|
ÖZET: Tabip kadrosunda görevli olan ve iş yeri hekimi olarak atanan personelin kıdem tazminatı alması mümkün değildir. Bu durum, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir değerlendirme ile açıklığa kavuşturulmuştur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerine ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na atıfta bulunularak, iş yeri hekimi olarak görev yapan devlet memurlarının, bu görevleri nedeniyle kıdem tazminatı talep edemeyecekleri belirtilmiştir.
657 sayılı Kanun, devlet memurlarının asli görevlerinin yanı sıra belirli şartlar altında ek görevler alabileceğini öngörmektedir. Ancak, bu durum, memurun 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girdiği anlamına gelmez. Dolayısıyla, iş yeri hekimi olarak görev yapan tabiplerin emeklilik durumlarında kıdem tazminatı ödemesi yapılması söz konusu değildir. Bu açıklama, ilgili mevzuat çerçevesinde net bir şekilde ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, belediyelerde tabip kadrosunda görev yapan personelin iş yeri hekimi olarak atanması, kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. Bu durum, kamu kurumlarının personel yönetimi açısından önemli bir husus olarak değerlendirilmektedir. |
NOT: Tabip kadrosunda olup iş yeri hekimi olarak görevlendirilenlere kıdem tazminatı ödenemeyeceği hakkında
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-7808057 02/11/2023
Konu: Görüş (Tabip Kadrosunda Olup İş Yeri Hekimi Olarak
Görevlendirilenlere Kıdem Tazminatı Ödenemeyeceği)
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: tarihli ve sayılı yazı.
Başkanlığınızda 657 sayılı Kanuna tabi tabip kadrosunda görev yapan personelin ayrıca iş yeri hekimi olarak görev yaptığından bahisle emekli olması halinde ayrıca iş yeri hekimliği görevi için kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceğine ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 88 inci maddesinde, “Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan Devlet memurlarına esas görevlerinin yanında;
A) Özel kanunlarla, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak memurlara gördürülmesi öngörülen sürekli hizmetler,
B) Mesleki bilgisi ile ilgili olarak, hizmet olanakları elverişli bulunmak ve atamaya yetkili amir tarafından uygun görülmek şartiyle;
1) 87 nci maddede yazılı kurumların tabiplikleri, diş tabiplikleri, eczacılıkları, kimyagerlikleri, veterinerlikleri, avukatlıkları ile Adli Tıp Kurumu Uzmanlıkları,
2) Asıl görevlerinin bulunduğu bucak, ilçe ve zorunlu hallerde iller belediyelerinin yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar ve mimarlarca yürütülmesi gereken teknik hizmetleri,
İkinci görev olarak verilebilir.
…” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
Görüleceği üzere, 657 sayılı Kanunda bahsi geçen “özel kanunlarla, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak memurlara gördürülmesi öngörülen sürekli hizmetler” hükmüne istinaden özel kanun olan 6331 sayılı Kanun çerçevesinde işyeri hekimi olma niteliğini haiz personelin, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Kıdem tazminatı ise, İş Kanununa tabi bir iş yerinde en az bir yıl çalışmış olan işçinin, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde ayrılması halinde; çalıştığı her yıl için kendisine en son verilen 30 günlük brüt ücreti tutarındaki ödemedir. Devlet memuru olarak çalışanların 6331 sayılı Kanun gereğince iş yeri hekimi olarak görevlendirilmeleri onların 4857 sayılı Kanuna tabi çalıştıkları sonucunu doğurmamaktadır.
Bu itibarla, Başkanlığınızda 657 sayılı Kanuna tabi tabip kadrosunda görev yapan personelin ayrıca iş yeri hekimi olarak görev yaptığından bahisle emekli olması halinde ayrıca kıdem tazminatı ödenmesinin mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü