ÖZET: Başvuran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Başvuran, 696 sayılı KHK kapsamında atanma talebinin yargı kararıyla onaylandığını, ancak BDDK’nın kendisini sürekli işçi kadrosuna almaktan kaçındığını ifade etmiştir. İdare, başvuranın işe alım sürecinde herhangi bir müdahalesinin olmadığını ve başvuranın personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışmadığını belirtmiştir.

İlgili mevzuat ve mahkeme kararları incelendiğinde, başvuranın 04/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olduğu kabul edilmiştir. Ancak, BDDK’nın İstanbul’a taşınması nedeniyle başvuranın iş akdinin feshedildiği ve dolayısıyla sürekli işçi kadrosuna geçişinin hukuken mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, başvuranın İŞMER A.Ş. aracılığıyla BDDK’da çalıştığı ve bu durumun muvazaalı bir işlem olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve BDDK’ya bu konuda tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, başvuranın talebine ilişkin kararını 30 gün içinde bildirmesi zorunlu kılınmıştır. Bu süreç, kamu denetimi ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde yürütülmüştür.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10262-S.21.16525

BAŞVURU NO : 2021/4562

KARAR TARİHİ : 09/07/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 696 sayılı KHK kapsamında atanma talebinin idarece reddedildiğini, yargılama sonucunda 04/12/2017 tarihinde çalışıyor olma koşulunun sağlandığına ve atanmaya dair mevzuatın aradığı diğer koşullar yönünden yeniden karar verilmesine hükmedildiğine, oluşturulan komisyon nihayetinde talebinin “hizmet alım sözleşmesine tabi olmama” gerekçesiyle reddedildiğini ifade ederek sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin yerine getirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 13/04/2021 tarihli ve – – sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Destek Hizmetleri Daire

Başkanlığından alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle;

2.1. ’in kira kontratı ve kontrata ek protokoller ile kiralanmış olan Ankara hizmet binasında söz konusu kontratın “Hususi Şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinde yer alan “Kiralananın ısıtma, aydınlatma, güvenlik, temizlik ve su giderleri ve diğer işletme giderleri İşletmeci Şirket tarafından kiralanan m² alana göre hesaplanıp, kiracıya kiraladığı m² alan oranında fatura edilecektir.” maddesi gereğince işletmeci şirket olarak belirlenen İŞMER A.Ş. tarafından Kurumları Ankara hizmet binasında istihdam edilmekte iken Kurumlarının Ankara’dan İstanbul’a taşınması dolayısıyla söz konusu kira kontratının sona erdirilmesi sonrasında İŞMER A.Ş. tarafından 05/05/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, başvuranın işe alım ve iş akdinin feshedilmesi aşamalarının hiçbirinde Başkanlıklarının hiçbir müdahalesinin bulunmadığı,

2.2. İş Mahkemesinde açılan işe iade davası sonucunda esas işveren konumunda olan İŞMER A.Ş. ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olan Başkanlıklarında dava karar tarihi itibariyle personel istihdam yöntemleri incelendiğinde, Kurumlarında yalnızca 657 sayılı Kanuna istinaden personel istihdam edildiğinden, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak “işçi statüsünde” istihdam edilebilecek olan başvuranın

Kurumları nezdinde işe başlamasının hukuki imkansızlık nedeniyle mümkün olmadığı,

2.3. Başvuranın taşeron kadrosundan istihdamına yönelik olarak, Kurumlarının İstanbul’a taşınma süreci sonrasında Ankara’da kira sözleşmesi kapsamında alınmakta olan destek hizmetlerinin 4734 sayılı Kamu

İhale Kanununun 62 nci maddesinin (e) bendi kapsamında yapılmakta olan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri çerçevesinde, diğer hizmetlerin ise 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan hizmet alım ihaleleri çerçevesinde temin edildiği,

2.4. Başvuranın işe iade talebiyle ilgili olarak İŞMER A.Ş.’ye başvurması gerekirken hiçbir sorumluluğu olmayan Kurumlarına başvurduğu,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 118 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç)

ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerin-den, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;

a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı al-maya hak kazanmamış olmak,

c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,

ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c)

bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez.

Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.”

Hükmüne amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere; mahkeme kararının uygulanarak sürekli işçi kadrosuna geçirilmeyi talep etmektedir.

8. Konuyla ilgili olarak yapılan incelemede, başvuranın İŞMER A.Ş. isimli firmada BDDK ile imzalanan kira sözleşmesi kapsamında, BDDK bünyesinde, BDDK’da çalışan diğer personelle aynı işleri yaparak 05/05/2016 tarihine kadar çalıştığı, bu tarihten sonra BDDK’nın İstanbul’a taşınması gerekçe gösterilerek

İŞMER A.Ş. tarafından iş akdinin feshedildiği, başvuranın bu aşamadan sonra dava yoluyla BDDK nezdindeki işine iade kararı aldığı, BDDK’nın ise başvuranın işe iadesinin çalıştırılmasına uygun bir kadro olmadığını gerekçe göstererek reddettiği anlaşılmaktadır.

9. İdareden alınan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvurucunun, 07/10/2004 tarihinde

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bünyesinde taşeron eleman olarak çalışmaya başladığı, BDDK’nın İstanbul iline taşınması sebebiyle iş akdinin 05/05/2016 tarihinde feshedildiği, Ankara 20. İş Mahkemesinde E: / , K: / sayılı “işe iade istemli dava” açtığı, anılan

Mahkeme tarafından “BDDK nezdindeki işine iade” kararı verildiği, Yerel Mahkemece verilen kararın

BDDK tarafından istinaf edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince ilgilinin BDDK

nezdindeki işine iade kısmının onandığı, anılan mahkeme kararının Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 17/05/

2018 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı ile de onandığı, açılan işe iade davasının

yargılanması devam ederken 696 sayılı KHK’nın yayımlandığı ve belirli şartları taşıyan taşeron işçilerin

KHK kapsamında kadroya alındığı, bu sebeple ilgili idareye 10/12/2018 tarihli dilekçe ile sürekli işçi kadrosuna geçmek için başvurduğu, ancak yasal süresi içerisinde davalı idarece herhangi bir cevap verilmeyerek başvurusunun zımnen reddedildiği, zımnen ret kararının iptali istemiyle İstanbul 12. İdare

Mahkemesi nezdinde dava açtığı, açılan dava sonucunda anılan Mahkemenin 11/12/2019 tarihli ve

E: / , K: / karar sayılı kararı ile reddedildiği, bu durum üzerine başvuran tarafından söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdare Dava Dairesinin verdiği karar ile “… davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İstanbul 12.

İdare Mahkemesi’nin 11/12/2019 tarih ve E: / , K: / sayılı kararının davanın 13/12/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, anılan işlemin iptaline, davanın incelenmeksizin reddine yönelik istinaf başvurusunun ise reddine;…” şeklinde açıklama yapılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

9.1. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdare Dava Dairesinin verdiği karar üzerine BDDK tarafından verilen cevabi yazı ile idarenin başvurucunun sürekli işçi kadrosuna geçirilme süreci ile ilgili evrakların istenildiği, başvurucunun verdiği evrakların Tespit Komisyonu tarafından değerlendirilmesi neticesinde; anılan Komisyonun 29/12/2020 tarihli kararıyla; “…

Hükmü gereğince de başvuru esas incelemeye tabi tutulmuş olup bu inceleme neticesinde;

1- Başvurucunun; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdare Dava Dairesinin 21/10/2020 tarihli ve E. / , K / sayılı kararına istinaden 4.12.2017 tarihinde çalışıyor olmak şartını taşıdığının kabul edildiği ve bu nedenle başvurusunun tespit komisyonuna iletildiği;

2-Başvurucunun; 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışmadığı;

3-Başvurucunun; Kurumumuz EKAP kullanıcısı tarafından altişveren.gov.tr internet sayfasına girilerek başvurucunun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında Kurumumuz adına tanımlı işyerlerinde çalışıp çalışmadığı kontrol edilmiş ve bu kapsamda bir çalışmasının bulunmadığı,

tespit edilmiştir.” şeklinde açıklama yapılarak sürekli işçi kadrosuna geçiş başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.

10. Başvuranın istihdam şekli incelendiğinde, kira kontratı ve kontrata ek protokoller ile kiralanmış olan

Ankara hizmet binasında söz konusu kontratın “Hususi Şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinde yer alan

“Kiralananın ısıtma, aydınlatma, güvenlik, temizlik ve su giderleri ve diğer işletme giderleri İşletmeci

Şirket tarafından kiralanan m² alana göre hesaplanıp, kiracıya kiraladığı m² alan oranında fatura edilecektir.” maddesi gereğince işletmeci şirket olarak belirlenen İŞMER A.Ş. tarafından istihdam edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, başvuran tarafından Ankara 20. İş Mahkemesine açılan E: / -K: / sayılı kararında; “… davacının İŞMER bünyesinde idari personel olarak gösterildiği, Kurum içindeki eposta ile yapılan yazışmalara göre davacının BDDK’nın satın alma, muhasebe kaydı, ödeme işlemleri adı altında işlerini BDDK’nın görevli personelleri ile birlikte yaptıkları, davacının Kuruma ait resmi eposta hesabı bulunduğu, tanık beyanları ve BBDK iç Denetim raporu ile de davacının BDDK bünyesinde idari personel olarak çalıştığı hususunun hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde

ispatlandığı görülmüştür. Davacı işçinin başından itibaren BDDK elemanı olduğu, davacıya emir ve talimatların davalı BDDK yetkilileri tarafından verildiği, diğer davalı İŞMER A.Ş’nin davacı işçinin sigortasının yapılması ve bordrolama hizmetleri dışında davacı işçi ile başka bir bağlantısının bulunmadığı, BDDK’nın alt işveren şirket üzerinden işçi temini yoluna giderek muvazaalı işlem yaptığı kanaatine varılmıştır…” şeklinde karar aldığı, sonrasında Ankara Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 6.

Hukuk Dairesine açılan E; / , K; / sayılı kararı üzerine dosyasının bir üst mercie taşınması sonrasında Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 17/05/2018 tarihli ve E; / , K; / sayılı kararında; “…Bölge Adliye mahkemesi Kararında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA…” karar verildiği anlaşılmaktadır.

11. Hukuki anlamda “muvazaa” kavramı, irade ile beyan arasında salt üçüncü kişileri aldatmak yahut zarara uğratmak amacıyla birden fazla kişi tarafından bilerek ve isteyerek uygunsuzluk meydana getirilmesini ifade etmektedir. Şöyle ki, kişilerin gerçekleştirdikleri hukuki işlemi, aslında gerçekleştirmek istemiyorken bir başka kişi veya kişileri zarara uğratmak maksadıyla icra ettiğini ifade etmesi halinde muvazaa söz konusu olmaktadır. Mevcut olayda başvuranların sonrasında herhangi bir hak iddia edememeleri için

BDDK tarafından usulüne uygun bir şekilde personel istihdamı yerine bu yola başvurulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, yukarıda bahsedilen mahkeme kararlarına cevaben İdare tarafından başvuranın daha önceki şekliyle istihdamının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını gerekçe göstererek uymadığı değerlendirilmektedir..

12. İdare tarafından başvuranın sürekli işçi olarak istihdamının mümkün olmadığını belirterek başvurusunu reddetmesinin iki temele dayandığı anlaşılmaktadır. Bunlardan ilki başvuranın 04/12/2017 tarihi itibariyle başvuranın çalışmıyor olması, ikincisi ise başvuranın personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışmadığı iddiasıdır. İdarenin ilk iddiasına ilişkin olarak mahkeme tarafından verilen ve Yargıtay tarafından onanan kararda başvuranın iş akdinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığı, bu nedenle 04/12/2017 tarihinde çalışmıyor olmasının ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir. İdarenin diğer iddiasına yönelik ise mahkeme tarafından davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu belirtilmiştir.

12.1. Yukarıda belirtilen mahkeme kararından sonra ilgili İdarenin İstanbul’a taşınma işlemiyle birlikte söz konusu personel ihtiyacını kanuna uygun olarak, 4734 sayılı Kanunun personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri yöntemiyle karşıladığı anlaşılmaktadır.

12.3. Başvuran hakkında Ankara 20. İş Mahkemesince verilen kararda başvuranın İŞMER nezdindeki işine iadesine değil BDDK nezdindeki işine iadesine karar verdiği, bu nedenle başvuranın işe iade talebini

BDDK’ya yaptığı anlaşılmaktadır.

13. Öte taraftan, başvuranın, ilgili mahkeme kararından sonra, Tespit Komisyonuna başvurduğu, ilgili

Komisyonun 29/12/2020 tarihli kararıyla; 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında hizmetinin bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği, başvuranın bu karara karşı itirazda bulunduğu, Tespit Komisyonun 02/02/2021 tarihli kararıyla başvuranın itirazının yine aynı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmıştır.

14. Yukarıda yapılan açıklamalar ve mahkeme kararları doğrultusunda, başvuranın iş akdi feshedilmemiş olsaydı 04/12/2017 tarihi itibariyle çalışıyor olacağı, davanın Yargıtay 22. Hukuk Dairesince onandığı tarihte BDDK’nın İstanbul’a taşınmış olduğu, bu süreçte personel ihtiyacını 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (e) bendi kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalesi yoluyla karşıladığı, ayrıca anılan Kurumda 4734 sayılı Kanun kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı

ihalesiyle çalıştırılan personellerden uygun şartları taşıyanların sürekli işçi kadrosuna geçişlerinin tamamlandığı göz önüne alındığında, başvuranın da Kurumda asli işleri yapan personelle birlikte sürekli işçi kadrosuna geçebilme hakkının olacağı değerlendirilmektedir.

15. Dolayısıyla yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat hususları ve benzer konuda

Kurumumuz tarafından verilen 2020/100163 ve 2020/102023 no.lu dosyalar dikkate alınarak; BDDK ile İŞMER A.Ş. arasında imzalanan kira sözleşmesi kapsamında Kurumun asli işlerini yapmakla görevlendirilen başvuranın mahkeme kararında da belirtildiği gibi muvazaalı işlem nedeniyle başından beri

BDDK’da çalışıyor olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış olup, ilgili idarenin başvuranın 04/12/2017 tarihi itibariyle Kurumda çalışmıyor olması ve kendisine uygun kadro olmaması gerekçelerinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu sebeple başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin yukarıda yer verilen açıklama ve gerekçeler doğrultusunda, ilgili mevzuatta yer verilen hükümlere istinaden tekrar değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin başvurana verdiği cevaplarda karara karşı başvuru yolunu göstererek

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davrandığı, ancak başvuranın dilekçelerine süresi içinde cevap vermediği bu nedenle iyi yönetişim ilkelerinde vurgulanan “kararın gecikmeksizin bildirimi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuran hakkında verilen mahkeme kararları, ilgili mevzuatta yer verilen tüm hususlar da dikkate alınarak ilgilinin sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine ilişkin talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, BDDK tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve BANKACILIK DÜZENLEME ve DENETLEME KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi