ÖZET: Sözleşmeli personelin belediye şirketlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi konusunda yapılan değerlendirmeler, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde şekillenmektedir. Belediyelerde tam zamanlı olarak istihdam edilen sözleşmeli mühendislerin, belediyeye ait bir şirkette iş güvenliği uzmanı olarak görev alması mümkün değildir. Bu durum, kamu tüzel kişiliği ve alt işveren ilişkileri açısından net bir şekilde belirlenmiştir.

4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi, asıl işveren ve alt işveren arasındaki ilişkileri düzenlemekte ve asıl işverenin, alt işverenin çalışanlarına karşı yükümlülüklerini vurgulamaktadır. Ayrıca, belediyelerin kurduğu veya ortak olduğu şirketlerin, özel hukuk tüzel kişileri olarak kabul edildiği ve kamu yetkisi taşımadıkları belirtilmiştir. Bu bağlamda, sözleşmeli personelin başka bir işte çalıştırılmasına ilişkin düzenlemeler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç olarak, 5393 sayılı Kanun’un hükümleri ve ilgili mevzuatlar doğrultusunda, sözleşmeli mühendis pozisyonundaki personelin belediye şirketlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görev alması yasal olarak mümkün değildir. Bu durum, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmesi açısından da önem taşımaktadır.

NOT: Sözleşmeli personelin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak belediye şirketinde görevlendirilmesi hakkında

T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-6310288 02/05/2023

Konu: Sözleşmeli Personelin İş Sağlığı ve

Güvenliği Uzmanı Olarak Belediye

Şirketinde Görevlendirilmesi

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: 07.04.2023 tarihli ve 82816403-900-94075 sayılı yazınız.

Belediyenizde 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi kapsamında sözleşmeli mühendis pozisyonunda tam zamanlı olarak istihdam edilen personelin Belediyenizin bir şirketinde iş güvenliği uzmanı olarak görev yapıp yapamayacağı hususunda Bakanlığımız görüşünü talep eden ilgi yazınız incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, “…

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

…” hükmü yer almaktadır.

Alt işverenlik hizmeti alan asıl işveren, kendi işyeri ve çalışanları için 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Benzer şekilde alt işverenler de çalışanlarının hizmet sundukları işyerinin görev yaptıkları bölümlerine özgü risk değerlendirmesi çalışmaları da dâhil olmak üzere, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanması gibi Kanun hükümlerinin yerine getirilmesinden kendi çalışanlarına karşı ayrıca yükümlüdür. Asıl işverence iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının alacağı hizmet süreleri hesaplanırken alt işverenin çalışanları işyerinin toplam sayısına dâhil edilmez.

Ayrıca, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28/6/2022 tarihli ve E:2022/6447, K : 2022/8363 sayılı Kararında, “Belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları ticaret şirketlerine, kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi kamusal yetki ve ayrıcalıklar tanınmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu şirketlerin kamu tüzel kişisi ya da kamu kurum ve kuruluşu oldukları kabul edilemez.” denilmiştir.

Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanununun üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir… ” hükmüne, beşinci fıkrasında ise, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır… ” hükmüne yer verilmiştir.

Bununla birlikte, 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 6 ncı maddesinde, “İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz.” hükmü, 23/09/2020 tarihli ve 2952 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 8 inci maddesinde ise, “Sözleşme ile çalıştırılan personel dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamaz (Dava vekili, haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatlerinde çalıştırılacak avukat, hekim ve uzman hekim, ilçe ve bucak belediyelerinde çalıştırılacak teknik personel ve 657 sayılı Kanunun Ek geçici 12 ve 13 üncü maddelerinde sayılan personel ile yurtdışındaki Enformasyon Merkezlerinde görevlendirilecek editörler hariç).” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde, Belediyenizde 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi kapsamında sözleşmeli mühendis pozisyonunda tam zamanlı olarak istihdam edilen personelin Belediyenizin bir şirketinde iş güvenliği uzmanı olarak görev alamayacağı değerlendirilmektedir.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü