ÖZET: Başvuran, 25 yıllık gazetecilik tecrübesine sahip olduğunu ve emekli olduktan sonra sürekli basın kartı talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, başvurusu, Basın Kartı Yönetmeliği’nin öngördüğü şartları yerine getirmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. İlgili idare, başvuranın ilk basın kartını 2006 yılında aldığını ve gerekli süreyi tamamlamadığını, ayrıca 5953 sayılı Kanun kapsamında yalnızca 7 yıl 11 ay çalıştığını ifade etmiştir. Başvuran, gazeteciliğin bir fikir mesleği olduğunu ve sigorta primlerinin ödenmemesinin mali imkânsızlıklardan kaynaklandığını savunmuştur.

İdare, sürekli basın kartı talebinin değerlendirilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu şartlar arasında, en az on sekiz yıl basın kartı taşımak veya en az on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeli çalışmak bulunmaktadır. Başvuranın, bu şartları sağlamadığı için talebinin reddedilmesi, mevzuat açısından hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca, başvuranın, basın kartı alabilmesi için gerekli şartları yerine getirmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın sürekli basın kartı talebinin reddedilmesi işlemi, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Başvuranın, gerekli şartları sağladığı takdirde yeniden başvuru yapabileceği ifade edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 17336-17336 |sayi|36311982-101.07.05.99-E.36311982-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2017/16150 2017/ 16150

KARAR TARİHİ : 17/10/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı (Basın-Yayın ve Enformasyon Genel

Müdürlüğü)

BAŞVURUNUN KONUSU : Sürekli basın kartı verilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 19/12/2017 19.12.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi, 25 yıl aktif yerel gazetecilik/muhabirlik yaptığını, 2014 yılında emekli olduğunu, yaklaşık 10 yıl sarı basın kartı taşıdığını, emekli olduktan sonra sürekli sarı basın kartı talebinde bulunduğunu, sürekli basın kartı alabilmek için basın sigortalılığı şartının arandığını, 25 yıllık çalışmasını belgeleriyle ispatlayabileceğini ancak 15 yıllık SGK primlerinin ödenmediğini, gazeteciliğin fikir mesleği olduğunu, sigorta primi şartının sermaye ile ilgili olduğunu iddia ederek kendisi gibi mali imkânsızlıklar yüzünden SGK primlerini yatırmayan gazetecilerin sürekli basın kartı sahibi olabilmesi için gereğinin yapılmasını talep etmektedir .

2. Şikâyetçinin aynı talepli 26/ 09/ 2017 tarihli başvurusu hakkında Gönderme Kararı verilmiştir .

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın Yayın Daire Başkanlığının 10/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazısında, “Basın Kartı Yönetmeliği’nin 22nci maddesi gereğince, sürekli basın kartı talebinde bulunanların en az on sekiz yıl basın kartı taşımış olmaları veya en az on yıl 5953 sayılı

Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak şartlarıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl 5953 sayılı Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışmış olmaları halinde sürekli nitelikte basın kartı almak için başvurabilirler .

1 / 123. Basın mensubunun Genel Müdürlüğümüzdeki dosyası incelenmiş olup ilk basın kartı

başvurusunu gazetesi sahibi unvanıyla 28.01.2005 tarihinde yaptığı, ilk basın kartını 09.03.2006 tarihinde anılan gazetenin sahibi unvanıyla aldığı ve basın kartı taşıma yönünden gerekli süreyi tamamlamadığı tespit edilmiştir . Ayrıca SGK hizmet sorgulaması neticesinde 5953 sayılı Kanun kapsamında fiilen 7 yıl 11 ay çalıştığı ve çalışma yönünden de aranan süreyi doldurmadığı anlaşılmıştır . Bu nedenle şahsın sürekli basın kartı talebinin değerlendirilmek üzere Basın Kartı Komisyonuna intikal ettirilmesi mümkün görülmemektedir .” hususlarına yer verilmiştir .

4. Şikâyetçi, 19/ 12/ 2017 tarihli başvurusunda, gazetecilik yaptığını arşiv sayfalarına dayanarak ispatlayabileceğini, bu çalışmalarının basın sigortalılığı olmadığından görmezden gelindiğini, gazetecilik mesleğinin bir fikir mesleği olduğunu, sigorta primi aranması durumunun tamamen sermaye koşulları ile ilgili olduğunu, yerel gazetecilerin zor şartlarda çalıştığını, önceki çalışmalarında ( 1990- 1993 yılı Gazetesi –Yayın Yönetmeni, 1993- 1997 yılı

Gazetesi –Yazı İşleri Müdürü, 1997- 2014 yılı Gazetesi Sahibi ve Yazı işleri

Müdürü- 17 yıl Muhabirliği, 15 yıl Muhabirliği, halen ve adlı haber siteleri) maddi imkânsızlıklar yüzünden primlerinin ödenmediğini/ödeyemediğini, basın kartlarının, SGK gün sayısını ya da sarı basın kartı taşıma gün sayısıyla değerlendirilmesi yerine sahada aktif olarak çalışılan gün sayısına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

5. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın Yayın Dairesi Başkanlığının 23/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısında; “Basın Kartı Yönetmeliğinin 22. maddesi gereği sürekli basın kartı talebinde bulunanların; en az on sekiz yıl basın kartı taşımış olmaları veya en az on yıl

5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri

yatırılmış olmak şartıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl 5953 sayılı

Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışmış olmaları gerekmektedir .

