|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerine odaklanmaktadır. Davacı Hazine, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve bu nedenle zilyetliğin geçersiz olduğunu savunarak, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları ve yerel bilirkişi anlatımları doğrultusunda, taşınmazın mera niteliği taşımadığını ve davalıların zilyetliğinin tespit gününe kadar devam etmediğini belirterek davayı kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onayarak, davalıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğine hükmetmiştir. Temyiz aşamasında ise, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve harç alınmasına yer olmadığına hükmedilmiştir. Bu durum, taşınmazın niteliği ve zilyetlik sürekliliği açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/3774 E. , 2024/5323 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 8 parsel sayılı 325,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, Tokat ili … ilçesi … Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 110 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından ve yerel bilirkişi anlatımlarından anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazın mera niteliği taşımadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, yine yerel bilirkişi anlatımları ile sabit olduğu üzere muris …’ın vefatından sonra dava konusu taşınmazın davalılar tarafından bir süre kullanıldığı, ancak daha sonra davalıların Ankara iline göçtükleri, davalıların Ankara’ya göçtükten sonra köye gelmedikleri, dava konusu taşınmazın yaklaşık 10 yıldır hiç kullanılmadığı, bu haliyle zilyetliklerinin tespit gününe kadar devam etmediği konusunda kuşku bulunmayan davalılar yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı … … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman jeodezi ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda, çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanılmadığının belirlenmesine göre adına tapu kaydı oluşan davalılar yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği” gerekçesi ile davalı … … vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.