|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sürekli iş göremezlik gelirinin hatalı hesaplandığı iddiasıyla davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine yönelik açtığı davada ortaya çıkmıştır. Davacı, 28.01.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası %25 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlandığını, ancak Kurumun bu oranı daha sonra %10,10’a düşürdüğünü ve bu nedenle yersiz ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının iyi niyetli olduğunu kabul ederek, Kurumun hatalı işleminin kendisinden kaynaklandığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı Kurum, bu karara itiraz ederek, sürekli iş göremezlik oranının düzeltilmesi gerektiğini savunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davanın sonucunu etkileyebilecek Gaziantep 1. İş Mahkemesindeki başka bir davanın bekletici mesele yapılması gerektiğine ve bu nedenle ilk mahkeme kararının bozulması gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacının yersiz ödeme borcu olmadığına ve Kurumun hatalı işleminin tespit tarihinden itibaren geriye dönük olarak talep edebileceği miktarları belirlemiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7424 E. , 2024/11933 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/307 E., 2024/139 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen, ödenen sürekli iş göremezlik gelirleri nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2021 tarih 2017/(21)10-2460 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararı ile “davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen bu değişik nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına,” dair karar üzerine, Mahkemece verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 28.01.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %25 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden 04.06.2001 tarihinden itibaren gelir bağlandığını, Kurumun sonraki işlemi ile sürekli iş göremezlik oranı azaldığından bahisle başlangıçtan itibaren gelirin yersiz ödendiği iddiasıyla 04.06.2001-10.03.2009 tarihleri arasında ödenen 39.306,75 TL fark gelirin iadesinin istenildiğini, ancak Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Başkanlığı (SGK/Kurum) vekili cevap dilekçesinde; davacıya 04.06.2001 tarihinden itibaren %25 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlandığını, Yüksek Sağlık Kurulunun 22.08.2008 tarihli kararı ile sürekli iş göremezlik oranının düzeltme kaydı ile %10,10’a düşürüldüğünü ve kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiğini, gelirlerin başlangıç tarihi itibariyle tekrar hesaplandığını, fark oran nedeniyle fazla yapılan ödemelerin yersiz olup istirdadı gerektiğini, 29.06.2009 tarihli kontrol muayenesinde %10,10 iş göremezlik derecesinde değişiklik olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2009/334 E., 2015/193 K. sayılı kararıyla; 28.01.2001 tarihinde iş kazası geçiren davacıya meslekte kazanma gücü kaybı oranı %25 olarak 15.08.2002 tarihinde kontrol kaydı ile sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, davacının 05.09.2002 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesinde kontrole tâbi tutulduğu, meslekte kazanma gücü kaybı oranı değiştirilmeyip gelirlerin ödenmeye devam edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 11.03.2008 tarihli raporda çalışma gücü kaybı oranı belirlenirken Kurum Komisyonu tarafından dominant olmayan sol kol ile ilgili hesaplamada 0,8 çarpma işleminin unutulmuş olması nedeniyle %10,10 yerine %25 malûliyet oranına ulaşıldığı belirtilerek malûliyet oranı düzeltme kaydı ile başlangıçtan itibaren %10,10’a çekilerek davacı sigortalıya başlangıçtan itibaren ödenen fark gelirlerin borç çıkarıldığı, bir süre beklenmesine karar verilen Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 Esas sayılı dosyası ile davacı sigortalı tarafından davalı Kuruma karşı çalışma gücü kaybı oranının başlangıçtan itibaren %25 olduğunun ve gelirlerin bu oran esas alınarak ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin dava açıldığı, çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesindeki hatanın özel bilgiyi gerektireceğinden bu hususu davacının bilmesi mümkün bulunmayıp, uyuşmazlıkta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 96/a maddesi hükmü değil, genel hüküm olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 79 uncu (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun md. 63) maddesindeki iyi niyet kurallarının uygulanması gerektiği, davacı iyi niyetli olup elindekini tükettiği anlaşıldığından Kuruma iade yükümlülüğü bulunmadığından, malûliyet oranının başlangıçtan itibaren %25 olduğuna ilişkin davanın sonucu beklenmesine gerek olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/14326 E., 2016/7343 K. sayılı kararı ile “.. Somut olayda; 28.01.2001 tarihinde iş kazasına maruz kalan davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %25 olduğunun Kurumca tespit edildiği, 15.08.2002 tarihinde kontrol kaydı ile sürekli işgöremezlik geliri bağlandığı, davacının 05.09.2002 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesinde kontrole tabi tutulduğu, meslekte kazanma gücü kaybı oranı değiştirilmeyip gelirlerin ödenmeye devam edildiği, SS Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 11.03.2008 tarihli raporda, çalışma gücü kaybı oranı belirlenirken Kurum komisyonu tarafından dominant olmayan sol kol ile ilgili hesaplamada 0,8 çarpma işleminin unutulmuş olması nedeniyle %10,10 yerine %25 maluliyet oranına ulaşıldığının belirtildiği, bunun üzerine davalı Kurum tarafından maluliyet oranının düzeltme kaydı ile başlangıçtan itibaren %10,10’a çekildiği, davacı sigortalıya başlangıçtan itibaren ödenen fark gelirlerin (04.06.2001 – 10.03.2009 tarihleri arası fark 39.306,75 TL) borç çıkarıldığı, davacının Kurumun bu işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti, geçmişe dönük olarak ödenmeyen sürekli iş göremezlik ödeneğinin tahsili ve sürekli iş göremezlik ödeneğinin yeniden bağlanması için 30.12.2009 tarihinde dava açtığı, iş bu davanın Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. 2014/185 K. sayılı dosyasında derdest olup kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı dosyasında tespit edilecek durumun, iş bu davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte olması karşısında, Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı dosyasında görülen davanın bekletici mesele yapılarak, bu dosyada verilen karara göre, iş bu davada değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği halde, Mülga Borçlar Kanunun 63. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak ve davacının iyiniyetli olduğunu kabul ederek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı dosyası üzerinde görülen davayı bekletici mesele yapmak, bu davada verilen ve kesinleşen karara göre değerlendirme yaparak hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…” gerekçesi ile sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2016 tarih ve 2016/348 E., 2016/362 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.YARGITAY HUKUK GENEL KURUL KARARI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2021 tarih 2017/(21)10-2460 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararı sayılı kararı ile “…28. Somut olayda; 28.01.2001 tarihinde iş kazası geçiren davacıya tespit edilen %25 meslekte kazanma gücü kaybı oranı üzerinden 15.08.2002 tarihinde kontrol muayene kaydı ile sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, 05.09.2002 tarihli kontrol raporu ile meslekte kazanma gücü kaybı oranı değiştirilmeyip gelirin ödenmeye devam edildiği, 11.03.2008 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun raporuna göre Kurulun sehven dominant olmayan sol kol ile ilgili hesaplamada 0,8 çarpma işleminin unutulmuş olması nedeniyle iş göremezlik oranının %10,10 olarak düzeltildiği, Kurum tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin gelir başlangıç tarihi olan 04.06.2001 tarihinden itibaren %10,10’a indirildiği, 04.06.2001-10.03.2009 tarihleri arası yersiz ödendiği belirtilen 39.306,75 TL’nin borç çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
29. Davacı tarafından Kurum işlemi üzerine sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelirin yeniden bağlanması istemiyle Gaziantep 1. İş Mahkemesinde 2009/345 E. sayısı ile dava açtığı görülmektedir.
30. Yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgulara göre; Mahkemece davacının iyi niyetli olduğu gerekçesiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelirin yeniden bağlanması talebini içeren Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı davasının beklenmesine gerek olmadığı belirtilmiş ise de sonradan yürürlüğe giren ancak 506 sayılı Kanun’un 121 inci maddesine göre daha lehe hükümler içeren, aynı zamanda 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre uygulanma önceliği bulunan 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarlarını farklılaştırarak belirlediğinden, somut olayda uygulanması gerektiği, bu nedenle Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı davasında tespit edilecek durumun, iş bu davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte olması karşısında sözü edilen davada verilecek karara göre değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
31. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında gelir veya aylık miktarının değiştirilmesini gerektiren bir durum meydana geldiği takdirde bu tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre gelirin ödenmesi gerektiği, davacıya %25 oranında sürekli iş göremezlik derecesi tespiti yapılan rapora istinaden ödeme yapıldığından yersiz ödeme borcu çıkarılamayacağı, iş göremezlik derecesinde yapılan değişikliğin geriye etkili uygulanmaması gerektiği bu nedenlerle de iş göremezlik derecesinin tespiti ve gelirin yeniden bağlanması istemli davanın bekletici mesele yapılması gerekmediği direnmenin bu değişik gerekçe ile uygun olduğu ve dosyanın miktar yönünden incelenmek üzere daireye gönderilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
32. Öyleyse; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır..” gerekçesi ile Mahkemenin direnme kararı bozulmuştur.
VI.İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN SON KARAR
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu olayda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin değişmesinde sigortalıya atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, hatalı işlemin kurumdan kaynaklandığı anlaşılmış, 5510 sayılı Kanun’un 96/2 nci md. Kurumun hatalı işleminden kaynaklanan yersiz ödemelerin hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamının talep edilebileceğinin düzenlendiği, 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine göre sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %10.1 olduğu 11.03.2008 tarihli rapor ile belirlenmiş olmakla, davalı Kurumun 11.03.2003-11.03.2009 tarihleri arasındaki yersiz ödemeleri talep edebileceği, davalı Kurumun 16.01.2023 tarihli cevabi yazısı ile 11.02.2022 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen kayıtlar nazara alınarak davacının 2003/3 – 2009/3 ayları arasında yapılan ödemeler ile %10.1 sürekli iş göremezlik derecesine göre ödenmesi gereken miktar nazara alınarak hesaplama yapılmış, davacıya ödenen ve ödenmesi gereken miktarlar belirlenip bakiye 31.926,37 TL Kurum tarafından talep edilecek alacak bulunduğu tespiti yer alan hesap raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 01/04/2009 tarihli ve 231095 sayılı yersiz ödemeden kaynaklı borç bildiriminin kısmen iptali ile davacının ilgili alacağa ilişkin borcunun 31.926,37 TL olarak tespitine, bakiye 7.380,30 TL alacak bakımından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli işgöremezlik geliri almakta iken sürekli iş göremezlik oranının hatalı hesaplandığı iddiasıyla tarafına yersiz ödeme borcu çıkarılan davacı tarafından borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan eldeki davada; davacı tarafından açılan sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve gelirin yeniden bağlanması istemli Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 2009/345 E. sayılı dosyası ile görülen davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.