|
ÖZET: Sulh ile tasfiye yetkisinin kullanımı, belirli durumlarda belediye meclisi ve encümenine tanınan bir hak olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu yetki, vergi, resim ve harçlar dışındaki dava konularının sulh yoluyla çözümünü amaçlamaktadır. Ancak, mevcut durumda, su aboneliği nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz eden ve kesinleşen bir mahkeme kararı bulunan bir borçlu hakkında, bu yetkinin uygulanabilirliği sorgulanmaktadır.
İlgili yazıda, kesinleşmiş mahkeme kararlarından doğan alacakların sulh ile tasfiye edilmesinin hukuken mümkün olup olmadığına dair bir görüş talep edilmiştir. Sulh ile tasfiye, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri gözetilerek maddi uyuşmazlıkların çözümünü hedeflerken, kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanmasını engelleyici nitelikte bir tasfiye sürecinin başlatılması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle, söz konusu uyuşmazlığın çözümünde sulh yoluna gidilmesi önerilmemektedir. |
Not: Sulh ile tasfiye yetkisinin hangi hallerde kim tarafından kullanılabileceği hk.
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı : 7118846/5821022 24/02/2023 Konu : GÖRÜŞ (Sulh ile Tasfiye Yetkisi)
DAĞITIM
İlgi: … tarihli ve … sayılı yazı.
İlgi yazı ile, su aboneliğine dair ödenmemiş borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatılan, icra takibine ve borca itiraz ederek konuyu yargıya taşıyan ve kesinleşen dava aleyhine sonuçlanan ilgilinin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin (h) bendi kapsamında vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuşmazlıklarının sulh ile tasfiyesinin istendiği belirtilerek talebin karşılanmasının hukuken mümkün olup olmadığı hususunda Bakanlığımız görüşü talep edilmiştir.
Bilindiği üzere 5393 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, belediye meclisi ile belediye encümenine sulh (anlaşma) ile tasfiye yetkisi vermektedir. Sulh ile tasfiyede ise Kanunda gösterilen hallerdeki dava konusu olan (halen görülmekte olan davalar veya karar verilmiş olsa bile henüz kesinleşmemiş olan mahkeme kararları) maddi uyuşmazlıkların (alacaklar ve/veya borçlar) kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kısmen veya tamamen ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.
Dolayısıyla ilgi yazınızda bahsi geçen uyuşmazlığın kesinleşmiş mahkeme ilamından doğan alacak kapsamında olması nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararının ifasını engelleyici nitelikte sulh yoluyla tasfiyesine gidilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı