|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.12.1993 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını ve bu çalışmanın Kuruma bildirilmediğini iddia etmesi üzerine açılan hizmet tespiti davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının tanık beyanlarına dayanarak davasını kabul etmiş, ancak davalı taraf ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve tanık beyanlarının yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin kararın mevcut delillere uygun olduğunu, ancak yalnızca tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin eksik inceleme olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, davacının çalışmasının süresi ve gerçekliği hakkında daha fazla delil toplanması gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, temyiz başvuruları kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10795 E. , 2024/12667 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1266 E., 2024/1335 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/200 E., 2022/73 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 15.12.1993 tarihinde … A.Ş.’de çalışmaya başladığını, … A.Ş.’nin 27.05.1996 tarihinde ünvan değişikliğiyle …. olduğunu, davacının hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek, ilk işe giriş tarihinin 15.12.1993 olduğunun tespiti ile bu tarihten sonra davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirket kayıtlarında davacı ile ilgili herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, iddianın salt tanık anlatımlarıyla ispatlanamayacağını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kabulü ile davacının davalı … İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketinde 15.12.1993 – 27.05.1996 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, şirket kayıtlarında yapılan incelemede davacıya ait hiçbir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davacının şirket bünyesinde fiilen çalışmadığını, davacının İzmit Belediyesinin farklı birim ve bölümlerinde çalıştığının dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, işbu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, adı geçen sigortalının dava dilekçesinde belirtilen süre içerisinde eksiksiz çalışmasını gösterir herhangi bir bordro vs. belgenin bulunmadığının anlaşıldığını, davacının 30 gün eksiksiz olarak çalıştığı iddialarının varsayımdan ibaret olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, salt tanık beyanları ile iddianın ispatının mümkün olmadığını, tanıkların işyerine ait bordroda ismi geçen veya komşu işyeri çalışanları olması gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen kararın, dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun’u kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3.Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirket nezdinde ilk işe giriş tarihinin 15.12.1993 olduğunun tespiti ile bu tarihten sonra davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sadece davacı tanık beyanları ile sonuca gidildiğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Mahkemece yapılacak iş; ihtilaf konusu dönemde kayıtlı bordro tanıkları re’sen tespit edilerek davacının çalışmasının süresi ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle çalışmanın varlığı tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.