ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı bir güvenlik görevlisi olarak çalıştığı Elazığ’daki pompa istasyonunun kapatılması nedeniyle, eşinin Elazığ’da memur olarak görev yapması sebebiyle tayin talebinde bulunmuştur. Ancak, başvuranın tayin talebi, Elazığ Merkez İşletme Müdürlüğü’nde mevcut boş kadrolara rağmen Kayseri’ye yönlendirilmiştir. İdare, başvuranın tercihleri doğrultusunda naklinin yapıldığını ve Elazığ’da boş kadro bulunmadığını belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçişinin ardından tayin haklarıyla ilgili bir düzenleme bulunmadığını, dolayısıyla idarenin işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu değerlendirmiştir. Ayrıca, başvuranın tercih formunda Kayseri’yi 4. sırada tercih etmesi ve Elazığ’da boş kadro olmaması gibi nedenlerle tayin talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5096-S.7619

BAŞVURU NO : 2019/156

KARAR TARİHİ : 04/07/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. tarafından Kurumumuza “02/11/2018 tarihinde, no’lu bir şikâyet başvurusu yapılmış olup; adı geçen, söz konusu başvurusunda özetle, Milli Savunma

Bakanlığı (MSB) Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri Elâzığ İşletme Müdürlüğü’ne bağlı

Pompa İstasyonunda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını; pompa istasyonunun

Başkanlık kararıyla kapatıldığını; eşinin Elazığ merkezde memur olarak görev yapmasından dolayı, başka bir ile tayin olmamak/Elazığ’da kalabilmek için, istasyonun kapatılmasından

2 ay önce Elazığ İşletme Müdürlüğü’ne dilekçe verdiğini; öte yandan eş durumundan dolayı

dilekçe vermiş olmasına ve Elazığ Merkez İşletme Müdürlüğü’nde 5 adet boş kadro bulunmasına rağmen Kayseri’ye tayin edildiğini; Elazığ merkeze ise hiç bir mazereti olmayan 5 kişinin verildiğini; eşinin ise, tayin durumu söz konusu olmadığı için mecburen

Elazığ’da kaldığını; çocuklarının bulunduğunu ve bakacak kimselerinin olmadığını; bu tayin ile birlikte aile birliklerinin ve psikolojilerinin bozulduğunu iddia etmiş ve tayininin tekrar Elazığ’a yapılması” talebinde bulunmuştur.” no’lu söz konusu şikâyet başvurusu, Kurumumuza idari başvuru yolları tüketilmeden yapılmış olduğundan, 20/11/2018 tarihinde Kurumumuzca Milli Savunma Bakanlığı’na sayılı Gönderme

Kararı verilmiştir. İlgili idarenin Gönderme Kararımız neticesinde ’a verdiği olumsuz cevap üzerine, adı geçen başvuran Kurumumuza tarihinde, sayılı yeni bir şikayet başvurusunda bulunarak şikayet konusunu yinelemiştir.”

II. İDARENİN BAŞVURU KONUSUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun, 04/03/2019 tarih ve sayılı yazısı ile Milli Savunma Bakanlığı’ndan şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge istenmiş, M.S.B. Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri

İşletme Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı’nın 21/03/2019 tarih ve sayılı yazısında;

2.1. “Başkanlıkları Doğu Bölge Elazığ İşletme Müdürlüğüne bağlı İstasyonunun, işlevini yitirmesi nedeniyle Bakan onayı ile kapatıldığı, işyerinde görev yapan on güvenlik

görevlisi personelin mağdur edilmemesi için Doğu Bölge Müdürlüklerince boş olan ve iş gücü ihtiyacı duyulan iş yerlerindeki güvenlik görevlisi kadrolarının bulunduğu tercih formunun sunulduğu, ilgili güvenlik personelinin formları doldurarak çalışmak istedikleri işyerlerini belirten tercihlerini Doğu Bölge Müdürlüklerine bildirdikleri,

2.2. ’ın tercihleri arasında bulunan ve iş gücü ihtiyacı olan Kayseri İşletme

Müdürlüğü güvenlik görevlisi (işçi) olarak naklinin yapıldığı,

2.3. Elazığ İşletme Müdürlüğü ve bağlı ünitelerinde bulunan mevcut 110 güvenlik görevlisi kadrosunun 109’unun dolu olduğu, boş olan bir kadronun güvenlik şefi kadrosu olduğu, şef kadrosu, görevde yükselme sınavına tabi olduğundan atama yapılamadığı,

2.4. Başkanlıkları ve bağlı ünitelerinde alt işveren işçisi olarak çalışmakta olan ve 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen güvenlik görevlisi işçilerinin tabi olduğu Toplu İş

Sözleşmesinde nakil hakkının düzenlenmediği, İş Kanunu’nun 18 inci maddesinde işletmenin, işyerinin veya iş veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebeple iş sözleşmesinin işverence feshedilebileceğinin düzenlendiği, işyerinin kapatılmış olmasının, işyerinin gereğinden kaynaklanan geçerli bir sebep olduğu, bununla birlikte kapatılan

İstasyonunda çalışan on güvenlik görevlisi personelinin mağdur edilmemesi için iş akitlerinin feshedilmesi yerine, kendi tercihleri dikkate alınarak münhal kadro bulunan işyerlerine hakkaniyet gözetilerek nakillerinin yapıldığı” ifade edilmiş,

3. Kurumumuzun 17/06/2019 tarih ve sayılı yazısına cevaben gönderilen M.S.B.

Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı’nın 21/06/2019 tarih ve sayılı yazısında;

3.1. “Elazığ İşletme Müdürlüğü’ne bağlı İstasyonunda görev yapan 10 (on)

güvenlik görevlisi personele, Doğu Bölge Müdürlüğü’nce boş olan ve iş gücü ihtiyacı duyulan işyerlerinin belirtildiği tercih formunun sunulduğu ve personelin tercihi sonucunda nakillerinin yapıldığı,

3.2. İstasyonunda görev yapan güvenlik görevlisi personelin nakillerinin yapıldığı tarihte Elazığ İşletme Müdürlüğü merkezinde boş güvenlik görevlisi kadrosunun mevcut olmaması nedeniyle engelli çocuğu olan ve Elazığ İlinde özel eğitim alması gerektiğini kurul raporu ile belgelendiren güvenlik görevlisi ’ın naklinin Elazığ

, tercih formundan da görüleceği üzere 10 (on) personelden 9 (dokuz) personelin ilk tercihinin Elazığ İşletme

Müdürlüğü’ne bağlı ve olduğu, bu nedenle personelin mazereti ve münhal güvenlik görevlisi kadroları değerlendirilerek nakillerin yapıldığı” belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı 1982 Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

5. “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” başlıklı 48’inci maddesinde; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.”

6. “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’ücü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.

Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem

Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.

Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.”

7. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler…Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”

8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

9. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 1’nci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

9.1. Aynı Kanun’un 2’nci maddesinin (h) bendinde; “Toplu iş sözleşmesi: İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi” ifade etmektedir.”

9.2. “Toplu İş Sözleşmesi ve Çerçeve Sözleşmenin İçeriği” başlıklı 33.maddesinde;

(1) Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir.

2) Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve

denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir.

(3) Çerçeve sözleşme, sözleşmenin tarafı olan işçi ve işveren sendikasının üyeleri hakkında uygulanır ve meslekî eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal sorumluluk ve istihdam politikalarına ilişkin düzenlemeleri içerebilir.

(4) Çerçeve sözleşme, taraflardan birinin çağrısı ve karşı tarafın çağrıya olumlu cevap vermesi ile en az bir, en çok üç yıl için yapılır.

(5) Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.”

10. 696 sayılı Kanunu Hükmünde Kararnamenin 127’nci maddesi ile 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 23’üncü maddenin birinci fıkrasının (ç)

bendinde;

“En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,

Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir.

Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem

Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO POL

Tesisleri İşletme Başkanlığı’nın başvuruya konu işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun

olduğu, dolayısıyla başvuranın talebinin bu sebeple reddedilmesi gerektiği yönünde hazırlanan

“Red Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvuran 1 numaralı paragrafta yer verilen başvurusunda özetle, “Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri Elâzığ İşletme Müdürlüğü’ne bağlı güvenlik görevlisi olarak çalıştığını; pompa istasyonunun Başkanlık kararıyla kapatıldığını; eşinin Elazığ merkezde memur olarak görev yapmasından dolayı, başka bir ile tayin olmamak/Elazığ’da kalabilmek için, istasyonun kapatılmasından 2 ay önce Elazığ İşletme

Müdürlüğü’ne dilekçe verdiğini; öte yandan eş durumundan dolayı dilekçe vermiş olmasına ve

Elazığ Merkez İşletme Müdürlüğü’nde 5 adet boş kadro bulunmasına rağmen Kayseri’ye tayin edildiğini; Elazığ merkeze ise hiç bir mazereti olmayan 5 kişinin verildiğini; eşinin ise, tayin durumu söz konusu olmadığı için mecburen Elazığ’da kaldığını; 6 aylık bir çocuklarının bulunduğunu ve bakacak kimselerinin olmadığını; bu tayin ile birlikte aile birliklerinin ve psikolojilerinin bozulduğunu iddia etmiş ve tayininin Elazığ’a yapılmasını” Kurumumuzdan talep etmiştir.

13. Bilindiği üzere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23’üncü madde ile düzenleme kapsamındaki idarelerde, 4/12/2017 tarihi itibarıyla personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olanlardan, ilgili düzenlemede öngörülen şartları taşıyanlar sürekli işçi kadrolarına geçirilmiş ve geçirilenlerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiştir. Anılan hükümde sürekli işçi kadrosuna geçiş ile ilgili çeşitli hususlar düzenlenmiş olmasına rağmen sürekli işçi kadrosuna geçirilecek olan kişilerin tayin haklarıyla ilgili olarak herhangi bir düzenleme öngörülmemiştir.

14. Bununla birlikte, İş Kanununda ve başvuranın da tâbi olduğu ve 31/10/2020 tarihine kadar uygulanacak olan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinde, sürekli işçilerin nakil (tayin), görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin hükümlerin bulunmadığı,

15. Ayrıca idarenin Kurumumuza göndermiş olduğu cevabi yazıda belirttiği gibi yazı ekinde gönderilen ve başvuranın görev yaptığı pompa istasyonunun kapatılması neticesinde, burada görev yapan personele, boş kadro bulunan yerlerden tercih yapmaları için sunulan “Zorunlu

Yer Değişikliği Talep Formu”nda Elazığ İşletme Müdürlüğü’ne bağlı olarak sadece Koçkale

Tank Çiftliği ile Velipalas Pompa İstasyonu’nun bulunduğu, tercih hakkı bulunan 10 kişiden 9’unun, 5 tercih hakkından ilk iki tercih olarak bu birimleri tercih ettikleri, başvuranın şu an görevli bulunduğu Kayseri İşletme Müdürlüğü’nü 4’üncü sırada tercih ettiği, ANT Doğu Bölge

Müdürlüğü ve Bağlı Ünitelerinde Mevcut Güvenlik Personeli Kadrosu Listesi’nden de Elazığ

İşletme Müdürlüğü’ne bağlı merkez ve diğer birimlerinde boş kadronun bulunmadığı görülmüştür.

16. Başvuran, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (sonradan 7079 sayılı kanun) ile şartları belirlenmiş statüye bilerek ve isteyerek geçmeyi Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerini de imzalayarak kabul etmiş olup, en azından toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı 31/10/2020 tarihine kadar idarenin ve kendisinin bu şartlara uygun hareket etmek zorunda olduğu değerlendirilmiştir.

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; sürekli işçi kadrosunda çalışmakta olan kişilerin belli bir statüye tabi olduğu, statüleri gereği görevlerine bulundukları yerde devam etmek zorunda oldukları, mevzuatta da sürekli işçi kadrosunda görev yapmakta olan kişilerin naklen tayini ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme yer almadığı, idarenin kurumumuza göndermiş olduğu cevaplardan mazeretini sağlık raporu ile tevsik eden bir kişiyi Elazığ’a en yakın birime görevlendirdiği bu sebeple başvuranın tayin talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış olup İdare tarafından yapılan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,

Sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA VE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi