|
ÖZET: Başvuran, sözleşmeli personel olarak çalıştığı Milli Savunma Bakanlığı’nda kendisine verilen görevlerin düzenlenmesi ve ikaz yazısının iptali talebiyle başvuruda bulunmuştur. İdare, başvuranın geçici olarak vekaleten görevlendirilmesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na uygun olduğunu, ayrıca kendisine verilen ikazın bir disiplin cezası olmadığını belirtmiştir. Başvuranın, V.H.K.İ. kadrosunda çalıştırılmasına itirazı ise, idarenin kadro teşkilat yapısının düzenlenmesi sürecinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
657 sayılı Kanun’un 11. ve 86. maddeleri uyarınca, sözleşmeli personelin geçici görevlendirilmesi ve disiplin hükümleri açısından idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hareket ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın mobbing iddialarının da gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/4602-S.23.7492
BAŞVURU NO : 2022/15758
KARAR TARİHİ : 10/04/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sözleşmeli personel olması sebebiyle kendisine verilen görevler ile kurum içi kadro teşkilatlanmasının düzenlenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Askeri Fabrikalar Genel
Müdürlüğü 43’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğünde teknik hizmetler sınıfında sözleşmeli mühendis olarak görev yaptığını, yürütmekte olduğu etüt proje sorumluluğu görevine ek olarak baskı ve yıldırma ile V.H.K.İ kadrosunda da görev verildiğini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun’unda olmayan ikaz cezasının verildiğini, teknisyenin (astsubayın) sicil amiri olduğunu ve mühendisin teknisyenin altında çalışması gerektiği belirtildiğinden bahisle kurum içi kadro teşkilatlanmasının düzenlenmesi ile mühendisin V.H.K.İ.
ve diğer alt kadro ve pozisyonda çalıştırılmamasını ve ikaz yazısının iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Milli Savunma Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen
15/02/2023 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Adı geçen personelin, halihazırda Teknik Müdürlük Üretim Plan ve Teknik Kontrol Bölümünde
Makine Mühendisi” olarak görev yaptığı ve devlet memuru statüsünde olduğu, personelin ilk atamasının 43’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğü emrine olduğu, şikayete konu iş ve işlemlerin yürütülmesinde 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu, 06.06.1978 tarihli 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Usul ve Esaslar başlıklı Kararı, kurum içi TMK yapısı, Görev Tanımı Formu, Hizmet Sözleşmesi ve atama ve görevlendirme ile ilgili yayımlanmış emirler olduğu,
2.2) Başvuranın görev tanımı ve kadro teşkilatta kendisine verilen görev ve sorumluluklarının neler olduğu
bilgisinin Ek’lerde sunulduğu, kadro teşkilat yapısı ile ilgili düzenleme çalışmalarının halihazırda devam
ettiği, başvurucunun görevlendirildiği kadro, verilen görevler ve amirleri ile ilgili hukuka aykırı bir işlem tesis edilmediği,
2.3) Adı geçen personele yazılan ikaz yazısı, personelin kendisine verilen geçici vekalet görevine itirazda
bulunurken, silsileyi bozarak ve sıralı amirlerini atlayarak işlemiş olduğu “Usulsüz Müracaatta Bulunmak” eylemi nedeniyle ikaz edilmesinden ibaret olduğu, ikazın bir ceza değil tekerrüründe hakkında işlem yapılacağını bildiren bilgilendirme yazısı olduğu, devlet memuruna verilebilecek cezaların 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nda belirtildiği, cezai işlemlerin bu kanuna göre yapıldığı, hayatın doğal akışında amirlerin mahiyetlerini sadece sözlü olarak değil yazılı olarak da ikaz edebildiği, bu kapsamda personele yazılan yazının işlemiş olduğu eylemi tekrar etmemesi için yapılan yazılı bildirim olduğu, başvuranın işlemiş olduğu fiilin “usulsüz müracaatta bulunmak” disiplin suçunu teşkil ettiği ve “uyarma” disiplin cezasını gerektirmekte olduğu halde takdir yetkisi kullanarak personele cezai işlem uygulanmadığı, kendisinin bir daha böyle bir eylemde bulunmaması yönünde ikaz edildiği, benzer eylemlerde bulunması halinde hakkında yasal işlem yapılacağının bildirildiği,
2.4) Başvuranın mobbing iddiasının gerçeği yansıtmadığı, böyle bir durumun söz konusu olmadığı,
başvuranın ya da diğer personelin bu konuda idareye herhangi bir talebi veya müracaatı da olmadığı, bu sebeple mobbing iddiası ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği,
2.5) Başvuranın çalıştığı kurumda 657 sayılı DMK 4B sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin
hükümleri, ilgili Kanun’un 124 ile 135’inci maddeleri arasında belirtildiği, sözleşmeli personelin de devlet memuru statüsünde olup adı geçen Kanun’a tabi olduğundan kurumumuzca 657 sayılı DMK ve TSK’da
Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümlerine göre işlem yapıldığı,
2.6) Başvurana verilen ek görevin yürütülmesi ile ilgili işlemlerin görev ve sorumluluk olarak Teknik
Müdürlük Üretim Plan ve Teknik Kontrol Bölümüne, teknik ressam olarak atamalı olan tarafından yürütüldüğü ve bu personelin yıllık kanuni izne ayrılması neticesinde, görev ve hizmet ihtiyacı sebebiyle, geçici olarak vekaleten başvurana gördürülmesinin amaçlandığı, ilgili mevzuat hükmünün 657 sayılı DMK’nın 11’inci maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar”. Hükmünün amir olduğu, söz konusu Kanun’un 45’inci maddesinde düzenlenen; “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz”. hükmünün geçici görevlendirme işlemlerini kapsamadığını, iş bu düzenleme ile ifade edilmek istenen hususun memurların sınıfları dışında sürekli olarak veya sınıfları içindeki derecelerinin altındaki bir derecelerde çalıştırılmamaları olduğu, aynı Kanun’un 86’ncı maddesindeki hüküm ile devlet memurlarının ilgili kanun hükmünde belirtilen durumlarda başka görevleri belirli bir süre ile sınırlı olmak şartıyla yürütmelerinin düzenlenmiş olduğu, vekalet edecek personelin sınıfından başka bir memuriyet sınıfına vekalet edemeyeceği hususunda bir düzenleme bulunmadığı, sonuç olarak bu durumun süreklilik arz etmemesi ve ilgili madde hükmünde farklı sınıflara vekalet yasaklanmadığından dolayı kanuna aykırılık teşkil etmediği, ilgili personelin bahse konu kadroya geçici görevlendirilmesinin Kanun hükümlerine ve idarenin takdir yetkisinde ölçülülüğe uygun olup, kamu hizmetinin aksamaması ve kamu yararının sağlanması amacıyla yapıldığı,
2.7) Başvurucunun ek görev verildiği iddiası karşısında ise, yine yazıda izah edildiği üzere 657 sayılı
DMK’nın 11’inci maddesi, 86 madde vd. hükümlerince 28178 nolu TMK’ da aynı bölüm içerisinde bulunan bir personelin yıllık izine ayrılmasına müteakip başvurucunun geçici olarak vekaleten görevlendirilmesinin söz konusu olduğu, bu durumun DMK’ya uygun olmakla birlikte, başvurucunun
02.12.2019 tarihli atama kararında 43’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğü emrine atanmış olduğu, belirli bir
kadro yerine müdürlük emrine atanmış olması kişinin fabrika müdürünün takdir edeceği görevleri yapmakla mükellef olduğu, ayrıca bu hususun başvuran ile idare arasında yapılan Hizmet Sözleşmesi md. 1’de “İlgili
kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilecek emirler çerçevesinde görevi ile ilgili kendisine verilen tüm işleri yapmayı taahhüt eder.” hükmü ile imza altına alındığı, nitekim başvurucuya 10.01.2020 tarihli görevlendirme emrinde belirtilen Üretim Plan ve Teknik Kontrol Bölüm Amirliğinde makine mühendisliği dışında herhangi düzenli ek görev verilmediği, ayrıca . teknisyen sıfatıyla değil astsubay kimliği ile belirtilen bölümde 1. amiri olduğu, kurumun askeri bir fabrika olduğu, daha önceden 43’üncü Fabrika Müdürlüğü içerisinde kendisine baskı/yıldırma politikası yapıldığına dair hiçbir başvuru ya da şikayetinin bulunmadığı, izah edilen hususlar neticesinde 657 sayılı DMK’nın 125/1A.d maddesinde belirtilen “usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak” disiplinsizliği karşısında disiplin cezası verilemeyerek kendisinden söz konusu disiplinsizliği tekrarlanmaması istenildiği, öte yandan daha önceden aldığı disiplin cezaları olmasına rağmen 01.01.2023 tarihinde sözleşmesinin yenilendiği, idare olarak başvurucu ile uyum içerisinde çalışmak iradesini gösterdiği”, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2) “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde;
“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1) “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve
Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır.”
5.2) “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde;
“Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
A) Memur:
Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.
…
B) Sözleşmeli personel:
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”
5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesinde; “Devlet memurları
kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar…”
5.4) “Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde; “Memurların kanuni
izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır…”
5.4) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124’ncü maddesinde; “(Değişik birinci
fıkra:29/11/1984 – KHK-243/25 md.) Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. (Değişik: 12/5/1982 – 2670/30 md.) Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”
5.5) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinde;
“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller
şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, …
d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak…”
6) 28/06/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı Eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların;
6.1) 1’inci maddesinde;
“Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır”.
6.2) 4’üncü maddesinde;
“Personel, sözleşmelerinde belirtilen görev yeri dışında çalıştırılamaz….”
6.3) 5’inci maddesinde;
“ (Değişik:22/11/2010-2010/1169) Sözleşme süreleri mali yıl ile sınırlıdır.”
6.4) 6’ncı maddesinde;
“İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz.”
6.5) 10’uncu maddesinde;
“ Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere (Danıştay Onikinci
Dairesinin 11/03/2013 tarihli ve E:2009/3956, K:2013/1443 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2015 tarihli ve E:2013/1713, K:2015/3762 sayılı kararı ile onanmıştır.) ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.”
6.6) 13’üncü maddesinde;
“Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri sözleşmeli personel için de uygulanır.. Ancak, tam gün çalışmayı gerektirmeyen durumlarda Cumhurbaşkanlığının onayı alınmak kaydıyla birinci fıkra hükmü dışında düzenlemeler yapılabilir. Bu Karar Esaslarına göre çalıştırılacak sözleşmeli personel o gün bitirilmesi gereken işlerin bitimine kadar çalışmak zorundadır. Normal çalışma sürelerini aşan bu süreler için ilgili kanunlarında öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla her sekiz saati için bir gün hesabıyla izin verilir. (Ek:14/05/2018-2018/11809) Günün yirmi dört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan sözleşmeli personelin çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir…”
6.7) “Sözleşmenin Feshi” başlıklı Ek 6’ncı maddesinde;
“a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay On ikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.
Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.
Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer.”
7) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin
(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; “kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.”
Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere özetle; 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
(B) fıkrası uyarınca sözleşmeli personel olarak görev yapan başvuran, etüt proje sorumluluğu görevine ek olarak baskı ve yıldırma ile V.H.K.İ kadrosunda da görev verilmemesini, kurum içi kadro teşkilatlanmasının düzenlenmesi ile mühendisin V.H.K.İ. ve diğer alt kadro ve pozisyonda çalıştırılmamasını ve ikaz yazısının iptal edilmesini talep etmektedir.
10) Konuyla ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, Anayasamızın 128 inci maddesi ile kamu hizmetinin
gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüldüğü, 657 sayılı
Kanun’un 4/A maddesinde ise asli ve sürekli kamu hizmetlerinin ifası ile görevli olanların memur olduğunun düzenlendiği, aynı maddenin (B) bendinde sözleşmeli personel ve (D) bendinde de işçi tanımına yer verildiği anlaşılmaktadır.
11) Bilindiği üzere, devlet memurlarının görev ve sorumlulukları bakımından amirlerine karşı sorumlu
olduğu 657 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde, memurların geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden vekil atanabileceği 86’ncı maddesinde düzenlenmektedir. Aynı Kanunun 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, sözleşmeli personel hakkında ancak 657 sayılı Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanabileceği hükmü öngörülmektedir. Bu hüküm doğrultusunda, 657 sayılı Kanun incelendiğinde, söz konusu Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalıştırılan sözleşmeli personel hakkında, adı geçen Kanunun 11’inci ve 86’ncı maddelerinde düzenlenen hükümlerinin uygulanabileceğine dair özel bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, sözleşmeli personele uygulanacak hükümlerin düzenlendiği
“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” da da sözleşmeli personellere uygulanacak bazı hükümlere yer verilmekle birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinin hükümlerine de herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
12) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen personele ilişkin genel
esaslar, 06/06/1978 tarih, 15754 sayılı BKK ile düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme, sözleşmeli personelin kamuda istihdamına ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. Söz konusu düzenleme, sözleşme ücretleri, görev yeri, sözleşme sürelerinin mali yılla sınırlandırılması, emeklilik hakları, izin hakları, mesai
saatleri gibi konuları içermektedir. Ayrıca sonradan yapılan değişikliklerle yeniden hizmete alınma, sınav şartı, kurum içi yer değişikliği, unvan değişikliği, sözleşme fesih nedenleri gibi hükümler eklenmiştir.
13) Bir diğer uygulama da bazı kurum ve kuruluşların sözleşmeli personelle imzaladığı tip sözleşmelerinde
genel hükümlere yer vermesi ya da sözleşme metninde, sözleşmeli personele belli durumlarda 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunundaki hükümlerine göre işleminin uygulanacağı yönünde bir ifadeye yer verilerek bu uygulama gerçekleştirilebilmektedir.
14) Somut olay incelendiğinde 657 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi, 86 maddesi vd. hükümlerince 28178
nolu TMK’ da aynı bölüm içerisinde bulunan bir personelin yıllık izine ayrılması neticesinde geçici olarak vekâleten görevlendirilmesinin yapıldığı, bu durumun anılan Kanuna uygun olmakla birlikte, 02.12.2019 tarihli atama kararında 43’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğü emrine ve belirli bir kadro yerine müdürlük emrine atanmış olması, kişinin fabrika müdürünün takdir edeceği görevleri yapmakla mükellef olduğu, ayrıca bu hususun yapılan Hizmet Sözleşmesinin 1’inci maddesinde yer aldığı, kadro teşkilat yapısı ile ilgili düzenleme çalışmalarının hâlihazırda devam ettiği, 657 sayılı Kanun’un 125/1-A.d maddesinde belirtilen “usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak” disiplinsizliği karşısında disiplin cezası verilmeyerek kendisinden söz konusu disiplinsizliği tekrarlanmamasının istenildiği, öte yandan daha önceden aldığı disiplin cezaları olmasına rağmen 01.01.2023 tarihinde sözleşmesinin yenilendiği, başvuran tarafından ise baskı ve yıldırma ile etüt proje sorumluluğu görevinin yanında V.H.K.İ kadrosunda da görev verildiği, kurum içi kadro teşkilatlanmasının düzenlenmesi gerektiği, ikaz yazısı ile ilgili olarak
Kurumumuza başvurusu sonrası iptal edildiği belirtilerek mühendisin V.H.K.İ. ve diğer alt kadro ve pozisyonda çalıştırıldığı gerekçesiyle İdarenin söz konusu işlemlerine itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
15) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı
kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.
16) Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarihli ve E.2017/7(22)-3017, K.2018/99 sayılı
kararında, “bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hâl alması gerektiği, belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, psikolojik tacizin nedenlerinin farklılık gösterdiği, ancak amacının çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamak
olduğu vurgulanmakta, psikolojik tacizin ispatıyla ilgili olarak ise psikolojik tacize uğradığını iddia eden mağdurun, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte psikolojik tacizin genellikle tacizi uygulayan ile tacize maruz kalan arasında gerçekleşen bir olgu olması karşısında olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alınarak sonuca gidilmesinde yarar bulunduğu, yaklaşık ispat olarak adlandırılan bu yaklaşım tarzının işin doğasına da uygun olduğu” belirtilmektedir.
