ÖZET: Başvuran, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik’in 8 inci maddesinin 1 fıkrasının a bendinin iptali ve sürücü olamaz raporunun iptalini talep etmiştir. Başvuranın boyun hareketlerinde kısıtlılık bulunmasına rağmen, bilirkişi raporunda, fiziksel muayenesinde sürücü olmasını engelleyecek bir patolojik bulguya rastlanmamıştır. Ancak, boyun hareketlerindeki kısıtlılık nedeniyle araç kullanırken dikiz aynası ve kör noktalarda sorun yaşayabileceği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda, başvuranın özel tertibatlı bir araç kullanabilmesi için gerekli sistemlerin mevcut olması durumunda sürücü belgesi almasının uygun olabileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın durumu, gelişen teknolojik imkanlar ve bilimsel kriterler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İlgili yönetmelikteki sağlık kriterlerinin güncellenmesi gerektiği vurgulanarak, başvuranın durumu için Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7463-S.22.11435

BAŞVURU NO : 2021/16615

KARAR TARİHİ : 09/06/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

SAĞLIK BAKANLIĞI

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI

İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

Sürücü olamaz raporu ve anılan rapora dayanak Sürücü Adayları ve

BAŞVURUNUN KONUSU :

Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair

Yönetmelik’ in kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar başlıklı

8 inci maddesinin 1 fıkrasının a bendinin iptali ile uygun koşullarda

sürücü olmasının sağlanmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; 8 yıldır ehliyeti olduğunu, 25/05/2021 tarihinde ehliyetini yenilemek üzere başvuru yaptığını, uzman hekim muayenesi için Ümraniye Eğitim ve

Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiğini, yapılan muayene neticesinde kendisine “sürücü olamaz” şeklinde rapor verildiğini, bunun üzerine rapora itiraz ettiğini, itirazını değerlendiren İstanbul Fatih Sultan Mehmet

Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin itirazı reddettiğini, tarafına “sürücü olamaz” şeklinde verilen raporun dayanağının: Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik’ in kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar başlıklı 8 inci maddesinde yer alan: “(1) Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.” hükmü olduğunu, aracında park sensörü ve geri görüş kamerası bulunan sürücülerin

/

tamamen başlarını arkaya çevirerek araç kullanmadıklarını, araçlarda yaşanan teknolojik gelişmeler ile araç içine konulan led ekranlar ve ayna yerine kullanılan dijital kameralar ile sürücülerin ayna ile görünmeyen kör noktaları dahi rahatlıkla görebildiğini bu bağlamda tarafına verilen sürücü olamaz raporuna dayanak yönetmeliğin 8/1/a bendinin gelişen teknolojik şartlar düşünüldüğünde somut koşullar ve bilimsel değerlendirmelerden uzaklaştığını belirterek Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile

Muayenelerine Dair Yönetmelik’ in kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar başlıklı 8 inci maddesinin 1 fıkrasının a bendinin iptalini ve anılan düzenleyici işlem dayanak alınarak tarafına verilen sürücü olamaz raporunun iptali ile uygun koşullarda sürücü olmasının sağlanmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden 26/10/2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anlan İdarenin 25/11/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında ve eklerinde özetle; Başvuran hakkında

Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik’in 8 inci maddesi 1’nci fıkrasın a) bendinde yer alan: “Vertebra(boyun ve bel) hareketleri: Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez” hükümü kapsamında işlem tesis edildiği, kişinin boyun hareketlerinin kısıtlı olduğuna dair doktor mütalaalarının sunulduğu, tüm bunlar değerlendirildiğinde; anılan yönetmelik kapsamında kişinin sürücü olamayacağı kararının nihai karar olması dolayısıyla kişinin itiraz hakkı bulunmadığından müdürlüklerince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı ifade edilmiştir.

3. Başvuranın sürücü olamayacağı yönündeki yönetmelik hükmünün iptali talebi açısından yönetmeliği yürüten bakanlıklardan Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından 07/03/2022 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş; Söz konusu bilgi ve belge talebimize anılan bakanlıkların cevap verdiği görülmüştür.