6. ‘in Genel Müdürlüğümüzdeki dosyası incelenmiş, ilk basın kartı başvurusunu Gazetesi imtiyaz sahibi unvanı ile 28.01.2005 tarihinde yaptığı, ilk basın kartını 09.03.2006 tarihinde aldığı ve sürekli basın kartı almak için basın kartı taşıma yönünden gerekli süreyi tamamlamadığı tespit edilmiştir .

7. Öte yandan kişi hakkında yapılan SGK hizmet sorgulaması neticesinde, 5953 sayılı Kanun kapsamında fiilen 7 yıl 11 ay çalıştığı ve bu sebeple de sürekli basın kartı almak için gerekli diğer hususu da taşımadığı anlaşılmıştır .

8. Genel Müdürlüğümüze gelen sürekli basın kartı talepleri, Yönetmeliğe uygun olup olmadığına dair ilk incelemeden geçtikten sonra Basın Kartı Komisyonuna intikal etmektedir . Genel

Müdürlüğümüz bu incelemede tamamen Yönetmelik hükümlerine bağlı kalmakta olup herhangi bir inisiyatifi bulunmamaktadır . Adı geçen kişi hakkında da Genel Müdürlüğümüzce yapılan incelemede, kişinin Basın Kartı Yönetmeliğinin 22. maddesinde yer alan şartları taşımadığı tespit edildiği için başvurusu Komisyona intikal ettirilmemiştir .

9. Şikâyetçinin; basın kartı taşıma süresini on sekiz yıla tamamlaması ya da 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışmasını en az on yıla tamamlaması ve toplamda en az yirmi yılı tamamlayacak şekilde fiilen çalıştığını mesleki çalışmalar ile belgelemesi ve diğer tüm şartların da Yönetmeliğe uygun olması halinde sürekli basın kartı başvurusu Komisyona intikal ettirilebilecektir . Basın Kartı

Komisyonu ise Yönetmeliğin 24. maddesine göre değerlendirme yaparak başvuru hakkında karar verecektir .

.

2 / 1210. Basın Kartı Yönetmeliğinin açık hükümleri karşısında, başvuruya konusu talebin ‘Dostane

Çözüm’ usulüyle karşılanması mümkün görülmemektedir .” hususlarına yer verilmiştir .

11. Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin Kurumumuz kayıtlarına 18/ 09/ 2018 tarihinde giren sayılı yazısında özetle şu bilgiler verilmiştir : “Cevap yazımızın daha anlaşılabilir olması için bazı kavramların önceden açıklanması gerekmektedir .

I-Gazeteci Kimdir?

Gazetecinin tanımı yasalarımızda yapılmamıştır . Gazetecilik yapabilmek için herhangi bir koşul aranmamaktadır . Gazetecinin çalışma ilişkileri içinde “Gazeteci” tanımı Basın İş Kanunu’nda kısmen tanımlanmıştır . Buna göre Basın çalışanlarıyla ilgili 5953 sayılı Yasanın 1 inci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki işçi tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır . Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir” şeklinde kurala yer verilerek Kanunun kapsamı ve gazeteci tanımı ortaya konulmuştur .

Basın Kartı Yönetmeliğinin 4. Maddesinde Tanımlar Başlığı altında (h) bendinde Gazeteci :

” 13/ 6/ 1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki

Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında kurulan radyo ve televizyonların haber birimlerinde çalışanları ve Türkiye

Radyo-Televizyon Kurumunun haber birimlerinde çalışanlar” olarak tanımlanmıştır .

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde ise “Gazeteci” şöyle tanımlanmıştır

“Düzenli bir şekilde, günlük yahut süreli bir yazılı, görüntülü, sesli elektronik veya dijital basın ve yayın organında, kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı, haber alma, işleme, iletme veya görüş, fikir belirtme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynağı bu olup, çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısındaki konumu bu tanıma uygun olanlar gazetecidir . Basın ve yayın alanındaki her işletme, çalıştırdıkları gazetecileri, yasaların gazetecilere tanıdığı haklardan yararlandırmak zorundadır .”

II- Uygulamada Gazetecilerin Çalıştırılma Biçimi

Kanun her ne kadar gazete ve dergilerde haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanları gazeteci saymakta ise de Çalışma hayatında işverenler; gazeteci ile 5953 sayılı Kanun Kapsamında iş sözleşmesi imzalamaktan imtina etmektedirler .

İşverenler; Gazeteci ile 4857 sayılı yasa kapsamında iş sözleşmesi imzalamakta ve gazetecinin tüm haklarını bu kanun kapsamında değerIendirmektedir . Bir çok medya kuruluşu; 5953 sayılı Yasa kapsamında çalışanları, çalışma ilişkisi devam ederken 4857 sayılı yasa kapsamına almaktadır .

Bunun sebebi, hem sigorta primlerini daha az ödemek hem de iş ilişkisi içerisinde işçilik hak ve alacaklarını daha az ödemek istemeleridir .

Gazeteci, belirsiz süreli iş akdiyle çalıştırıldığı gibi, belirli süreli iş sözleşmesiyle, telif adı altında sigortasız, ya da serbest gazeteci olarak çalıştırılmaktadır . Bunların yanında “Serbest Gazetecilik” yapanlarda vardır . Bunlar hiçbir basın kuruluşuna bağlı olmaksızın çalışan gazetecilerdir .

“bağımsız çalışan gazeteci”, “yerel muhabir” adı altında anılmaktadırlar .

3 / 12Bu çalışma biçimlerinden sahada yıllarca telif sözleşmesi adı altında sigorta primi ödemeden

çalışanlar, yerel muhabir adı altında alanda birden fazla yayın kuruluşuna da hizmet veren ama sigortalı olmayan gazeteciler uygulamada Basın Kartı alamamaktadırlar .

Bu çalışma ilişkileri içerisinde de gazeteci aşağıda sıralanan bazı haklarını kaybetmektedir .

*Örneğin Basın Kartı alabilmek için Yönetmeliğin 6. Maddesi Basın kartı verilecek kişilerde aranan şartlar başlığını taşımaktadır . Bu maddenin d bendinde ” 5953 sayılı Kanun hükümlerine uygun sözleşme yapmış olması,” şartı aranmaktadır . Ancak Gazeteci, işvereninin kendisiyle 5953 sayılı Kanun Hükümlerine göre sözleşme yapmadığı için başta bu hakkını “Basın Kartı” alabilme hakkını kaybetmektedir

*Gazetecilik mesleği 506 sayılı Yasa döneminden beri yıpratıcı meslekler arasında sayılmakta ve bu mesleği yapanlar itibari hizmet süresinden yararlanmaktaydılar . Kısaca erken emekli olabilmekteydiler . Ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkındaki

Kanun 01.10.2008 tarihinde itibaren bu haktan yararlanmayı “BASIN KARTI SAHİBİ OLMA

ŞARTINA” bağlamıştır . (madde 40) .

*Bu nedenle de Gazetecilik Mesleğini yaptığı halde İşverenin kendisiyle Basın İş Sözleşmesi imzalamadığı için bu hakkından da mahrum kalmaktadır . Yargıtay 10. HD ve 21 Hukuk Dairesi de açılan tespit davalarında kanun gereğince Gazetecinin Basın Kartı olup olmadığına bakmakta başkaca bir araştırma dahi yapmadan 2008 tarihinden sonraki yıpranma taleplerini reddetmektedirler . Bu nedenlerle Gazeteciler hak kayıplarına uğramaktadırlar . Bunun dışında

Kıdem Tazminatı ve ihbar tazminatı miktarları yıllık izin süreleri açısından da Basın İş Sözleşmesi olmadığı için , işvereni bu sözleşmeyi kendisiyle imzalamadığı için hak kayıplarına uğramakta ve mağduriyet yaşamaktadırlar . Bu mağduriyetlerini ancak yıllara yayılan davalarla gidermeye çalışmaktadırlar .

III-Mesleki Kıdem

Hemen baştan belirtelim ki Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarıyla sabit olduğu üzere Gazetecilikte mesleki kıdem her türlü delille ispatlanabilmektedir . Resmi olarak ise eğer işvereni gazeteciyi 5953 sayılı kısaca Basın Iş Kanunu kapsamında çalıştırmışsa 5953 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca meslek kıdeminin belirlenmesinde Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün kayıtları da esas alınmaktadır .

Mesleki Kıdem başka bazı açılardan da Gazeteci açısından önem kazanmaktadır . Örneğin Basın İş

Kanunu’nda Kıdem tazminatı alabilmek için meslekte 5 yılını tamamlamış olmak şarttır . Basın

Kartı Yönetmeliğinde de Basın Kartı alabilmek için bir takım süreler öngörülmüştür . Bu süreler mesleki kıdem süreleridir . Bu nedenle bu kavram gazetecilik mesleği açısından önem taşımaktadır .

IV . Basın Kartı Taşımayanlar Gazeteci Sayılmaz mı?

Bir gazetecinin gazeteci sayılması Basın Kartı taşıyıp taşımaması ile ilgili değildir . Basın Kartı taşımayanlar da gazetecidir .

4 / 12V-Basın Kartı Yönetmeliği Genel Gerekçesi

Basın Kartı Yönetmeliğinin Genel Gerekçesi dikkatli okunduğunda 2. Sayfası son paragrafında

“Ülkemizin özellikle geçmiş yıllara ait sosyo-ekonomik koşullar düşünülerek sürekli basın kartı başvurusunda bulunanlarda aranan prim yatırma zorunluluğu terk edilerek, basın işlerinde çalıştığını herhangi bir yöntemle ispat eden kişilerin primlerinin yatırmamış olmasına rağmen sürekli basın sahip olabilmelerinin önü açılmıştır .

Genel Gerekçenin en önemli atıf yaptığı konu prim yatırma zorunluluğunun olmadığının ve gazetecilik mesleğini yaptığını herhangi bir yöntemle ispat hakkı tanınmış olmasıdır, Kanaatimizce

Yönetmeliğin 22 ve 23. maddeleri bu gerekçe göz önüne alınarak yorumlanmalıdır .

VI-Cevaplarımız

SORU : Basın Kartı Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinde yer alan “Genel Müdürlük, başvuru sahibi ile ilgili gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir .” hükmü gereğince elde edilen bilgi ve belgelere göre basın alanında çalıştığı sabit olan ve sürekli basın kartı talep eden başvuranın sigorta primi vb . gibi eksiklikler gerekçesi ile başvurusunun kabul edilmemesi durumu hakkında görüşünüzün ne olduğu, CEVAP : Bu konuda Basın Kartı Yönetmeliği’nin yukarıda yazılı Genel Gerekçesi göz önüne alındığında, yani “prim yatırma zorunluluğu terk edilerek, basın işlerinde çalıştığını herhangi bir yöntemle ispat eden kişilerin primlerinin yatırılmamış olmasına rağmen sürekli basın kartı sahip olabilmelerinin önü açılmıştır .” gerekçesi ve Basın Kartı Yönetmeliğinin 22. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde” sürekli basın kartı talep eden başvuranın sigorta primi vb . gibi eksiklikler gerekçesi ile başvurusunun kabul edilmemesi durumunun somut olayda Yönetmeliğe ve gerekçesine uygun olmadığını düşünmekteyiz .

SORU : Basın Kartı Yönetmeliğinin 22 inci maddesinde belirtilen, “en az 10 yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak şartlarıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl 5953 sayılı Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışma” kapsamından yararlanmak isteyen basın mensuplarının, en az 20 yıl 5953 sayılı Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışmanın tamamlanabilmesi için çalışılan ancak sigorta primleri yatırılmayan yıllara ait makul sayıdaki mesleki çalışma ile tamamlanmaya çalışılması durumunun ilk şart (en az

10 yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri

yatırılmış olmak) hakkında da uygulanabilir olup olmadığı .

CEVAP : Yönetmeliğin lafzından uygulanamaz olduğu ortaya çıkmaktadır .

SORU : 10 yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak” şartında belirtilen 10 yıl süre şartının makul olup olmadığı, CEVAP : Basın Kartının süreklilik taşıması anlamında makul gözükmektedir .

SORU : Şikâyetçinin “Basın kartlarının, SGK gün sayısı ya da sarı basın kartı taşıma gün sayısıyla değerIendirilmesi yerine sahada aktif olarak çalışılan gün sayısına göre değerlendirilmesi” talebinin uygulanabilir olup olmadığı, CEVAP : Basın Kartı Yönetmeliği’nin Genel Gerekçesi, Basın Kartı Yönetmeliği’nin 22. Maddesi’nin

5 / 12b bendinin ikinci cümlesi, ve Yargıtay’ın 9. Hukuk Dairesi’nin mesleki kıdemin her türlü delille

ispatlanabilir olduğunu kabul ettiğini göz önüne alırsak uygulanabilir gözükmektedir .

SORU : Şikâyetçinin “Gazetecilik mesleğinin bir fikir mesleği olduğu, sigorta primi aranması durumunun tamamen sermaye koşulları ile ilgili olduğu ve yerel gazetecilerin zor şartlarda çalıştığı

” iddiasına yönelik görüşünüzün ne olduğu, CEVAP : Gazeteci sayılmak için Basın Kartına sahip olmak şart değildir . Gerçekten de Gazetecilik mesleği fikir ve sanat işidir .

Serbest çalışan gazeteciler olduğu gibi, bir işverene bağlı olarak sigortalı çalışan ya da telif sözleşmesi adı altında sigortasız çalıştırılan gazeteciler de vardır . Gazeteci olmak için herhangi bir belge şartı da bulunmamaktadır . Basın Kartına müracaat etmek de zorunlu değildir . Ancak Basın

Kartı Türkiye’de özellikle günlük siyaseti yakından takip eden, toplantılara, basın açıklamalarına katılanlar açısından maalesef akreditasyonun ön koşulu olarak aranmaktadır . Bu nedenle de Basın

Kartı mesleğin kolaylaştirıcı bir belgesi olarak da düşünülmektedir .

SORU : Basın alanında çalışanlara yönelik sözleşme/sigorta yapılmaması gibi durumların yaygın olup olmadığı, varsa bu kapsamda yapılan çalışmaların neler olduğu, CEVAP : Bu kapsamda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yaptırmış olduğu bilimsel bir çalışma yoktur . Ancak uygulama da TGC’nin yıllardır saha içerisinden tespit ettiği vakalar, çok sayıda bu kapsamda çalıştırılan gazeteciler olduğu gibi, Mahkemelere yansıyan da çok sayıda dava vardır .

TGC üyelerine hukuk desteği de verdiği için bu konuda çok sayıda şikâyet de almaktadır .

Bu konuda aslında 5953 sayılı Kanun da öngörülen idari para cezaların uygulayıcı konumunda olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bir çalışma yapması bu verileri toplaması gerekmektedir . Ya da Sosyal Güvenlik Kurumu Medya Kuruluşlarını mercek altına alıp çalışan sayısı ile sözleşme ilişkisini incelemeli bu konuda gerçekçi bir çalışma yapmalıdır . Ancak her ikisi de uygulamada yapılmamaktadır .

SORU : Mevzuatta belirtilen sıkı şartların esnetilmesi durumunda hedeflenen amacın (basın kartı avantajlarının) dışına çıkılıp çıkılmayacağı, CEVAP : Gazeteciler, Basın kartı sahibi olmayı Basın Kartının sağladığı avantajlardan çok; alanda işlerini kolaylaştıran bir nevi “prestij” olarak görmektedirler . İdarenin yaptığı düzenleyici işlem çerçevesinde müracaatlarını yapan, idarenin istediği belgeleri düzenleyip veren ve altına imza atan gazeteci vermiş olduğu bilgi ve belgelerin sonradan sahte olduğunun anlaşılması durumunda Türk

Ceza Kanunu devreye girecektir .

VII- Basın Özgürlüğü ve Basın Kartı İlişkisinin Değerlendirilmesi

Anayasamız ve Basın Kanunu dışında; uygulamada Anayasa Mahkemesinin kararlarında ifade ve basın özgürlüğü ayrıntılı olarak açıklanmıştır .

“ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temellerinden biri olup toplumun gelişmesi ve bireyin kendini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi için vazgeçilmez koşullar arasında yer alır . Hakikat ışığı fikirlerin çarpışmasından doğar. Bu bağlamda toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır . Aynı şekilde birey özgün kişiliğini düşüncelerini serbestçe ifade edebildiği ve tartışabildiği bir ortamda gerçekleştirebilir, İfade özgürlüğü, kendimizi ve başkalarını tanımlamada, anlamada ve algılamada, bu çerçevede

6 / 12başkalarıyla ilişkilerimizi belirlemede ihtiyaç duyduğumuz bir değerdir .(Emin Aydın Kararı & 41)

İfade ve Basın özgürlüğünün sözü edilen işlevini yerine getirebilmesi için, sadece toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü “haber” ve “düşüncelerin” değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmelidir . İfade ve Basın özgürlüğü, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın “demokratik toplumdan” bahsedilemez (bkz .

Handyside/Birleşik Krallık, B .No: 5493/ 72, 7/ 12/ 1976, Ş49) .

Basın özgürlüğü düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştirerek bireyin ve toplumun bilgilenmesini sağlar . Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirmek ve gerçekleştirme konusunda ikna etmek çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir . Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir . Basın özgürlüğü bir yönüyle halkı ilgilendiren haber ve görüşleri iletme özgürlüğü iken diğer yönüyle de halkın bu bilgi ve görüşleri alma hakkıyla yakından ilgilidir .

Bu kapsamda Gazetecinin; olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu da ortaya çıkmaktadır . (& 45)

Yukarıdaki ilke ve düşünceler ışığında Basın Kartı düzenlenmesinin de bu anlayışla ele alınması gerekmektedir . Gazetecinin; olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu açık olduğundan ve özetle

Basın özgürlüğü, gazetecilere tanınan bir imtiyaz olmadığından, halkın haber alma hakkı için bir güvence olduğundan, gazetecinin kamunun bekçisi konumunda olduğu apaçık ortada olduğundan, Basın Kartındaki sert şekil koşullarının esnetilmesi Demokrasimizin işlerliğinde önemli bir yer tutacaktır .

Basın Kartı alacaklarda aranacak şartlar bu düşüncelerle değerlendirilmeli ve Basın Kartının gazeteciye sağlayacağı imtiyaz/lar değil, bu kartın halkın haber alma hakkı kapsamında topluma tanınmış bir imtiyaz olduğu anlayışıyla esnek düzenlemeler yapılmalıdır .

Sonuç olarak; yazınız içeriğinden Başvurucunun müracaatının değerIendirmesini Basın Yayın Genel

Müdürlüğü’nün yaptığı anlaşılmıştır . “Basın-Yayın Genel Müdürlüğü Basın Yayın Daire

Başkanlığının 10/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazısında, “Basın mensubunun Genel

Müdürlüğümüzdeki dosyası incelenmiş olup ilk basın kartı başvurusunu ı gazetesi sahibi unvanıyla 28.01.2005 tarihinde yaptığı, ilk basın kartını 09.03.2006 tarihinde anılan gazetenin sahibi unvanıyla aldığı ve basın kartı taşıma yönünden gerekli süreyi tamamlamadığı tespit edilmiştir . Ayrıca SGK hizmet sorgulaması neticesinde 5953 sayılı Kanun kapsamında fiilen 7 yıl 11 ay çalıştığı ve çalışma yönünden de aranan süreyi doldurmadığı anlaşılmıştır . Bu nedenle şahsın sürekli basın kartı talebinin değerIendirilmek üzere Basın Kartı Komisyonu’na intikal ettirilmesi mümkün görülmemektedir . ” hususlarına yer verilmiştir .

Başvurucunun dosyası ve belgesini incelememiz mümkün olmadığından Başvurucunun 25 yıllık çalışmalarını belgelemesi halinde Basın Kartı Yönetmeliğinin 22. maddesi kapsamında Sürekli

Basın Kartı alabileceği görüş ve düşüncesi oluşmuştur .” ifadelerine yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

12. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü

.

7 / 12maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükmü yer almaktadır .

13. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır .

14. 231 sayılı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ‘Görev’ başlıklı 2 nci maddesinde; “Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır : i) (Ek : 12/ 7/ 2013- 6495/ 64 md.)

Basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek, Basın Kartı Komisyonunun sekretarya faaliyetlerini yürütmek” hükmü bulunmaktadır .

15. 25.08.2015 tarih ve 29456 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Basın Kartı Yönetmeliğinin

‘İlk inceleme ve bilgi isteme’ başlıklı 18 inci maddesinde;

“( 1) Genel Müdürlük, basın kartı için başvuruda bulunanlar hakkında, Komisyona katılan basın yayın meslek kuruluşlarından, valiliklerden, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden, il müdürlüklerinden, vergi dairelerinden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından, Nüfus ve

Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden, Basın İlan Kurumundan veya gerekli gördüğü diğer kuruluşlardan bilgi ve belge isteyebilir .

( 2) Toplanan bilgi ve belgelerden, bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde aranan şartları taşımadığı

Genel Müdürlükçe tespit edilenlerin talepleri reddedilir . Engel durumun ortadan kalkması halinde, yeniden başvuru yapılabilir .

( 3) Genel Müdürlükçe yapılan değerlendirme sonucu, usulüne uygun başvuruda bulunmuş ve basın kartı almasına engel bir durumu olmadığı tespit edilmiş kişilere ait bilgi, belge, beyanname ve eklerini içeren dosya Komisyona intikal ettirilir .” hükmü bulunmaktadır .

16. Basın Kartı Yönetmeliğinin ‘Sürekli nitelikte basın kartı başvurusu’ başlıklı 22 nci maddesinde;

“ ( 1) Bu Yönetmeliğin Üçüncü Bölümünde sayılan basın kartı alabilecek görev ve unvanlarda görev yapmış veya yapmakta olmaları ve 6 ncı maddesindeki nitelikleri taşımaları şartıyla; a) En az on sekiz yıl basın kartı taşımış olanlar, b) En az on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak şartlarıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl

5953 sayılı Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışanlar,

c) İlgili mevzuat hükümlerince gazeteciliğe devam edemeyecek derecede malûl oldukları sabit olanlar, sürekli nitelikte basın kartı almak için başvurabilirler .

( 2) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürelerin hesabında, bu Yönetmeliğin 27 nci maddesi uyarınca basın kartı taşınan dönemlere ait toplam sürenin en fazla on sekiz ayı dikkate alınır .

( 3) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sürekli nitelikte basın kartı almak için başvuruda bulunanlar hakkında bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e)

8 / 12bentleri hükümleri uygulanmaz .” hükmü bulunmaktadır .

17. Basın Kartı Yönetmeliğinin ‘Sürekli nitelikte basın kartı başvurularının incelenmesi’ başlıklı 23 üncü maddesinde;

“ ( 1) Genel Müdürlük (Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü), başvuru sahibi ile ilgili gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir .

( 2) Genel Müdürlükçe, toplanan bilgi ve belgelere göre nitelikleri bu Yönetmeliğin 6 ncı ve 22 nci maddelerine uygun olan başvuru sahiplerinin dosyaları, mesleki çalışmaları, varsa basılmış eserleri ve ödül belgeleriyle birlikte Komisyona gönderilir .” hükmü bulunmaktadır .

18. Basın Kartı Yönetmeliğinin ‘Sürekli nitelikte basın kartı başvurularının Komisyonda değerlendirilmesi ve kartların sahiplerine ulaştırılması’ başlıklı 24 üncü maddesinde;

“( 1) Komisyon, gönderilen dosyalarda eksik gördüğü bilgi ve belgeleri, Genel Müdürlük aracılığıyla, ilgili kurum ve kuruluşlardan veya doğrudan talep sahibinden isteyebilir .

( 2) Komisyon, başvuru sahibinin niteliklerini, mesleki çalışmalarını, eserlerini, ödüllerini değerlendirerek sürekli nitelikte basın kartı taşıyıp taşımayacağına karar verir . Bu konuda takdir yetkisine sahip bulunan Komisyonun kararları, Genel Müdürlükçe onaylandıktan sonra kesinleşir ve ilgiliye duyurulur .

( 3) Komisyonca reddedilen sürekli nitelikte basın kartı talepleri, yeniden başvuru halinde, kararın verilişini takip eden üçüncü Komisyon toplantısında tekrar görüşülebilir .” hükmü bulunmaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

19. Şikâyetçinin sürekli basın kartı talebinin idarece yerine getirilmemesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddi önerilmiştir .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 20. Şikâyetçi , 1990- 1993 yılları arasında Gazetesinde Yayın Yönetmeni olarak çalıştığını, sigorta girişinin yapılmadığını, iş sözleşmesinin kaybolduğunu, 1993- 1997 yılları arasında Gazetesinde Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştığını, sigorta girişinin yapılmadığını, iş sözleşmesinin kaybolduğunu, 1997- 2014 yılları arasında Gazetesi sahibi ve Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştığını, 10 yıl sigorta girişinin yapıldığını ve 9 yıl sarı basın kartı taşıdığını bu çalışmalar ile birlikte 17 yıl muhabirliği, 15 yıl kadar da muhabirliği de yaptığını, halen ve adlı haber sitelerini güncellediğini, maddi imkânsızlıklar yüzünden primlerinin ödenmediğini/ödeyemediğini, basın kartlarının, SGK gün sayısını ya da sarı basın kartı taşıma gün sayısıyla değerlendirilmesi yerine sahada aktif olarak çalışılan gün sayısına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir .

21. İlgili idare, şikâyetçinin, ilk basın kartı başvurusunu Gazetesi imtiyaz sahibi unvanı ile 28.01.2005 tarihinde yaptığını, ilk basın kartını 09.03.2006 tarihinde aldığını ve sürekli basın kartı almak için basın kartı taşıma yönünden gerekli süreyi tamamlamadığını belirtmiştir . Aynı zamanda 5953 sayılı Kanun kapsamında fiilen 7 yıl 11 ay çalıştığı ve bu sebeple de sürekli basın kartı almak için gerekli diğer hususu da taşımadığı belirtilmiştir .

22. Basın kartı, yerli basın-yayın kuruluşlarının Türk uyruklu sahip ve mensuplarına, uluslararası basın-yayın organlarının Türk uyruklu mensuplarına ve Basın Kartı Yönetmeliğinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının devlet enformasyon hizmetlerinde çalışan personeline, gazetecilik dışında başka bir işinin bulunmaması şartıyla, yerli veya uluslararası bir veya birkaç basın-yayın kuruluşu

9 / 12adına Türkiye’de mukim veya mukim olmamakla beraber görev alanı Türkiye’yi de kapsayan

yabancı uyruklu gazetecilere verilen resmî nitelikte bir kimlik belgesidir .

23. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre , basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek görevi ve yetkisi Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğündedir . Hâlihazırda

Basın Kartı ve Sürekli Basın Kartı olmak üzere iki çeşit basın kartı bulunmaktadır .

24. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, basın kartı için başvuruda bulunanlar hakkında ilgili yerlerden bilgi ve belge isteme yetkisine sahiptir . Elde edilen bilgi belgelere göre Basın Kartı

Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde aranan şartları (genel şartlar) taşımadığı tespit edilenlerin talepleri doğrudan reddedilmektedir . Yapılan değerlendirme sonucunda, usulüne uygun başvuruda bulunmuş ve basın kartı almasına engel bir durumu olmadığı tespit edilmiş kişilere ait bilgi, belge, beyanname ve ekleri içeren dosya (Basın Kartı Komisyonuna intikal ettirilmektedir .

25. Sürekli basın kartı ise nitelik kaybı gibi mevzuatta öngörülen istisnai durumlar haricinde süre sınırı olmaksızın verilmektedir . Sürekli basın kartının verilişine yönelik düzenlemelere ilgili yönetmeliğin 23 üncü maddesinde yer verilmiştir . Bu madde hükmüne göre sürekli nitelikte basın kartı başvurularının incelenmesi aşamasında Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, başvuru sahibi ile ilgili gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir .

Genel Müdürlükçe, toplanan bilgi ve belgelere göre nitelikleri bu Yönetmeliğin 6 ncı (genel şartlar)

ve 22 nci maddelerine (özel şartlar) uygun olan başvuru sahiplerinin dosyaları, mesleki çalışmaları, varsa basılmış eserleri ve ödül belgeleriyle birlikte Basın Kartı Komisyonuna gönderilir .

26. Sürekli nitelikteki basın kartı başvuruları hakkında gerçekleştirilen inceleme aşamasında, basın kartı başvurusunda olduğu gibi doğrudan reddedilme usulü düzenlenmemiştir . İlgili idare yönetmeliğin 22 nci maddesinde yer verilen şartları taşımadığı gerekçesi ile şikâyetçinin sürekli basın kartı talebini komisyona havale etmemiştir . Her ne kadar açıkça gerekli şartları taşımayan başvuruların reddedileceği/komisyona havale edilmeyeceği açıkça düzenlenmemiş olsa da madde metninde yer alan “Genel Müdürlükçe, toplanan bilgi ve belgelere göre nitelikleri bu Yönetmeliğin 6 ncı ve 22 nci maddelerine uygun olan başvuru sahiplerinin dosyaları, mesleki çalışmaları, varsa basılmış eserleri ve ödül belgeleriyle birlikte Komisyona gönderilir .” hükmünün sağladığı gerekli şartları taşıyan başvuruların komisyona gönderilmesi yetkisinden yola çıkılarak gerekli şartları sağlamayan başvuruların komisyona gönderilmeden inceleme aşamasında reddedilmesi işleminin usule uygun olduğu tespit edilmiştir .

27. Şikâyetçinin talebinin reddedilmesi işlemi mevzuat açısından incelendiğinde, ilgili yönetmelik hükümlerince sürekli nitelikte basın kartı başvurusu sahiplerinin, en az on sekiz yıl basın kartı taşımış olmaları veya en az on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak şartıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl 5953 sayılı Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışmış olmaları veya ilgili mevzuat hükümlerince gazeteciliğe devam edemeyecek derecede malûl oldukları sabit olması gerekmektedir .

28. Şikâyetçinin, ilk basın kartını 09.03.2006 tarihinde aldığını ve sürekli basın kartı almak için basın kartı taşıma yönünden gereken 18 yıllık süreyi tamamlayamadığı (birinci seçenek, 22/ 1-a), en az on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış, bir süre basın kartı taşımış ve sigorta primleri yatırılmış olmak şartıyla, tamamında basın kartı taşımamakla birlikte en az yirmi yıl 5953 sayılı

Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışma şartında ise 5953 sayılı

Kanun kapsamında 7 yıl 11 ay çalıştığı ve bu sebeple de sürekli basın kartı almak için gerekli diğer şartı da taşımadığı, fiili çalışmalarını her türlü delil ile ispatlayabileceği ancak bu ispatın on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış koşulunu sağladıktan sonra en az yirmi yıl 5953 sayılı

Kanun kapsamındaki işlerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz fiilen çalışma şartı bakımından dikkate

10 / 12alınabileceği (ikinci seçenek, 22/ 1-b), yine bu konu hakkında Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin

desteklediği ‘ çalıştığını herhangi bir yöntemle ispat edilebileceği’ yönündeki görüşün de ilk basamak şart olan en az on yıl 5953 sayılı Kanuna göre sözleşmeyle çalışmış olma şartından sonra toplam 20 yıllık çalışma aşamasında gözetilebileceği, zaten halihazırda yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin de bu yönde olduğu, 29. Şikâyetçinin, gazeteciliğe devam edemeyecek derecede malûl olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı (üçüncü seçenek, 22/ 1-c), bu kapsamda mevzuatta açık bir şekilde yer verilen seçenekli şartların hiçbirisine sahip olmadığı, ilgili idarenin belirttiği üzere basın kartı taşıma süresini on sekiz yıla tamamlaması ya da 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışmasını en az on yıla tamamlaması ve toplamda en az yirmi yılı tamamlayacak şekilde fiilen çalıştığını mesleki çalışmalar ile belgelemesi ve diğer tüm şartların da Yönetmeliğe uygun olması halinde sürekli basın kartı başvurusunun

Komisyona intikal ettirilebileceği ve Basın Kartı Komisyonunun değerlendirme yaparak başvuru hakkında karar vereceği, mevzuat hükümlerinin sıkı şartları karşısında ‘imkânsızlıklar yüzünden primlerinin ödenmediği/ödeyemediği ve basın kartlarının, SGK gün sayısını ya da sarı basın kartı taşıma gün sayısıyla değerlendirilmesi yerine sahada aktif olarak çalışılan gün sayısına göre değerlendirilmesi gerektiği’ yönünde olan başvuranın yaklaşımına katılmanın mümkün olmadığı, 30. Mülga Basın Kartı Yönetmeliğinde aranan “Basın Kartı taşımamakla birlikte en az 20 yıl

5953 sayılı kanun kapsamında fiilen çalışma” şartının yukarıda yer verilen şekilde

güncellendiği, böylelikle 10 yıllık sözleşme şartının getirildiği, 10 yıl süre şartının makul olduğunun Türkiye Gazeteciler Cemiyetince de ifade edildiği, mevzuatta belirtilen şartların esnetilmesi durumunda hedeflenen amacın dışına çıkılacağı ve basın alanında çalışanlara yönelik sigorta yapılmaması gibi sonuçların doğabileceği hususları tespit edilmiştir .

31. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranların iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın sürekli basın kartı talebinin idarece yerine getirilmemesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 32. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci

maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir . Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 13/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

11 / 12Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi