ÖZET: Sözleşmeli personelin müdür kadrolarına geçici olarak atanamayacağına dair resmi bir açıklama yapılmıştır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde, müdürlük gibi asli ve sürekli görevlerin yalnızca memurlar tarafından yürütülebileceği vurgulanmaktadır. Bu durum, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli olan hiyerarşinin korunması açısından önem taşımaktadır.

Ayrıca, sözleşmeli personelin yalnızca belirli unvanlar altında çalışabileceği ve müdürlük gibi pozisyonların bu kapsamda yer almadığı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun, memurlar arasında bir hiyerarşi oluşturmakta ve bu nedenle sözleşmeli personelin memur ve amir pozisyonlarında yer alması hukuken mümkün değildir. Bu bağlamda, müdürlük görevlerinin yürütülmesi için gereken personel ihtiyacının, yalnızca 657 sayılı Kanuna tabi memurlar arasından ya da diğer kamu kurumlarından sağlanması gerektiği ifade edilmektedir.

Sonuç olarak, sözleşmeli personelin müdür kadrolarında görev alması, ilgili mevzuat hükümleri gereği mümkün değildir ve bu durum kamu hizmetlerinin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.

NOT: Sözleşmeli personelin müdür kadrolarına tedviren de olsa görevlendirilemeyeceği hakkında

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-4102338 19/07/2022

Konu: Sözleşmeli Personelin Müdür Kadrolarına

Tedviren de Olsa Görevlendirilemeyeceği

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

İlgi: 01.07.2022 tarihli ve 61345040-900-1603 sayılı yazı

Başkanlığınızda 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu personel sayınının yetersiz olduğundan bahisle, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde istihdam edilen personelin boş olan müdür kadrolarına vekalet edip edemeyeceğine ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 1982 Anayasasının 128 inci maddesinde, “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür… ” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinde, “.Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.” hükmü ile 86 ncı maddesinde ise, “Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.

Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hâli dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır… ” hükmü yer almaktadır.

99 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde; asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcılarına yoksa asilde aranan şartlara en yakın personele tedviren gördürüleceği belirtilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında ise kimlerin hangi unvanlar ile sözleşmeli olarak çalışabileceği belirlenmiş olup, bu unvanlar arasında müdür kadroları yer almamaktadır. Genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memuru olmaları gerektiği açıktır. Söz konusu istihdam ihtiyacı ya 657 sayılı Kanuna göre istihdam edilen Devlet memurları arasından ya da 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin altıncı fıkrası kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar arasından karşılanmalıdır.

657 sayılı Kanuna göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmeli personelin memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırıdır.

Bu itibarla, 657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere göre bir memurca yürütülmesi gereken müdürlük görevinin tedviren de olsa sözleşmeli statüsündeki bir personel eliyle yürütülmesinin hukuken mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü