gibi disiplin hükümleri statü hukukuna tabi olan memurlara yönelik düzenlendiğinde, memur statüsünde olmayan bir kamu görevlisinin, memur statüsünde olanlar için kusur sayıldığı bir fiili işlemesi, bu görevlinin memur statüsüne geçtikten sonra cezalandırılmasını mümkün kılmaz. Bu kapsamda, Devlet memurları statü hukukuna tabi olmanın da gereği olarak yapma ve yapmama biçiminde 657 sayılı Kanunda belirtilen kurallara uygun davranma külfetiyle görev yürütürken sözleşmeli personel 7433 sayılı Kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce böyle bir külfete katlanmadan görev yapmıştır. Bu açıdan, sözleşmeli personel pozisyonunda görev yapmakta iken memur kadrolarına atananlara, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ilave kademe verilmesinin nimet-külfet dengesini ihlal edici hakkaniyetsiz bir durum oluşturacağı değerlendirilmektedir… yine aynı yazıda sonuç olarak …7433 sayılı

Kanun uyarınca memur kadrolarına atananların, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası

kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında ve anılan Kanununun 4 üncü maddesinin mülga (C)

fıkrası kapsamında geçici personel pozisyonlarında geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde yer alan son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almama süresi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmayacağı mütalaa edilmektedir.” görüşlerine yer verildiği,

2.3. Bu itibarla, yukarıda belirtilen mevzuat ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve

Prensipler Genel Müdürlüğünün görüş yazıları doğrultusunda başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde geçen sürelerinin mezkur Kanunun 64 üncü maddesi uygulamasında dikkate alınması mümkün bulunmadığı”

2.4. Başvurucu ile Kurumları arasında yargı organlarına intikal etmiş bir uyuşmazlığın da bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”

5.2. “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesi Ortak Hükümler bölümünün C fıkrasının sekizinci bendinde “8- (Ek: 29/1/2016 – 6663/5 md.) 108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.”

5.3. “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinde (Değişik:13/2/2011-6111/100 md.)

“Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir.

Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır. 72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburî olarak sürekli görevle atanan memurlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz. Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bu maddede belirtilen şartları haiz her sınıf ve derecedeki memurlar, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye ilerlemiş sayılırlar. Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Onay mercileri kademe ilerlemeleri ile ilgili yetkilerini devredebilirler. Kademe ilerlemesine hak kazanamayan memurlar, kurumlarınca her ay alınacak toplu onaylarla belirlenir. Kademe ilerlemesi yapmış sayılanlardan ilerlemeye müstahak olmadıkları sonradan tespit edilenlerin kademe ilerlemeleri, ilerlemiş sayıldıkları tarihten geçerli olmak üzere iptal edilir.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 4B sözleşmeli sağlık teknikeri olarak çalıştığını daha sonra 7433 sayılı kanun ile 15/05/2023 tarihinde kadroya geçtiğini, sözleşmeli olarak görev yaptığı sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademelerin değerlendirilmesinde sayılmasını ve görev yaptığı 8 yıllık süre içerisinde hizmetinde başarılı olduğu ve disiplin cezası almadığından ilave 1 kademenin de ek olarak verilmesini talep etmektedir.

8. Anayasa’nın 128 inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri, aylık, ödenek ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin hukuki durumlarının, hak ve yükümlülüklerinin; başta 657 sayılı Kanun ve diğer özel yasalarla bu yasalara uygun olarak yürürlüğe konulan alt mevzuat düzenlemelerin doğal sonucu olarak, bu düzenleyici tasarruflarda yer alan kurallar esas alınarak saptanması statü hukukunun gereğidir. 657 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde Devlet memurlarının ilerleme ve yükselmelerinin bu kanun kapsamında düzenleneceği öngörülmüştür.

9. Danıştay 12. Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve E.2017/2604, K.2018/402 sayılı kararında “657 sayılı

Kanun’da yer alan düzenlemelerin, anılan Kanun’un 4-D maddesi kapsamında çalışan işçiler için uygulanmasının mümkün olmamakla birlikte, Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel ile 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel hakkında referans norm olarak

uygulanabileceği; nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17/06/2013 tarihli, YD İtiraz No:

2013/357 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun hükümlerinin anılan Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için doğrudan uygulanmasının söz konusu olamayacağı, ancak

“referans norm” olarak dikkate alınabileceğinin belirtildiği” ifadelerine yer verilmiştir.

10. Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarihli ve E:2019/215, K:2019/1157 sayılı kararında, söz konusu Danıştay kararı ile birlikte yine Danıştay 12. Dairesinin aynı yöndeki 22/06/2016 tarihli ve

E.2013/9695, K.2016/4083 sayılı kararı ile 23/03/2017 tarihli ve E.2016/6676, K.2017/919 sayılı kararına da atıfta bulunularak “657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte gerek bu hükümlerin

“referans norm” olarak alınabileceğine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun içtihatları, gerekse de Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde yer alan, bu yönetmelik hükümlerinin sözleşmeli personel hakkında da uygulanacağını öngören hükmü karşısında davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre içinde herhangi bir disiplin cezası aldığı yolunda bir iddia ileri sürülmediğine ve bu sürenin de davalı idarece davacının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığına göre aynı sürenin 657 sayılı

Kanun’un 4/B maddesi kapsamındaki hizmetlerin 64üncü maddede belirtilen sekiz yıllık sürelerin hesabında değerlendirilmesi gerektiği” yönünde hüküm vermiştir.

11. Benzer bir olayda Denizli İdare Mahkemesi 09/06/2020 tarihli ve E.2019/1524, K.2020/485 sayılı kararında “Danıştay kararı ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde 657 sayılı kanun hükümlerinin 4/B maddesi hükmü kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında doğrudan uygulanması mümkün olmamakla birlikte bu hükümlerin “referans norm” olarak alınabileceği, bu bağlamda gerek davacının sözleşmeli olarak çalıştığı süre içerisinde herhangi bir disiplin cezası almadığı gibi hakkında disiplin cezası verilmesini gerektirir bir eylemi olduğu yönünde bir iddia olmadığı ve gerekse de davacının sözleşmeli statüde geçirdiği sürenin kamu hizmetinde geçen sürede dikkate alındığı hususları da bir arada değerlendirildiğinde davacının, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yaptığı sürelerin de anılan Kanun’un 64 üncü maddesinde belirtilen 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınması gerekirken bu süreler dikkate alınmayarak davacının başvurusunun reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varmış; bu karara karşı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ise, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin 24/09/2020 tarihli ve

E.2020/883, K.2020/1212 sayılı kararında idare mahkemesi kararının dayandığı gerekçe ve usul hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

12. Benzer bir şekilde, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve E.2019/1651, K.2019/2475 sayılı kararı ile davacı lehine karar verilmiş, idarenin istinaf başvurusu ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi

Üçüncü İdari Dava Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve E.2020/562, K.2020/610 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.

13. Konuya ilişkin (mülga) Devlet Personel Başkanlığının bu yönde birçok görüşü bulunmaktadır. Ancak, (mülga) Devlet Başkanlığının görüşlerinde genel olarak, söz konusu sürelerde ilgililerin Devlet memuru olmamaları ve mevzuatlarında disiplin hükümlerinin bulunmamasına vurgu yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, sözleşmeli olarak geçirilen sürelerin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesindeki disiplin cezası almadan geçirilen 8 yıl için bir kademe ilerlemesi uygulaması açısından değerlendirilmesinde, sözleşmeli personel olarak görev yapılan dönemde tabi olunan mevzuat bakımından memurların tabi olduğu veya farklı bir disiplin uygulamasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

14. Danıştay 11. Dairesinin 24/03/2015 tarihli ve E.2015/2186, K.2015/1045 sayılı kararında, konuyla bir uyuşmazlık üzerine önüne gelen davada, 13/02/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesindeki dönemde sözleşmeli statüde geçirilen süreler bakımından, sözleşmeli personel olarak görev yapmış olan davacı hakkında tabi olduğu mevzuata göre memurlar gibi sicil raporu düzenlenmesi öngörülmüş olmamasına rağmen, davacı hakkında sicil raporu yerine ücrete esas puanlara uyularak, başarı, disiplin, görevine ve kurumuna bağlılık, öğrenim ve hizmet yılı gibi hususları kapsayan değerlendirme

formlarının (tezkiye varakalarının) düzenlendiği dikkate alındığında yapılan değerlendirme ve ücrete esas puanlamanın kademe ve derece ilerlemesi ilkeleri ışığında ilgilendirilerek, karşılığı olan kademe ve dereceye göre işlem tesisinin mümkün olduğu, bu şartlar doğrultusunda davacı talebinin irdelenerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen davalı idare işleminde ve davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

15. Benzer konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvurularda da bu açıdan yapılan değerlendirme sonrasında, başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunmuyorsa Ret Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 27/12/2019 tarihli ve 2019/12205 dosya numaralı, 15/04/2020 tarihli ve 2019/20130 dosya numaralı, 16/12/2020 tarihli ve 2020/72041 dosya numaralı kararları) verilmekte; başvuru sahibi için ilgili dönemde uygulanabilecek bir disiplin veya benzeri yaptırım düzenlemesi bulunuyorsa ve başvuru sahibi için bir yaptırım uygulanmadıysa Tavsiye Kararı (Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/06/2020 tarihli ve 2020/405 dosya numaralı, 30/06/2020 tarihli ve 2020/5535 dosya numaralı, 06/10/2020 tarihli ve 2020/42362 dosya numaralı, 19/01/2021 tarihli ve 2019/18638 dosya numaralı kararları) verilmektedir.

16. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, konuya ilişkin Ombudsmanın yukarıda sayılan emsal kararları ile 2021/14007 numaralı Tavsiye Kararı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın şikayet başvurusuna konu edilen talebinin reddine yönelik idari işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, başvuranın sözleşmeli statüde geçen sürelerine ilişkin derece/kademe ilerlemesinin yapılması gerektiği ve son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan başvurana, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulamasında, sözleşmeli statüde görev yaptığı sürelerin idare tarafından dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine idarece süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın sözleşmeli statüde görev yaptığı sürelerin derece ve kademe ilerlemesinde dikkate alınması ile,

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde belirtilen sekiz yıllık sürenin hesabında

dikkate alınarak sekiz yıllık sürenin tamamlandığı tarih itibarıyla başvuranın kademe ilerlemesinin yapılması yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SAĞLIK

BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi