ÖZET: Başvuran, 2005 yılında Tire SSK Hastanesinde güvenlik görevlisi olarak işe başlamış ve daha sonra Tire Devlet Hastanesi’nde güvenlik amiri olarak görev yapmıştır. 2016 yılında iş akdinin feshedilmesi üzerine işe iade davası açmış ve bu dava olumlu sonuçlanarak 2018’de işe iade kararı kesinleşmiştir. Ancak, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebi, 4 Aralık 2017 tarihinde çalışmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, aynı durumda olan bir mesai arkadaşının işe iade edilmesini örnek göstererek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Sağlık Bakanlığı, başvuranın 4 Aralık 2017 tarihinde çalışmadığını belirterek, başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Başvuran, 2018’de arabuluculuk yoluna gitmiş ve bu süreçte tazminat ödemesi almıştır. Ancak, başvurusunun yine reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Kurum, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit etmemiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın ilgili taraflara tebliği sağlanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, başvuranın talebinin kabul edilmediğini ifade etmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7757-S.22.11911

BAŞVURU NO : 2021/21769

KARAR TARİHİ : 15/06/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Sürekli işçi kadrosuna geçiş talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 01/02/2005 tarihinde Tire SSK

Hastanesinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, hastanelerin birleşmesinden sonra Tire Devlet

Hastanesine geçiş yaptığını, 25/08/2016 tarihine kadar Tire Devlet Hastanesinde güvenlik amiri olarak görev yaptığını, bu tarihte ise iş akdinin feshedildiğini, işe iade davası açtığını, davanın lehine sonuçlandığını ve 23/07/2018 tarihinde işe iade kararının onandığını, süreli işçi kadrosuna geçiş için yaptığı başvuruların ise 4 Aralık 2017 tarihinde çalışmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa söz konusu tarihte yargılamanın devam ettiğini, kendisinden sonra işten çıkarılan ve 4 Aralık 2017 tarihinde çalışmayan mesai arkadaşının işe iade edildiğini, bunun üzerine kendisiyle aynı durumda olan Tire Devlet

Hastanesi’nde çalışmış mesai arkadaşı ’ün 26/01/2021 tarihinde işe iadesini emsal göstererek atamasının yapılmasını talep ettiğini, konuya ilişkin ilgili İl Sağlık Müdürlüğünün Sağlık

Bakanlığından görüş istediğini, tarafına iletilen cevabi yazıda üç yıl önce yaptığı başvuruya verilen cevabın geçerli olduğunun bildirildiğini, oysa kendisiyle aynı durumda olan mesai arkadaşının atamasının yapılıp kendi atamasının yapılmamasının haksızlık yarattığını ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 15/02/2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sağlık

Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı eklerinin tetkikinden özetle;

2.1. Başvuranın Tire Devlet Hastanesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri kapsamında alt işveren bünyesinde 01/02/2005 tarihinde çalışmaya başladığı ve 29/08/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiği, 2.2. Başvuranın Tire 1. Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde 03/10/2016 tarihinde

E. / esas ve K / karar numarasıyla hem Sağlık Bakanlığı hem de alt işveren statüsünde olan Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhine işe iade davası açtığı, 09/11/2017 tarihinde işe iadesine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 01/06/2018 tarihli ve E. / – K. / sayılı kararıyla başvuranın işe iadesine ilişkin kararın 24/07/2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, 2.3. Başvuran vekili tarafından Karşıyaka 5. Noterliğinin 26/07/2018 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kararın ifası için talepte bulunulduğu, söz konusu ihtarnamenin 30/07/2018 tarihinde

Bakanlığa intikal ettirildiği, dolayısıyla süresi içinde işe iade başvurusu yapıldığı, 2.4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından; “B-1-a- Davanın kabulü ile, davacının davalı Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. iş yerindeki işe iadesine, b- 4857 sayılı Yasanın 21. Maddesine göre davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işveren süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine, c- 4857 sayılı Yasanın 21/3 maddesine göre davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,” şeklinde karar verildiği ve kararın kesinleştiği, 2.5. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 04/12/2017 tarihi itibariyle sağlık tesisinde fiilen çalışmadığı gerekçesiyle ve İzmir 3. Hukuk Dairesince davacının davalı Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. işyerindeki işine iadesi şeklinde karar verildiği gerekçesiyle işe iade talebinin 07/09/2018 tarihli ve sayılı yazıyla reddedildiği, 2.6. Başvuranın 11/09/2018 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, 04/10/2018 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlanması üzerine, İl Sağlık Müdürlüğünün 08/10/2018 tarihli ve sayılı yazılarına istinaden; tazminat (50.090,34 TL), avukatlık vekalet ücreti (2.500 TL), mahkeme masrafı vb.

ödemelerin 17/10/2018 tarihinde ilgili arabulucu ve davacı vekilinin hesap numaralarına yatırıldığı, 2.7. Başvuranın kendisiyle aynı hastanede çalışan, 17/07/2017 tarihinde işine son verilen ve 4 Aralık 2017 tarihinde fiili çalışması bulunmayan iş arkadaşı ’ün açtığı dava sonrası 10/05/2019 tarihinde göreve tekrar başladığını öğrendikten sonra adı geçeni emsal göstererek 12/02/2021 tarihli dilekçesiyle durumunun tekrar değerlendirilmesini talep ettiği, 2.8. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 15/02/2021 tarihli ve E-113724413-929-620 sayılı yazı ile Sağlık

Bakanlığından görüş istenildiği, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 24/02/2021 tarihli ve E-49635782-929-2400 sayılı cevabi yazıda; “ ..idari istikrar ile belirlilik ilkeleri göz önünde

bulundurularak yaklaşık 3 yıl önce yapılan başvuruya nasıl bir işlem tesis edildiyse bu idari işlemin hukuki sonuçları ile bağlı kalınması ve varsa ilgilinin mali haklarının İş Kanunun 21 inci maddesi gereğince – mükerrer ödemeye mahal verilmeksizin- ödenmesi gerektiği düşünülmektedir.” şeklinde cevap verildiği ve verilen cevaba istinaden başvuranın adı geçen kişiyi emsal göstererek yaptığı başvurusunun reddedildiği, dosya kapsamındaki belgelerden tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 8/3/2018 tarih ve 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 118 nci maddesiyle; “375 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnameye” eklenen;

“GEÇİCİ MADDE 23- 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV)sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde

Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar; a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla,

bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir…

Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, Sosyal Güvenlik

Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışında verilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.

Birinci fıkradaki personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında bulunmakla birlikte 4/12/2017 tarihinde doğum veya sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen sağlık sorunları nedenleriyle iş sözleşmeleri askıda olanlar veya anılan tarih itibarıyla askerde bulunanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Birinci fıkrada belirtilen süreler, askerlik veya askı süresinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Sürekli işçi kadrolarına geçirilme süreci, birinci fıkra kapsamında olmakla birlikte bu sürecin tamamında veya herhangi bir aşamasında askerde bulunanlar için askerlik süresinin sona erdiği tarihten itibaren başlar veya kaldığı yerden devam eder.

Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgili idarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleri askıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçi kadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.” hükmüne, 6. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21 inci maddesi; “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.” hükmüne, 7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları” başlıklı 97 nci maddesinin 5 inci fıkrasında, “İşçinin işe iadesi için kesinleşen mahkeme veya özel hakem veya arabuluculuk kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere başvurmuş olması kaydıyla, işe başlatılsın veya başlatılmasın bu nitelikteki işçilere çalıştırılmayan süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar, akdin feshedildiği aydan başlanılarak ilgili ayların prime esas kazançlarına dahil edilerek işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primler kesilir ve bu süreler hizmetten sayılır.

İşçi işe başlatıldığında bildirim süresine ait ihbar ücreti ile kıdem tazminatının peşin olarak ödenmesi halinde bu ödeme işçiye ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer alacaklarından mahsup edilir.

Kanunun 80 inci maddesi uyarınca bildirim süresine ait ihbar ücret ile kıdem tazminatının prime tabi tutulmaması nedeniyle işçiye işe başlatılması halinde ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer hakları mahsup edilmemiş haliyle prime tabi tutulur ve bu süreler prim ödeme gün sayısından sayılır.” hükmüne amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın, Tire Devlet Hastanesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında alt işveren bünyesinde 01/02/2005 tarihinde çalışmaya başladığı ve 29/08/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiği, açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığı, yasal süresi içinde işe iade talebinde bulunduğu, talebinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 4/12/2017 tarihinde çalışmadığı gerekçesiyle reddedildiği, başvuranın 11/09/2018 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, 04/10/2018 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlanması üzerine başvurucuya gerekli ödemelerin yapıldığı, ancak 17/07/2017 tarihinde işine son verilen ve 4 Aralık 2017 tarihinde fiili çalışması bulunmayan iş arkadaşı ’ün işe başlatıldığını öğrenince adı geçeni emsal göstererek işe iadesinin tekrar değerlendirilmesini talep ettiği, ancak başvurusunun yeniden reddedildiği, bunun üzerine başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.

10. Bu çerçevede uyuşmazlığın; 4 Aralık 2017 tarihinde işe iade davası devam eden başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçirilip geçirilmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

11. 8/3/2018 tarih ve 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 118 nci maddesiyle; “375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnameye” eklenen; Geçici 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışında verilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.” hükmünün düzenlendiği anlaşılmaktadır.

12. Bu kapsamda anılan düzenleme ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde genel bütçe veya döner sermaye bütçesinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapılmak suretiyle çalıştırılan ve 04/12/2017 tarihinde görevde olan ve hükümde yer alan diğer şartları taşıyan taşeron işçilerin kapsama alındığı açıkça belirlenmiştir.

13. Somut olay kapsamında yapılan incelemede ise; haksız fesih sebebiyle iş akdi feshedilen başvuranın işe iadesine karar verildiği, ancak 4 Aralık 2017 tarihinde işe iade davası devam ettiği gerekçesiyle çalışmasının bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu şartı sağlamadığı gerekçesiyle işe iadesinin yapılmadığı görülmektedir.

14. Diğer yandan; İş Kanunun 21 inci maddesi gereği geçersiz sebeple yapılan fesihte mahkeme kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceği hükme bağlanmıştır.

15. Bununla birlikte, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 97 nci maddesinde ise; işe başlatılsın veya başlatılmasın bu nitelikteki işçilere çalıştırılmayan süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların, akdin feshedildiği aydan başlanılarak ilgili ayların prime esas kazançlarına dahil edilerek işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primlerin kesileceği ve bu sürelerin hizmetten sayılacağı düzenlenmiştir.

16. Somut olay kapsamında yapılan değerlendirmede; başvuranın iş akdinin feshedildiği tarihten başlanarak, hizmetine dört ay eklenmek suretiyle işten çıkış tarihinin belirlenmesi ve 4 Aralık 2017 tarihinde çalışıyor olma şartını sağlayıp sağlamadığının tespiti gerekecektir. Bu bilgiler ışığında haksız fesih sebebiyle 29/08/2016 tarihinde iş akdi feshedilen başvuranın hizmetine dört ay eklendiğinde son hizmet tarihi 29/12/2016 olarak tespit edildiğinden 4 Aralık 2017 tarihinde çalışıyor olmak şartını sağlayamadığı değerlendirilmiştir.

17. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 29/08/2016 tarihinde haksız fesih sebebiyle iş akdinin feshedildiği, açtığı davanın lehine sonuçlandığı, ancak başvuranın işe iade

edilmediği, bu nitelikteki işçilere çalıştırılmayan süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödeneceğinin düzenlendiği, bu kapsamda başvuranın 29/12/2016 tarihine kadar hizmetinin devam ettiği tespiti karşısında, idare tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olan işçilerin sürekli işçi kadrolarına geçiş şartlarından olan 4 Aralık 2017 tarihinde çalışıyor olma şartını gerçekleştirmediği gerekçesiyle kadroya alınmamasına yönelik Kurum işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi