|
ÖZET: Başvuran, süper emeklilik aylığının yeniden hesaplanması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvurusunda, 4200 TL ödeyerek 5000 gösterge satın aldığını ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası normal emeklilik aylığı almaya başladığını belirtmiştir. 1991 yılından itibaren süper emekliler için yapılan düzenlemelerin kendisine yansıtılmadığını, dolayısıyla düşük bir emekli aylığı aldığını ifade etmiştir. Başvuran, durumunun yeniden değerlendirilerek hak ettiği süper emeklilik aylığının ve farklarının hesaplanmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 1987 tarihinde SSK’ya başvurarak 3395 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinde bulunduğunu ve bu talep sonrası aylıklarının yeniden hesaplandığını açıklamıştır. Kurum, başvuranın aylıklarının yasal mevzuata uygun olarak belirlendiğini, dolayısıyla başvurunun reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptali sonrası süper emeklilik sisteminin mevcut durumunu etkilediği, ancak başvuranın aldığı aylığın yasal çerçevede hesaplandığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar alınmış ve bu kararın ilgili taraflara tebliğ edilmesi sağlanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sürecinde hukuka uygunluk açısından herhangi bir aksaklık tespit edilmediğini vurgulamıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 7160-7160 |sayi|53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/12923 2017/ 12923
KARAR TARİHİ : 25/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Süper emeklilik aylığının yeniden hesaplanması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 27/10/2017 27.10.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, “4200 TL ödemek suretiyle 5000 gösterge satın alıp 6400 gösterge üzerinden süper emeklilik hakkından yararlandığını, daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin süper emeklilikle ilgili iptal kararı vermesi üzerine normal aylık almaya başladığını, süper emekliler için 1991 yılından itibaren birçok değişiklik yaşandığını, kanunlarla iyileştirmeler getirildiğini, fakat bunların hiçbirisinin kendisine ödenen emekli aylığına yansıtılmadığını tesadüfen öğrendiğini, örneğin 1991 yılında 3702 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 76 ncı maddenin kendisine uygulanmadığını, katsayı artışı yapılmadığını, 4200 TL ödeyenlere verilen 330.000 TL (daha sonra 693.752 TL) telafi edici ödemenin emekli aylığına ilave edilmediğini, netice itibariyle 1991 yılından bu yana yapılan düzenlemelerle hak sahiplerinin almakta oldukları aylıklarına telafi edici ödemeler yapılmışsa da bunların kendisine ödenmediğini, dolayısıyla hak ettiğinden düşük tutarda emekli aylığı ödemesi yapılarak mağdur edildiğini belirtmiş, durumunun yeniden gözden geçirilerek süper emekli olarak alması gereken emekli aylığının ve farklarının hesaplanması ” talebiyle Kurumumuza başvurmuştur
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumunun sayı ve 06/ 02/ 2018 tarihli yazısı ile 2.1. Başvuranın 17.08.1987 tarihinde SSK’ya başvuruda bulunarak 87/ 1194 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı eki üst gösterge tablosunun 1. Derece 5. Kademesi üzerinden ( 6400 gösterge üzerinden) 3395 sayılı Kanun uyarınca borçlanma talebinde bulunmuştur . Sigortalının talepte bulunduğu dönemde
1 / 12aylığa esas derecesi 1, kademesi 9 ve göstergesi 1400 rakamıdır . Sigortalıya talebi sonrası 3395
sayılı Kanun kapsamında 4.200.000 TL borçlanma tahakkuk ettirilmiş olup adı geçen bu tutarı
18.08.1987 tarihinde ödemesi üzerine takip eden aybaşı olan 01.09.1987 tarihinden geçerli olmak
üzere aylıkları yeniden hesaplanmıştır . Buna göre sigortalının 1. Derece 9. Kademeden 1400 gösterge karşılığı; (gösterge x Memur Maaş Katsayısı x ABO: 1400 x 70 x %70) 68.600 TL olan aylığı, üst gösterge 1. Derece 5. Kademe 6400 gösterge üzerinden; (gösterge x MMK x ABO: 6400 x
70 x %70) 313.600 TL tutarına yükseltildiği,
2.2. Başvurana aylık bağlandığı tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat gereği aylık bağlama oranı
%70 olup sigortalının ortalama yıllık kazancına göre gösterge tablosundaki derece ve kademesi 3.
