|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, taraflar arasında tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi’nin asıl ve birleşen davaları kabul etmesi ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermesi ele alınmıştır. Davacı, kadastro çalışmaları sonucunda belirlenen taşınmazların orman arazisi olduğunu, bu nedenle tapu kayıtlarının iptal edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme, yapılan keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazların orman vasfında olduğunu tespit etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularını reddetmiştir. Mahkeme, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirten teknik bilirkişi raporuna ve hava fotoğraflarına dayanarak, davalıların itirazlarının geçersiz olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen kararın onanmasına ve harçların davalılardan tahsil edilmesine karar verilmiştir. Bu karar, kadastro tespitlerinin kesinleşmesi ve taşınmazların orman vasfıyla tescili konularında önemli bir içtihat oluşturmakta, zilyetliğe dayalı tescil taleplerinin nasıl değerlendirileceğine dair hukuki bir çerçeve sunmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/5348 E. , 2024/6130 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1316 E., 2022/280 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/640 E., 2021/124 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalılar …, … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili, davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Artvin ili … ilçesi … köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda, 242 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.572,05 m2 yüz ölçümüyle zilyetliğe dayalı olarak belgesizden fındık bahçesi vasfıyla … adına; 242 ada 2, 10 ve 16 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 3, 5 ve 20 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 4, 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 6 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 9316,41 m2 yüzölçümüyle zilyetliğe dayalı olarak belgesizden fındık bahçesi vasfıyla 1/4’er paylı şekilde …, …, … ve … adına; 242 ada 17 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 8 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına; 242 ada 18 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak belgesizden … adına tespit edildikleri, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitlerinin kesinleşerek taşınmazların tapuya tescil edildikleri, 242 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 25.09.20212 tarihinde …’e satış yoluyla devredildiği, 242 ada 2,10 ve 16 parsel sayılı taşınmazların 18.09.2019 tarihinde intikal işlemine tabi tutularak …, … ve … adına kaydedildiği, 242 ada 4, 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların 31.08.2021 tarihinde intikal işlemine tabi tutularak … ve … adına kaydedilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Artvin ili … ilçesi … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 242 ada 1, 2, 3, 4, 5, 14, 15, 16, 17, 18 ve 20 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 242 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 1.159,66 m2’lik kısmı, 242 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.817,32 m2’lik kısmı, 242 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 845,62 m2’lik kısmı ve 242 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 6.906,43 m2’lik kısmının orman vasfında olduğu halde davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, çekişmeli taşınmazlar yada taşınmaz bölümlerinin orman arazisi olup, hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planında yeşile boyalı orman alanlarında kaldıklarını belirterek taşınmazların tapu kaydının ayrı ayrı iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Dava konusu taşınmazların uzun yıllardır orman vasfında olup ormandan kazanılmak suretiyle fındıklık haline getirildikleri, bu hususun mahallinde yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporlarıyla da desteklendiği…” gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, dava konusu 242 ada 1, 2, 3, 4, 5, 14, 15, 16, 17, 18 ve 20 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 242 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 1.159,66 m2’lik kısmı, 242 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.817,32 m2’lik kısmı, 242 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 845,62 m2’lik kısmı ve 242 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 6.906,43 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 242 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; hükmün davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili, davalılar …, … ve … vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “…Yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen teknik bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirtilmiş olmasına, bir taşınmazın evveliyatı itibariyle orman olup olmadığını belirlemenin en somut yönteminin ise yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde yapılacak inceleme olmasına, diğer yandan davalılar … ve … dışındaki diğer davalılar tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış olmasına, gerek keşif sırasında gerekse de bilirkişi raporlarının ibrazından sonra keşfin yapılış tarzına yönelik herhangi bir itirazda bulunulmamış olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu…” gerekçesiyle davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … vekili ile davalılar …, … ve … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, işbu karar davalı … vekilince 242 ada 1 parsel, davalı …, … ve … vekilince 242 ada 12 parselin (A) bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili ve davalı …, … ve … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.