|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, 247 ada 39 parselin zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu kabul ederek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesine karar vermiştir. Ancak, aynı parselin başka bir davada da zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği belirtilerek farklı bir şahıs adına tesciline karar verilmesi, hukuki belirsizlik yaratmıştır.
Yargıtay, bu durumun, iki dava dosyasının birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına hükmetmiştir. Bu karar, aynı taşınmaz üzerinde farklı tescil kararlarının verilmesinin önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır. Sonuç olarak, 247 ada 39 parsel yönünden hukuki süreçlerin birleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
8. Hukuk Dairesi 2022/2665 E. , 2024/7964 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/58 E., 2022/37 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/21 E., 2020/166 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin malikievveleri ile birlikte eklemeli olarak 70-80 yılı aşkın bir süredir zilyetliklerinde bulunan, kadastro çalışmaları sırasında sit alanında kaldığı gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 247 ada 39 parsel, 262 ada 80, 177, 183 parsel 263 ada 225 parsel 294 ada 9 parsel 295 ada 128 parsel 369 ada 41 parsel 370 ada 59 parsel 372 ada 5 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların doğal sit alanı içinde olduğu, milli park sınırları içine alındığı1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıl tarımsal amaçlı kullanıldığı, bundan sonra da kullanılmaya devam edildiği, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı, 2018 yılında milli park sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığı, taşınmazların 1 ve 2 inci derece arkeolojik sit alanı olmadığı, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bir kısım taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenen bir kısım taşınmazlar yönünden ise davanın kısmen kabulü ile, Konya ili Beyşehir ilçesi Yeşildağ Mahallesi Aşağıyazı mevkinde kâin 370 ada 59 parsel 369 ada 41 parsel Gür mevkinde kâin 294 ada 9 parsel Çubukiçi mevkinde kâin 263 ada 225 parsel Karagöz mevkinde kâin 262 ada 183 parsel 262 ada 177 parsel Pınaryanı mevkinde kâin 247 ada 39 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline; kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenen 27.09.2019 havale tarihli Fen Bilirkişisi E.Y tarafından düzenlenen rapora ekli krokide Bayındır mevkinde kâin 372 ada 5 parselin (F) harfli Gür mevkinde kâin 295 ada 128 parselin (B) harfli Bayındır mevkinde kâin 372 ada 28 parselin (D) harfi ile gösterilen kısımları yönünden davanın reddine, 372 ada 5 parselin (E) harfi ile gösterilen kısmının 1/2 hissesinin, 295 ada 128 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının, 372 ada 28 parselin (C) harfi ile gösterilen kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline; 262 ada 80 parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup; iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu Konya ili Beyşehir ilçesi Yeşildağ/Kömürcü Mahallesi 370 ada 59 parsel sayılı 1.346,09 m2 yüzölçümlü, 369 ada 41 parsel sayılı 2.512,78 m2 yüzölçümlü, 294 ada 9 parsel sayılı 3.418,65 m2 yüzölçümlü, 372 ada 5 parsel sayılı 612,42 m2 yüzölçümlü, 295 ada 128 parsel sayılı 7.315,45 m2 yüzölçümlü, 372 ada 28 parsel sayılı 1.637,48 m2 yüzölçümlü, Yeşildağ/Belen Mahallesi 263 ada 225 parsel sayılı 1.204,93 m2 yüzölçümlü, 262 ada 183 parsel sayılı 801,23 m2 yüzölçümlü, 262 ada 177 parsel sayılı 1.120,99 m2 yüzölçümlü, 247 ada 39 parsel sayılı 612,26 m2 yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazlar beyanlar hanelerine “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerhi verilmek suretiyle, Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
1. Davalı Hazine vekilinin 247 ada 39 parsele ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar 247 ada 39 parsel yönünden davacı … lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş ise de, bu parsel yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu 247 ada 39 parselin Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2024/5781 Esas sayılı dosyada da davalı olduğu ve İlk Derece Mahkemesince davacı Hüsamettin Erdoğan yönünden zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hüsamettin Erdoğan adına tesciline karar verildiği ve davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildiği ve böylelikle aynı taşınmaza ilişkin farklı dava dosyalarında tapu kaydının iptali ile farklı şahıslar adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince dava konusu 247 ada 39 parsele ilişkin iki dava dosyasının birleştirilmesi, tarafların delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, bu parsel yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin 247 ada 39 parsel dışındaki taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 247 ada 39 parsele ilişkin olarak, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 247 ada 39 parsel dışındaki taşınmazlara ilişkin olarak, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.