|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Mardin ili Ömerli ilçesinde bulunan orman vasıflı bir taşınmazın tapu iptali ve tescili davasına ilişkindir. Davacı, taşınmazın uzun yıllardır ailesi tarafından kullanıldığını ve bu nedenle tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescil edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın geçmişte davacının dedesi tarafından kullanıldığını ve davacının babasının da bu kullanıma devam ettiğini belirterek davayı kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını onayarak davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu tespit etmiştir. Temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve harç alınmasına yer olmadığına hükmedilmiştir. Bu karar, kadastro tespiti öncesi sebeplere dayalı tapu iptali davalarında kazandırıcı zamanaşımının önemini vurgulamaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2023/587 E. , 2024/6535 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1182 E., 2022/948 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/81 E., 2021/197 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili Ömerli ilçesi Sivritepe Mahallesi, 113 ada 1 parsel sayılı orman vasıflı taşınmazın bir kısmını 100 yıla yakın süredir ırsen ve intikalen kullandığını belirterek tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1950-1955’li yıllarda davacının dedesi olan Hüseyin isimli kişi tarafından bağ vasfında kullanıldığı, vefatından sonra davacının babası tarafından kullanılmaya devam edildiği, babası vefat etmeden önce taşınmazlarını taksim ettiği ve dava konusu taşınmazı davacıya bıraktığı, eski tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın imar ihyasının tamamlandığının ve taşınmazdaki bağ omcalarının net olarak görüldüğü, davacının tasarruf konusu başka taşınmazının olmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğinin sürdüğü gerekçesi ile davanın kabulüne, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 32.635,84 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına bağ vasfında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmün davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı kuralları uyarınca taşınmaz iktisabı koşullarının oluştuğu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, kadastro tespiti öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosu yapılmamış orman vasfındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle “Orman” vasfıyla Hazine adına tespit görmüş ve tespit 31.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.