Derece 4. Kademe, gösterge rakamı 612’dir . İlgili dönemde memur maaş katsayısı 16 olduğundan sigortalıya bağlanan aylık; Gösterge x Memur maaş katsayısı x ABO : ( 612 x 16 x %70) 6855 TL olduğu, 2.3. 3395 sayılı Kanunun süper emekli olarak nitelenen bu sistemin Anayasa Mahkemesinin
26.10.1988 tarih E .19/K .33 sayılı kararı ile iptal etiği, kararın yayımlandığı günden başlayarak 6 ay
sonra 11.06.1989 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür . Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile ortaya çıkan boşluğun doldurulması amacıyla önce 23.12.1988 tarih ve 352 sayılı KHK yürürlüğe konulmuş, daha sonra 29.12.1988 tarihinde yürürlüğe giren 3552 sayılı Kanunla 352 sayılı KHK yürürlükten kaldırıldığı, 2.4. 3522 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanunun ek 24 üncü maddesinde yapılan değişiklikle; Bakanlar
Kurulu sosyal yardım zammı miktarını gösterge, üst gösterge ve geçici gösterge tablolarındaki derece ve kademelere göre birbirinden farklı olarak belirlemeye yetkili kılınırken, 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 75 inci madde ile de, borçlanma hakkından yararlanmamış emsal emeklilerin aylık tutarları (SYZ dâhil) kendilerine ödenen aylık tutarını geçeceği tarihe kadar, geçici gösterge aylığına hak kazananların aylıklarında katsayı, gösterge tablosu ve sosyal yardım zammımdaki değişiklikler nedeniyle herhangi bir artış yapılmaksızın, Aralık/ 1988 ayındaki gösterge ve geçici gösterge tabloları ile memur aylıklarına uygulanan 100 katsayı ve 53000.- lira SYZ üzerinden hesaplanan tutarların ödeneceği öngörülmüştür . Başka bir anlatımla, bu düzenlemeyle süper emeklilerin aylıklarının 1400 göstergeden aylık almakta olanların aylıkları ile eşitleneceği tarihe kadar katsayı, gösterge ve sosyal yardım zammı artışı yapılmadan, bu aylıkların dondurulmuş olarak ödenmesi suretiyle normal ve süper emekliler arasında eşitlik sağlanması amaçlandığı, 2.5. SYZ’ nin Gösterge ve Üst Gösterge Tablosundan aylık alanlar bakımından farklı tutarda belirlenmesine ilişkin BKK’ nın açılan bir dava sonucunda Danıştayca iptali üzerine, 01.01.1988 ile
3522 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.01.1989 tarihine kadar yılın ilk yarısı için her ay eksik
ödenen 19.040 liralık ve yılın ikinci yarısı için her ay eksik ödenen 17.000 liralık SYZ farkları ilgililere ödendiğini, 2.6. 1400 gösterge üzerinden normal emeklilere ödenen aylık ve SYZ toplamı, geçici göstergeden yararlanan süper emeklilere yapılan ödemeler toplamını (aylık + geçici gösterge aylığı + SYZ)
01.07.1990 tarihinde katsayı ve SYZ artışları ile yakaladığından, bu tarihten sonra aylıkların
dondurularak ödenmesine son verildiğini, 2.7. 3522 sayılı Kanunun Anayasanın çeşitli maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek yasanın iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesince açılan iptal davası “geçici 70 inci madde ile getirilen borçlanma sisteminin Anayasaya aykırılığı ve kazanılmış haktan söz edilerek, aynı statüde farklı aylıkların ödenmesinin sürdürmenin olanaksız olduğu” gerekçesiyle karara bağlanmakla birlikte, iptal sonucu bu kişilerin mağduriyeti varsa, bunun telafi edilmesinin Kamu yararına olacağı ifade edildiği , 2.8. Anayasa Mahkemesinin 3522 sayılı Kanuna ilişkin kararında belirtilen 506 sayılı Kanunun geçici 70 inci maddesinin iptali sonucu süper emeklilerin mağduriyeti varsa, bunun telafi edilmesinin
2 / 12Kamu yararına olacağı görüşünden hareket edilerek, 01.01.1991 tarihinden sonra yürürlüğe giren
3702 sayılı Kanunla yeni düzenlemeyle, 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 76 ncı madde, süper
emeklilere Telafi Edici Ödeme (TEÖ) adı altında bir ek ödeme yapılmasını, geçici 77’inci madde ise
01.02.1991 tarihine kadar yazılı olarak Kuruma başvuranlara borçlanma tutarının tamamının iade
edilmesini, bu şekilde borçlanma tutarı iade edilenlerin telafi edici ödemeden yararlandırılmamasını öngörüldüğü, 3. 3702 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 76 ncı maddesine göre telafi edici ödemenin
usul ve esasları aşağıdaki gibi belirlenmiştir :
– 01.01.1991 tarihinden geçerli olmak üzere 5000 geçici gösterge satın alarak 4.200.000 TL borçlanma primi ödeyenlere 330.000 lira, 5.040.000 lira borçlanma primi ödeyenlere ise 440.000 lira
TEÖ yapılmıştır .