3.1. Anılan bilgi ve belge talebimize yönelik olarak Sağlık Bakanlığınca 11/03/2021 tarihinde

Kurumumuza gelen cevabi yazıda özetle; 26.09.2006 tarih ve 206301 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik’in 8 inci

maddesi 1’nci fıkrasın a) bendinde (1) Eklem hareketlerinden; “a)Vertebra (boyun ve bel) hareketleri:

Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini

%75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.” hükmünün yer aldığı bu itibarla: Sürüş esnasında kişinin çevresini kontrol edebilmesi için asgari olarak boynunu yüzde 50 oranında hareket ettirebilmesi, vertebra eğilme ve dönme hareketlerinde yüzde 75’ den fazla engel olmaması gerekmektedir.

Aksi durumda sürücünün çevresini algılaması, dönüşlerde, ara yoldan ana yola, ana yoldan tali yola çıkışlarda sağını-solunu ve arkasını kontrol etmesi mümkün olmayacaktır. Park sensörü ve geri görüş kamerası park esnasında düşük hızda kişiye görüş sağlasa bile sürüş esnasında belirtilen tüm yönlerde sürekli görüş sağlaması mümkün olmayacaktır. Diğer taraftan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak

Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 4’üncü maddesi 9’uncu fıkrasında “Sürücü ve araçlara ilişkin kod tablosu İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenerek bu kurumların internet sitesinde yayımlanır.” hükmü gereği ortaya konulan yardımcı araçların

/

uygunluğuna karar verme yetkisi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’dır. Dijital kamera ve araç içi led ekranlar, kör nokta sesli uyarı sistemleri gibi ürünlerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından sürücünün boyun ve vertebra hareketlerindeki kısıtlılıkları telafi edebildiği, ülkemiz koşullarında araçlara uygulanabileceği, yönünde karar verilmesi halinde sağlık kriterleri bakımından Bakanlıklarınca yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün olacağı ifade edilmektedir.

3.2. Anılan bilgi ve belge talebimize yönelik olarak İçişleri Bakanlığınca 11/04/2021 tarihinde

Kurumumuza gelen cevabi yazıda özetle; Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle

Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 4’üncü maddesinin 1 inci fıkrasında: “Sürücü ve sürücü adaylarının muayeneleri; Sağlık Bakanlığına ve üniversitelere bağlı sağlık tesisleri, aile sağlığı merkezleri ve Sağlık

Bakanlığınca ruhsatlandırılan özel sağlık kuruluşlarında görevli tabip veya uzman tabip tarafından bu

Yönetmelik hükümlerine göre yapılır ve sağlık raporu düzenlenir.” hükmünün amir olduğu, bu kapsamda sürücü belgesi başvuru işlemlerinde aile hekimleri, uzman doktorlar ve sağlık komisyonları tarafından yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre düzenlenen sağlık raporlarında verilen karar doğrultusunda sürücü belgeleri tanzim ya da iptal edildiğinden konunun Sağlık Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

3.3. Başvuru konusu hakkında başvuran ile yapılan telefon görüşmeleri neticesinde başvuru konusu hakkında Türkiye Eşitlik ve İnsan Hakları Kurumuna (TİHEK) da başvurduğu ve anılan Kurumun başvurusu hakkında bilirkişi raporu hazırlanması amacıyla başvuranı İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa

Rektörlüğünce oluşturulan bilirkişi heyetince gerekli fiziki muayene ve teknik incelemenin yapılması amacıyla yönlendirdiği, Anılan tetkik ve inceleme sonucunda oluşturulan bilirkişi raporunun başvuran tarafından 08/04/2022 tarihinde Kurumumuza iletildiği görülmektedir. Bahsedilen 16/03/2022 tarih ve üst yazılı bilirkişi raporunda ise özetle; başvuru konusunu değerlendirmek üzere oluşturulan bilirkişi heyetinde bulunan 1 Profesör Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı, 1 Doçent Fiziksel Tıp ve

Rehabilitasyon Uzmanı ve 1 Araştırma Görevlisi Makine Mühendisinden oluşan komisyon tarafından 08/03/2022 tarih ve saat 12.30’ da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Anabilim

Dalı toplantı salonunda başvuranın hekim bilirkişilerce genel muayenesi yapılmış mevcut film, hastalık raporları, başvuranın şikayet ve talepleri ile kurum kuruluş raporları ve ilgili yönetmelikler incelenmiştir.

Yapılan değerlendirmeler neticesinde: özetle hastanın boyun hareketlerinde kısıtlılık haricinde fizik/nörolojik muayenesinde araç kullanmasını engelleyecek bir patolojik bulgusunun olmadığı ancak hastanın boyun bölgesinde sorun olduğu için: hastanın aracın dikiz aynası, yan aynalar ve arkaya dönüş probleminin olduğu, hastanın anlık reflekslerinde sorun olabileceği dolayısıyla kör noktalar konusunda sorun yaşayabileceği, bunun için raporda ayrıntılı olarak belirtilen geri görüş ve park için gereli sistemler, yan (sağ-sol) aynalar ve dikiz aynası, kör nokta uyarıcı ve kontrol sistemleri ve elektronik olmayan sistemler olarak 4 madde halinde belirtilen çözümler ile mevcut otomatik vitesli araçlara modifiye edilerek sürücü belgesi almasının uygun olduğu, günümüzde yukarıda bahsedilen sistemlerin kolayca tedarik edilebildiği, ayrıca farklı segment araçlarda ya da sıfır araç alımlarında yukarıda sayılan özelliklerin olabileceği ya da üstün görüntü işlemleri kullanılarak sanal sürüş kontrolü sağlayan araçların mevcut olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca başvuranın hastalığı olan Arnold Chari hastalığının kişilerin sürücü olmasına ve aktif araç kullanımına ne şekilde engel oluşturabileceğinin ancak hastanın genel muayenesi, nörolojik durumu, radyolojik incelemeleri değerlendirilerek karar verilebileceği belirtilmiştir. Tüm bu veriler ışığında heyetin ortak mütalaasının, başvuran ’ in nörolojik açıdan sürücü olmasına

/

engel olacak bir muayene bulgusunun olmadığı, ancak geçirdiği ameliyat sonrası boyun hareketlerinde olan kısıtlılık sebebiyle hastanın aracın dikiz aynası, yan aynalar ve arkaya dönüş problemi yaşayabileceği, anlık reflekslerinde sorun olabileceği ve dolayısıyla kör noktalar karşısında sorun yaşayabileceğidir. Bunun için in ancak raporda bahsedilen sistemlerin olduğu modifiye edilmiş otomatik vitesli bir araç kullanmak şartı ile sürücü belgesi alabileceği komisyonca uygun görülmüştür. Şeklindeki ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4.2. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında:

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında

Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07/05/2004-5170/7 md.)

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4.3.“Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 4.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında: “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.”, 5. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’ nin; 5.1. “Erişebilirlik” başlığını taşıyan 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında: “1. Taraf Devletler, engellilerin bağımsız yaşamalarının ve toplumun tüm alanlarına tam katılımının sağlanması ve engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde fiziksel çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojisi ve sistemi dâhil bilgiye ve iletişime, hem kırsal hem de kentsel bölgelerde halka açık olan veya halka sunulan diğer tesislere ve hizmetlere erişiminin sağlanması için uygun tedbirleri almalıdır. Bu tedbirler erişime yönelik engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içermelidir. Bu tedbirler aşağıda belirtilen yerler ve hizmetler bakımından da geçerlidir: (a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dâhil diğer kapalı ve açık tesisler; (b) Elektronik hizmetler ve acil hizmetler de dâhil olmak üzere, bilgi ve iletişim araçları ve diğer hizmetler.”, 5.2. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde: “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip

/

olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir…”, 6. 04/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 7.1. “Sürücü adaylarında aranacak şartlar” başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrasında: “Sürücü belgesi alacakların; a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarını taşımaları, b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları, c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları, d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almış olmaları, e)

Adli sicilinde, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/03/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/07/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması, f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin bulunmaması, g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması, zorunludur”, ikinci fıkrasında: “Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esaslar İçişleri ve Sağlık

Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”, üçüncü fıkrasında: “Bu maddede aranan şartlardan herhangi biri mevcut olmadan veya hileli yollarla temin edilmiş olduğunun anlaşılması hâlinde, sürücü belgesi vermeye yetkili kurumca iptal edilir. Bu kişilere, bu madde hükümlerine uygun olarak yeniden sürücü sertifikası alınması hâlinde yeniden sürücü belgesi verilir.”, 8. 26/09/2006 tarihli ve 26301 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde

Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik’in; 8.1. “Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendinde: “1) Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engeleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engeleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.”, 9. 30/09/2019 tarihinde yürürlüğe konulan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin;

9.1. “Raporların düzenlenmesine ilişkin açıklamalar” başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında:

“Özel tertibatlı motorlu araç kullanılması gereken durumlarda özel tertibat kodunu ve sürücü belgesi sınıfını belirleme yetkisi il sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyona aittir. Bu sebeple ÖTV istisnasına esas işlemlerde kişi adına düzenlenmiş Engellilik Sağlık 4 Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve

Esaslar Kurulu Raporu, sürücü belgesinde veya Sürücü Adayı/Sürücü Sağlık Raporunda (IV. Kısım)

belirtilen tertibat kodları birlikte değerlendirilir. Ancak bu kodların, Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen engel durumu ile uyumlu olması gerekir. 01/01/2016 tarihinden önce H Sınıfı Sürücü Belgesi sahibi olan kişiler, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair

Yönetmelik hükümlerine göre yeni Sürücü Adayları ve Sürücü Sağlık Raporu düzenlenmesi amacı ile sağlık hizmet sunucularına yönlendirilir.”, 9.2. “Genel hükümler” başlıklı 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında: “Sürücü belgesi sınıfları aşağıdaki şekilde gruplandırılmıştır; a) Birinci grup: M, A1, A2, A, B1, B, BE ve F sınıfları, b) İkinci grup: C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D, DE ve G sınıfları.”, 9.3. “Sürücü ve sürücü adayları sağlık raporları üçüncü kısım” başlıklı 15 inci maddesinin beşinci fıkrasında: “Uzman hekim/hekimlerce sürücü/sürücü adayının özel tertibatlı araç kullanmasına karar verilmesi halinde hangi sınıf sürücü belgesi alabileceği ve kod tablosunda belirtilen kodlar yazılmadan

“Komisyona sevk” kutucuğu işaretlenerek il/ilçe sağlık müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyona gönderilir.” altıncı fıkrasında: “Sürücü olamaz” kutucuğu işaretlenip sürücü olamaz kararı verilen raporlar, il/ilçe sağlık müdürlüğündeki komisyona sevk edilemez. Bu karara kişilerin itirazı halinde

Yönerge’ nin 38’inci maddesi Sürücü/Sürücü Adayı Raporlarına İtiraz başlığına göre işlem tesis edilir.”, 9.4. “Sürücü ve sürücü adayları sağlık raporları dördüncü kısım” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında: “Özel tertibatlı motorlu araç kullanılması gereken durumda il/ilçe sağlık müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyon tarafından doldurulacak kısımdır.”, ikinci fıkrasında: “İl sağlık müdürü veya görevlendireceği il sağlık müdürlüğü görevlisinin başkanlığında Ortopedi ve Travmatoloji, Fiziksel

Tıp ve Rehabilitasyon, Nöroloji uzmanları ve valilikçe kamu kurum/kuruluşlarından veya ilgili meslek odalarından görevlendirilecek bir makine mühendisinden oluşan komisyon tarafından belirlenecek özel tertibat kod numarası ile hangi sınıf sürücü belgesi alabileceği aynı sağlık raporunun ilgili bölümüne yazılır. İhtiyaç duyulması halinde komisyona İç Hastalıkları, Ruh Sağlığı Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz uzman hekimleri ve elektrik mühendisi dâhil edilir. Komisyon sürücü/sürücü adayının özel tertibat olmaksızın araç kullanabileceğine veya sürücü olamayacağına karar verebilir. Komisyon aracın tadil

edilmesini müteakip sürücünün aracı kullanıp kullanamadığını kontrol edebilir.”, altıncı fıkrasında:

“Komisyon başvuru olması halinde en az ayda bir kere toplanır. Komisyon kararları oy çokluğu ile alınır.

Oy eşitliğinde halinde komisyon başkanının kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanır.”, 9.5. “Sürücü raporlarına itiraz” başlıklı 37 nci maddesinin birinci fıkrasında: “Raporlara; adına rapor düzenlenen kişi, velisi, vasisi veya raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. Rapora itiraz, raporun verildiği sağlık hizmet sunucusunun bulunduğu ya da adına rapor düzenlenen kişinin ikametgâhının bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne yapılır.”, ikinci fıkrasında: “Aile hekimleri muayene neticesinde sürücülüğe engel hali tespit edilen veya hakkında karar verilemeyen sürücü/sürücü adayını ilgili uzman

tabip/tabiplere gönderebilir. Aile hekimlerinin bu kararına itiraz edilemez.”, üçüncü fıkrasında:

“Raporun 3’üncü kısmında raporun olumsuz olmasına neden olan uzman hekim/hekimlerin kararlarına itiraz halinde, il sağlık müdürlüğü kişiyi, en yakın ilgili branş/branşlarda üçer uzmanın bulunduğu Yönerge eki Ek-12 Hakem Hastane Listesinde yer alan aynı veya üst roldeki sağlık hizmet sunucusuna sevk eder.”, altıncı fıkrasında: “İlk sağlık kurulu raporu ile itiraz sonrasında tayin edilen hakem hastanece düzenlenen ikinci sağlık raporu arasında çelişki olması halinde; Ek-13 Bölge Hakem Hastaneler Listesi’nde yer alan, /

itiraza konu ilgili branş/branşların eğitim kliniğinin bulunduğu en yakın hastanelerden birine, il sağlık müdürlüğü kanalıyla gönderilir. Bölge hakem hastanesince verilen karar kesin olup kişinin bu karara itiraz hakkı yoktur.”, yedinci fıkrasında: “Özel tertibatlı motorlu araç kullanması gerekli görülen kişiler için özel tertibat kod numarası ile hangi sınıf sürücü belgesinin alınabileceğine karar veren il/ilçe sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon kararlarına (Rapor IV. Kısım) itirazlar için; en yakın il sağlık müdürlüğüne kişi sevk edilir. Sevk edilen il sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon kararı ile ilk komisyon kararı aynı yönde ise karar kesinleşir.”, sekizinci fıkrasında: “Kararlar arası çelişki olması halinde, Marmara Bölgesi için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Ege Bölgesinde İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İç Anadolu Bölgesinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Akdeniz Bölgesinde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Karadeniz Bölgesinde Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Gaziantep İl Sağlık

Müdürlüğü, Doğu Anadolu Bölgesinde Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, hakem olarak tayin edilmiştir. Hakem tayin edilmiş il sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon kararları kesindir, itiraz edilemez.

Bölge hakem il sağlık müdürlüklerine sevkler son komisyon kararının verildiği ilin il sağlık müdürlüğünce yapılır.”, Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran özetle Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak

Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik’ in kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar başlıklı 8 inci maddesinin 1 fıkrasının a bendinin iptalini ve anılan düzenleyici işlem dayanak alınarak tarafına verilen sürücü olamaz raporunun iptali ile uygun koşullarda sürücü olmasının sağlanmasını talep etmektedir.

12. 01/01/2016 tarihi itibariyle yeni tip sürücü belgesi düzenlenmeye başlanmıştır. 31/12/2022 tarihinde eski tip sürücü belgelerinin geçerlilik süresi sona ereceğinden 01/01/2016 tarihinden önce düzenlenmiş olan eski tip sürücü belgelerinin yeni tip sürücü belgeleri ile değiştirilmesi gerekmektedir. Yeni tip sürücü belgelerinin eski tip sürücü belgelerinden farkı; uluslararası nitelikte olması, güvenlik unsurlarının uluslararası standartlara uygun olması, süreli olması ve sürücü sınıf sayısının 17 olmasıdır. Yeni tip sürücü belgelerinde sınıfına göre sağlık raporu 5 yıl veya 10 yıl geçerli olup, süre bitiminde yenilenmesi gerekmektedir. C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D ve DE sınıfı sürücü belgeleri 5 yıl; M, A1, A2, A, B1, B, BE, F ve G sınıfı sürücü belgeleri 10 yıl geçerlidir. Sürenin bitimini izleyen tarihten itibaren sürücü belgeleri geçersiz sayılır (https://www.nvi.gov.tr/ssss-surucu-belgesi Erişim Tarihi: 18/01/2022).

