|
ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun 68 karton gümrük kaçağı sigara bulundurmasından dolayı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararı değerlendirmiştir. Suça sürüklenen çocuk, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek suçu ikrar etmiştir. Daire, bu durumun, suçun işlenmiş olduğunu gösterdiğini ve mahkûmiyet kararının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
Ancak, mahkeme, suça sürüklenen çocuğun daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması nedeniyle hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğini, etkin pişmanlık uygulamasının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, vekalet ücretinin eksik belirlendiği ve bu durumun hukuka aykırılık oluşturduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz taleplerini yerinde bularak mahkeme kararını bozmuş ve hukuka aykırılıkları gidermek üzere dosyanın yeniden incelenmesine karar vermiştir. |
7. Ceza Dairesi 2023/1081 E. , 2024/8386 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1064 E., 2021/2212 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında şartları oluşmadığı halde hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğine, karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 25.10.2013 tarihli ve 2013/1732 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca Metro Turizm isimli yolcu otobüsünde yapılan aramada, otobüste yolcu olarak seyahat eden suça sürüklenen çocuğa ait olduğu anlaşılan toplam 68 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5327 sayılı Kanun) 31/3 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 4.180,02 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda ele geçen 68 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılmış olması karşısında suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1. Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5/2-son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve bu itibarla hakkında ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3. Kendisini vekille temsil ettiren ve hakkında katılma kararı verilen Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekâlet ücreti
ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.