17) Danıştay 12 nci Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve E:2015/1695, K:2015/4717 sayılı kararında;
“Memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Kanun gereğince statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri Devlet memurlarından farklılık arz eden geçici personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, yine 657 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak her yıl yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında, 657 sayılı Kanun’un memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiştir.
Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Kanun’un memurlarla ilgili hükümlerini doğrudan uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bununla birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin, 4/C maddesi kapsamında görev yapan geçici personel (bu statünün ilga edilmesiyle 4/B sözleşmeli personel statüsü kazanılmıştır) hakkında referans norm olarak uygulanabileceği açıktır.” ifadelerine yer verilerek, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun hükümlerinin referans norm olarak uygulanmasının yerinde olduğuna hükmedilmiştir.
18) Benzer şekilde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/06/2017 tarihli ve E:2015/4402,
K:2017/2483 sayılı kararında; “Dolayısıyla, memurlarla aynı işi yapsalar da 657 sayılı Yasa gereğince aynı hukuksal durumda olmamaları nedeniyle özlük haklarının farklı olarak belirlenmesi mümkün olan sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’da, 657 sayılı Yasa’nın memurlar için öngördüğü koşullardan farklı düzenlemelere gidilmiş, söz konusu Esaslar’da, bu Esaslarda hüküm bulunmaması halinde 657 sayılı Yasa’nın memurlar için öngördüğü düzenlemelerin uygulanacağı yolunda bir hükme de yer verilmemiştir. Ancak, 657 sayılı Yasa’nın 4/B maddesi ile ilgili uyuşmazlıkların yargı mercilerince çözümünde, 657 sayılı Yasa’nın memurlarla ilgili hükümleri doğrudan uygulanamasa bile, bu hükümlerin referans olarak alınacak bir norm niteliği taşıdığı kuşkusuzdur.” denilerek 657 sayılı Kanun hükümlerinin referans norm olarak uygulanabilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır
19) Sözleşmeli Personel Çalıştırılma Esasları Madde-6 ya göre “ilgililer sözleşmelerinde belirtilen görev
dışında başka bir iste çalıştırılmaz.” hükmünün mevcut olduğu, Kurum tarafından belirlenen görevler karşılaştırıldığında; TMK ile belirlenen görev tanımları incelendiğinde, genel olarak yapılacak işlerinden bahsedildiği, ayrıntılı bir tanımlama yapılmadığı, ancak Hizmet Sözleşmesinin 1’inci maddesinde; “İlgili kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilecek emirler çerçevesinde görevi ile ilgili kendisine verilen tüm işleri yapmayı taahhüt eder.” hükmü ile imza altına alındığı, 10.01.2020 tarihli görevlendirme emrinde belirtilen Üretim Plan ve Teknik Kontrol Bölüm Amirliğinde makine mühendisliği dışında herhangi düzenli ek görev verilmediği, ayrıca Bkm. Asb.Kd. Bçvş.H.Ö. teknisyen sıfatıyla değil astsubay kimliği ile belirtilen bölümde 1. amiri olduğu, kurumun askeri bir fabrika olduğu, daha önceden 43’üncü
Fabrika Müdürlüğü içerisinde kendisine baskı/yıldırma politikası yapıldığına dair hiçbir başvuru ya da şikayetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
20) Yukarıda yapılan açıklamalar, dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat hükümleri, yüksek
yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Başvuranın, etüt proje sorumluluğu görevine ek olarak baskı ve yıldırma ile
V.H.K.İ kadrosunda da görev verilmemesi, kurum içi kadro teşkilatlanmasının düzenlenerek mühendisin
V.H.K.İ. ve diğer alt kadro ve pozisyonda çalıştırılmaması kendisine mobbing uygulamalarının sonlandırılması taleplerinin reddinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir sebeplere dayanılarak işlem tesis ettiği, bu nedenle idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Tekirdağ İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/