onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, iş kazası sonucu iş göremezlik oranının belirlenmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesi davayı kabul ederek oranı %17,2 ve %4 olarak tespit etmiştir. Ancak, her iki taraf da karara itiraz etmiş, davalı Kurum vekili, alınan raporların yeterli olmadığını ve Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınması gerektiğini savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacı ve davalı vekillerinin itirazlarını değerlendirerek, mevcut delil durumu ve alınan sağlık raporlarının hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, davalı sigortalının iş kazası sonrası maluliyet oranının tespitine dair yapılan incelemelerin yasal prosedüre uygun olduğunu ve davacı işverenin taraf olduğu başka bir davada alınan raporların dikkate alınmasının hukuka aykırı olmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

Temyiz aşamasında ise, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, tarafların ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek, kararı onamıştır. Bu durum, sürekli iş göremezlik oranının tespiti konusundaki hukuki süreçlerin ve sağlık raporlarının önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8192 E.  ,  2024/10915 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/358 E., 2024/698 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/340 E., 2022/252 K.

    Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, davalı …’in geçirmiş olduğu iş kazası sonucu iş göremezlik derecesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.

    2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince “Açılan davanın kabulü ile
    1-Davalı …’ in davacı iş yerinde geçirdiği 27.03.2008 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 05.12.2018 tarihinden önce % 17,2 olduğunun, 05.12.2018 tarihinden itibaren % 4 olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davalı …’in 03.08.2008 tarihinden önce başka bir iş kazası geçirdiğini, bu nedenle eldeki davaya konu kaza öncesi maluliyeti olduğunu, bu nedenle tespit edilen maluliyet oranının 27.03.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşup oluşmadığının değerlendirilmediğini, yeniden sağlık raporları alınarak inceleme ve araştırma yapılması halinde dava konusu iş kazasından ötürü maluliyeti bulunmadığının ortaya çıkacağını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

    2.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; Kurumun taraf olarak yer almadığı davada alınan raporlar esas alınarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun gereğince Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya içeriğinden; İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 03.04.2015 tarih ve 2057 sayılı kararında; davalı sigortalının 27.03.2008 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı 01.04.2009 tarihinde sürekli iş göremezlik durumuna girdiğinin ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının %43,2 olduğunun belirtilmesi üzerine davalı sigortalıya bu oran üzerinden 06.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 17.01.2017 tarih ve 2016/13026 sayılı kararında; davalı sigortalının 27.03.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzeltme kaydıyla %17,2 olduğuna karar verildiği, davalı sigortalı tarafından davalıya karşı tazminat istemiyle açılan dava nedeniyle Bursa 5. İş Mahkemesinin 2018/142 E. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 14.01.2019 tarih ve 623 sayılı raporunda; davalı sigortalının, 27.03.2008 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı kalıcı olduğu değerlendirilen sol alt ekstremite kısalığı dışında sağlam tarafa kıyasla hareket kısıtlılığı oluşturmayan arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak 05.12.2018 tarihinde Kurulda yapılan muayenesinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %4.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, aynı davada alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 30.01.2020 tarih ve 188 sayılı raporunda ise davalı sigortalının 27.03.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı kalıcı olduğu değerlendirilen sol alt ekstremite kısalığı dışında sağlam tarafa kıyasla hareket kısıtlılığı oluşturmayan arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak ve 05.12.2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunda yapılan muayenesinden itibaren E cetveline (60 yaşına) göre %4.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, 05.12.2018 tarihinden önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararının uygun olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.

    Somut olayda; davalı sigortalı tarafından, dava konusu iş kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemiyle davacı işverene karşı açılan dava nedeniyle Bursa 12. İş Mahkemesinin 2020/77 E. (Bursa 5. İş Mahkemesinin 2018/142 E.) sayılı dava dosyasında yukarıda belirtilen yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılmış bulunması, ATK İkinci Üst Kurulunun bu konuda son merci olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması, davacı işverenin taraf olarak yer aldığı anılan davada düzenlenen raporlara itibar edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi bu durumun; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisi ilkelerine de uygun düşmesi, davacının uyuşmazlıkla ilgili olarak Kuruma yaptığı başvuruya Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü tarafından olumsuz yanıt verilmesi, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
    ” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    2. Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 19, 95 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.