– 4.200.000 TL . veya 5.040.000 TL . ‘den daha az borçlanma primi ödemiş olanlara yapılacak telafi edici ödeme, yukarıda öngörülen esaslar dahilinde ve ödedikleri borçlanma primi ile orantılı olarak hesaplanmıştır .
– TEÖ, 506 sayılı Kanuna göre ödenmekte olan gelir ve aylıklara uygulanan katsayıdaki artış oranında artırılmıştır .
– Ölüm aylığı almakta olanlara yapılacak telafi edici ödeme, ölüm aylığı ödenmesine imkan veren her tahsis dosyası için ayrı ayrı hesaplanır ve hak sahiplerinin aylıktaki hisseleri oranında ödenmiştir .
– Hak sahibi kız çocuklarının evlenmeleri nedeniyle, ek 12 inci maddeye göre ödenen evlenme yardımının hesabında, telafi edici ödeme nazara alınmamıştır .
– Telafi edici ödeme almaya hak kazandıktan sonra ölen aylıklının hak sahipleri hakkında da yukarıdaki esaslara göre işlem yapılmıştır .
3702 sayılı Kanuna göre sigortalının 01.01.1993 tarihinde 1. Derece 5 Kademeye karşılık gelen üst
göstergesi 6400, ilgili dönemde MMK 740, 3702 sayılı Kanun gereği 5766 prim gününe karşılık gelen ABO %53,5’olduğu, sonuç olarak sigortalının dosyasında yapılan tüm iş ve işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğu hususu ifade edilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 6. 3395 sayılı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve
Bu Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanunun Geçici 5 inci maddesi;
“A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 506 saydı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 991 sayılı
Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık almakta olanlar ile aylık talebinde bulunmuş olup, heniz işlemleri tamamlanmamış olanlardan
3 / 12gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık bağlanmaya hale kazananlar;
1. Bakanlar Kurulunca tespit edilecek geçici gösterge tablosundaki derece ve kademelerden hangisi üzerinden borçlanarak prim ödeyeceklerini tespit ederek altı ay içinde kuruma yazılı olarak bildirmek, 2. Müracaat tarihini takip eden aybaşından başlamak üzere her ay için 30 gün itibariyle ve 1 inci bende göre seçeceği derece ve kademenin karşılığı göstergenin, aynı tarihte yürürlükte olan katsayı ile çarpımına göre bulunacak borçlanmaya esas matrah üzerinden % 20 oranında prim ödemek, 3. Zamanaşımı içerisindeki süreler için prime esas azamî kazancın üzerinde ücret aldığım belgelemek, 4. Zamanaşımı süreleri dışında kalan süreler için ise ücretini beyan etmek, Şartı ile borçlanabilirler .
Aylıklıya, seçtiği derece ve kademe üzerinden, hesaplanacak 5 yıllık prim tutarı tebliğ edilir . Tebliğ edilen borcun azamî beş yıl içinde ve her yıla isabet eden bölümünün o yılın sonuna kadar ödenmesi şarttır . Primlerin süresi içinde ödenmemesi halinde, primi ödenmeyen ilk aydan itibaren borçlanma hakkı düşer . Borçlanma hakkı düşenler bu maddeye göre yeniden borçlanma yapamazlar . Ay İlkimin borç ödeme süresi ‘içinde ölümü halinde borçlanmaya ait primlerin bakiyesi aynı süre içinde olmak şartıyla hak sahipleri tarafından ödenebilir . Borçlanma sebebiyle, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önce borçlanılmış hizmetlere hizmet ilavesi yapılmaz .
B) Borçlanmak suretiyle prim ödeyenlerin geçici göstergeleri ve geçici göstergelere göre bağlanacak aylıkları aşağıda belirtilen şekilde tespit edilir .
a) Geçici Göstergenin Tespiti :
1. Tebliğ edilen borcun tamamı süresi içinde ödendiği takdirde, aylıklarının borçlandırıldığı derece ve kademenin karşılığı olan geçici gösterge esas alınır .
2. Tebliğ edilen borcun bir bölümünün süresi içinde ödenmemesi sebebiyle borçlanma hakkı düşenlerle bakiye borcunu ödemeyeceğini yazılı olarak kuruma bildirenlerin geçici göstergesi, ödediği miktarın borcun tamamına oram esas alınarak tespit edilir . Bu şekilde tespit edilen sayının geçici gösterge tablosunda eşiti yoksa buna en yakın geçici gösterge esas alınır .
b) Geçici Gösterge Aylığının Bağlanması :
1. Tespit edilen geçici göstergelerin cari katsayı ile çarpılması sonucu bulunacak matrah üzerinden geçici gösterge aylığı bağlanır .
2. Borçlandırılan aylıklının geçici gösterge aylığının hesaplanmasında da almakta olduğu Malullük, Yaşlılık veya Ölüm aylığı bağlama oram nazara alınır . Tebliğ edilen borcun tamamı, süresinden önce ödendiği takdirde, ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, (B) fıkrasının (a)
bendinin 2 nci alt bendine göre kısmî ödeme yapanlara da ödemenin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, Geçici gösterge aylığı bağlanır .
3. Borçlanma talebinde bulunanların tahsisi yapılmış aylıklarının ödenmesine devam edilir .” 7. 07/ 03/ 1991 Tarihli 3702 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa İki Geçici Madde Eklenmesine
Dair Kanunun 1 inci maddesi;
“GEÇİCİ MADDE 76.
a) Geçici 70 inci madde uyarınca kuruma borçlanma primi ödeyerek malullük, yaşlılık veya ölüm sigortasından aylık almakta olanlardan, 4 200 000 TL. borçlanma primi ödeyenlere malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı aldıkları sürece ve aylıklarla birlikte 330 000.TL; 5 040 000 TL. ödemiş olanlara 400 000 TL. telafi edici ödeme yapılır . 4 200 000 TL. veya 5 040 000 TL. dan daha az borçlanma primi ödemiş olanlara yapılacak telafi edici ödeme, ödedikleri borçlanma primi ile orantılı olarak hesaplanır . Telafi edici ödeme bu Kanuna göre ödenmekte olan gelir ve aylıklara
4 / 12uygulanan katsayıdaki artış oranında artırılır . Ödeme dönemlerine göre peşin ödenen telafi edici
ödeme, ölüm halinde geri alınmaz .
b) Ölüm aylığı almakta olanlara yapılacak telafi edici ödeme, ölüm aylığı ödenmesine imkan veren her tahsis dosyası için ayrı ayrı hesaplanır ve tamamı hak sahiplerine eşit şekilde paylaştırılarak ödenir .
c) Hak sahibi kız çocuklarının evlenmeleri nedeniyle, Ek 12 nci maddeye göre ödenen evlenme yardımının hesabında, telafi edici ödeme nazara alınmaz .
d) Telafi edici ödeme almaya hak kazandıktan sonra ölen aylıklının hak sahipleri hakkında da yukarıdaki esaslara göre işlem yapılır .
e) Telafi edici ödeme, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun hesaplaşma ile ilgili hükümlerinin uygulanmasında nazara alınmaz . f) Telafi edici ödeme her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır .
GEÇİCİ MADD E 77. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde kuruma yazılı olarak başvuranların, geçici 70 inci madde uyarınca kuruma ödedikleri borç lanma prim tutarının tamamı kendilerine iade edilir . Primleri iade edilenler hakkında Geçici 76 ncı madde hükmü uygulanmaz .”
8) 3910 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunun 2 nci maddesi, “17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 76 ncı maddesinin (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir .
a) Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 70 inci madde uyarınca Kuruma 4 200 000 TL. veya 5
040 000 TL. borçlanma primi ödemiş olup malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından aylık almakta
olanlara ödenmekte olan aylıkları ile; ( 6400) gösterge üzerinden, sigortalının prim ödeme gün sayısı ve tahsis talep veya ölüm tarihindeki yaşı dikkate alınarak ek 35 inci maddeye göre yeniden tespit edilecek aylık bağlama oranları ve cari katsayı esas alınmak suretiyle hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları arasındaki fark tutarında telâfi edici ödeme yapılır . Ancak, ( 6400)
göstergeden maaş alanların göstergelerinde bir değişiklik yapılması halinde bu değişikliklerden doğan fark telâfi edici ödemeye aynen yansıtılır . 4200 000 TL. veya 5 040 000 TL.’ den daha az borçlanma primi ödemiş olanlara yapılacak telâfi edici ödeme, yukarıda öngörülen esaslar dahilinde ve ödedikleri borçlanma primi ile orantılı olarak hesaplanır . Telâfi edici ödemeler ilgililere her ay aylıkları ile birlikte, malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı aldıkları sürece yapılır . Ödeme dönemine göre peşin ödenen telâfi edici ödeme, ölüm halinde geri alınmaz .
b) Ölüm aylığı almakta olanlara yapılacak telâfi edici ödeme, ölüm aylığı ödenmesine imkân veren her tahsis dosyası için ayrı ayrı hesaplanır ve hak sahiplerinin aylıktaki hisseleri oranında ödenir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuranın 1 nolu paragrafta yer verilen başvurusundan özetle; kamuoyunda süper emeklilik
5 / 12olarak bilinen borçlanma yoluyla daha üst göstergelerden aylık satın alarak emekli olduğunu, ancak
buna imkan veren yasanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptali neticesinde bu şekilde emekli olanlara getirilen iyileştirmelerin kendisine ödenen emekli aylığına yansıtılmadığını diğer bir deyişle telafi edici ödemenin emekli aylığına ilave edilmediğini, dolayısıyla hak ettiğinden düşük tutarda emekli aylığı ödemesi yapıldığı iddia ettiği başvurusunun incelenmesinde yaşlılık aylığı ve süper emeklilik sistemi ile nelerin getirildiği ve 3395 sayılı yasanın iptali sonrasında aylıklarda yapılan iyileştirmelerin neler olduğu incelenerek başvuranın durumu irdelenecektir .
11. Uzun vadeli sigorta kolları arasında yer alan yaşlılık sigortası; sigortalılara Kanunların belirtilen şartlar çerçevesinde belirli bir yaşa ulaştıktan sonra yaşlılık aylığı bağlanmasına ya da yaşlılık toptan ödemesi yapılmasına imkân veren prime dayalı ve zorunlu bir sigorta şeklinde tanımlanabilir .
Yaşlılık sigortasından sağlanan bir hak olan yaşlılık aylığı; yaşlılığın getirmiş olduğu iş yapma yeteneğindeki azalış nedeniyle bu süreçte yaşamlarını sürdürmeleri adına sigortalılara belirli bir gelir güvencesini sağlayan bir sigorta aracıdır .
12. Yaşlılık aylığına hak kazanmak için prim ödeme gün sayısı, yaş şartı ve sigortalılık hizmet süresinin Kanunda belirtildiği şekliyle sağlanması gerekmektedir . Bununla birlikte söz konusu koşulların; ülkelerin demografik özellikleri, sosyoekonomik yapısı gibi faktörlere bağlı olarak sıkça değişim gösterebilmektedir . Öte yandan sosyal güvenlik sisteminin dinamik yapısı da sistemin ve de yasal mevzuatın karmaşık bir hal almasına neden olan diğer bir faktördür .
13. 506 sayılı Kanunun tarihçesine bakıldığında sırasıyla “ortalama yıllık kazanca” ve sigortalının gelir düzeyine göre belirlenen “göstergeye” göre aylık bağlama sistemlerinin aylık hesaplamada kullanıldığını görmekteyiz . Ortalama yıllık kazanç; sigortalının geçmiş yıllardaki kazançlar toplamının sigortalı olunan yıllara bölünmesiyle tespit edilmekte; sigortalıya ortalama yıllık kazancına göre hesaplanan aylıklarda; “ortalama yıllık kazanç x ABO x 1/ 12” formülü kullanılmaktadır . 506 sayılı Kanunda aylık bağlama sistemindeki ilk köklü değişiklik 29/ 06/ 1978 tarih ve 2167 sayılı Kanunla yapılarak aylık hesaplamalarında ortalama yıllık kazanç sisteminden gösterge sistemine geçilmiştir ve aylık bağlama sistemi; “Gösterge x Katsayı x Aylık Bağlama
Oranı” şeklinde formüle edilmiştir .
14. 20/ 06/ 1987 tarihine gelindiğinde ise 3395 sayılı Kanunla; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte,
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 991 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarından gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık almakta olanlar ile aylık talebinde bulunmuş olup, henüz işlemleri tamamlanmamış olanlardan gösterge tablosunun en üst göstergesinden aylık bağlanmaya hak kazananların Bakanlar Kurulunca tespit edilecek geçici gösterge tablosundaki derece ve kademelerden hangisi üzerinden borçlanarak prim ödeyeceklerini tespit ederek altı ay içinde kuruma yazılı olarak bildirmek, müracaat tarihini takip eden ay başından başlamak üzere her ay için 30 gün itibariyle ve 1 inci bende göre seçeceği derece ve kademenin karşılığı göstergenin, aynı tarihte yürürlükte olan katsayı ile çarpımına göre bulunacak borçlanmaya esas matrah üzerinden % 20 oranında prim ödemek” şartı ile borçlanabilecekleri ifade edilmiş ve kendilerine 09/ 07/ 1987 tarihinden geçerli olmak üzere 87/ 19994 sayılı BKK ile mevcut gösterge tablosuna eklenen üst gösterge tablolarından borçlanmak suretiyle aylıklarını yükseltme imkanı sağlanmıştır .
15. Yargıtay 10 uncu Hukuk Dairesi; “En üst göstergenin altındaki derece ve kademelerden aylık alanların durumlarına uygun bir borçlanma hakkından yoksun bırakılmalarının eşitliğe aykırı olduğu, sigortalılardan bir bölümünün borçlanma yoluyla belirgin derecede yüksek, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığına kavuşturulurken, diğer kesiminin, bu haklardan yoksun bırakılmasının, toplumun huzurunu bozacağı ve milli dayanışmayı engelleyerek adalet anlayışını zedeleyeceği bu nedenle, bir hukuk devletinde bu tür yasaların kabulünün, hukuk devleti ilkesine ve böylece Anayasa’nın 2 nci maddesine de ters düşeceği, sosyal güvenlik kuruluşlarından T .C. Emekli Sandığı’nda, süper emeklilik uygulaması olmadığı, bu uygulamanın kurumlar arasında da eşitsizlik ve farklılık
6 / 12yaratacağı, kurum kaynaklarını tüketen, ona haksız külfetler yükleyen, sosyal güvenliği sağlamakta
yetersiz duruma düşüren böyle bir borçlanma sisteminin, Anayasa’nın 60 ve 65 inci maddelerine açıkça aykırı olduğu” istemiyle Anayasa Mahkemesine 3395 sayılı yasanın Geçici 5 inci maddesinin iptali için başvurmuştur .
16. Anayasa mahkemesi 26/ 10/ 1988 tarih 1988/ 19 esas ve 1988/ 33 sayılı kararı ile 3395 sayılı
Kanunun Geçici 5 inci maddesinin; “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının hak benzerliği ve bu hakların içiçeliği karşısında her biri için yapılacak farklı düzenlemelerin eşitsizlik ve haksızlık yaratacağı, aynı sosyal güvenlik kurumu içerisinde yer alarak bütünleşmiş, kaynaşmış ve aynı amaçlar için riziko ortaklığına girmiş sigortalılardan derecesi ne olursa olsun, bir grubun, diğerlerinden ayrılarak kendilerine “özel” denilebilecek bir güvenliğin sağlanması ve yine temelde birbirinden çok farklı olmayan yakın derece ve göstergede bulunanlar için çok farklı boyutlarda sosyal güvence öngörülerek kurumun kaynaklarının dengesiz bir biçimde tahsisinin, sosyal güvenliğin dayandığı ilkelerle bağdaşamayacağı, sosyal güvenlikten amaçlananın; sosyal riskler nedeniyle karşılaşılan zararı sosyal sigorta yoluyla sistemin öngördüğü esaslara göre asgari ölçüde sağlamak olduğundan bu yolla kaybedilen değerin karşılanmasının beklenemeyeceği, böyle bir borçlanmanın sosyal sigortalar hukuku sistemimizde hizmetlerin borçlandırılması olarak adlandırılan sistemden tamamen farklı ve borçlanmanın temel ilkelerine ters düşen bir durum yarattığı, borçlanma hakkının dengeli ve makul ölçülerde diğer göstergelerde bulunanlara da tanınmaması nedeniyle” Anayasanın 2, 10 ve 60 ıncı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir .
17. Anayasa mahkemesinin 3395 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 5 inci maddeyi iptal etmesi üzerine, 16/ 02/ 1989 Tarihinde 3522 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 75 inci madde ile; “Geçici 70 inci madde ( 3395 md 17 ile Geçici 5inci madde numarası teselsül ettirilmiştir) uyarınca, Geçici gösterge aylığına hak kazananların, malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının Aralık 1988 tarihindeki gösterge tabloları ile memur aylıklarına uygulanan 100 katsayıya ve 53 000 lira olarak tespit edilmiş sosyal yardım zammına göre hesaplanacak tutarları üzerinden aşağıda belirtilen esaslar dâhilinde ödenmesine devam olunacağı, bu aylıklarda; katsayı, gösterge tablosu ve sosyal yardım zammındaki değişiklikler nedeniyle herhangi bir artış yapılmayacağı, bu madde kapsamındaki aylıklıların, Geçici 70 inci maddeye göre borçlanma hakkından yararlanmamış olsalardı, almaya hak kazanacakları (sosyal yardım zammı dâhil) aylık tutarları, kendilerine ödenmekte olan (sosyal yardım zammı dâhil) aylık tutarlarını geçeceği tarihten itibaren, bu ödemeler yerine; cari katsayı, gösterge tablosu ve sosyal yardım zammı esas alınmak suretiyle hesaplanacak aylık tutarları üzerinden ödeme yapılacağı” hükmü getirilerek aylık hesaplaması yeniden düzenlenmiştir .
18. 07/ 03/ 1991 tarih ve 3702 sayılı Kanunla, 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 76 ncı madde ile;
“Geçici 70 inci madde uyarınca kuruma borçlanma primi ödeyerek malullük, yaşlılık veya ölüm sigortasından aylık almakta olanlardan, 4.200.000 TL borçlanma primi ödeyenlere malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı aldıkları sürece ve aylıklarla birlikte 330.000 TL telafi edici ödeme yapılacağı” vurgulanmış, aynı maddenin devamında “telafi edici ödemenin bu Kanuna göre ödenmekte olan gelir ve aylıklara uygulanan katsayıdaki artış oranında artırılacağı” belirtilmiştir . Öte yandan aynı Kanuna eklenen Geçici 77 nci madde ile; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde kuruma yazılı olarak başvuranların, Geçici 70 inci madde uyarınca kuruma ödedikleri borçlanma prim tutarının tamamının kendilerine iade edileceği ve primleri iade edilenler hakkında Geçici 76 ncı madde hükmünün uygulanmayacağı” ayrıca ifade edilmiştir .
