|
ÖZET: Başvuru, Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı astsubay kıdemli başçavuş olan bir kişinin, subay adaylığı statüsüne sınavsız geçiş talebini içermektedir. Başvuran, 2015-2016 yıllarında muvazzaf astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçiş sınavını başarıyla tamamlamış, ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamu görevinden çıkarılmıştır. Beraat ettikten sonra 2018’de göreve iade edilmiş, ancak 675 sayılı KHK ile statü geçiş işlemleri iptal edilmiştir. Başvuran, bu iptal nedeniyle subaylık statüsüne yeniden geçiş talep etmiş, ancak bu talep “hukuki düzenleme bulunmaması” gerekçesiyle reddedilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirirken, 675 sayılı KHK’nın 6. maddesi ve 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 109. maddesindeki düzenlemeleri dikkate almıştır. İdare, başvuranın açığa alınma durumunun devam etmesi nedeniyle subaylık statüsüne geçişinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın daha önceki mahkeme kararları ve mevcut soruşturmalar da dikkate alınarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve idari işlemlerin gereklilikleri doğrultusunda hukuka uygun bulunmuş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/727-S.24.1248
BAŞVURU NO : 2023/13041
KARAR TARİHİ : 22.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvuranın göreve iadesi sebebiyle subay adaylığı statüsüne sınavsız
BAŞVURUNUN KONUSU :
tefrik edilme istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı
bünyesinde astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapmakta iken, 2015-2016 yılı muvazzaf astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçiş (statü geçiş) sınavlarına katılarak başarılı olduğunu, müteakiben subaylık nosyonu kazandırma eğitimine tefrik edildiğini, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında tüm kursiyerlerle birlikte göz altına alındığını, hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının beraatle sonuçlanmasına müteakip 23.05.2018 tarihinde göreve iade edildiğini, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin
10.02.2023 tarihli kararı ile 05.04.2023 tarihli Bakan Olur’u ile astsubaylığa yeniden nasıp edildiğini, halen
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanlığında görev yaptığını, 675 sayılı KHK ile nasıpları onaylanmamış adayların statüye geçiş işlemlerinin iptal edildiğini, astsubaylıktan subay olma statüsüne yeniden tefrik edilmesi, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 109’uncu maddesi kapsamında yeniden alınması ve icra edilecek ilk SUTASAK eğitimine çağrılmasının sağlanması için dilekçe ile talepte bulunduğunu, dilekçesinin “talebe ilişkin hukuki düzenleme bulunmaması” gerekçesiyle reddedildiğini belirtmektedir. Başvuran, 675 sayılı KHK’nın 6’ncı maddesiyle son verilen subay adaylığı statüsüne herhangi bir yazılı ve sözlü sınava tabi tutulmaksızın doğrudan yeniden tefrik edilmeyi ve 926 sayılı TSK
Personel Kanunu’nun 109’uncu maddesi kapsamında yeniden alınarak icra edilecek ilk SUTASAK eğitimine çağrılmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 08.09.2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî
Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 29.11.2023 tarih ve sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;
2.1) Başvuranın 2015-2016 yılı statü geçiş faaliyetleri kapsamında icra edilen sınavlarda başarılı olarak
SUTASAK eğitimine devam etmekte iken 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında kamu görevinden çıkarıldığı, müteakiben verilen Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve
Sayılı beraat kararı ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararına istinaden
Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabul Edilmesine Dair Kanun çerçevesinde göreve memur statüsünde iade edildiği ve Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 1’inci İdare Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli sayılı kararı uyarınca her türlü mali, sosyal ve özlük hakları, kamu görevinden çıkarılmadan önceki, mesleği, rütbesi ve görevi dikkate alınarak idarece göreve iade edildiği,
2.2) 2015-2016 Statü geçiş faaliyeti değerlendirme aşamalarında başarılı olarak SUTASAK eğitimine
devam eden, nasıpları onaylanmamış hizmetteki tüm aday personelin 675 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname gereği statü geçiş işlemlerinin iptal edildiği, personelin statü geçişine dair işlemlerin 926 sayılı
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu 109’uncu ve 111’inci maddesine atfen Subay Sicil Yönetmeliği ile tatbik edildiği, bu hususa ek olarak başvuran hakkında Menemen 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesince 09.02/.2016 tarih ve sayılı kararı ile “hırsızlık” suçundan “Hükmün
Açıklanmasının Geri Bırakılması” hükmü verilmiş olup kararın kesinleştiği,
2.3) Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.08.2023 tarih ve sayılı “Bina İçinde Muhafaza
Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık” suçundan soruşturma başlatılmış olup soruşturma kapsamında idare tarafından 19.10.2023 tarihinde açığa alınmış ve açığa alınma durumunun halen devam ettiği, Subay
Sicil Yönetmeliğinin 105’inci maddesi, “Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurmak, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayrî tabiî mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma suçlarından birisinden mahkûm olmak” hükmüne amir olduğu, yukarıda belirtilenlerin cezaları ertelenmiş, para cezasına çevrilmiş, genel veya özel af kanunları kapsamına girmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adlî sicilden çıkarılmış olsalar da subay olamazlar.
Açığa alınmayı gerektiren veya altıncı fıkranın (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan suçlardan gözetim altına alınanlar ya da tutuklananlar yahut haklarında kamu davası açılanlar, bu durumlarının devamı süresince sınava alınmazlar.” bu kapsamda Menemen 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesince
09.02.2016 tarih ve kararına istinaden başvuranın subay nasıp işleminde hukuka
uyarlılık bulunmadığının değerlendirildiği, Didim Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2023 tarih ve sayılı soruşturma dosyasına istinaden ise “açığa alınmayı gerektiren hal süresince sınava alınmazlar” mevzuatına atfen sınava alınmasının hukuki dayanağının olmadığının mütalaa edildiği,
2.4) Başvuruya konu talebin reddedilmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin 926 sayılı Kanun’un 109’uncu
ve 111’inci maddesi ile Subay Sicil Yönetmeliğinin 105-114’üncü maddeleri olduğu, ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, ihtiyaçlar ölçüsünde her yıl için ayrı kontenjan tespit edildiği hususunun öne
çıktığı, mevzuatta açıkça bulunmayan durumlarda idarenin takdir yetkisi “İdarenin Kanuniliği İlkesi” ile sınırlı olduğu, personelin statü geçiş işlemleri Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile iptal edildiğinden bahse konu başvurunun dayanaktan yoksun olduğunun değerlendirildiği, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın,
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128’inci
maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 675 sayılı KHK’nın (Bu KHK, 08.03.2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ de
yayımlanan 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilmiştir),
5.1) “İptal edilen geçiş işlemleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin
yayımlandığı tarih itibarıyla, …
b) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 109 uncu maddesi uyarınca astsubaylıktan subaylığa; 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 15 inci maddesi uyarınca uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş aşamasında olan ancak nasıpları onaylanmamış adayların statüye geçiş işlemleri iptal edilmiştir.”
6) 677 sayılı KHK’nın (Bu KHK, 08.03.2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilmiştir),
6.1) “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1’nci maddesinde; “ (1) Terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler Türk Silahlı Kuvvetlerinden, …
başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz.
Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.
(2) Birinci fıkra gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından ve kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı
aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
(3) Birinci fıkra kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından ve kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar.”,
7) 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun,
7.1) “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde; “1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında
ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur…”
7.2) “İnceleme ve karar” başlıklı 9’uncu maddesinde; “ (1) Komisyon incelemelerini dosya üzerinden
yapar. Komisyon, inceleme sonucunda başvurunun reddine veya kabulüne karar verebilir.”
7.3) “Yargı denetimi” başlıklı 11’inci maddesinde; “…(2) 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.”
8) 29.03.2017 tarihli ve 30022 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7087 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 688 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı
Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “İade hükümleri” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Ekli listede yer alan kamu görevlileri, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.
(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.
Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.”
9) 27.07.1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun,
9.1) “III-Tarifler” başlıklı 3’üncü maddesinde; “…b) Nasıp: İlk subaylığa, astsubaylığa ve bir rütbeden
sonraki rütbeye terfide yeni rütbenin normal bekleme süresinin başlama tarihidir…”
9.2) “Astsubaylıktan subay olma şartları” başlıklı 109’uncu maddesinde; “(Değişik: 3/7/2003-4917/3
md.) Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyacı göz önüne alınarak her sene tespit edilecek kontenjan nispetinde emsali arasında temayüz etmiş en az dört yıl süreli fakülte veya yüksek okulları bitiren astsubaylar; bağlı olduğu kuvvet komutanlığının, Jandarma Genel Komutanlığının veya Sahil Güvenlik Komutanlığının teklifi üzerine kendi sınıflarında veya askerî hâkim sınıfı hariç olmak üzere öğrenimlerinin ilgilendirdiği ihtiyaç
duyulan sınıflarda aşağıdaki şartlarla teğmen nasbedilirler :
a) (Değişik: 5/2/2009-5837/21 md.) Subaylık için sınava müracaat tarihinde en az kıdemli çavuş rütbesinde ve astsubay olarak dördüncü hizmet yılını tamamlamış, yedinci hizmet yılını bitirmemiş olmak.
b) (Değişik: 24/4/2008-5758/5 md.) Subaylık için sınava müracaat tarihinde sicil notu ortalaması, sicil tam notunun yüzde doksan ve daha yukarısı olmak.
c) Askerî disiplin, tutum ve davranışları, görevindeki başarısı, meslekî bilgi ve yetenekleri ile genel kültürü bakımından subaylığa lâyık bulunduğu sıralı sicil üstleri tarafından onanmış olmak.
d) (Değişik: 1/3/2007-5589/1 md.) Yapılacak seçme sınavlarında ve subaylık nosyonu kazandırma eğitiminde başarılı olmak. Yapılacak seçme sınavlarında başarı gösterenlerin sıralaması, personelin sınav notu ile almış olduğu madalya, ödül, takdir, taltif ve cezalar da dikkate alınmak suretiyle yönetmelikle belirtilen esaslara göre yapılır. (Değişik üçüncü fıkra: 1/3/2007-5589/1 md.) Bunlardan; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca belirlenen esaslar dahilinde yapılacak subaylık nosyonu kazandırma eğitimini başarı ile bitirenler, bitirdikleri tarihten geçerli olarak teğmen nasbedilirler. Bu personelin subaylık nasıpları hangi tarihte olursa olsun, kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerine esas olacak nasıplarında onay takvim yılının 30 Ağustos tarihi esas alınır. Ancak, 30 Ağustos tarihinden sonra subay nasbedilenlere bu işlemden dolayı geriye doğru maaş, maaş farkı ve diğer özlük hakları verilmez. (1) (Mülga birinci cümle:30/6/2022-7415/5 md.) (…)
Nasbedildikleri teğmen rütbesinin aylığından fazla derece ve kademe aylığı alanlar, daha önce emsal oldukları astsubayların derece, kademe ve yükselecekleri yeni derece ve kademe aylıklarına göre aylık almaya devam ederler. Ancak, yükselecekleri subaylık rütbe ve rütbe kıdemliliğindeki aylık derece ve kademeleri, emsali astsubayların aylık derece ve kademelerine eşit hâle gelince, emsali subaylar hakkındaki aylık derece ve kademelerine tâbi tutulurlar. Astsubaylıktan subay olan personele rütbe, rütbe normal bekleme süreleri ve diğer hususlar için muvazzaf subaylar hakkındaki hükümler uygulanır. (Ek cümle:16/7/2020-7250/5 md.) Ancak bu personel hakkında aşağıda belirtilen yaş hadleri uygulanır.
…
Astsubaylıktan subaylığa geçmek için gerekli başvuru şartlarını haiz olup (…)(2) harekât görevleri nedeniyle başvuruda bulunamayan veya seçme sınavına katılamayan astsubayların hakları, sınava giremedikleri süre kadar uzatılır.
Astsubaylıktan subay olmaya engel haller aşağıda belirtilmiş olup, bu fıkrada belirtilenler; cezaları ertelenmiş, para cezasına çevrilmiş, genel veya özel af kanunları kapsamına girmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adlî sicilden çıkarılmış, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsalar da subay olamazlar.
a) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayrî tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma suçlarından birisinden mahkûm olmak.
b) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat suçları ile
1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan birisinden mahkûm olmak.
c) (Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, (a) ve (b) bentlerinde sayılan suçların dışındaki suçlardan ve disiplinsizliklerden toplam olarak yirmi bir gün ve daha fazla hapis, oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezası ile mahkûm olmak veya cezalandırılmak. Açığa alınmayı gerektiren veya yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan suçlardan gözetim altına alınanlar ya da tutuklananlar yahut haklarında kamu davası açılanlar, bu durumlarının devamı süresince sınava alınmazlar. Bunlar hakkında soruşturma emri verilmemesi veya hazırlık soruşturması sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi veya yargılama neticesine göre beraat etmeleri halinde, diğer şartları da haiz olmak kaydıyla sınava kabul edilirler.
9.3) “III-Yönetmelik” üst başlıklı 111’inci maddesinde; “(Değişik:9/8/1993 – KHK – 499/17 md.)
Yukarıda belirtilen hükümlerin tatbik şekli ve karşılığı bulunmayan sınıfların hangi sınıf ve meslek imtihanlarına tabi tutulacakları, sicillerin ne şekilde verileceği ve emsalleri arasında temayüz etmiş astsubayların subaylığa nasbedilmelerinde aranacak nitelikler ile seçme sınavlarının yapılma usul, esas ve şartları Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterilir.”
10) 27.12.1998 tarihli 23566 sayılı Resmi Gazete Yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin,
10.1) “Astsubaylıktan subay olmanın esas ve şartları ile subay olmaya engel haller” başlıklı 105’inci
maddesinde; “ (Değişik: RG-25/5/2007-26532) Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı göz önüne alınarak her sene tespit edilecek kontenjan nispetinde emsali arasında temayüz etmiş en az dört yıl süreli fakülte veya yüksek okulları bitiren astsubaylar; bağlı olduğu kuvvet komutanlığının (Mülga ibare:RG-23/2/2017-
29988) (…) teklifi üzerine (Ek ibare:RG-17/10/2014-29148) , mensubu oldukları kuvvet komutanlıklarında
Mülga ibare:RG-23/2/2017-29988) (…) ve teklifi üzerine kendi sınıflarında veya askerî hâkim sınıfı hariç olmak üzere öğrenimlerinin ilgilendirdiği ihtiyaç duyulan sınıflarda aşağıdaki şartlarda teğmen
nasbedilirler:
a) Subaylık için sınava müracaat tarihinde en az üstçavuş rütbesinde ve astsubay olarak altıncı hizmet yılını tamamlamış, dokuzuncu hizmet yılını bitirmemiş olmak.
b) (Değişik:RG-12/11/2008-27052) Subaylık için sınava müracaat tarihinde sicil notu ortalaması sicil tam notunun yüzde doksan ve daha yukarısı olmak.
c) Askerî disiplin, tutum ve davranışları, görevindeki başarısı, meslekî bilgi ve yetenekleri ile genel kültürü bakımından subaylığa lâyık bulunduğu sıralı sicil üstleri tarafından onanmış olmak.
ç) Yapılacak seçme sınavlarında ve subaylık nosyonu kazandırma eğitiminde başarılı olmak.
Yapılacak seçme sınavlarında başarı gösterenlerin sıralaması, personelin sınav notu ile almış olduğu madalya, ödül, takdir, taltif ve cezalar da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikle belirtilen esaslara göre yapılır.
Bu personelden; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca belirlenen esaslar dahilinde yapılacak subaylık nosyonu kazandırma eğitimini başarı ile bitirenler, bitirdikleri tarihten geçerli olarak teğmen nasbedilirler. Bu personelin subaylık nasıpları hangi tarihte olursa olsun, kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerine esas olacak nasıplarında (Değişik ibare:RG-17/10/2014-29148)onay takvim yılının 30 Ağustos tarihi esas alınır. Ancak, 30 Ağustos tarihinden sonra subay nasbedilenlere bu işlemden dolayı geriye doğru maaş, maaş farkı ve diğer özlük hakları verilmez.
Bu personel, astsubay iken bulundukları rütbe karşılığı derece ve kademelerine bir kademe ilâve edilerek subay nasbedilir. Nasbedildikleri teğmen rütbesinin aylığından fazla derece ve kademe aylığı alanlar, daha önce emsal oldukları astsubayların derece, kademe ve yükselecekleri yeni derece ve kademe aylıklarına göre aylık almaya devam ederler. Ancak, yükselecekleri subaylık rütbe ve rütbe kıdemliliğindeki aylık derece ve kademeleri, emsali astsubayların aylık derece ve kademelerine eşit hâle gelince, emsali subaylar hakkındaki aylık derece ve kademelerine tâbi tutulurlar.
Astsubaylıktan subay olan personele rütbe, rütbe normal bekleme süreleri, yaş hadleri de dahil diğer hususlar için muvazzaf subaylar hakkındaki hükümler uygulanır. Astsubaylıktan subaylığa geçmek için gerekli başvuru şartlarını haiz olup, Genelkurmay Başkanlığınca geçerli mazeret olarak değerlendirilen harekât görevleri nedeniyle başvuruda bulunamayan veya seçme sınavına katılamayan astsubayların hakları, sınava giremedikleri süre kadar uzatılır.
Astsubaylıktan subay olmaya engel haller aşağıda belirtilmiş olup, bu fıkrada belirtilenler; cezaları ertelenmiş, para cezasına çevrilmiş, genel veya özel af kanunları kapsamına girmiş, hükümlülüklerine
ilişkin kayıtları adlî sicilden çıkarılmış olsalar da subay olamazlar:
a) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurmak, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayrî tabiî mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma suçlarından birisinden mahkûm olmak.
b) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat suçları ile
1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan birisinden mahkûm olmak.
c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, (a) ve (b) bentlerinde sayılan suçların dışındaki suçlardan askerî ve adlî mahkemeler, disiplin mahkemeleri veya disiplin amirlerince toplam olarak yirmi bir gün ve daha fazla hapis veya oda hapsi cezası ile mahkûm olmak veya cezalandırılmak.
Açığa alınmayı gerektiren veya altıncı fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan suçlardan gözetim altına alınanlar ya da tutuklananlar yahut haklarında kamu davası açılanlar, bu durumlarının devamı süresince sınava alınmazlar. Bunlar hakkında soruşturma emri verilmemesi veya hazırlık soruşturması sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi veya yargılama neticesine göre beraat etmeleri halinde, diğer şartları da haiz olmak kaydıyla sınava kabul edilirler.
10.2) “Astsubaylıktan subay nasbedilme ve bunlardan fakülte ve yüksekokul bitirenlerin branş ve statü
değişiklikleri” başlıklı 114’üncü maddesinde; “(Değişik: RG-9/6/2008-26901) Kanunun 109 uncu maddesine göre subaylık için yapılacak seçme sınavlarında başarı gösteren astsubaylardan; kuvvet
komutanlıkları(Değişik ibare:RG-23/2/2017-29988) tarafından belirlenen esaslar dahilinde yapılacak subaylık nosyonu kazandırma eğitimini başarı ile bitirenler, bitirdikleri tarihten geçerli olarak teğmen nasbedilirler. Bu personelin subaylık nasıpları hangi tarihte olursa olsun, kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerine esas olacak nasıplarında (Değişik ibare:RG-17/10/2014-29148) onay takvim yılının 30 Ağustos tarihi esas alınır. Ancak, 30 Ağustos tarihinden sonra subay nasbedilenlere bu işlemden dolayı geriye doğru maaş, maaş farkı ve diğer özlük hakları verilmez.
(Değişik ibare:RG-23/2/2017-29988) Millî Savunma Bakanlığınca astsubaylıktan subaylığa geçiş ile ilgili yapılacak sınav, mülakat ve subaylık nosyonu kazandırma eğitimleri, takvim yılının 30 Ağustos tarihine kadar tamamlanır ve ihtiyaç duyulan diğer sınıf eğitimleri ise bu tarihten sonra planlanır.
10/7/2003 tarihinden önce Kanunun 109 uncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçirilmiş olanlardan, fakülte veya yüksek okulu bitirenler, branşları ile ilgili bir sınıfa geçirilmeleri veya bulundukları sınıfın branşları ile ilgili olması hâlinde, statülerinin değiştirilmesi için kendi Kuvvet (Mülga ibare: RG-23/2/2017-29988) (…) Komutanlığına müracaat edebilirler.
Kuvvet komutanlıkları(Mülga ibare: RG-23/2/2017-29988) (…) tarafından kadro ve ihtiyaç durumları dikkate alınarak, isteklilerden yeteri kadarı, Kanunun Ek Geçici 80 inci maddesi gereğince rütbe kısıtlamasına tâbi olmaksızın ihtiyaç duyulan bir sınıfa geçirilebilir veya tahsilleri, branşları ile ilgili bulunduğu takdirde kendi sınıflarında hizmete devam ettirilebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara
Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı
KHK ile nasıpları onaylanmamış adayların statüye geçiş işlemlerinin iptal edildiğini belirterek subay adaylığı statüsüne herhangi bir yazılı ve sözlü sınava tabi tutulmaksızın doğrudan yeniden tefrik edilmeyi,
926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 109’uncu maddesi kapsamında yeniden alınarak icra edilecek ilk
SUTASAK eğitimine çağrılmayı talep etmektedir.
13) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi
nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal
Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda
23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamanda Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 29.10.2016 tarihli ve
29872 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere
İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Kanunlaşmıştır
14) Alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar
verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle; inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
15) Ancak sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı halde ihraç
edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla da yine OHAL KHK hükümleriyle bazı kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış, diğer yandan bu süreçte doğrudan KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için
23.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurularak bir kısım kamu görevlileri de Komisyonun vermiş olduğu karara istinaden görevine iade edilmiştir.
16) Somut olayda İlgili idarece Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde;
başvuranın 2015-2016 yılı statü geçiş faaliyetleri kapsamında icra edilen sınavlarda başarılı olarak
SUTASAK eğitimine devam etmekte iken 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve
Sayılı beraat kararı ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararına istinaden görevine devlet memuru statüsünde iade edildiği ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1’inci İdare Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli sayılı kararı uyarınca rütbesi ve görevi dikkate alınarak göreve iade edildiği, ayrıca başvuran hakkında Menemen 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesince 09.02/.2016 tarih ve sayılı kararı ile “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” hükmü verilerek kararın kesinleştiği, Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.08.2023 tarih ve sayılı kararı ile soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında idare tarafından 19.10.2023 tarihinde açığa alındığı ve açığa alınma durumunun halen devam ettiği, anlaşılmıştır.
17) Somut olayda uyuşmazlığın, başvuranın kamu görevine iade edilmesi dikkate alındığında 675 sayılı
KHK’nın 6’ncı maddesiyle son verilen subay adaylığı statüsüne herhangi bir yazılı ve sözlü sınava tabi tutulmaksızın doğrudan yeniden tefrik edilip edilemeyeceği noktasından çıktığı anlaşılmaktadır.
18) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke
genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
19) “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve
işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
20) İdare, eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler, Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
21) Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız
mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü
devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz:
2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
22) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, Anayasa’nın 2’nci maddesinde
yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup; birey, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların kamu idarelerine hangi müdahale yetkisini doğurduğunu, kanundan öğrenebilme imkânına sahip olmalıdır (Anayasa Mahkemesi Bubo Çelik Başvurusu, B. No: 2013/3954,Resmi Gazete Tarihi: 26/2/2015)
Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır (Anayasa Mahkemesi, E. 2017/144, K. 2016/198, Resmi Gazete 18.10.2017). Somut olay özelinde, 675 sayılı KHK’nın 6’ıncı maddesi, 926 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 109’uncu ve Subay Sicil Yönetmeliği’nin 105’inci maddesinde astsubaylıktan subay olmaya engel hükümlerin bulunduğu, dolayısıyla hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaştığı görülmektedir.
23) Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı
alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk
kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla
Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).
24) İdarenin bir yetkisinin belli bir yönde kullanılmasının mevzuatta açık ve emredici bir biçimde
düzenlenmesine “bağlı yetki” adı verilir. Bağlı yetki, idarenin kanuniliği ilkesinin özel bir uygulama şeklini ve idarenin yetkisini sınırlayan açık bir çizgiyi ifade eder (Aydın H. Tuncay, İdare Hukuku ve İdari
Yargının Bazı Sorunları, Ankara, 1972,s.159,183).
25) Bağlı yetki halinde idare, belli hukuki olay ve vakıalar karşısında belli bir hareket tarzını, belli bir
çözümü benimsemek, belli işlem ya da eylemleri yapmakla yükümlü olduğu için, idarenin bu hareket ya da çözüm yolunu benimsememesi veya yapmakla yükümlü olduğu işlem ya da eylemi yapmaması halinde bundan sorumlu olacağı açıktır (Bahtiyar Akyılmaz, Murat Sezginer Cemil Kaya, Türk İdare Hukuku, 12.
Baskı, s.114).
26) İdarenin bağlı yetkisinin bulunduğu hallerde bunların somut olaylara uygulanma biçimlerinin
belirlenmesi açısından yargı kararları da yol gösterici olmaktadır. Buna göre bağlı yetki söz konusu olduğunda, hukuk kuralları belirli kamu hizmetinin nasıl yürütüleceğini ve bu hizmetlerin yürütülmesi sırasında ne tür işlemlerin nasıl alacağını önceden belirlemiştir.
27) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat, yüksek yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın
Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.08.2023 tarih ve sayılı kararı ile soruşturması kapsamında idare tarafından 19.10.2023 tarihinde açığa alındığı ve açığa alınma durumunun devam etmesi sebebiyle 675 sayılı KHK’nın 6’ncı maddesiyle son verilen subay adaylığı statüsüne yeniden sınavsız tefrik edilmeme işleminde mevzuatın açık hükmünün bulunduğu, mevzuata uygun karar alma anlamında idarenin takdir yetkisinin olmadığı (bağlı yetkisinin bulunduğu), dolayısıyla ortada hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/