13. Anayasamızın 61 inci maddesinde ifade edildiği üzere engellilerin toplum hayatına intibaklarının sağlanması devlet güvencesindedir. Yine BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin 19 uncu maddesi, /

sözleşmeye taraf ülkelerin, engellilerin topluma tam katılımını kolaylaştırmak, bağımsız yaşayabilmelerini ve topluma dâhil olabilmelerini sağlamak üzere etkin tedbirler alacağını hüküm altına almıştır.

14. Ayrıca engelli bireylerin hak ve özgürlüklerini ilgilendirebilecek yasal, idari ve diğer düzenlemelerde temel hareket noktası; engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmek olup bu noktada kişinin hak ve özgürlüklerinin sınırı toplum sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde düzenlenmelidir. Bu bakımdan, kişinin araç kullanma becerisine sahip olup olmadığı, trafikte yer alan diğer araç kullanıcılarını ve yayaların güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde uzman kişilerce değerlendirilmelidir. Bu bağlamda bilimsel kriterlere uygun yapılacak değerlendirme, engelli bireylerin araç kullanmaya yetkin olup olmadığını belirleyecek ve bu durum engellilerin erişim hakkı ve bağımsız yaşama hakkına müdahale anlamına gelmeyecektir. (Kamu Denetçiliği Kurumu 2020/3420 sayılı başvuruya ilişkin Tavsiye Kararı).

15. Dolayısıyla başvuranın sahip olduğu engel durumunun sürücü olmaya engel teşkil edip etmeyeceği hususu ilk etapta il sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyonlarda görevli heyet üyeleri tarafından değerlendirilmiş olup başvuranın mevcut engelinin bahse konu Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca sürücü olmasına engel oluşturduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

Söz konusu kararın nihai nitelikte bir karar olduğunun başvurana bildirilmesinin ardından Kurumumuza iş bu başvurunun yapıldığı anlaşılmakta olup söz konusu başvuruda sürücü olmasına engel yönetmelik hükmünün iptali ile uygun koşullarda sürücü olmasının sağlanmasını talep ettiği görülmektedir.

16. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu başvurusu neticesinde, başvuruya ilişkin konunun değerlendirilmesinin tıbbi uzmanlık ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle başvuru hakkında karar verebilmek için bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulacağının başvurana bildirilmesi neticesinde başvuranın başvuru konusu hakkında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna (TİHEK) da başvurduğu ve anılan

Kurumun başvurusu hakkında bilirkişi raporu hazırlanması amacıyla başvuranı İstanbul Üniversitesi

Cerrahpaşa Rektörlüğünce oluşturulan bilirkişi heyetince gerekli fiziki muayene ve teknik incelemenin yapılması amacıyla yönlendirdiğini ifade etmesi üzerine usul ekonomisi ilkesi gereğince başvuran hakkında

Kurumumuzca tekrardan bilirkişi heyeti ve raporu oluşturulmasına gerek görülmemiştir.

17. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğünce oluşturulan bilirkişi heyetince gerçekleştirilen tetkik ve inceleme sonucunda oluşturulan bilirkişi raporunun başvuran tarafından 08/04/2022 tarihinde

Kurumumuza iletildiği, 16/03/2022 tarih ve üst yazılı söz konusu bilirkişi raporunda özetle:

başvuranın boyun hareketlerinde kısıtlılık haricinde fizik/nörolojik muayenesinde araç kullanmasını

engelleyecek bir patolojik bulgusunun olmadığı ancak hastanın boyun bölgesinde sorun olduğu için:

hastanın aracın dikiz aynası, yan aynalar ve arkaya dönüş probleminin olduğu, hastanın anlık reflekslerinde sorun olabileceği dolayısıyla kör noktalar konusunda sorun yaşayabileceği, bunun için raporda ayrıntılı olarak belirtilen geri görüş ve park için gerekli sistemler, yan (sağ-sol) aynalar ve dikiz aynası, kör nokta uyarıcı ve kontrol sistemleri ve elektronik olmayan sistemler olarak 4 madde halinde belirtilen çözümler ile mevcut otomatik vitesli araçlara modifiye edilerek sürücü belgesi almasının uygun olduğu ifade edilmiştir.

18. Başvuru konusuna emsal teşkil edecek 2021/13339 dosya no.lu başvuruda izlenen değerlendirme usulünün iş bu dosya kapsamında da dikkate alındığı bu bağlamda kurumumuza iletilen bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin kararın oluşturulmasına katkı sağladığı görülmektedir.

/

19. Bu kapsamda, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, konu hakkında başvuran tarafından sunulan bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair

Yönetmelik hükümlerince kurulan engelli sürücü komisyonunca yapılan değerlendirmede, sadece mevcut düzenlemesinde yer alan tıbbi yeterlilik açısından değerlendirme yapılması sonucunda başvuranın sürücü olamayacağı yönünde karar verildiği, başvuru konusu hakkında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa

Rektörlüğünce oluşturulan bilirkişi heyetince yapılan fiziki muayene ve teknik incelemenin ardından ise başvuranın “ raporda belirtilen çözümler ile mevcut otomatik vitesli araçlara modifiye edilerek sürücü belgesi almasının uygun olduğu” yönündeki değerlendirmeler ışığında başvuranın sürücü olamayacağına ilişkin raporun geri alınarak karar ekinde sunulan bilirkişi raporu kapsamında özel tertibatlı araç kullanabilmesi açısından durumunun tekrar değerlendirilmesi ve Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak

Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik’in 8 inci maddesi 1’nci fıkrasın a) bendinde aranan tıbbi ve fiziki yeterliliğin değerlendirilmesinde hem Sağlık Bakanlığınca Kurumumuza iletilen cevabi yazıda yaşanan teknolojik gelişmelerin tıbbi kısıtlılığı telafi etmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceğinin bildirilmesi hem de başvuran hakkında hazırlanan bilirkişi raporunda başvuran lehine özel tertibatlı araç kullanabileceği yönünde kanaat oluşması hususları birlikte düşünüldüğünde ilgili madde açısından somut koşulların, yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin de dikkate alınarak yeniden düzenleme yapılması hususunun dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, İş bu karar ekinde sunulan bilirkişi raporu kapsamında başvuranın durumunun özel tertibatlı araç kullanabilmesi açısından tekrar değerlendirilmesi amacıyla en yakın bölge hakem hastanesine sevk işlemi yapılması yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, /

Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 4’üncü maddesi 9’uncu fıkrasında “Sürücü ve araçlara ilişkin kod tablosu İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenerek bu kurumların internet sitesinde yayımlanır.” hükmü gereği başvuru hakkında verilen bilirkişi raporunda ortaya konulan yardımcı araçların uygunluğuna karar verme yetkisinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığında olduğu bu itibarla, dijital kamera, araç içi led ekranlar, kör nokta sesli uyarı sistemleri gibi ürünlerin vs. yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sürücünün boyun ve vertebra hareketlerindeki kısıtlılıkları telafi edip edemeyeceğinin, ülkemiz koşullarında araçlara uygulanıp uygulanamayacağının yapılacak çalışmalarda dikkate alınması amacıyla İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA, SAĞLIK BAKANLIĞINA VE SANAYİ VE TEKNOLOJİ

BAKANLIĞINA (re’sen) TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sanayi ve

Teknoloji Bakanlığı (re’sen), Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA, SAĞLIK BAKANLIĞINA VE SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Ek:

1-Başvuran hakkında TİHEK aracılığıyla hazırlanan bilirkişi raporu.