19. 506 sayılı Kanunun Geçici 76 ncı maddesi; 12/ 05/ 1993 Tarih ve 3910 sayılı Kanunla yeniden düzenlenerek; “Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 70 inci madde uyarınca Kuruma
4.200.000 TL . veya 5.040.000 TL borçlanma primi ödemiş olup malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortasından aylık almakta olanlara, ödenmekte olan aylıkları ile; ( 6400) gösterge üzerinden,
7 / 12sigortalının prim ödeme gün sayısı ve tahsis talep veya ölüm tarihindeki yaşı dikkate alınarak Ek 35
inci maddeye göre yeniden tespit edilecek aylık bağlama oranları ve cari katsayı esas alınmak suretiyle hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları arasındaki fark tutarında telâfi edici ödeme yapılacağı, ancak, ( 6400) göstergeden maaş alanların göstergelerinde bir değişiklik yapılması halinde bu değişikliklerden doğan farkın telâfi edici ödemeye aynen yansıtılacağı” belirtilmiştir .
20. Bu kapsamda Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirmeler soncunda kamuoyunda
Süper emeklilik olarak adlandırılan borçlanma ile daha üst göstergelerden aylık alma imkanı getiren sistemin olmadığı tarihlerde SSK’dan emekli olan birisi son beş yıllık ortalama kazancına göre göstergesini tespit ettirir ve bu gösterge ile o tarihlerde geçerli olan memur aylık katsayısı ile çarpımının aylık bağlama oranı kadar emekli aylığı alırdı . 5000 günü olan birisi için aylık bağlama oranı (ABO) yüzde 70 olup, 5000 günden sonraki her 240 gün için yüzde arttırıldığı, bu sistem benimsenmeden önce 700’den başlayıp 1400’de biten gösterge tablosuna göre en düşük emekli aylığı ile en yüksek emekli aylığı arasında iki kat fark oluşmaktayken, 3395 sayılı Kanunla öngörülen düzenleme ile 09.07.1987 gününden geçerli olmak üzere taban göstergesi 1700’den başlayan ve 6400 ile biten Üst Gösterge Tablosu uygulanmaya koyulması neticesinde en düşük normal emekli aylığı ile en düşük Süper Emekli aylığı arasında 2,5 kat, en yüksek normal emekli aylığı ile en yüksek Süper Emekli aylığı arasında ise 4,5 kat fark, en düşük emekli aylığı ile en yüksek emekli aylığı arasında ise 10 kata yakın fark ortaya çıkması sonucunu doğduğu anlaşılmıştır .
Nitekim somut olayda, başvurana borçlanma yapmadan önce 612 gösterge rakamına göre 6855 TL aylık hesaplanmışken, 3395 sayılı Kanun ile borçlanması sonucu bu tutarın 4.5 kat artış ile 313.600
TL’ye yükseldiği görülmektedir .
21. Aylıklar arasında meydana gelen bu farklılaşmanın sosyal adaleti zedeleyeceği gerekçesiyle
Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurusunu ilgili mahkeme kabul ederek yasanın iptaline karar verilmesi sonucu 3522 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 75 inci madde ile; “geçici
70 inci maddeye göre borçlanma hakkından yararlanmamış olsalardı, almaya hak kazanacakları
(sosyal yardım zammı dâhil) aylık tutarları, kendilerine ödenmekte olan (sosyal yardım zammı dahil)
aylık tutarlarını geçeceği tarihten itibaren, bu ödemeler yerine; cari katsayı : gösterge tablosu ve sosyal yardım zammı esas alınmak suretiyle hesaplanacak aylık tutarları üzerinden ödeme yapılır” denilerek mevcut durumda yüksek aylık almaya devam etmelerine imkan sağlayan bu düzenleme ile borçlanma yapan kişilerin mağdur edilmemesi amacıyla getirilen telafi edici ödeme olarak bilinen düzenleme ile 6400 gösterge rakamı üzerinden hesaplanacak aylık tutarı ile almakta oldukları aylık tutarı arasındaki farkın, telafi edici ödeme olarak verilmesi düzenlemektedir . Dolayısıyla hak sahibine ödenen aylık, 6400 gösterge rakamı üzerinden hesaplanan süper emeklilik aylığı olmaktadır .
Süper emekli olarak adlandırılan hak sahiplerine ödendiğinden, alınan borçlanma primlerinin karşılığını oluşturmaktadırlar . Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, süper emekli olanlara, yüksek emekli aylığı ödenemediğinden; 6400 gösterge rakamı üzerinden ödenmesi gereken aylık miktarını karşılayacak, Ek bir ödeme yapılmaktadır . Kurum, borçlanan hak sahiplerine, borçlanmanın karşılığı olan meblağı, telafi edici ödeme adı altında vermektedir . Bu kapsamda başvurana ödenen telafi edici ödeme tutarları Tabloda verilmiştir .
TABLO
Telafi Edici
Eski Aylık (TL) 3395 Göre Aldığı
Ödeme
Yıllar /Alması gereken
Aylık)
(TL)
8 / 12878.528 2.533.760 1.655.232
1993/Ocak 1993/Temmuz 991.312 2859.040 1.867.728 1993/Ekim 1.115.968 3.218.560 2.102.592 1994/Ocak 1.163.456 3.355.520 2.192.064 1994/Nisan 1.305.920 3.766.400 2.460.480 1994/Temmuz 1.305.920 3.766.400 2.460.480 1994/Ekim 1.305.920 3.766.400 2.460.480 1995/Ocak 1.353.408 3.903.360 2.549.952 1995/Nisan 1.454.302 4.194.400 2.740.080 1995/Kasım 6.138.951 8.957.617 2.818.666 1996/Ocak 6.138.951 8.957.617 2.818.666 1996/Temmuz 11.602.500. 15.285.057 3.682.557 1997/Ocak 19.561.815 23.295.251 3.733.436 1997/Temmuz 28.051.538 32.703.748 4.652.210 1998/Ocak 37.888.200 43.607.369 5.719.169 1998/Temmuz 47.620.517 54.260.668 6.329.482 1998/Ekim 52.866.625 60.099.894 7.233.269 1999/Ocak 70.243.950 79.035.416 8.791.466 1999/Temmuz 85.470.000 95.818.500 10.348.500 2000/Ocak 90.512. 101.471.792 10.959.062 2000/Aralık 122.809.841 137.679.359 14.869.518 2001/Ocak 125.880.087 141.121.343 15.241.256 2001/Aralık 205.482.741 230.362.094 24.879.353 2002/ Ocak 212.058.189 237.733.618 25.675.492 2002/Aralık 271.005.627 303.818.333 32.812.706 2003/Ocak 346.005.627 378.818.333 32.812.706 2003/Aralık 346.005.627 378.818.333 32.812.706
9 / 122004/Ocak 380.606.190 416.700.166 36.093.976
2004/Temmuz 418.666.809 458.370.183 39.703.374 2005/Ocak 443,79 485,87 42,08 2005/ Temmuz 470,42 515,87 44,60 2006/Ocak 484,53 530,47 45,94 2006/ Temmuz 505,7 553,65 47,95 2007/Ocak 530,99 581,33 50,34 2007/ Temmuz 551,54 603,83 52,29 2008/Ocak 562,57 615,91 53,34 2008/ Temmuz 603,08 660,83 57.18 2009/ Ocak 631,11 690,48 59,37 2009/ Temmuz 642,66 703,12 60,46 2010/ Ocak 702,66 763,12 60,46 2010/ Temmuz 727,89 790,52 62,63 2011/ Ocak 787,89 850,52 62,63 2011/ Temmuz 819,41 884,54 65,13 2012/ Ocak 875,05 944,60 69,55 2012/ Temmuz 892,11 963,02 70,91 2013/ Ocak 970,75 1.172,35 201,60 2013/Temmuz 1.009,58 1.219,24 209,66 2014/ Ocak 1.042,59 1.259,11 216,52 2014/Temmuz 1.102,02 1.330,88 228,86 2015/ Ocak 1.127,70 1.361,89 234,19 2015/ Temmuz 1.181,38 1.426,72 245,34 2016/ Ocak 1.326,98 1.481,79 254,81 2016/ Temmuz 1.375,98 1.639,21 264,06 2017/ Ocak 1.440,19 1.716,74 276,55
10 / 122017/ Temmuz 1.525,02 1.817,86 292,84
Tablodan da görüleceği üzere, telafi edici ödeme tutarı; süper emeklilik aylığı ile eski aylık arasındaki farkı oluşturmaktadır .
22. Yukarıda izah edilen hususlar dikkate alındığında sosyal sigorta sisteminin aylık bağlama oranlarında yapılan değişiklilerin üst göstergeden aylık alanların mağdur duruma düşmesine yol açtığı iddiasına yönelik ilgiliye almakta olduğu aylığına “telafi edici ödeme” adı altında ek tutarların ilave edildiği, telafi edici ödemenin, süper emeklilik kapsamındaki sigortalılara ödenen farkın başvurana da ödemesinin yapıldığı, başvuranın yapmış olduğu borçlanma sonucu tarafına bağlanan aylığın her ne kadar Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı ile iptal edilse de yapılan yasal düzenlemeler ile ödendiği, bu nedenle şikâyet başvurusu hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca , bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
11 / 12Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi