ÖZET: Bu karar, başvuranın iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi ve buna bağlı ilave ödemenin yapılması talebinin hukuki dayanaklarını incelemektedir. Başvuran, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak çalıştığı kurumda iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirildiğini iddia etmekte ve bu görevlendirme ile ilgili olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8. maddesine atıfta bulunmaktadır. İlgili idare, başvuranın sözleşmeli personel olması nedeniyle bu görevlendirmenin mümkün olmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, 6331 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilecek personel için herhangi bir kadro veya pozisyon kısıtlaması bulunmadığını belirterek, idarenin bu konudaki görüşünün hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir.

Kararda, sözleşmeli personelin başka bir görevle görevlendirilmesinin uygun görülmediği yönündeki idarenin görüşü, normlar hiyerarşisi açısından ele alınmış ve 6331 sayılı Kanun’un, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’dan üstün bir norm olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi ve buna bağlı ilave ödemenin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın başvuranın talebini yeniden değerlendirmesi ve gerekli ödemenin yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/10660-S.22.16435

BAŞVURU NO : 2022/6895

KARAR TARİHİ : 22/08/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

İş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilen başvuranın tarafına ilave

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödeme yapılması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 11/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Ağrı İli Doğubayazıt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde 657 Sayılı

Kanuna tabi 4/B Sözleşmeli İdari Büro Görevlisi olarak çalışmakta iken Valilik oluru ile kendi kurumunda İş

Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirildiğini, Uzmanlık belgesi ve İSG+KATİP üzerinden yapılan sözleşmesi olması sebebiyle İSG Uzmanlarına yapılan ilave ödemenin tarafına yapılması için yaptığı başvurunun İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şubesince görüş yazısı olmadan ödeme yapılamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini, Bakanlığın görüş yazısında ise, sözleşmeli personel olması nedeniyle görevlendirme ve dolayısıyla ödeme yapılmasının mümkün olmadığının ifade edildiğini, ancak mülga Devlet Personel

Başkanlığının 04/11/2016-6505 nolu görüş yazısı, Milli Eğitim Bakanlığı İş Yeri Sağlık ve Güvenlik Daire

Başkanlığının Resmi sitesinde bulunan İSG Profesyonellerine ilave ödeme konulu yazıları ve 6331 Sayılı İş

Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilebileceğini iddia ederek, İş Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirmesinin yapılması ile İSG

Uzmanlarına yapılan ilave ödemenin geriye dönük olarak göreve başladığı 4 Ocak 2022 tarihinden bu yana tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen 20/06/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ekinde yer alan bilgi notunda özetle;

2.1. Başvuranın, Ağrı Valiliğinin 20.09.2021 tarihli ve – – sayılı Makam

Olurunun gönderildiği, Valilik olurlarının 6 (altı) aylık alındığından 20.09.2021 tarihli görevlendirmesi gönderildiğinden yeni bir görevlendirme yapılmadığının görüldüğü,

2.2. Ağrı Valiliğinin 20.09.2021 tarihli ve – – sayılı Makam Oluru incelendiğinde, iş güvenliği uzmanı görevlendirme onayı olmadığının net bir şekilde görüldüğü, Valilik

Makam Olurunda İş Güvenliği Uzmanı ve İlçe İSG Büro yöneticisi olarak görevlendirilmediği ve İlçe

İSG Büroda büro personeli olarak görevlendirildiği, Bakanlığın 29.07.2020 tarihli ve 24301423-918.01E.10058566 sayılı yazısında net olarak görevlendirilecek iş güvenliği uzmanlarının “Bakanlığımız Eğitim

Öğretim Hizmetleri, Genel İdari Hizmetler ve Teknik Hizmetler sınıflarında yer alan personellerden iş güvenliği uzmanı belgesine sahip olmaları halinde,” Bakanlık Bilişim Sistemleri (MEBBIS) üzerinden yetkilendirilmeleri kaydı ile İl İSGB Koordinatörü ve İl İSGB Bilişim Sistemleri (MEBBIS) üzerinden yetkilendirilmeleri kaydı ile İlçe İSG Büro Yöneticilik görevini yapmak üzere Valilik Onayı ile görevlendirileceklerinin açık olarak ifade edildiği, 28.06.1978 tarihli ve 16330 sayılı Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar incelendiğinde ”Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin” Esaslarda yer alan

”Madde 6- İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz.” Hükmünden net anlaşılacağı üzere Bakanlığın sözleşmeli olarak çalışan personele başka bir görev üstelik İSG Büro Yöneticiliği gibi bir görevlendirmeyi uygun görmediği,

2.3. İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi Daire Başkanlığının sayfasında bulunan Bakanlığın 10.01.2017 tarihli ve 24301423-918.01-E.352697 sayılı İSG Profesyonelleri İlave Ödeme İşlemleri yazısı incelendiğinde, sözleşmeli personele görev verileceğine dair bir hususun görülmediği,

2.4. Şikâyet konusu talebe ilişkin olarak başvuran veya diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1.“Zorla çalıştırma yasağı” başlıklı 18 inci maddesinde; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır”,

3.2. “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesinde; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9’uncu maddesinde, “Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır.

Bu sıfatla :

…

F) Vali, ilde teşkilatı veya görevli memuru bulunmayan işlerin yürütülmesini, bu işlerin görülmesiyle yakın ilgisi bulunan her hangi bir idare şube veya daire başkanından isteyebilir. Bu suretle verilen işlerin yapılması mecburidir.

G) Vali, il içindeki idare ve müesseselerde çalışan uzman veya fen kollarına dahil memur ve müstahdemlerden asli vazifelerine halel getirmemek şartıyla ilin genel ve mahalli hizmetlerine müteallik işlerin görülmesini isteyebilir. Bu memurlar verilen işleri yapmakla ödevlidirler. Vali, keyfiyetten ilgili Bakanlığa ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlüğe bilgi verir.

… ”

6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun,

6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; …

f) (Değişik: 12/7/2013-6495/101 md.) İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı, … ifade eder.”

6.2. “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha

fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle:10/9/2014- 6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.”

6.3. “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.”

7. İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin, “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen: …

ı) Teknik eleman: Teknik öğretmenler, (Değişik ibare:RG-11/10/2013-28792) fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin (Değişik ibare:RG-30/4/2015-29342) iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını, ifade eder. …”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Ağrı İli Doğubayazıt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde 657 Sayılı Kanuna tabi 4/B Sözleşmeli İdari Büro

Görevlisi olarak çalışmakta iken Valilik oluru ile kendi kurumunda İş Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirildiğini, Uzmanlık belgesi ve İSG+KATİP üzerinden yapılan sözleşmesi olduğunu iddia eden başvuran, İş Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirmesinin yapılması ile İSG Uzmanlarına yapılan ilave ödemenin geriye dönük olarak göreve başladığı 4 Ocak 2022 tarihinden bu yana tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın talebinin, başvuranın Valilik

Olurunda iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmediği ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin

Esasların 6’ncı maddesi uyarınca Bakanlıkça sözleşmeli personelin başka bir görev ile görevlendirilmesinin uygun görülmediği gerekçeleriyle reddedildiği anlaşılmaktadır.

11. 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında; Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personelin, gerekli belgeye sahip olması şartıyla asli görevinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta olduğu kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebileceği, bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödemenin, hizmet alan kurum tarafından yapılacağı öngörülmektedir.

12. Hukuk devleti, insan haklarına saygılı, bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kurmak ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında Anayasaya ve hukuk kurallarına uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. (AYM, E. 2002/38, K.

2002/89, KT: 08.10.2002) Bu kapsamda, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk

kuralları doğrultusunda hareket etmesi kuşkusuz hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birini teşkil etmektedir.

13. Somut olayda, her ne kadar ilgili idarece, sözleşmeli personelin, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına

İlişkin Esasların 6’ncı maddesi uyarınca iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilemeyeceği ifade edilmişse de,

6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “… iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz

personel” ibaresine yer verildiği, anılan hükümde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilecek personelin kadro veya pozisyon unvanı hususunda herhangi bir kısıtlamanın yer almadığı, bu itibarla, sözü edilen

Kanun maddesi hükmünün lafzında yer almayan bir şartın ilgili idarelerce öngörülmesinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Ayrıca, normlar hiyerarşisinin doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği; bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25.02.2021 tarih ve E.

2020/3046, K. 2021/362 sayılı Kararı) hususu dikkate alındığında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına

İlişkin Esasların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Yönetmeliği niteliğinde kabul edildiği, bu kapsamda 6331 sayılı Kanunun normlar hiyerarşisi bakımından daha üstte yer alan bir norm niteliğinde olması nedeniyle, öncelikle 6331 sayılı Kanun hükmünün esas alınması da hukuk devleti ilkesinin bir gereği gereğidir. Kaldı ki, anılan Bakanlığın iş yeri güvenliği uzmanlarının görevlendirilmesine ilişkin olarak Kurumumuza sunulan yazılarında, iş güvenliği uzmanı görevlendirmelerinde kadrolu –sözleşmeli personel ayrımı yapılması gerektiğini öngören herhangi bir ifadeye de yer verilmediği görülmektedir.

14. Diğer yandan, her ne kadar ilgili idarece başvuranın 20.9.2021 tarihli Valilik oluru ile sadece iş güvenliği bürosunda büro personeli olarak görevlendirildiği ileri sürülmekte ise de, başvuranın Valilik oluru ile öncelikle büro personeli olarak görevlendirildiği, ancak akabinde başvuran ile Valilik onayı kapsamında 04/01/2022 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG-KATİP üzerinden “Hizmet Alan İşyeri ile İş Güvenliği

Uzmanı Arasındaki Sözleşme” adı altında sözleşme akdedildiği, sözleşme metninde sözleme süresine ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, Bakanlığın sözleşmeli personelin iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilemeyeceği yönündeki 25/02/2022 tarih ve E. 44462380 sayılı görüş yazısına rağmen, söz konusu sözleşmenin iptal edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin de ilgili idarece Kurumumuza ibraz edilmediği, bu kapsamda, başvuran ile akdedilen sözleşmenin hali hazırda geçerli olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, bir başka ifade ile sözleşmeli personel başvuranın, iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirmesinin devam ettiği, bu itibarla, 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası ile açıkça ödenmesi öngörülen ilave ödemenin başvurana sözleşmenin akdedildiği 04/01/2022 tarihinden bu yana ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Anayasamızın angaryayı yasaklayan 18 inci maddesi ile ücretin emeğin karşılığı olduğunu ve Devletin çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alacağını düzenleyen 55 inci madde açısından, Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2014 tarihli ve 2013/5062 başvuru numaralı kararında, zorla çalıştırma ve angarya yasağını uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları çerçevesinde ele alındığı ve “Zorla çalıştırma, herhangi bir kişinin ceza tehdidi altında ve bu kişinin tam isteği olmadan mecbur edildiği tüm iş veya hizmetleri ifade etmektedir. Buna göre zorla çalıştırmadan söz edilebilmesi için, kişinin ceza tehdidi altında ve rızası bulunmaksızın çalıştırılması gerekmektedir. Anayasa’nın 18 inci maddesinde zorla çalıştırma yasağıyla birlikte angaryanın da yasak olduğu belirtilmiştir. Sözleşme’de yer almayan bu ifade, Anayasa’nın 18 inci maddesinin gerekçesinde “kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması”; Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da “bir maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre angarya, zorla çalıştırmanın bedel ödenmeksizin yaptırılan şekli olarak kabul edilebilir. AİHM’e göre bir eylemin zorla çalıştırma veya zorunlu çalışma sayılabilmesi için: 1) Kişinin işi kendi iradesine aykırı olarak yapması, 2) İşi yapma yükümlülüğünün “haksız” veya “baskıcı” olması veya yapılmasının katlanılmaz sıkıntılara yol açması gerekir. Ayrıca kişinin bu işi önceden rızasıyla yapıp yapmadığı, bir kuruma isteyerek girip girmediği, normal yurttaşlık veya mesleki yükümlülüğünün bir parçası olan bir hizmeti ifa edip etmediği de dikkate alınmalıdır.” değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.

15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı içtihadı ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; Milli Eğitim Bakanlığının sözleşmeli personelin iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilemeyeceği yönündeki görüşünün yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihadı kapsamında yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, bu kapsamda, ilgili idarenin, başvurana 04/01/2022 tarihinden itibaren iş güvenliği uzmanı olarak çalıştırılmasının karşılığında yapılması gereken ilave ödemenin yapılmaması yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Karar metninde yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihadı kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığının sözleşmeli personelin iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilemeyeceği yönündeki görüşünün yeniden gözden geçirilmesi ile başvurana 04/01/2022 tarihinden itibaren iş güvenliği uzmanı olarak çalıştırılmasının karşılığında ilave ödemenin yapılması hususlarında MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi