ÖZET: Başvuran, Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yaparken, Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucunda Sağlık Bakanlığına atanmış ve iş sonu tazminatı talep etmiştir. Ancak, istifa tarihinden bir ay önce başvuru yapmadığı gerekçesiyle tazminat talebi reddedilmiştir. Danıştay, iş sonu tazminatının ödenebilmesi için sözleşmeli personelin bir ay önceden haber vermesi gerektiğini belirtirken, başvuranın Sağlık Bakanlığına atanması nedeniyle geç yaptığı başvurunun haklı bir neden olduğunu değerlendirmiştir.

Başvuranın, tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın sözleşme koşullarına aykırı davranmadığı ve tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına başvuranın iş sonu tazminatının ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10037-S.23.16150

BAŞVURU NO : 2023/4195

KARAR TARİHİ : 10/08/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

İş sonu tazminatı ödenmesi talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 27/03/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, başvurusunda özetle; Cumhuriyet Başsavcılığına görev yapmakta iken Kamu

Personeli Seçme Sınavı neticesinde Sağlık Bakanlığına atandığını ve ayrıldığı Kurum olan

Cumhuriyet Başsavcılığına iş sonu tazminatı için başvurduğunu, ancak istifa tarihinden bir ay önce başvuru yapılması şartını taşımadığı için iş sonu tazminatı alamayacağının ilgili İdare tarafından kendisine bildirildiğini ifade etmekle birlikte söz konusu tazminatın kendisine verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında, Başvuran tarafından 01/02/2023 tarafından İdareye yapılan başvuru neticesinde, ilgili İdare olan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen yanıtta, özetle, 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ek 6’ncı maddesinde belirtilen haller dolayısıyla ve Başvuranın 1 ay önceden haber vermek yükümlülüğüne uymadan sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğinden anılan iş sonu tazminatı ödemesinin yapılamayacağı ifade edilmektedir.

2.1. Başvuruya konu iddia hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesinde, ilgili

İdare tarafından, özetle, Başvuranın 18/01/2023 tarihinde istifa dilekçesi sunduğunu ve görevinden ayrıldığını, 01/02/2023 tarihinde de tazminat talebinde bulunduğunu ancak “Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.” hükmü gereği talebinin reddedildiği; 13/12/2022 tarihli KPSS

Yerleştirme sonucundan da anlaşılabileceği üzere Başvuranın atamasını öğrenmesi üzerine istifa etmek için

1 ay süresi olduğu halde 18/01/2023 tarihinde istifa ettiğini belirterek Başvuranın bildirim yükümlülüğüne

uymadığı gerekçesiyle talebinin olumlu olarak neticelenmeyeceği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür…

B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir… Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler. Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna

Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir…”,

6. 28/06/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı

“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” konulu Bakanlar Kurulu Kararının;

6.1. 7 inci maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere kurumunda, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır. Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir…

Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi hallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez.

İş sonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ile uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir.”,

6.2. “Sözleşmenin feshi” başlıklı Ek 6 ncı maddesinde “Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay

Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)

d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.

Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.

Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer.”,

7. 16/04/2008 tarihli ve 26849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı

Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğinin “Sözleşmenin feshi ve sona ermesi” başlıklı 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında “(2) İstek, yaş haddi, malullük, performans değerlendirmesi veya disiplin

sebeplerinden biriyle emekliye ayrılma, sözleşmenin süresinin bitmesi veya personelin çekilme isteğinin kabulü hallerinde sözleşme sona erer.”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı döneme ilişkin iş sonu tazminatının tarafına ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

10. Dosya kapsamından; başvuranın Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yaptığı, katılmış olduğu Kamu Personeli Seçme Sınavı neticesinde Sağlık Bakanlığına atandığı, Cumhuriyet Başsavcılığından ilişik kesme dilekçesi verdiği gün olan 18/01/2023 tarihinde iş sonu tazminatı talebinde bulunduğu ancak kendisine iş sonu tazminat talebi dilekçesinin ayrı verilmesi gerektiği ifade edildiğinden 01/02/2023 tarihinde yeniden iş sonu tazminat talebini içeren dilekçe verdiği, 02/02/2023 tarihinde kendisine ayrılma tarihinden 1 ay öncesinde bildirimde bulunmadığından iş sonu tazminatının ödenemeyeceğinin tebliğ edildiği görülmektedir.

11. İş sonu tazminatı; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesi gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel statüsünde fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az

2 hizmet yılı çalışanlardan, mezkûr maddede sayılan hallerden birisi kapsamında hizmet sözleşmesi sona

erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanları itibarıyla, 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında yapılan ödemedir. Bu kapsamda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesi atfıyla Ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmeli personelin bir ay önce haber vererek sözleşmeyi feshetmesi durumunun da iş sonu tazminatının ödeneceği haller arasında olduğu görülmektedir.

12. Başvuru konusuna benzer olayda; 657 sayılı Kanun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 14/03/2009 tarihinde görevinden ayrılan davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Tokat İdare Mahkemesinin 18/09/2009 tarihli ve E.2009/247, K.2009/440 sayılı kararıyla davacının, davalı idaredeki görevinden ayrılma istemiyle 24/02/2009 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurduğu ve kendi isteği üzerine bir aylık süre dolmadan 14/03/2009 tarihinde davalı idaredeki görevinden ayrıldığından, yani hizmet sözleşmesinin sözleşme esaslarına aykırı olarak davacı tarafından feshedildiğinden, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi üzerine davacının İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemi üzerine

yapılan inceleme üzerine Danıştay 2. Dairesinin 23/01/2014 tarihli ve E.2010/488, K.2014/277 sayılı kararında “…657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalışan personelin, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle sözleşmesini feshetmesi halinde iş sonu tazminatının ödenmeyeceği açıktır. Bununla birlikte, dava konusu olayda, davacı ile davalı idare arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 9/d maddesinde, tarafların, bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği hükmüne yer verilmiş olup; haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu durumda, 2009/1 KPSS sonucuna göre Tokat Devlet

Hastanesine “Radyoloji Teknikeri” olarak atanması nedeniyle sözleşmesinin feshi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu başvuru neticesinde anılan idare ile ilişiği kesilen davacının, söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığı açık olduğundan, …tarafına iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve İdare Mahkemesi’nce verilen kararda yasal isabet bulunmamaktadır.” denilmektedir (https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay, Erişim:22/06/2022; benzer karar Danıştay On Birinci Dairesinin 15/02/2016 tarihli ve E.2015/1467, K.2016/481 sayılı kararı).

13. Bu kapsamda; Başvuranın yarışma sınavı neticesinde atandığı Sağlık Bakanlığında göreve başlayacak olmasına istinaden görevinden çekilme talebinin haklı bir nedene dayandığının açık olduğu, ayrıca, atanmış olduğu Sağlık Bakanlığı için yapılan güvenlik soruşturmasının uzaması ve göreve başlama süresinin 16/01/2023 tarihinden itibaren 15 gün olarak belirlenmesinden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığına tazminat başvurusun geç yapmasına sebep olduğundan, Başvuranın iş sonu tazminatı ödenmesi için fesihten bir ay önce çalıştığı kuruma haber verme zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceği ve dolayısıyla söz konusu haklı nedenin varlığında başvuranın sözleşme koşullarına aykırı davranmadığı değerlendirilmiştir.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iş sonu tazminatı ödenmesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup görevli idari yargı mercileri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana, çalışmış olduğu sürelere ilişkin iş sonu tazminatı ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi yönünde ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile ADALET BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/