|
ÖZET: Başvuran, Türkiye İş Kurumu’nda sözleşmeli büro personeli olarak çalışmakta ve annesi ile engelli kardeşinin sağlık durumu nedeniyle Bursa’ya tayin talep etmiştir. Ancak, kurum, başvuranın sağlık mazeretini destekleyen bir rapor sunmadığını ve tayin talebinin mazeretsiz olarak değerlendirildiğini belirterek talebi reddetmiştir. Sözleşmeli personelin yer değişikliği taleplerinin, belirli koşullara bağlı olarak kabul edilebileceği, ancak başvuranın durumunun bu koşulları taşımadığı ifade edilmiştir.
İdare, tayin taleplerinde kamu hizmetinin gerekliliklerini ve personel ihtiyaçlarını gözetmek zorundadır. Başvuranın tayin talebinin reddi, mevcut mevzuat ve kamu yararı açısından hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca, başvuranın durumunun, diğer personel ile eşit muamele ilkesine aykırı olmadığı ve idarenin takdir yetkisinin sınırları içinde değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddi kararı hukuka uygun olarak verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1410-S.23.2407
BAŞVURU NO : 2022/11266
KARAR TARİHİ : 02/02/2023
RET KARARI
TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Kurum içi yer değişikliği talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 08/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Türkiye İş Kurumu İstanbul Başakşehir Hizmet
Merkezinde sözleşmeli büro personeli olarak görev yaptığını, 11/05/2022 tarihinde üç yılını doldurduğunu, tek tayin dönemi olan Mayıs 2022 tarihinde memleketi Bursa’ya tayin talebinde bulunduğunu, babasının rahmetli, annesinin ise 63 yaşında kronik hasta olduğunu, kardeşinin %46 ortopedik engelli olduğunu ve annesi ile beraber Bursa’da yaşadığını, kardeşinin engelinden dolayı bakıma muhtaç durumda olduğunu ve annesinin kronik hastalıklarından dolayı kardeşini ve kendini idame ettiremeyecek durumda olduğunu, sadece sınırlı olan yıllık izinlerinde ve hafta sonlarında İstanbul’dan Bursa’ya giderek evin bakımını yaptığını ve annesini hastaneye götürdüğünü, tayin isterken durumunu belgelediğini ancak Kurumun 05/08/2022 tarihli yazısı ile tayin talebinin gerekçe belirtilmeden reddedildiğini, İstanbul’da kendisi ile aynı durumda üç yılını doldurmuş ve büro personeli olarak görev yapan yirmi dört personelin tayininin yapıldığını, Kurumun ülke genelinde tayin talebini kabul ettiği kendisi ile aynı durumda (bekâr ve üç yılını doldurmuş) emsal olacak birçok personel bulunduğunu, Kurum tarafından ailevi durumunun dikkate alınmadığını ve Kurumun istediği personelin tayin talebini kabul ettiğini belirterek tayin talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 16/08/2022 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı Atama ve Planlama Şube Müdürlüğünün 08/09/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; /
2.1. Adı geçenin İstanbul İl Müdürlüğünde 4/B sözleşmeli büro personeli olarak 14/05/2019 tarihinde göreve başladığı ve 13/05/2022 tarihinde elektronik yolla “Mazeretsiz atama talebi(Sözleşmeli)” talep ekranından yer değiştirme isteminde bulunduğu, 2.2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personellerin
‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara’ tabi olduğu, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların Ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin “Kamu idareleri adına vizeli boş pozisyonlara sözleşmeli personel alımı yapılmadan önce yılda bir kez, pozisyonun vizeli olduğu ilde en az üç yıl hizmet süresi bulunan personelin geçiş yapmak istediği birimde aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyona kurum içi yer değişikliği talebi, ilgili idarece hizmet gereklerine göre belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilebilir. İdareler, il gruplarından oluşan görev bölgeleri ve bu bölgeler için üç yıldan başlamak üzere farklı hizmet süreleri belirleyebilir.” hükmüne amir olduğu, 2.3. Adı geçenin İstanbul ilinden Bursa iline yer değişikliğinin yapılmasını talep ettiği ve bu talebinin Genel
Müdürlük Makamı tarafından uygun görülmediği, talebin mazeretsiz yer değiştirme talebi olduğu ve dolayısıyla mahiyeti itibarıyla zorunlu değil isteğe bağlı bir yer değişikliği talebi olduğu, anılan mevzuat hükmü gereği mazeretsiz yer değiştirme taleplerinin kabulünü zorunlu kılan bir durum bulunmadığı, bu durumdakilerin yer değişikliği Kurumun ihtiyaçları gözetilerek Genel Müdürlük Makamının takdirleri çerçevesinde yapıldığı, mevzuatın bu konuda takdir yetkisi dışında getirmiş olduğu zorunlu bir kıstas bulunmadığı, 2.5. Örneğin sözleşmeli personellerin eş durumu atamalarında eşin “kamu personeli” olmasının zorunlu kıstas olduğu, adı geçenin kendisiyle aynı durumda “bekâr, 3 yılını doldurmuş” personelin ataması yapıldığını kendisinin atamasının yapılmadığını kastederek emsal olacak birçok personelin bulunduğunu iddia ettiği; oysaki yıllık tayin döneminde İstanbul ilinden Bursa iline yer değişikliği talep eden “Büro
Personeli” unvanında kendisinden başka personel bulunmadığı, dolayısıyla adı geçenin eklediği belgelerdeki “Büro Personeli” unvanındaki personelin başka illeri tercih etmiş personel olduğu, bu sebeple adı geçenle aynı durumda olan (İstanbul ilinde aynı unvanda ve aynı ili tercih eden) ve emsal teşkil edecek başka personel bulunmadığı, 2.6. Adı geçenin durumuna sağlık mazereti yönünden de bakıldığı zaman tabi olduğu Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği “pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporu” alması gerektiği, adı geçenin böyle bir rapor sunmadığı, anılan madde içerisinde “kardeş” kapsam dışında bırakıldığı, bu yönüyle de anılan şartları taşımadığı, 2.7. Mazeretsiz olarak tayin başvurusu yapan personelde “evliler” veya “bekârlar” gibi bir ayrım yapılmadığı, başvuruların; elektronik olarak başvuru dönemi içerisinde “Sözleşmeli” ve “Kadrolu” olarak iki sınıf halinde “Mazeretli” ve “Mazeretsiz” şeklinde kategorize edildiği, her iki kısım da kendi mevzuatı açısından incelendiği, mazeretsiz başvurular değerlendirilirken Makam takdiri dışında zorunlu bir kıstasa tabi olmadığı, mazeretsiz atamalarda personelin medeni durumuna bakılmadığı, 2.8. Adı geçenin durumuna ilişkin olarak “Dostane Çözüm” müessesesi anlamında atanması, Kurumun ihtiyaçları doğrultusunda Makam takdirine bağlı bir husus olduğu, hâlihazırda Bursa ilinde boş Büro
Personeli pozisyonu bulunduğu; ancak iki ilin ihtiyaç durumu kıyas edildiğinde İstanbul İl Müdürlüğünün daha fazla ihtiyacı bulunduğu, bu sebeple, kamu yararı ve hizmet ihtiyaçları açısından mevcut görev yerinde çalışmalarına devam etmesinin şu aşamada daha uygun olacağının değerlendirildiği, 2.9. Şikâyete konu talebe ilişkin adı geçen veya başkaca kişilerce yargı organlarına açılmış ve devam eden bir dava bulunmadığı,
Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.2. “Genel İlkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve
Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır…” 5.2. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.
…
B) Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.
…
Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir…” 5.3. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesi; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.
…
Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.” 6. 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin; 6.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi; “Bu Yönetmelik, Özel Kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile bunlara bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlarda ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet Memurları Hakkında uygulanır…” 6.2. “Temel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesi;
“Temel ilkeler şunlardır:
a) Yer değiştirme suretiyle atamalarda kadro imkânları gözönünde bulundurulur.
b) Yer değiştirme suretiyle atamalar, ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılmak suretiyle oluşturulan bölgeler arasında yapılır.
c) Bu atamalarda, memurların bölgeler arasında adil ve dengeli dağılmasını sağlamak esastır.” 6.3. “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar” başlıklı 9 uncu maddesi; “”Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dâhilinde yapılır.” 6.4. “Memurun İsteği Üzerine Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 12 nci maddesi; “Sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerinin belgelendirilmesi halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir.
Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Zorunlu çalışma süresini sağlık
/
veya aile birliği mazeretine dayalı olarak tamamlamamış olan memur mazeretinin sona ermesi durumunda, zorunlu hizmet süresinin eksik kalan kısmını tamamlamak zorundadır.
Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamalar, atanma dönemine tabi değildir.” 7. 28/06/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esasların; 7.1. 1 inci maddesi; “Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır.” 7.2. “Kurum içi yer değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesi; “Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği yapılamaz.
Sözleşmeli personelin kurum içi yer değişikliği ise aşağıdaki hallerde Kurumca gerçekleştirilebilir.
a) Kurumun hizmet icapları dikkate alınarak, aynı unvan ve hizmet niteliklerini haiz sözleşmeli personelin kurum içi karşılıklı yer değiştirme talepleri, pozisyonunun vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olmaları şartıyla yerine getirilebilir.
b) Personelin eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması kaydıyla yerine getirilebilir.
c) Sağlık sebebine bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; mazeret süresince geçerli olmak üzere, personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması, pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi halinde yerine getirilebilir. Sağlık mazeretinin sona ermesi durumunda, eski pozisyonun bulunduğu il sınırları içerisindeki aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyona yeniden atama yapılır.
ç) Aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması halinde, eşi şehit olan personelin kurum içi yer değişiklik talebi, bir defaya mahsus olmak üzere yerine getirilir.
d) (Ek:12/5/2011-2011/1802) Pozisyonunun bulunduğu yerde, kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının can güvenliğinin tehlikeye düştüğü adli veya mülki makamlarca belgelendirilen personel ile eşi vefat eden personelin kurum içi yer değişikliği talebi; geçiş yapacağı birimde aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyon bulunması kaydıyla kurumun hizmet gerekleri dikkate alınarak yerine getirilebilir.
e) (Ek:12/5/2011-2011/1802) Kamu idareleri adına vizeli boş pozisyonlara sözleşmeli personel alımı yapılmadan önce yılda bir kez, pozisyonun vizeli olduğu ilde en az üç yıl hizmet süresi bulunan personelin geçiş yapmak istediği birimde aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyona kurum içi yer değişikliği talebi, ilgili idarece hizmet gereklerine göre belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilebilir. İdareler, il gruplarından oluşan görev bölgeleri ve bu bölgeler için üç yıldan başlamak üzere farklı hizmet süreleri belirleyebilir.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Türkiye İş Kurumu İstanbul Başakşehir Hizmet
Merkezinde sözleşmeli büro personeli olarak görev yaptığını, 11/05/2022 tarihinde üç yılını doldurduğunu ve Mayıs 2022 tarihinde memleketi Bursa’ya tayin talebinde bulunduğunu, babasının rahmetli, annesinin ise 63 yaşında kronik hasta olduğunu, kardeşinin %46 ortopedik engelli olduğunu ve annesi ile beraber
Bursa’da yaşadığını, Kurumun 05/08/2022 tarihli yazısı ile tayin talebinin gerekçe belirtilmeden reddedildiğini, Kurum tarafından ailevi durumunun dikkate alınmadığını ve Kurumun istediği personelin tayin talebini kabul ettiğini belirterek tayin talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.
10. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B bendine göre istihdam edilenlerin özlük haklarının (emeklilik, nakil, izin vb.) 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” ile düzenlendiği, mezkûr mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen mazerete bağlı kurum içi yer değişikliği taleplerinin durumlarına uygun boş sözleşmeli personel pozisyonunun bulunması ile hizmet gerekleri ve personel ihtiyacı unsurlarının dikkate alınarak değerlendirildiği hususları ifade edilmiştir.
11. Bu noktada uyuşmazlığın; 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli pozisyonda istihdam edilen başvuranın mazeretine bağlı yer değişikliğinin yapılması noktasında düğümlendiği görülmektedir.
12. Başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde Büro
Personeli unvanında çalıştığı, kamu görevine 14/05/2009 tarihinde başladığı ve hâlihazırda görevine devam ettiği tespit edilmiştir.
13. Anayasa’da yer almayan veya açıkça düzenlenmeyen konulara ilişkin düzenleme yapma yetkisi yasama organına aittir. Bu açıdan, yasama organının bir alanı düzenleme yetkisi, genel ve asli bir yetkidir. Yasama organının düzenleme yetkisinin genel olması, kanuni düzenleme yaparken konu bakımından bir sınırın olmadığı, her konuda ve dilediği ölçüde ayrıntılı düzenleme yapabileceği; asli olması ise, yasama organının bir konuda doğrudan doğruya yani araya başka bir işlem girmeden düzenleme yapabileceği anlamına gelmektedir.
14. Kamu kurumlarında istihdam edilen personelin statülerinin ve bu statülerin her biri kapsamında istihdam edilen kişilerin işe alınması, nakil, terfi, sosyal, idari, mali ve özlük hakları ile disiplin yönünden tabi olacakları hükümlerin düzenlenmesi kanun koyucunun takdir alanında bulunduğu şüphesizdir. Hukuki durumları (statüleri) mevzuatla düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bulundukları statüye ilişkin yasa ve yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara tabi olduklarının kabulü gerekmektedir.
/
15. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 1 inci maddesinde, bu esasların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı düzenlenmiş, 29/03/2009 tarihli ve 27184 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar”ın
5 inci maddesi ile anılan Esaslarda değişiklik yapılarak eklenen Ek 3 üncü maddesi ile sözleşmeli personele
belirli koşullarda kurum içi yer değişikliği imkanı sağlanmıştır. Bu çerçevede, sözleşmeli personelin eş durumu, sağlık, eşinin şehit olması, can güvenliği mazeretleri yanında, becayiş suretiyle veya 3 yıllık hizmet süresinin doldurulması durumunda isteğe bağlı olarak yer değiştirme talebinde bulunma hakkı bulunmaktadır. Bu noktada; başvuranın özlük, atama ve tayin gibi işlemlerde Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar hükümlerine tabi olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
16. İlgili esasların Ek 3 üncü maddesinin c bendinde sağlık mazeretine bağlı kurum içi yer değişikliği taleplerinde personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması, pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Somut olayda da başvuranın yer değişikliği talebinde bulunduğu Bursa ilinde bulunan başvuran ile aynı unvan ve niteliği haiz büro personeli kadrosunda boş kadro bulunsa da, başvuranın annesinin sağlık durumunu gösterir raporu idareye sunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir veriye rastlanmadığı; ayrıca başvuranın görevini sürdürdüğü İstanbul ilinde başvuranın hizmetine Bursa iline kıyasla daha fazla ihtiyaç duyulduğu, bu sebepten de kamu yararı ve hizmet ihtiyaçları açısından mevcut görev yerinde çalışmalarına devam etmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmektedir.
17. Ombudsman, sözleşmeli personelin aile birliği mazereti nedeniyle tayin talebi hakkında yapılan 2020/96620 numaralı Ret Kararında Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararına atıfla; “Kişilerin aile birliği gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate almasının kaçınılmaz olduğu, zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almanın, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğu olduğu belirtilmiştir.” hususlarına değinerek atanma talepleri bakımından idarenin sorumluluğuna dikkat çekmiştir.
18. İdarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. İdari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekir ancak idareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.
19. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara; 29/03/2009 tarihli 27184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Esaslar ile eklenen Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği yapılamaz.” ibaresi ikinci fıkrasının (b) bendindeki “ve kamu personeli olan
eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması” ibaresinin iptalini istemiyle açılan davada Danıştay 5. Dairenin 2009/2618 Esas, 2011/476 Karar sayılı kararında; “Anayasa’nın 128 inci maddesinde, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili kurallar düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasında; devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük haklarının kanunla düzenleneceği kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Yasa’nın 4 üncü maddesinin (B) bendi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel, genel
idare esaslarına göre yürütülen, asli ve sürekli bir hizmet görmemekte, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren “geçici” işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmaktadır.
Anayasa’nın yukarıda değinilen 128 inci maddesi ile memurların ve diğer kamu görevlilerinin tüm özlük işleri yasallık ölçütüne bağlanmış ve memur güvencesini içinde taşıyan yasallık ölçütüne, sözleşmeli ve geçici personel alınmamıştır. Anılan madde, “Genel idare esaslı kamu hizmeti”, “Asli ve sürekli kamu görevi”, “Memurlar ve diğer kamu görevlileri” ölçütlerini koyarken, uyuşmazlık konusu sözleşmeli personeli bu ölçütler içinde düşünmemiş, bir başka anlatımla sözleşmeli personeli, asli ve sürekli görev tanımı dışında kalan ikinci halka kamu personeli olarak karşımıza çıkarmıştır.
Sözleşmeli personelin zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, kurumların özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerinde, mali yılla sınırlı olarak istihdam edilmeleri, tabi oldukları statünün esaslarını bilerek, isteyerek hizmet sözleşmesini imzalamak suretiyle bu istihdam yolunu seçmeleri, Maliye Bakanlığınca hazırlanan bir plan dahilinde vizesi yapılan pozisyonlarda çalıştırılmaları hususu dikkate alındığında, etkili bir istihdam politikasının sağlanması açısından bu şekilde istihdam edilenlere kurumlar arası yer değişikliği olanağı tanınmamasında kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık görülmemiştir.
…
Devlet memurlarının yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarında eş durumlarının gözetilmesini zorunlu kılan kural, 657 sayılı Yasanın 72. maddesinde yer almakta olup, bu madde ile devlet memurlarının atanmalarında idarece eş durumlarının dikkate alınması hususu kurala bağlanmış, ayrıca konu ile ilgili atama yönetmeliğinde yine memurlara eş durumu özürüne dayalı olarak istekleri ile atanma olanağı tanındığı halde, sözleşmeli personelin eş durumu özürlerine dayanarak yönelttikleri atama isteklerinin dikkate alınmasını zorunlu kılan bir düzenlemeye mevzuatta yer verilmemiştir.
Bununla birlikte, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dava konusu değişiklikle eklenen
Ek-3. maddeyle sözleşmeli personele eş durumu özürüne dayalı olarak istekleri ile atanma olanağı tanınmış, böylece, Yasada yer almadığı, dolayısıyla yasal bir dayanağı bulunmadığı halde, personel lehine sınırlı bir düzenleme getirilmiştir.
Anayasa’da düzenlenen aile biriminin korunması ilkesi ile kamu hizmetinin düzenli bir biçimde yürütülmesi gereği arasında bir denge kurulması ve sadece eş durumu değil, hizmet gerekleri de gözetilmek suretiyle bir değerlendirme yapılması gerektiği açık olduğundan ve bu konuda uyulması zorunlu daha üst konumda bir mevzuat hükmü de bulunmadığından, kurumun vizeli pozisyonlarında planlı bir dağılımın
gözetilmesinin gerekmesi ve sözleşmeli sürelerinin bütçe yılı ile sınırlı olması karşısında, sözleşmeli personel statüsünün gereği olarak bu personelin eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği taleplerinin belli koşullara bağlı olarak kabul edilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Her ne kadar davacı, dava konusu düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürmekte ise de; temelini Anayasanın 10. maddesinde bulan eşitlik ilkesi, aynı hukuksal durumda olan kişilerin aynı kurala bağlı tutulmalarını gerektirmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında vurgulandığı gibi, yasa önünde eşitlik ilkesi, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmeyip, birbirleriyle aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, bu şekilde bazı kişilere ayrıcalık tanınmasını engeller. Kimi kişilerin haklı bir nedene dayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları, eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz…”
İfadelerine yer verilmek suretiyle, mevcut mevzuata göre sözleşmeli personel statüsünün gereği olarak bu personelin kurum içi yer değişikliği taleplerinin memurlardan farklı olarak belli koşullara bağlı şekilde kabul edilmesinin hukuka uygun olduğuna ve düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmadığına, idarenin düzenlemeyi uygularken hizmet gereğini gözetme suretiyle değerlendirme yapması gerektiğine hükmedilmiştir.
20. İdarenin tayin ve atama konusunda belirli ölçülerde takdir yetkisinin bulunduğu bir gerçektir. Takdir yetkisi, idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğü olup, hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Yine de, takdir yetkisinin sınırsız bir yetki olmayıp, idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. Öncelikli görevi ve sorumluluğu kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak olan idarenin, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken, kendi mevzuatı çerçevesinde, kamu yararını gözetmesi, hizmet gereklerini dikkate alması, insan kaynaklarının verimli kullanması, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması gerekmektedir. Somut olayda, başvuranın tayin konusunda ortaya koyduğu gerekçelerin tayin talebinin kabulü yönünde işlem tesis edilebilmesi için ilgili idare tarafından uygun görülmediği anlaşılmaktadır. Personelin tayin talep etme hakkı bulunmakla birlikte, idarenin de kamu hizmetlerinin düzgün bir şekilde ve yeterli personel sayısı ile birlikte yürütülmesini gözetme yükümlülüğü vardır.
21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine istinaden sözleşmeli pozisyonda kamu görevini sürdürdüğü, sözleşmeli personelin tayin işlemlerinin Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında yapılacağının düzenlendiği, söz konusu Esasların ilgili maddesinde pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi şartının getirildiği, dosya kapsamında başvuranın annesinin sağlık durumuna ilişkin belgeyi idareye sunduğuna dair bir veriye rastlanmadığı, ayrıca mazerete dayalı yer değişikliği taleplerinde idareye mevzuat kapsamında takdir yetkisi tanındığı, bu açıdan da başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle idarece reddi yönündeki işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarelerin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın başvurana ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi