ÖZET: Başvuru, Karaman Belediye Başkanlığı’na yapılan sosyal katkı desteği ödemelerinin tam olarak yapılmadığı iddiasıyla ilgilidir. Başvuran, 12.09.2023 tarihinde yaptığı başvuruya yanıt alamadığını ve kısmi süreli çalışmasına rağmen tam süreli çalışanlarla aynı miktarda sendika aidatı ödediği halde sosyal katkı desteğinin yarı oranında ödendiğini belirtmiştir. Bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunarak, eksik ödemelerin tamamlanmasını talep etmiştir.

Karaman Belediyesi, başvuranın kısmi süreli çalıştığını ve bu nedenle sosyal katkı desteğinin İş Kanunu’nun 13. maddesi gereğince orantılı olarak ödendiğini ifade etmiştir. Ayrıca, Hizmet-İş Sendikası da sosyal katkı desteği ödemelerinin sendika üyeliği veya dayanışma aidatı ödenmesine bağlı olduğunu, ancak kısmi süreli çalışanların bu ödemeleri tam olarak almalarının mümkün olmadığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, başvuranın iddialarının hukuka uygun olmadığını ve sosyal katkı desteği ödemelerinin kısmi süreli çalışmaya göre orantılı olarak yapılmasının yasal çerçevede olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3861-S.24.6081

BAŞVURU NO : 2023/16453

KARAR TARİHİ : 04.04.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAMAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı sosyal katkı desteğinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

tam olarak ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; başvuran, Karaman Belediye Başkanlığına

12.09.2023 tarih ve evrak kayıt numarası ile yaptığı başvurusuna İdare tarafından hiçbir cevap

verilmediğini, Karaman Belediyesi sicil kodu ile Kültür Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde Yazı

İşleri Müdürlüğünde görev yaptığını, TİS’ten kaynaklı olarak üyesi olduğu Hizmet-İş Sendikasına tam aidat yatırması sebebiyle çocuk yardımı, yemek yardımı ve diğer yardımları tam olarak almasına rağmen sosyal katkı desteği ücretlerini yarı oranında almakta olduğunu, bilfiil ve kesintisiz kısmi zamanlı olarak çalışmasına rağmen tarafına bu ücretlerinin yarı oranında ödenmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kendisinden önce çalışan bazı personelin de yarı zamanlı çalışmasına rağmen tam sosyal katkı desteği ödemesi aldıklarını, tam gün çalışanla aynı miktarda sendika aidatı ödediği halde tam gün çalışan personele

700 TL olarak ödenen sosyal katkı desteğinin kendisine 350 TL olarak ödendiğini belirterek sosyal katkı

desteği ödemelerinin tarafına tam olarak ödenmesini ve şimdiye kadar yapılan eksik ödemelerin tamamlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusuna ilişkin Kurumumuzun sayılı bilgi ve belge talebi yazısına cevaben

Karaman Belediyesi Başkanlığı tarafından gönderilen – – sayılı yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 20 nci ve geçici 24 üncü maddesi kapsamında Karaman Belediyesi İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. bünyesinde Kültür ve Sosyal İşleri

Müdürlüğünde beden işçisi (9622.02) olarak Birim müdürlüğünün uygun gördüğü iş ve pozisyonda çalıştırılmak üzere görevlendirildiği, Hizmet-İş sendikasına üyeliğinin bulunduğu, taraflarına başvuran tarafından herhangi bir dayanışma dilekçesi verilmediği, 01.01.2023 tarihi itibari ile sendikanın mahkeme süreci devam ettiği için yeni bir Toplu İş Sözleşmesinin yasal olarak imzalanamadığı, 2.2. Başvuranın 08.02.2023 tarihli dilekçesinde İş kanunun 13 üncü maddesi gereğince çocuğunun ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar 08:30-12:30 saatleri arasında yarım gün çalışmak istediğini taraflarına bildirmesi üzerine 08.02.2023 tarihinden itibaren kısmi süreli çalışma yapmakta olduğu, İş kanunun 13 üncü maddesinde yer alan “Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.” ifadesine dayanarak sosyal katkı desteğinin yarı oranlı ödenmekte olduğu, 2.3. Samsun 2. İdare Mahkemesinin / Esas nolu kararında da belirtildiği üzere yarım zamanlı çalışmaya başlandığı tarihi izleyen aybaşından itibaren, mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılması gerektiği halde iyi niyet göstergesi olarak çocuk yardımı ve yakacak yardımının tam olarak ödendiği, tam süreli çalışan işçi ile kısmi süreli çalışan işçilerin sosyal katkı desteğini tam almalarının eşitlik ilkesine ve kanuna aykırı olduğu, dolayısıyla kısmi süreli çalışan işçilere mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılması gerektiğinin görüş olarak bildirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Başvuru konusuna ilişkin Kurumumuzun sayılı bilgi ve belge talebi yazısına cevaben

Hizmet-İş (Tüm Belediye ve Hizmet İşçileri) Sendikası tarafından gönderilen – – sayılı yazı ve eklerinde özetle; 3.1. 01.02.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin “Sözleşmenin Kapsamı” başlıklı 3 üncü maddesinde yer alan kaideler kapsamında başvuranın sözleşme kapsamı dışındakiler arasında sayılmadığı, başvuran hakkında 01.02.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin uygulanması gerektiği, 3.2. Karaman Belediyesi İnşaat San. ve Tic. AŞ ile Hizmet-İş Sendikası arasında 01.02.2021 –

31.12.2022 tarihlerini kapsayan dönemde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 30 uncu maddesinde

“Aylık Ücretle Ödenen Sosyal Yardımlar” başlığı altında sözleşme kapsamındaki işçilere sosyal katkı desteği olarak aylık 300 TL brüt ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, kararlaştırılan bu ödemenin atipik yapıda olup sözleşme serbestisi çerçevesinde taraflar arasında akit altına alındığı, sendika üyesi olmak veya

6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 39. Maddesi uyarınca dayanışma aidatı ödemek

kaydıyla tüm işçilerin bu ödemeden yararlanması gerektiği, 3.3. Sosyal katkı desteği ödemesinin sözleşme ile üyelik (veya dayanışma aidat dilekçesi vermiş olmak)

dışında herhangi bir şarta bağlanmadığı, işbu sebeple bu hususta kısmi süreli çalışmaya has genel kaidelerin ve ücrete ek parasal kazanımların hak edilme anlarına ilişkin genel hükümlerin uygulama bulacağı, 3.4. Sendika aidatının toplu iş sözleşmesinin tümünden yararlanmanın koşulu olduğu, Toplu İş

Sözleşmesinin yalnızca ücrete ilişkin hakların yazılı olduğu bir ücret anlaşmasından ibaret olmayıp sendikalar ve işverenler arasında ücret dışında izin süreleri, ihbar süreleri, disiplin hükümleri gibi çok sayıda hususta düzenlemeleri kapsadığı, dolayısıyla sendika aidatının sağladığı yararın bir bütün olduğu, ücret kalemlerinden tam yarar sağlanamamasının aidatın bütünlüğü bakımından etki oluşturmayacağı,

kısmi süreli çalışma düzenine ilişkin hükümlerin uygulanmasının aidatın miktarı üzerinde etkisi bulunmadığı, bu yönü ile aidatın tam kesilmiş olmasının ücrete ek ödemelerin hangi oranda yapılacağına ilişkin bir kanaat oluşturmayacağı, İfadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. …

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 4.2. “Sendika kurma hakkı” başlıklı 51 inci maddesinde; “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” 4.3. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2.“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 22/5/2023 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun; 6.1. “Eşit davranma ilkesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. …” 6.2. “Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde; “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi

durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir. Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır.

İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.” (Ek fıkra: 29/1/2016-6663/21 md.) Bu kanunun 74 üncü maddesinde öngörülen izinlerin bitiminden sonra mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar bu maddeye göre ebeveynlerden biri kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir. Bu talep işveren tarafından karşılanır ve geçerli fesih nedeni sayılmaz. Bu fıkra kapsamında kısmi süreli çalışmaya başlayan işçi, aynı çocuk için bir daha bu haktan faydalanmamak üzere tam zamanlı çalışmaya dönebilir. Kısmi süreli çalışmaya geçen işçinin tam zamanlı çalışmaya başlaması durumunda yerine işe alınan işçinin iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. …” 7. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinde; (1) Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır.

(2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.

(3) Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.

(4) Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı

ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle:

Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile)

(5) Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir.

(6) Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.

(7) Bu Kanun anlamında işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.

(8) Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 65 inci maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.

8. 8.11.2016 tarih ve 29882 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Analık İzni Veya Ücretsiz İzin

Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmeliğin;

8.1. “Kısmi süreli çalışma talebi ve şekli” başlıklı 8 inci maddesinde; “İşçi, 5 inci maddede belirtilen analık izninin, 6 ncı maddede belirtilen ücretsiz iznin veya 7 nci maddede belirtilen ücretsiz iznin bitiminden itibaren çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden aybaşına kadar herhangi bir zamanda kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir. Kısmi süreli çalışma talebi,

7 nci maddede belirtilen ücretsiz izin süresi kesilerek de yapılabilir. Ücretsiz iznin tamamının kullanılması

şartı aranmaz. Kısmi süreli çalışma talebi, bu haktan faydalanmaya başlamadan en az bir ay önce işçi tarafından yazılı olarak işverene bildirilir.” 8.2. “Çalışma zamanının belirlenmesi” başlıklı 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir. ” 9. 06.04.2004 tarih ve 25425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İş Kanununa İlişkin Çalışma

Süreleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde; “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır.” 10. Karaman Belediyesi İnşaat San. ve Tic. A.Ş ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan

Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) “Aylık ücretle birlikte ödenen sosyal yardımlar” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan sendika üyesi işçilere brüt 300,00 (üçyüz) TL tutarında sosyal katkı desteği her ay maaşla ile birlikte verilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; başvuran, tam gün çalışan personelle aynı miktarda sendika aidatı ödediği halde tam gün çalışan personele 700 TL olarak ödenen sosyal katkı desteğinin kendisine 350

TL olarak ödendiğini belirterek sosyal katkı desteği ödemelerinin tarafına tam olarak ödenmesini ve şimdiye kadar yapılan eksik ödemelerin tamamlanmasını talep etmektedir.

13. Bu kapsamda, somut başvuru ile ilgili olarak gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılabilmesi için

Karaman Belediyesi Başkanlığı ve Hizmet-İş (Tüm Belediye ve Hizmet İşçileri) Sendikası iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin Kurumumuza iletilmesi talep edilmiştir.

13.1. Talebimize istinaden Karaman Belediyesi Başkanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle; İş kanunun 13 üncü maddesinde yer alan “Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.” ifadesine dayanarak sosyal katkı desteğinin yarı oranlı ödenmekte olduğu, Samsun 2. İdare Mahkemesinin /

Esas nolu kararında da belirtildiği üzere yarım zamanlı çalışmaya başlandığı tarihi izleyen aybaşından itibaren, mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme

yapılması gerektiği, tam süreli çalışan işçi ile kısmi süreli çalışan işçilerin sosyal katkı desteğini tam almalarının eşitlik ilkesine ve kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir.

13.2. Hizmet-İş (Tüm Belediye ve Hizmet İşçileri) Sendikası tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde ise özetle; sosyal katkı desteği ödemesinin sözleşme ile üyelik (veya dayanışma aidat dilekçesi vermiş olmak) dışında herhangi bir şarta bağlanmadığı, bu sebeple bu hususta kısmi süreli çalışmaya has genel kaidelerin ve ücrete ek parasal kazanımların hak edilme anlarına ilişkin genel hükümlerin uygulama bulacağı, sendika üyesi işçiden tam aidat kesilmesinin ücrete ek ödemelerin hangi oranda yapılacağına ilişkin bir kanaat oluşturmayacağı, ifadelerine yer verilmiştir.

14. Anayasanın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde pozitif ayrımcılığa ilişkin istisnalar sayılmak sureti ile tüm vatandaşların yasa karşısında eşit olduğu vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesinin kararlarında devamlılık arz eden şekilde yer bulduğu üzere; yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa’nın amaçladığı eşitlik, eylemli değil hukuksal eşitliktir.

Kimi yurttaşların haklı bir nedene dayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Fakat kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılması Anayasaya aykırılık teşkil eder. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik sağlanmış olur. Durumlardaki değişikliğin doğurduğu zorunluluklar, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin çiğnendiğini göstermez. Diğer yandan kamu yararı veya haklı nedenle getirilen farklı düzenlemelerin; anlaşılabilir, amaçla ilgili, adil ve makul olması gerekir.

Kamu yararı veya haklı nedene dayanılarak yapıldığı öne sürülen farklı düzenlemelerin bu üç ölçütten birine uymaması durumunda eşitlik ilkesinin korunduğu söylenemez. (Anayasa Mahkemesi, E.2011/37

K.2012/69 K.T.17/05/2012)

15. 4857 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçinin ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamayacağı ifade edilmiş, aynı fıkranın devamında ise kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerinin tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödeneceği belirtilmiştir.

16. Bu itibarla; her ne kadar başvuran, tam süreli çalışan işçilerle aynı miktarda sendika aidatı ödediği halde sosyal katkı desteği ödemelerinin tarafına yarı oranda yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini iddia etmiş ise de, İş Kanununun 13 üncü maddesine göre kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri açısından tam süreli emsal işçiden ayrıldığı, buna göre sendikaya tam aidat ödeyen tam süreli çalışan ile tam aidat ödeyen kısmi süreli çalışanın aynı kurallara bağlı olmasının beklenemeyeceği, ayrıca Toplu İş Sözleşmesinin yalnızca ücrete ilişkin hakların yazılı olduğu bir ücret anlaşmasından ibaret olmayıp çok sayıda hususta düzenlemeleri(izin süreleri, ihbar süreleri, disiplin hükümleri vb.) kapsadığı düşünüldüğünde, sendikaya salt tam aidat ödenmesinin kısmi süreli çalışanların ücrete ek ödemelerinin tam olarak ödenmesi yönünde bir sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından sosyal katkı desteği ödemesinin başvuranın çalıştığı süreye orantılı olarak ödenmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA VE KARAMAN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi