| ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, sözleşmeli personelin sürekli görev yolluğu taleplerinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirlemiştir. Yapılan değerlendirmelerde, sözleşmeli personelin nakil işlemleri sırasında karşılaştıkları zorunlu giderlerin kamu tarafından karşılanması gerektiği vurgulanmıştır. Danıştay, sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemeyeceği hükmünün iptaline karar vermiştir. Bu durum, sözleşmeli personelin memurlar gibi asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yürütülmesinde benzer haklara sahip olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde Tarım ve Orman Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, kamu personel rejimindeki eşitlik ilkesinin sağlanması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/8020-S.20.12502
BAŞVURU NO : 2019/20729
KARAR TARİHİ : 27/05/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
Sürekli görev yolluğu talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 28/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde sözleşmeli veteriner hekim
olarak görev yaparken Derecik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne naklen atandığını ve 27/09/2019 tarihinde Derecik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde göreve başladığını, ancak kendisine sürekli görev yolluğu ödenmediğini, Danıştay 2. Dairesi’nin 26/12/2013 tarihli ve sayılı kararının kendisinin durumuna da emsal oluşturduğunu ifade ederek; tarafına sürekli görev yolluğu ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından 15/01/2020 tarihli ve
sayılı yazısı ile 26/02/2020 tarihli ve sayılı yazısında; başvuranın
Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde sözleşmeli veteriner hekim olarak görev yaparken 13/09/2019 tarihli Makam Oluru ile Derecik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne naklen atandığı ve 27/09/2019 tarihinde Derecik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde göreve başladığı, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personelin Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 3 üncü maddesinde ”Sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz.” hükmüne amir olduğundan bahisle başvuru konusu olan taleple ilgili olarak mevzuat hükümleri gereğince yapılabilecek herhangi bir işlem bulunamadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirler alır.”
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4 üncü
maddesinde;
B) Sözleşmeli personel:
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”
6) 6245 sayılı Harcırah Kanununun;
6.1) “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Bu Kanunda geçen; c. Memur: Personel kanunları hükümlerine göre aylık alan kimseleri (Yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel hariç); d. Hizmetli: Personel kanunlarına göre yardımcı hizmetler sınıfına dahil personeli, kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlarla kurumlarda çalıştırılan tarım ve orman işçilerini ve iş kanunlarına göre işçi sayılan kimseleri; … ifade eder.”
6.2) “Harcırah verilecek kimseler” başlıklı 4 üncü maddesinde;
“Bu Kanunda belirtilen hallerde:
1. Bu Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan memur ve hizmetliler ile aile fertlerine ve aynı kurumlarda fahri olarak çalışanlara; 2. Memur veya hizmetli olmamakla beraber kurumlarca geçici bir vazife ile görevlendirilenlere; … harcırah verilir.”
6.3) “Memur veya hizmetli olmayanların harcırahı” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Memur veya hizmetli olmadıkları halde bu Kanuna tabi kurumlarca geçici bir görev ile görevlendirilenlere verilecek yol masrafı ve gündelik, bunların bilgi seviyeleri ve faaliyet sahaları ile mahalli şartlar dikkate alınarak 4 ncü dereceye kadar olan memurlardan herhangi birine verilen yol masrafı ve gündeliğe kıyasen ilgili kurumca takdir olunur.”
6.4) “Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini
icap ettiren haller” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir:
1. Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar;”
7) 01/10/2019 tarih ve 30875 sayı ile Resmi Gazetede Yayımlanan Kamu Görevlileri
Hakem Kurulu Kararı’nın “Sözleşmeli Personelin sürekli görev yolluğu” başlıklı 47 nci maddesinde; “6245 sayılı Harcırah Kanununun sürekli görev yolluğuna ilişkin hükümleri, aynı
Kanuna tabi idarelerde ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi süreli çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere, sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden mevzuatı veya sözleşmesi uyarınca sürekli görev yolluğu ödenmeyenler hakkında 5 inci derece kadrolu memurlar için tespit olunan gündelik tutarı esas alınarak uygulanır.”
8) 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esasların 4 üncü maddesinde;
“Personel, sözleşmelerinde belirtilen görev yeri dışında çalıştırılamaz.
Görev yeri dışına geçici olarak gönderilenlerin gündelik ve yol giderleri, 6245 sayılı
Harcırah Kanunu hükümlerinde saptanan süreyi ve 1 inci derece Devlet memurlarına ödenen harcırah miktarını aşmamak üzere sözleşmelerde belirtilir. (Ek: 24/4/20072007/12061) Sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemez.
(Danıştay İkinci Dairesinin 26/12/2013 tarihli ve E:2009/140, K:2013/12270 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana sürekli
görev yolluğu ödenmesi için idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, kurum içi naklen atanması nedeniyle tarafına sürekli görev yolluğu ödenmesini
talep etmektedir.
11) Bilindiği üzere, kamu görevlileri ile kamu yönetimleri arasındaki hizmet ilişkileri kural
tasarruflarla düzenlenmektedir. Kamu personeli, belirli bir statüde, nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme ve nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır.
12) 1961 Anayasasında kamu aslî ve sürekli hizmetlerinin yalnızca memurlar eliyle
yürütülmesi öngörülmüştür. Bu dönemde hazırlanarak 14/07/1965 tarihinde kanunlaşan ve Memurin Kanunun yerine geçen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 07/09/1964 tarihinde Bakanlar Kurulunca kararlaştırılarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan tasarı metninde yer alan 4 üncü maddesinin gerekçesinde; yevmiyeli istihdamın yalnızca memurlar tarafından yürütülmesi öngörülen aslî ve sürekli görevlerde yüksek ücretle personel çalıştırabilmek için bir formül olarak kullanılmaya başlanıldığı ve bunun önüne geçmek gerektiği düşüncesiyle yeni kanunda istihdam kategorilerinin ve bu kategorilerde kimlerin çalıştırılabileceğinin açıkça belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu, Anayasaya uygun olarak aslî ve sürekli kamu hizmetlerinin yalnız memurlarla yürütülmesinin esas olduğu, özel ihtisas isteyen ve geçici süreli olan hizmetlerin sözleşme ile alınacak personel tarafından görülebileceği, ancak bu çeşit personelin özel ihtisas sahibi ve geçici süreli olması gerektiği, devamlı hizmetlerin bu tarz istihdamla yürütülmesi mümkün olmadığı, bedenî çalışma isteyen geçici süreli işler için ise yevmiyeli istihdamın kabul edildiği ifade edilmektedir.
13) Günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personel, her ne kadar özel kanunlara
tabi sözleşmeli personel statüsü oluşturulmuşsa da, genel olarak somut olayımızdaki gibi 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Sözleşmeli Personel
19) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre, genel idare esaslarına göre yürütülen asli
ve sürekli kamu hizmetlerin ifası ile görevlendirilenler memur olarak tanımlansa da; Kanuna göre belirli hizmetlerin yürütülmesi için zaruri ve istisnai hallerde geçici işler için kullanılması gereken sözleşmeli personel istihdamı, kamu personel rejimindeki uygulamalarla sapmaya uğramış, zamanla sözleşmeli personel daha ziyade asli ve kamu hizmetlerinde istihdam edilmeye başlanmış, bu kişilerle yapılan sözleşmeler genellikle belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliğine dönüşerek sözleşmeli personelin hukuki statüsü ortaya çıkış sebebinden farklı olarak memur statüsüne yaklaşmıştır.
20) Özellikle son yıllarda Ülkemiz kamu personel rejiminde, sözleşmeli personel
istihdamında sayı olarak geçmişle kıyaslanamayacak düzeyde rakamlara ulaşılmış olması nedeniyle, statüden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da ciddi bir artışlar yaşanmaktadır. Bu uyuşmazlıkların temelinde ise, daha çok sözleşmeli personelin memurlara tanınan haklardan yararlanmak istemelerinin yattığı gözlemlenmektedir. Yüksek yargı organları, özellikle Danıştay, bu konudaki uyuşmazlıkların çözümünde, statünün teorik kurallarından yani görünüşteki yasal durumdan ziyade, statünün esnetilmiş ve değişikliğe uğratılmış halini yani gerçek hukuki durumu dikkate alarak, genellikle sözleşmeli personele memurlara tanınan hakları tanıyan kararların altına imza atmaktadır.
21) 29/08/2008 tarihinde Kamu İşveren Kurulu ile yetkili sendika ve konfederasyonlar
arasında gerçekleştirilen 2008 Yılı Toplu Görüşmeleri sonucu varılan mutabakat ile
Anayasa’nın 41 inci maddesinde öngörülen esaslar gözetilerek hazırlanan ve 02/03/2009 tarih ve 2009/14799 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen “Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar”ın 5 inci maddesiyle Esaslara eklenen Ek 3 üncü madde vasıtasıyla, sözleşmeli personelin belli durumlarda kurum içi yer değişikliği yapabileceği hükmü getirilmiştir. Böylece, asli ve sürekli işlerin yalnızca memurlar eliyle görülebileceği yönündeki kuralın esnemesiyle asli ve sürekli işlerde istihdam edilen sözleşmeli personel, bu düzenlemeyle memur statüsüne daha fazla yaklaşmış; ancak buna uygun olarak Harcırah Kanunu’nda gerekli değişiklikler yapılmamıştır.
22) Söz konusu değişikliğin ardından, sürekli görev yolluğu ödenmediği gerekçesiyle
sözleşmeli personel tarafından 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 4 üncü maddesinde yer alan hüküm doğrultusunda hizmet sözleşmelerinde yer verilen “Sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemez.” hükmünün iptali istemiyle açılan davalar üzerine, gerek idare mahkemeleri gerekse Danıştay tarafından, günün gelişen koşullarına uygun olarak belirli durumlarda sözleşmeli personele nakil olanağı tanınması nedeniyle, görev yeri değişen personele bu esnada katlandığı zorunlu giderlerin karşılığı olarak yolluk ödenmesi gerekirken, hizmet sözleşmelerine sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemeyeceği şeklinde hüküm eklenmesinin hukuka uygun olmaması sebebiyle iptal edili yönünde kararlar verilmiştir. (Bakınız, Afyon İdare
Mahkemesinin 14/07/2011 tarihli ve E:2011/259, K:2011/758 sayılı kararı; Yozgat İdare
Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve E:2011/922, K:2012/26 sayılı kararı; Danıştay 5.
Dairesinin 16/11/2011 tarihli ve E:2010/683, K:2011/6434 sayılı kararı).
23) Diğer taraftan, bu dönemde Danıştay tarafından, bölge idare mahkemelerinin sürekli
görev yolluğu verilmemesi yönündeki ret kararlarının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. (Bakınız. Danıştay 5. Dairesinin 07/11/2012 tarihli ve E:2012/6799, K:2012/6892 sayılı kararı; Danıştay 2 nci Dairesinin 21/06/2012 tarihinde verdiği
E.2012/3022, K.2012/4332 sayılı ve E.2011/10774, K.2012/4356 sayılı kararları; aynı
Dairenin 13/03/2013 tarihinde verdiği E.2012/1445, K.2013/1405 sayılı, E.2013/455, K.2013/1406 sayılı, E.2013/554, K.2013/1407 sayılı, E.2013/555, K.2013/1408 sayılı, E.2103/556, K.2013/1409 sayılı, E.2013/557, K.2013/1410 sayılı kararları; aynı
Dairenin 21/10/2013 tarihinde verdiği E.2013/9504, K.2013/6238 sayılı kararı).
24) Öte yandan, 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 4 üncü
maddesinin iptali istemiyle açılan bir dava üzerine, Danıştay 2 inci Dairesinin 26/12/2013 tarihli, E. 2009/140, K. 2013/12270 sayılı kararıyla, 29/03/2009 günlü,
27184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esasların 5 inci maddesi ile söz konusu Esaslara
Ek 3 üncü madde eklenerek sözleşmeli personelin belirli şartları taşıması koşuluyla naklen atanmasına yönelik düzenleme getirildiğine göre, görev yeri değişikliği nedeniyle kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan külfetin kamuca karşılanması amacıyla sözleşmeli personele harcırah ödenmesi gerektiğinin açık olduğu gerekçesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 4 üncü maddesinde yer alan “Sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemez.” ibaresinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bu cümlenin iptaline karar verilmiştir.
25) Ancak, sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemeyeceği
hükmünün iptal edilmesi üzerine, 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararının eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda geçici görev yolluğu ödenebileceği hükmü dışında harcıraha ilişkin herhangi bir hüküm kalmaması, sürekli görev yolluğu ödenmesine ilişkin olarak sonradan herhangi bir düzenleme yapılmamış olması; ayrıca 6245 sayılı Harcırah Kanununda da sözleşmeli personele sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, nakil olan sözleşmeli personelden gelen sürekli görev yolluğu talepleri bazı idareler tarafından hukuki boşluk nedeniyle halen reddedilmektedir.
26) Bununla birlikte, bahsi geçen iptal kararı sonrasında açılan davalarda da, idare
mahkemeleri ve Danıştay tarafından, sözleşmeli personele sürekli görev yolluğu verilmemesine ilişkin işlemler hakkında iptal kararları vermeye devam etmektedir.
(Bakınız. Antalya İdare Mahkemesinin 31/10/2014 tarihli ve E:2014/160, K:2014/1304; Gaziantep İdare Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve E:2014/351, K:2014/848 sayılı kararı; Danıştay 2. Dairesinin 16/06/2015 tarihli ve E:2015/1900, K:2015/6522 sayılı kararı)
27) Bu durumda, dava açma yoluna giden personel, zamanında idareye başvurmuş olması
şartıyla, mutlak surette davayı kazanmakta; dava nedeniyle yapılan masraflar ise kamu tarafından karşılanmak zorunda kalınmakta, böylece kamu zararına sebebiyet verilmektedir. Ayrıca, sadece yargı mercilerine başvuran sözleşmeli personel haklarını elde ederken; maddi imkânsızlıklar yaşayan, hukuki bilgisi eksik olan, dava açmak ve takip etmek için zamanı olmayan veya dava açmak suretiyle çeşitli sebeplerle çalışmakta olduğu idareyle ihtilaf yaşamak istemeyen sözleşmeli personel bu hakkından mahrum kalmaktadır.
28) Öte yandan, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu
hükümleri uyarınca 2020 ve 2021 yılları için 01/08/2019-20/08/2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar arasında toplu sözleşme imzalanamaması üzerine Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna intikal ettirilen başvurular sonucunda, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından verilen 28/08/2019 tarihli ve 2019/1 sayılı kararının 47 nci maddesinde sözleşmeli personele 5 inci dereceli kadrolu memur için tespit olunan gündelik tutarı esas alınarak sürekli görev yolluğu ödeneceği yönündeki hüküm bulunmakta ise de, yukarıda yer verilen açıklamalar ve yargı kararları doğrultusunda sözleşmeli personelin de yer değişikliği halinde sürekli görev yolluğuna hak kazandığı gerçeği dikkate alındığında, böyle bir toplu sözleşme hükmü bulunmasaydı dahi hakkaniyet gereği sözleşmeli personele sürekli görev yolluğu ödenmesinin icap ettiği, bu açıdan sözleşmeli personelce toplu sözleşme dönemi öncesinde hak edilen ve süresi içerisinde talep edilen sürekli görev yolluklarının gerektiği açıktır.
29) Sonuç olarak, Konuyla ilgili olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirme
neticesinde, yukarıda açıklanan sözleşmeli personel istihdamında meydana gelen değişiklikler sonucu ortaya çıkan yeni fiili durum ile istikrar kazanmış yüksek yargı kararları dikkate alındığında; memurlar gibi asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yürütülmesi ile görevli olan ve belirli koşullarda naklen yer değiştirmeye tabi olan sözleşmeli personelin, kendi istekleriyle olsa da naklen atanmaları durumunda, idarenin takdir yetkisi ve kamu hizmetlerinin gerekleri çerçevesinde gerçekleşen nakil işlemi sonucunda maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalması ve bu külfetin kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle kamuca karşılanmasının icap ettiği, nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden memur statüsünde görev yapan kamu görevlileriyle sözleşmeli personelin aynı hukuksal konumda oldukları, bu bağlamda mali külfetin kamu adına paylaşımında statüleri nedeniyle personel arasında farklı yaklaşımların anlayışların yerleşmesinin sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda kabul edilebilir olmaktan uzak olduğu, mevzuatta açık bir hükme yer verilmemesi nedeniyle sürekli görev yolluğu ödenmesi açısından kapsam dışı olduğunun kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve eşitliğe aykırı olduğu değerlendirildiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve 13/09/2019 tarihli Personel Hareketleri
Onayı ile görev yeri değişen başvuranın sürekli görev yolluğu talebini reddedilmesine yönelik işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirildiğinden, başvurana sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme
30) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6328 sayılı
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idarenin, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasında Kamu
Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesinin zorunlu olduğu hükmüne rağmen, bilgi ve belge talep yazımız üzerine istenen tüm bilgi ve belgeleri göndermediği, tekit için yazılan 29/01/2020 tarihli yazımıza da yazıda belirtilen süreyi geçtikten sonra cevap verdiği, böylece “kanunlara uygunluk” ilkesine; ayrıca başvuranın talebini reddederken hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle söz konusu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren
30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava
açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvurana sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde TARIM VE ORMAN
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi