ÖZET: Başvuran, Sultanbeyli Kaymakamlığı’na yaptığı sosyal yardım talebinin reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. 94 yaşındaki başvuran, damadının evinde ikamet ettiğini ve 10.500 TL ölüm aylığı ile geçimini sağladığını belirtmiştir. Ancak, başvurusu, kaymakamlık tarafından hane içindeki toplam gelirin muhtaçlık sınırını aştığı gerekçesiyle olumsuz sonuçlandırılmıştır. Yapılan incelemelerde, başvuranın hane gelirinin 40.000 TL olduğu, damadının 29.158,27 TL emekli aylığı aldığı ve torununun da yüksek bir gelirle çalıştığı tespit edilmiştir.

Sultanbeyli Kaymakamlığı, sosyal yardımların belirlenmesinde 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’na uygun olarak hareket ettiğini ifade etmiştir. Bu kanuna göre, hane içindeki kişi başına düşen gelir, belirlenen muhtaçlık sınırının altında olmalıdır. Başvuranın durumu incelendiğinde, hane gelirinin bu sınırı aştığı ve dolayısıyla yardım talebinin reddedildiği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu durumun hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu belirterek başvurunun reddine karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1352-S.25.2060

BAŞVURU NO : 2024/15217

KARAR TARİHİ : 07.02.2025

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SULTANBEYLİ KAYMAKAMLIĞI

Başvuranın sosyal yardım talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 10.12.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; İstanbul ili Sultanbeyli ilçesinde yaşadığını, 10.500 TL civarında aldığı ölüm aylığı ile geçimini sağladığını, damadının konutuna sığındığını, 5/11/2024 tarihli ve sayılı başvuru ile

Sultanbeyli Kaymakamlığından sosyal yardım talebinde bulunduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini iddia ve ifade ederek engelli ve yaşlı olduğu ve damadının evine sığındığı halde hiçbir destekte bulunmayan

Sultanbeyli Kaymakamlığından ve Sultanbeyli Sosyal Yardımlaşma Vakfından şikâyetçi olduğunu belirtmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sultanbeyli

Kaymakamlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden Sultanbeyli Kaymakamlığının 06.01.2025 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; “Vakfımız 3294 sayılı Kanuna göre kurulmuş olup, 5737 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi gereği özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. 3294 sayılı Kanunun’un Amaç Başlıklı Madde 1-(Değişik: 16/6/1989-3582/1 md.)

Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”

Kapsam Başlıklı Madde 2 …(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen

/

geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.” Hükmüne amirdir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün 01/2/2018 tarihli ve sayılı Hane Tanımı Hk. Yazısı ‘Şehir dışında öğrenim gören çocuklar dahil olmak üzere, aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın Adres Kayıt Sisteminde (AKS) aynı konut ya da aynı konut bölümüne kaydedilmiş kişi veya kişilerden Sosyal Yardım İnceleme Raporu ile birlikte yaşadığı tespit olunanlara hane denir. Zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle silahaltında bulunan er ve erbaşlar hane içerisinde değerlendirilmez’ hükmüne amirdir.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca vatandaşların yardım iş ve işlemlerini yürütmek amacıyla

Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi kullanılmaktadır. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinde yapılan sorgulamada T.C. Kimlik numaralı 94 yaşında olduğu, İlçemiz

Mahallesi Sokak No: – / sayılı adresinde kızı Damadı ve bekar torunu ile birlikte aynı hanede ikamet ettiği, hanenin 4 kişiden oluştuğu, kendisinin

Bağkur üzerinden ölüm eş aylığı olarak 10.610 TL emekli aylığı aldığı, Damadı emekli sandığı üzerinden emekli olduğu ve 29.158,27 TL emekli aylığı aldığı, torunu yardım başvurusunun yapıldığı tarihte yapılan SGK sorgulamasında 77.087,60 TL brüt ücretle sosyal güvenceli olarak çalıştığı, adına Çorum İli İlçesi Ada, Parsel Kat 4’te 1/4 oranlı kat mülkiyetli mesken kaydının olduğu, adına Çorum ili İlçesi

Ada, Parsel Kat 4’te 3/20 oranlı kat mülkiyetli mesken kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü Aile Yardımları Daire Başkanlığı 02/01/2024 tarihli ve sayılı ‘2024 Yılı Muhtaçlık Sınırı’ hakkında yazısı ile 01/01/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 3294 sayılı Kanun’un 2’nci maddesine dayanılarak, Kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık ya da gelir bağlanmış olmakla birlikte hane içindeki kişi başına düşen geliri aylık net asgari ücretin 1/3 ünden az olan kişilerden muhtaç durumda bulunduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Mütevelli Heyeti Kararıyla tespit edilenlere yardım yapılmasında kullanılacak olan muhtaçlık sınırı; 01/01/2024 tarihinden itibaren tespit edilen 30 günlük brüt asgari ücretten (20.002,50 TL) SGK Primi (%14) ve İşsizlik Sigortası Primi (%1) çıkartıldıktan sonra hesaplanan aylık net asgari ücret tutarının (17.002,12) 1/3 ü olan 5.667,37 TL olduğu bildirilmiştir.

Başvuru sahibi e-devlet yoluyla yaptığı başvurusunda kendi gelirini 10.500 TL, hane gelirini 40.000 TL olarak beyan etmiştir. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan incelemesinde aynı hane içinde 4 kişinin ikamet ettiği, hanede 2 emekli aylığı (toplam gelir 39.768 TL), 1 aktif çalışan (brüt 77.087,60 TL) ve Çorum kendisi ve aynı hanede yaşadığı kızı adına gayrimenkul hissedarlığı tespiti yapılmıştır. hanesinin 3294 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre hakkında yardım kararı verilebilmesi için hanesindeki toplam gelirin 22.669,48 TL’den az ve muhtaç olması gerekmektedir. Başvuru sahibinin hem Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi verileri hem de kendi beyanı üzerinden yapılan hesaplamada hanedeki gelirin; 2024 yılı için sosyal güvence kapsamındaki muhtaç vatandaşlarımız için uygulanan hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı olan 5.667,37 TL’den fazla olduğu tespit edildiğinden tarafından 15/11/2024 tarihli edevlet üzerinden yapılan yardım başvurusu uygun görülmemiş ve olumsuz sonuçlandırılmıştır.” açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; /

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 4.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 5.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.

Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı

Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.

Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.

/

Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 5.3. “Vakıflar” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.

Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.

Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar.

İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir…”, 6. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık

Bağlanması Hakkında Kanunun; 6.1. 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.

Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net

/

tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.”, 6.2. 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrasında; “İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen

Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.

Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.”, 7. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk

Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Değerlendirme” başlıklı 7 inci maddesinde; “…sistem üzerinden yapılan sorgulamalar ve sosyal incelemeden elde edilen verilere göre; …Herhangi bir şekilde kişi başına düşen gelir tutarı,asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’üne eşit veya üzerinde olanlar ile aynı tutara eşit veya üzerinde gelir sağlaması mümkün olanlar,…aylığa hak kazanamaz…;Engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığı; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir…; Değerlendirmeler sonucu (…) kişi başına düşen geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara aylık bağlanır.”, 7.2. “Muhtaçlık ve bakım ilişkisinin kontrolü” başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “İnceleme neticesinde muhtaç olmadıkları anlaşılanlara aylık bağlanmaz ve varsa bağlanmış aylık ödemesi durdurulur…”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle, ölüm aylığı ile geçimini sağladığını, damadının konutuna sığındığını, Sultanbeyli Kaymakamlığından sosyal yardım talebinde bulunduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini, engelli ve yaşlı olduğunu ve damadının evine sığındığı halde hiçbir destekte bulunmayan Sultanbeyli Kaymakamlığından ve Sultanbeyli Sosyal Yardımlaşma Vakfından şikâyetçi olduğunu iddia ve ifade etmektedir.

10. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırmada ilgili idare özetle; 10.1. 94 yaşında olduğunu, kızı, damadı ve torunu ile birlikte aynı hanede ikamet ettiğini, hanenin 4 kişiden oluştuğunu, başvuranın Bağkur üzerinden ölüm eş aylığı olarak 10.610 TL emekli aylığı aldığını, damadının emekli sandığı üzerinden emekli olduğunu ve 29.158,27 TL emekli aylığı aldığını, torununun yardım başvurusunun yapıldığı tarihte yapılan SGK sorgulamasında 77.087,60 TL brüt ücretle sosyal güvenceli olarak çalıştığını, adına Çorum İli İlçesi

Ada, Parsel Kat 4’te 1/4 oranlı kat mülkiyetli mesken kaydının olduğunu, adına Çorum ili İlçesi Ada, Parsel Kat 4’te 3/20 oranlı kat mülkiyetli mesken kaydının bulunduğunu, 10.2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü Aile Yardımları Daire

Başkanlığının 02/01/2024 tarihli ve sayılı ‘2024 Yılı Muhtaçlık Sınırı’ hakkında yazısı ile muhtaçlık sınırının; 01/01/2024 tarihinden itibaren tespit edilen 30 günlük brüt asgari ücretten (20.002,50

TL) SGK Primi (%14) ve İşsizlik Sigortası Primi (%1) çıkartıldıktan sonra hesaplanan aylık net asgari ücret tutarının (17.002,12) 1/3 ü olan 5.667,37 TL olduğunu, 10.3. Başvuran hakkında yardım kararı verilebilmesi için 3294 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre hanedeki toplam gelirin 22.669,48TL’den az ve muhtaç olunması gerektiğini, 10.4. Başvurana ilişkin Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan incelemede aynı hane içinde 4 kişinin ikamet ettiği, hanede 2 emekli aylığı (toplam gelir 39.768 TL), 1 aktif çalışan (brüt 77.087,60 TL) ve Çorum kendisi ve aynı hanede yaşadığı kızı adına gayrimenkul hissedarlığı tespiti edildiğini, 10.5. Başvuru sahibi e-devlet yoluyla yaptığı başvurusunda kendi gelirini 10.500 TL, hane gelirini 40.000 TL olarak beyan ettiğini, başvuranın hem Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi verileri hem de kendi beyanı üzerinden yapılan hesaplamada hanedeki gelirin; 2024 yılı sosyal güvence kapsamındaki muhtaç vatandaşlar için uygulanan hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı olan 5.667,37 TL’den fazla olduğu tespit edildiğinden 15/11/2024 tarihli e-devlet üzerinden yaptığı yardım başvurusunun uygun görülmediğini belirtmiştir.

11. Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır. Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır. Bu noktada kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve hak sahibi niteliğine haiz herkese eşit ve adil bir şekilde hizmet sunulabilmesi için bazı kriterlerin hizmet sunumunun ölçütleri olarak belirlenmesi gerekmektedir.

12. Nitekim TÜİK tarafından 19/12/2024 tarihinde yayınlanan 2023 yılı Sosyal Koruma İstatistiklerine göre ülkemizde sosyal koruma kapsamında emekli/yaşlı, dul/yetim ve engelli/malul maaşı alan kişi sayısı 2022 yılında

14 milyon 851 bin iken, %13,8 artarak 2023 yılında 16 milyon 893 bin kişiye yükselmiştir. Sosyal koruma

kapsamında maaş yardımı sayısı 2022 yılında 15 milyon 630 bin iken, 2023 yılında 17 milyon 719 bin olmuştur.

Sosyal koruma harcamaları 2023 yılında bir önceki yıla göre %108,6 artış göstermiştir. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı %10,1’dir (https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Sosyal-Koruma-Istatistikleri-202353560). Aynı şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2023 yılı Faaliyet Raporuna göre 2023 yılında tüm kamu kurumları tarafından yapılan sosyal yardım harcaması 305,9 milyar TL’dir. Sosyal yardımların GSYH içindeki oranı %1,20 olarak gerçekleşmiştir. 4.989.456 hane sosyal yardımdan faydalanmıştır

(https://www.aile.gov.tr/media/160427/faaliyet-raporu-2023.pdf). Bu durum Türkiye’de hanelerin yaklaşık beşte birine tekabül etmektedir.

13. Devletin ihtiyacı olan herkese yardım edebilmesi için malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde bazı kıstaslar koyması gerekmektedir. Yasa hükmü hanede bulunan kişi başına geliri, aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilere yardım verileceğini düzenlenmiştir. Bu nedenle Kurumumuza daha önce aynı şekilde şartları taşımayan benzer taleplerle ilgili olarak ret kararları tesis edilmiştir. (Bknz. 2020/99745 nolu

Ret Kararı, 2020/91884 nolu Ret Kararı, 2021/13524 nolu Ret Kararı, 2021/12805 nolu Ret Kararı, 2022/16113 nolu Ret Kararı, 2022/9998 nolu Ret Kararı, 2023/220 nolu Ret Kararı, 2023/2305 nolu Ret

Kararı, 2023/5845 nolu Ret Kararı, 2023/15609 nolu Ret Kararı, 2023/15352 nolu Ret Kararı, vb.)

14. Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; başvuranın hem Bütünleşik Sosyal Yardım

Bilgi Sistemi verileri hem de kendi beyanı üzerinden yapılan hesaplamada hanedeki gelirin; 2024 yılında sosyal güvence kapsamındaki muhtaç vatandaşlar için uygulanan hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı olan 5.667,37 TL’den fazla olduğu görüldüğünden yardım başvurusunun kabul edilmediği tespit edilmiştir.

15. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, ilgili mevzuat hükümlerinde özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, yardımların düzenli aylık niteliğinde olmayıp muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarının önem derecesi göz önünde bulundurularak yapıldığı, sosyal inceleme sonrasında muhtaçlık kararının alınması ve ayni-nakdi yardımların yapılmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin vakıflar tarafından yerine getirilmesi gerektiği, vakıflarının yönetim ve temsile yetkili organı olan mütevelli heyetinin atanmış ve seçilmiş üyelerden oluştuğu, mülkî idare amirlerinin vakfın doğal başkanı olduğu, vakıfların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının idari yapılanması içerisinde yer aldığı, denetimlerinin ise

Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapıldığı vakıflardır.

16. İlgili mevzuatta “muhtaçlığın”; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “… Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar…” hükmü ile geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon

Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” yardım yapılacağı düzenlenmiştir.

17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırmada, 94 yaşında olan başvuranın kızı, damadı ve torunu ile birlikte aynı hanede ikamet ettiği, hanenin 4 kişiden oluştuğu, başvuranın 10.610 TL emekli aylığı aldığı, damadının 29.158,27 TL emekli aylığı aldığı, torununun SGK sorgulamasında 77.087,60 TL brüt ücretle sosyal güvenceli olarak çalıştığı, adına Çorum İli İlçesi Ada, Parsel Kat 4’te 1/4 oranlı kat mülkiyetli mesken kaydının olduğu tespit edildiğinden, her ne kadar başvuran tarafından sosyal yardım başvurularının ilgili idare tarafından usulsüz bir şekilde reddedildiği iddia edilmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri, yapılan incelemeler, çevre araştırmaları ve Bütünleşik Sosyal

Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde yer alan “Hane Özeti” bilgileri ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; ilgili mevzuatın sosyal yardım başvurusu yapan kişilerde aradığı maddi kriter (kişi başına düşen hane geliri) başvuran tarafından karşılanmadığından ilgili idareye hukuk ve hakkaniyet yönüyle izafe edilebilecek kusurlu bir iş ve işlem bulunmamaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

/

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuran yasada belirlenen şartları taşımadığı için BAŞVURUNUN

REDDİNE,

Kararın, BAŞVURANA ve SULTANBEYLİ KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/