onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescili davasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, Rize ili Çayeli ilçesinde bulunan bazı taşınmazların usul ve yasaya aykırı olarak davalı adına tespit edildiğini, bu taşınmazların yarısının kendisine ait olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının feragat beyanı nedeniyle bir parselin davasını reddetmiş, diğer parsellerin yarısının iptali ile davacı adına tesciline karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının feragat ettiği taşınmazla ilgili olarak davalı vekilinin dosyada vekaletnamesinin bulunmadığını belirterek, vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ifade etmiştir. Bu nedenle, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve taşınmazların yarısının iptali ile davacı adına tesciline karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulmuş ve onanmasına karar vermiştir. Bu karar, kadastro işlemlerinin geçerliliği ve tarafların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/3261 E.  ,  2024/4857 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, Rize ili Çayeli ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 11 parsel sayılı 392,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 111 ada 75 parsel sayılı 114,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 113 ada 15 parsel sayılı 645,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla … adına; 101 ada 1 parsel sayılı 6.842.376,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

    Davacı; Rize ili Çayeli ilçesi … köyünde kain tapunun 107 ada 11 parsel, 111 ada 75 parsel, 113 ada 15 parsel numarasında kayıtlı taşınmazların tamamının usul ve yasaya aykırı olarak davalı … adına tespit ve tescil edildiğini, iş bu taşınmazların 1/2 hissesinin kendisine ait olduğunu, bu durumun davalının da kabulünde olduğunu, dava konusu ettiği taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, yine Rize ili Çayeli ilçesi … köyünde bulunan bir kısım taşınmaz alanı da kendisine aitken orman vasfı ile davalı … İdaresi adına tespit ve tescil edildiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla Rize ili Çayeli ilçesi … köyünde kain tapunun 107 ada 11 parsel, 111 ada 75 parsel ve 113 ada 15 parsel numarasında kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının 1/2 hisse oranında iptali ile adına kayıt ve tesciline, iş bu taşınmazlar yönünden yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Rize ili Çayeli ilçesi … köyünde bulunan davalı … İdaresi adına yazılan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kendisine ait olan kısmının iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

    Davacı 14.01.2020 tarihli dilekçesi ile; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı … aleyhine açtığı davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
    Davalı … vekili; davaya konu Rize ili Çayeli ilçesi … köyü 101 ada 1 parselin devlet ormanı olup ilgili yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanun ile değiştirilen 4 üncü maddesi kapsamında orman kadastrosu yapıldığını, 08.09.2009 tarihinde kesinleştiğini, 30 günlük askı ilan süresi içinde herhangi bir itiraz olmadığından kesinleşerek tapuya orman olarak tescil edildiğini, orman tahdidi sınırları içinde bırakıldığını, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı için öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davaya konu alanın orman bütünlüğü içerisinde kaldığını, orman sayılan alanlardan olduğunu, memleket haritaları, amenajman planı ve hava fotoğraflarında da orman olarak görüldüğünü, fiilen orman özelliğini koruyan yerlerden olduğunu, toprak muhafaza karakteri taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı …; açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının feragat beyanı hasebiyle çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine, davalı …’un kabul beyanı hasebiyle dosyaya celp edilen tapu kayıtlarından davalı … adına kayıtlı olduğu anlaşılan çekişmeli 107 ada 11 parsel, 113 ada 15 parsel, 111 ada 75 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın kabulü ile mezkur … adına kayıtlı taşınmazların hissesinin yarısının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, davacının istinafa konu 101 ada 1 sayılı orman parselinin bir bölümü hakkında tapu iptali ve tescil istemiyle 13.01.2020 tarihinde eldeki davayı açtığı, hemen ertesi gün yani 14.01.2020 tarihinde sunduğu dilekçeyle iş bu taşınmaza ilişkin davadan feragat ettiğini bildirdiği, davalı … vekilinin ise 18.02.2020 tarihinde dosyaya cevap dilekçesi sunduğu, feragat tarihi itibariyle davalı … vekilinin dosyada vekaletnamesinin bulunmadığı, hal böyle olunca, Yüksek Mahkemenin içtihatları da dikkate alınarak davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hatalı gerekçelerle vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı … yönünden davanın kabulü ile dava konusu Rize ili Çayeli ilçesi … köyü 107 ada 11, 111 ada 75 ve 113 ada 15 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının 1/2 oranında iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı … üzerinde bırakılmasına; dava konusu Rize ili Çayeli ilçesi … köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davalı … aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.