ÖZET: Başvuru, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne yapılan tapu kaydı örneği talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 12/11/2023 ve 22/11/2023 tarihlerinde Konak Tapu Müdürlüğü’ne randevu taleplerinin kabul edilmediğini, bu nedenle ilgili tapu evraklarının kendisine verilmesini talep etmiştir. Ancak, Tapu Müdürlüğü, tapu kaydı örneğinin yalnızca tarafına verilebileceğini belirterek başvuruyu reddetmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin eşiyle Hollanda’da devam eden boşanma sürecinde tapu kaydının gizlendiğini ifade etmiştir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, başvurunun reddine ilişkin olarak, vekaletname sunulmadığı için talebin karşılanamayacağını belirtmiştir. Avukatların, Türkiye Barolar Birliği aracılığıyla tapu verilerine erişim sağlayabileceği ve gerektiğinde mahkemelere başvurarak tedbir alabileceği de vurgulanmıştır. Başvuranın, TAKPAS sistemi üzerinden gerekli bilgilere ulaşamadığı iddiası ise, ilgili mevzuatın avukatların tapu kaydı örneği alabilmesi için vekaletname ibrazını zorunlu kıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddi, ilgili mevzuat ve hukuki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmiş ve başvuranın talebinin karşılanamayacağına karar verilmiştir. İdarenin, başvuruya ilişkin süreçte yasalara uygun hareket ettiği ve başvuranın hak arama özgürlüğüne saygı gösterdiği tespit edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8893-S.24.13844

BAŞVURU NO : 2024/3713

KARAR TARİHİ : 26.08.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Tapu kaydı örneğinin verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza adına şikayet başvurusunda bulunan başvuran Av.

özetle, sistem üzerinden Konak Tapu Müdürlüğü’ne 12/11/2023 ve 22/11/2023 tarihlerinde attığı randevu taleplerinin reddedildiğini, bu kapsamda Tapu Müdürlüğü’ne randevu taleplerinin kabulü ve ilgili tapu evraklarının bir örneğinin verilmesine ilişkin başvuruda bulunduğunu, ancak kabul edilmediğini, tapu kaydı örneğinin sadece tarafın kendisine verilebileceğinin belirtildiğini, ancak uygulamanın hukuka aykırı olduğunu, somut durumda Barolar Birliği TAKPAS sorgulama sisteminin de kullanılamadığını, sorgulaması yapılacak kişinin yabancı ülke vatandaşı olduğunu, yabancı kimlik bilgilerinin sisteme yüklenmediğini, sistem üzerinden yapılan sorgulamada tapu kaydı çıkmadığını, Tapu Müdürlüğü ile şifahen yapılan görüşmelerde TAKPAS sisteminden ilgilerini ispatlayarak evrakları edinebileceklerini ve sistemdeki bilgi eksikliğinden dolayı evrak kaydı alamadıklarını belirtmelerine rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, müvekkilinin eşi ile Hollanda Krallığı’nda boşanma aşamasında olduğunu, talep konusu taşınmazın müvekkilin eşi tarafından Hollanda Krallığı’nda görülen dava sürecinde gizlendiğini, Hollanda da mal ortaklığı rejimi benimsendiğinden malların envanter olarak kaydının tarafların mağduriyet yaşamaması açısından önem taşıdığını, Avukatlık Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerinin açık olduğunu, bahsedilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin Türk Ceza Kanunu’nun 257/2 maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde savunma hakkının güvence altına alındığını belirterek ilgili tapu evrakının bir örneğinin taraflarına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Kurumumuz 01/04/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 14/05/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Bahsi geçen konunun mahalline iletilmesi üzerine alınan yazıda özetle; “Av.

12/11/2023 tarihli ve no.lu rapor ve belge talebi olan web-tapu başvurusu incelenmiş vekaletname veren eşi olduğu belirtilen (mernis kayıtlarında eş kaydına tesadüf edilemeyen) kişiye ilişkin olarak vekaletname sunulmadığından tapu kaydı talebinin karşılanmasının mümkün olamadığı, bununla birlikte bahsi geçen Yönetmelik’in 13. madde hükmü kapsamında Türkiye Barolar Birliği üzerinden avukatların veriye erişimine imkan tanıyan sorgulama yetkisinin şartlarını sağlayarak elektronik ortam üzerinden sorgulama yapılabileceği, ayrıca müvekkilinin hukuki yararının korunması kapsamında her zaman mahkemeler kanalıyla tedbir müessesesine başvurabileceği gibi taşınmaz bilgilerinin tespitinin yargı kanalıyla yapılmasının da mümkün olduğu hususlarında bilgi verildikten sonra; tekrardan yapılan Av. 22/11/2023 tarihli ve no.lu web-tapu başvurusu ile 01/12/2023 tarihli ve no.lu web-tapu başvurusuna hukuki gerekçelere yer verilerek cevap verildiği belirtilerek başkasına ait talep edilen bilgi ve belgelerin ilgilisi olmayan/bu konuda yetkili olmayan kişilere verilmesinin mümkün olamayacağı” şeklinde görüş bildirildiği, 2.2. Tapu ve Kadastro Verilerinin İşlenmesi ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında

Yönetmeliğin 13. maddesinde, “(1) Avukatlar, görevleri ile ilişkili olarak TAKPAS arayüzleri veya internet servisleri üzerinden Türkiye Barolar Birliği’nin alt kullanıcısı sıfatıyla taşınmaz bilgisini sorgulayabilir. Bu kapsamda avukat, ilgisini ortaya koyan ulaşmak istediği verinin dayanağı yazılı belgeyi (çek, senet, alacak belgesi, kira kontratı, icra takip yazısı ve benzeri) sisteme taratıp belgenin tarih ve/veya sayısını eklemek ve elektronik kabul beyanını e-imza ile onaylamak suretiyle ilgilinin sadece taşınmazının (pasif kayıt bilgisi dâhil) olup olmadığı bilgisine sistemden ulaşabilir. Bununla birlikte ilgisini ortaya koyan vekaletname taratılmak suretiyle yapılacak sorgulamalarda, hangi kişinin malvarlığının hangi amaçla sorgulandığına dair bilginin sisteme girilmesi ve elektronik kabul beyanının e-imza ile onaylanması suretiyle avukatın talebine bağlı olarak taşınmazın (pasif kayıt bilgisi dahil)

bilgisine veya kayıt örneğine ulaşılmasına ve örnek alınmasına imkan verilir.” hükmünün düzenlendiği, 2.3. Ayrıca, Genel Müdürlüğün 2001/11 sayılı Genelgesi’nde “4667 sayılı Kanunla değişik 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu’nun 2/3 maddesine göre kamu görevi ifa eden avukatların vekaletname ibraz etmeden yazılı olarak talepte bulunması koşuluyla (idaremizce istem belgesi düzenlenecektir) bir memur huzurunda tapu sicilini inceleyebilmeleri ve görevleri sırasında kendilerine kolaylık sağlanması gerekir.

Ancak, avukatların tapu sicilinden örnek istemeleri halinde vekaletname ibraz etmeleri zorunlu olup, (belge örneği istemlerinde ilginin saptanması gerekmektedir) gerekli harç ve vergilerin vs. tahsilini müteakiben yetkili kılındığı ölçüde belge örneklerinin verilmesi mümkün bulunmaktadır.” düzenlemesine yer verildiği, 2.4. Buna kapsamda, avukatların Türkiye Barolar Birliği’nin alt kullanıcısı sıfatıyla, giriş şartlarını yerine getirmesi halinde ihtiyaç duyduğu taşınmazın pasif kayıt bilgisi dahil kayıt örneğini sorgulayabileceği, bununla birlikte vekaletnamenin ibrazı ile tapu müdürlüğüne başvurulması halinde gerekli harcın ödenmesi suretiyle pasif kayıt bilgisi dahil kayıt örneği istem talebinin karşılanabileceği ve ayrıca yabancı kişinin yabancı kimlik numarası (YKN) veya vergi kimlik numarası (VKN) bilgileri ile TAKPAS üzerinden taşınmaz kaydı bilgilerinin temin edilebileceği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, /

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. …

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. …”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 5.1. “Tescilin biçimi” başlıklı 1017. maddesinde; “… Sicildeki kaydın bir örneği isteyen ilgiliye verilir.

…”, 5.2. “Tapu sicilinin açıklığı” başlıklı 1020. maddesinde; “Tapu sicili herkese açıktır.

İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde

kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. …”, 6. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, 6.1. “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1. maddesinde; “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.

Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”, 6.2. “Avukatlığın amacı” başlıklı 2. maddesinde; “Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.

Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.”, 7. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; …

d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, … ifade eder. …”, 7.3. “Genel ilkeler” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir.

(2) Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur:

a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma.

b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma.

c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme.

ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma.

/

d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.”, 7.4. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5. maddesinde; “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.”, 7.5. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8. maddesinde; “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.”, 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun, 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunda geçen; … c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, … ifade eder.”, 8.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 8.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 8.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler,

bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. …”, 9. 08/06/2022 tarihli ve 31860 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tapu Ve Kadastro Verilerinin

İşlenmesi Ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında Yönetmelik’in, 9.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü merkezi veri tabanında yer alan verilerin işlenmesine ve elektronik ortamda yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 9.2. “Türkiye Barolar Birliği üzerinden avukatların veriye erişimi” başlıklı 13. maddesinde; “(1)

Avukatlar, görevleri ile ilişkili olarak TAKPAS arayüzleri veya internet servisleri üzerinden Türkiye

Barolar Birliğinin alt kullanıcısı sıfatıyla taşınmaz bilgisini sorgulayabilir. Bu kapsamda avukat, ilgisini ortaya koyan ulaşmak istediği verinin dayanağı yazılı belgeyi (çek, senet, alacak belgesi, kira kontratı, icra takip yazısı ve benzeri) sisteme taratıp belgenin tarih ve/veya sayısını eklemek ve elektronik kabul beyanını eimza ile onaylamak suretiyle ilgilinin sadece taşınmazının (pasif kayıt bilgisi dâhil) olup olmadığı bilgisine sistemden ulaşabilir. Bununla birlikte ilgisini ortaya koyan vekaletname taratılmak suretiyle yapılacak sorgulamalarda, hangi kişinin malvarlığının hangi amaçla sorgulandığına dair bilginin sisteme girilmesi ve elektronik kabul beyanının e-imza ile onaylanması suretiyle avukatın talebine bağlı olarak taşınmazın (pasif kayıt bilgisi dahil) bilgisine veya kayıt örneğine ulaşılmasına ve örnek alınmasına imkan verilir.”, 10. 17/08/2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğü’nün, 10.1. “Elektronik ortamda işlem yapılması” başlıklı 13. maddesinde; “Genel Müdürlük tarafından belirlenecek resmî şekle tabî olmayan belge ve kayıt örneği verilmesi gibi işlemler, elektronik ortamda başvuru yapılarak ve elektronik imza dâhil diğer kimlik doğrulama yöntemleri kullanılarak tamamlanabilir.”, 10.2. “Elektronik ortamda verilere erişim hakkı” başlıklı 14. maddesinde; “(1) Mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları, icra ve iflas müdürlükleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının görevleriyle ilgili taşınmaz verilerine erişimi protokol düzenlenerek sağlanabilir. Erişim hakkına sahip kuruluşlar, taşınmaz ile ilgili verileri TAKBİS üzerinden alırlar.

(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile taşınmaza ilişkin konularda faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, kendi işleriyle sınırlı olmak üzere, düzenlenecek protokol kapsamında gerekli verilere erişebilirler.

(3) TAKBİS üzerinden sorgulama yapılabilmesi için, Genel Müdürlük tarafından belirlenecek sözleşme imzalanır. Bu sözleşmede, erişimin türü ve şekli, erişim kontrolü, verilerin kullanım amacı, üçüncü kişilere kullandırılmasına ilişkin sınırlamalar ve amacı dışında kullanımın sonuçları yer alır.

(4) Taşınmaz malikleri ile taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlar, düzenlenecek sözleşme şartları dahilinde verilere erişebilirler.

(5) Tapu sicilinde kayıtlı taşınmazın tanımlayıcı bilgileri herkes tarafından sözleşme şartları kapsamında sorgulanabilir. …”, 10.3. “İstemde bulunacaklar” başlıklı 17. maddesinde; “Kanunî istisnalar dışında, tapu sicilinde hak sahibi olan kişiler istemde bulunabilir. Tescilden önce hak sahibi olmuş kişiler de hakkın tescili için

gerekli belgeleri ibraz ederek istemde bulunabilirler.”, 10.4. “Hak sahibinin belirlenmesi” başlıklı 18. maddesinde; “İstem, müdür veya görevlendireceği tapu görevlisi tarafından incelenir ve istemin hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı belirlenir.

İstemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı nüfus cüzdanı istenir, ibraz edilen kimlik bilgileri ile tescile esas belgelerde yer alan nüfus bilgileri karşılaştırılarak istemde bulunan ile hak sahibinin aynı kişi olup olmadığı tespit edilir.

Hak sahibinin tespit edilmesine yönelik kimlik doğrulama yöntemlerini belirleyerek her türlü teknolojik güvenlik önlemlerini almaya Genel Müdürlük yetkilidir.

İstem vekâleten yapılmışsa, vekilden 18/1/1972 tarih ve 1512 sayılı Noterlik Kanununa göre düzenlenmiş ve istem konusu işleri yapmaya yetkili olduğunu içerir vekâletname istenir. Tapu işlemi için düzenlenecek vekâletnamelerde, vekâlet verenin imzasının bulunması zorunludur. Vekil, tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmiş ise, dayanağı olan vekâletname de aranır. Vekilin kimliği belirlendikten sonra, tapu sicilindeki hak sahibi ile vekâletnamedeki vekâlet verenin kimliği ikinci fıkra hükmüne göre karşılaştırılır. …

İstemde bulunan kişi kanunî temsilci ise, yetkili olduğunu belirten karar veya belge istenir. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran, Konak Tapu Müdürlüğü’ne 12/11/2023 ve 22/11/2023 tarihlerinde attığı randevu taleplerinin reddedildiğini, bu kapsamda Tapu Müdürlüğü’ne randevu taleplerinin kabulü ve ilgili tapu evraklarının bir örneğinin verilmesine ilişkin başvuruda bulunduğunu, Müdürlük tarafından tapu kaydı örneğinin sadece tarafın kendisine verilebileceğinin belirtildiğini, ancak uygulamanın hukuka aykırı olduğunu, somut durumda Barolar Birliği TAKPAS sorgulama sisteminin de kullanılamadığını, sorgulaması yapılacak kişinin yabancı ülke vatandaşı olduğunu, yabancı kimlik bilgilerinin sisteme yüklenmediğini ve sistem üzerinden yapılan sorgulamada tapu kaydı çıkmadığını, müvekkilinin eşi ile Hollanda Krallığı’nda boşanma aşamasında olduğunu, talep konusu taşınmazın müvekkilin eşi tarafından Hollanda Krallığı’nda görülen dava sürecinde gizlendiğini, tapu kaydı örneğinin mal kaçırma ihtimali nedeniyle önem arz ettiğini belirterek ilgili tapu evrakının bir örneğinin taraflarına verilmesini talep etmektedir.

13. Başvuran vekilinin 07/12/2023 tarihinde başvuruda bulunduğu, Konak Tapu Müdürlüğü’nün 21/12/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, “… / ve / sayılı başvurular ile iş bu başvurunuzda tarafınıza vekaletname veren mükekkiliniz eşi olduğunu belirttiğiniz (mernis kayıtlarında eş kaydına tesadüf edilemeyen) kişiye ilişkin olarak vekaletname sunmadığınızdan tapu kaydı talebinin karşılanmasının mümkün olamadığı, bununla birlikte bahsi geçen Yönetmelik’in 13.

madde hükmü kapsamında Türkiye Barolar Birliği üzerinden avukatların veriye erişimine imkan tanıyan sorgulama yetkisinin şartlarının sağlayarak elektronik ortam üzerinden sorgulama yapılabileceği, ayrıca

müvekkiliniz hukuki yararının korunması kapsamında her zaman mahkemeler kanalıyla tedbir müessesine başvurulabileceği gibi taşınmaz bilgilerinin tespitinin yargı kanalıyla yapılmasının da ayrıca mümkün olduğu …” hususları ifade edilmiştir.

14. T.C. Anayasası’nın 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu vurgulanmak suretiyle savunma hakkı güvence altına alınmıştır. Savunma hakkı, temel insan hakları arasında yer alan hak arama özgürlüğünün etkin bir şekilde kullanılması için vazgeçilmez olup adil yargılanma hakkının olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde savunma hakkı adil yargılanma hakkının unsurları arasında sayılmış olup adil yargılamanın gerçekleşmesi için savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesine imkân sağlanması gerektiği açıktır.

15. 1136 sayılı Kanun’un 2. maddesinde avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olarak belirlenmiştir.

16. Türk Medeni Usul Hukukunda taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir. Bu ilke gereği taraflar kural olarak taleplerini dayandırdıkları iddia ve savunma vakıaları ile bunların doğruluğunu destekleyen delilleri mahkemeye bildirme sorumluluğunu taşımaktadır. Bu bakımdan, avukatın dava veya yargılama öncesinde dava malzemesi hakkında bilgi toplaması ve delil kaynaklarını araştırması gerekmektedir.

Dolayısıyla; anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak ve en kısa sürede çözümlenmesi, hukuki sorunların ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bağlamında avukatlık mesleği hayati bir önem taşımaktadır.

17. Avukatlar mesleklerini yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda ifa ederken üstlendikleri iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek özenle yürütmekle de yükümlü kılınmışlardır.

Avukatın özen yükümlülüğü çerçevesinde mesleğini icrası ile toplumun temel ilkelerinden biri olan adil yargılama ilkesine katkı sağlayacak yeterli ve elverişli delil ikame edebilmesi, ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge inceleme ve gerektiğinde bu belgelerden örnek alabilme yetkisini haiz olmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, kanun koyucu tarafından da 1136 sayılı Kanun’un 2.

maddesinde, yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda olduğu, kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kurumların avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlü oldukları, bu belgelerden örnek alınmasının ise vekâletname ibrazına bağlı olduğu, derdest davalarda müzekkerelerin duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabileceği hükme bağlamıştır.

18. 1136 sayılı Kanun’un 2. maddesinden de görüleceği üzere, avukatlara yardımcı olma zorunluluğu, talebin avukatlık görevinin yerine getirilmesi kapsamında olması ve özel kanun hükümlerinde aksine istisnai düzenleme bulunmaması halleri ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca ilgili Kanun’da geçen incelemeye sunma yükümlülüğüne ilişkin olarak Danıştay 1. Dairesi’nin 10/04/2002 tarihli ve E.2002/26, K.2002/52 sayılı İstişari Kararında; “(…) Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus da, incelemeye sunma yükümlülüğüdür. İncelemeye sunma işlevi, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluşta, gerektiğinde bir görevli eşliğinde, uygun bir yerde gerçekleştirilmelidir. İncelemeye sunma yükümlülüğünün, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluş dışında bir yere veya şehire gönderilmesi suretiyle yerine getirilmesi söz konusu olamayacağından, avukatların gerek duydukları bilgi ve belgelerin veya bunların

/

onaylı örneklerinin ya da fotokopilerinin adreslerine gönderilmesini istemeleri yasanın hükümlerine ve amacına uygun düşmeyecektir. Yasa koyucu, kurum ve kuruluşların bünyesinde inceleme olanağı tanıdığı belgelerden örnek alınmasını vekaletname ibrazına bağlı tutmuştur. Böylece, genel sınırları, içeriği yukarıdaki açıklamalarla belirlenen bilgi ve belgelerden, kanunlarındaki özel hükümler saklı tutularak incelemeye sunulması zorunlu olanların avukatlarca yerinde incelenmesinden sonra, bu belgelerden gerekli görülenlerin tarih ve sayısı belirtilerek örnek alınması suretiyle bilgi ve belge toplayabilme amacının sağlanması gerçekleşecektir. (…) l- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2 nci maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilen üçüncü fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olma zorunluluğu getirilmiştir. Yardımcı olma zorunluluğunun kapsamını ve sınırlarını belirlemede avukatların görevleriyle ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar gözönünde bulundurulmalıdır. Bu kurumlara, kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla avukatların gerek duyduğu bilgi ve belgeleri aşağıdaki kapsam çerçevesinde incelemelerine sunmak yükümlülüğü getirilmiştir.

a) İncelemeye sunma, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluş bünyesinde, gerektiğinde bir görevli eşliğinde uygun bir yerde gerçekleştirilmesi gereken bir işlevdir.

b) İncelemeye sunma yükümlülüğünün, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluş dışında bir yere veya şehire gönderilmesi suretiyle yerine getirilmesinin istenmesi, yasanın amacına uygun bir talep olarak değerlendirilemez. (…)” açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.

19. 6698 sayılı Kanun’a göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Kişisel verilerin işlenmesi; kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade etmektedir.

20. 6698 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği düzenlenmiş olup; “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrasıyla bir istisna düzenlemesi getirilerek kişinin açık rıza aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğu şartlara yer verilmiştir. Bu şartlardan biri bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olmasıdır.

21. 4982 sayılı Kanun ile, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usuller düzenlenmiştir. Kanun’un 15 ila 27 maddeleri arasında bilgi edinme hakkının istisnaları sayılmış olup, 21. maddesinde, kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir.

22. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda, tapu sicilinin herkese açık olduğu, ancak ilgisini inanılır kılan herkesin, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebileceği hükme bağlanmıştır.

23. Bu doğrultuda, Tapu Sicil Tüzüğü’nün 17 nci maddesinde, kanunî istisnalar dışında tapu sicilinde hak sahibi olan kişilerin istemde bulunabileceği; 18 inci maddesinde, istemin müdür veya görevlendireceği tapu görevlisi tarafından inceleneceği ve istemin hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığının belirleneceği, istemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı nüfus cüzdanı isteneceği, ibraz edilen kimlik bilgileri ile tescile esas belgelerde yer alan nüfus bilgileri karşılaştırılarak istemde bulunan ile hak sahibinin aynı kişi olup olmadığının tespit edileceği, istem vekâleten yapılmışsa, vekilden 18/01/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’na göre düzenlenmiş ve istem konusu işleri yapmaya yetkili olduğunu içerir vekâletname isteneceği, tapu işlemi için düzenlenecek vekâletnamelerde, vekâlet verenin imzasının bulunmasının zorunlu olduğu, vekil tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmiş ise dayanağı olan vekâletnamenin de aranacağı, vekilin kimliği belirlendikten sonra tapu sicilindeki hak sahibi ile vekâletnamedeki vekâlet verenin kimliği ikinci fıkra hükmüne göre karşılaştırılacağı belirlenmiştir.

24. Tapu Ve Kadastro Verilerinin İşlenmesi Ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında

Yönetmelik’i ile, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü merkezi veri tabanında yer alan verilerin işlenmesine ve elektronik ortamda yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasları belirlenmesi amaçlanmıştır.

Yönetmelik’in 13. maddesinde, avukatların, görevleri ile ilişkili olarak TAKPAS arayüzleri veya internet servisleri üzerinden Türkiye Barolar Birliğinin alt kullanıcısı sıfatıyla taşınmaz bilgisini sorgulayabileceği, bu kapsamda avukatın, ilgisini ortaya koyan ulaşmak istediği verinin dayanağı yazılı belgeyi (çek, senet, alacak belgesi, kira kontratı, icra takip yazısı ve benzeri) sisteme taratıp belgenin tarih ve/veya sayısını eklemek ve elektronik kabul beyanını e-imza ile onaylamak suretiyle ilgilinin sadece taşınmazının (pasif kayıt bilgisi dâhil) olup olmadığı bilgisine sistemden ulaşabileceği, bununla birlikte ilgisini ortaya koyan vekaletname taratılmak suretiyle yapılacak sorgulamalarda, hangi kişinin malvarlığının hangi amaçla sorgulandığına dair bilginin sisteme girilmesi ve elektronik kabul beyanının e-imza ile onaylanması suretiyle avukatın talebine bağlı olarak taşınmazın (pasif kayıt bilgisi dahil)

bilgisine veya kayıt örneğine ulaşılmasına ve örnek alınmasına imkan verileceği düzenlenmiştir.

25. Benzer şekilde, Tapu Sicil Tüzüğü’nün 13 üncü maddesinde, Genel Müdürlük tarafından belirlenecek resmî şekle tabî olmayan belge ve kayıt örneği verilmesi gibi işlemlerin elektronik ortamda başvuru yapılarak ve elektronik imza dâhil diğer kimlik doğrulama yöntemleri kullanılarak tamamlanabileceği, ayrıca Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 20/09/2017 tarihli ve E. 1996506 sayılı “Web-Tapu Sistemi” başlıklı genel duyurusu kapsamında herhangi bir tapu müdürlüğüne gitmeden Web-Tapu Sistemi üzerinden (e-Devlet üzerinden kimlik onaylaması ile) elektronik ortamda gerekli ödemeler yapılarak resmi geçerliliği bulunan güncel tapu senedi, ipotek belgesi ve tapu kayıt örneğinin alınabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, elektronik ortamda ilgili belgelerin örneklerinin alınabilmesi için kimlik doğrulamasının yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

26. Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 08/08/2001 tarihli ve 1556 sayılı Tapu Sicilindeki Bilgi ve

Belgelerin Veriliş Esasları Konulu Genelgesi’nde;“B) AVUKATLARIN TAPU SİCİLİNİ İNCELEMELERİ

VE BELGE İSTEMLERİ: 4667 sayılı Kanunla değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2/3 maddesi

“Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır…” hükmündedir. Kamu görevi ifa eden avukatların vekaletname ibraz etmeden yazılı olarak talepte bulunması koşuluyla (idaremizce istem belgesi düzenlenecektir) bir memur huzurunda tapu sicilini inceleyebilmeleri ve görevleri sırasında kendilerine kolaylık sağlanması gerekir. Ancak, avukatların tapu sicilinden örnek istemeleri halinde vekaletname

ibraz etmeleri zorunlu olup, (belge örneği istemlerinde ilginin saptanması gerekmektedir.) gerekli harç ve vergilerin vs. tahsilini müteakiben yetkili kılındığı ölçüde belge örneklerinin verilmesi mümkün bulunmaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

27. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, idarenin konuya ilişkin getirdiği açıklamalar, ilgili mevzuatı ve benzer uyuşmazlıklara ilişkin verilen yüksek mahkeme kararları ışığında eşine ait taşınmazın tapu örneğinin verilmesi talebi değerlendirildiğinde; 4721 sayılı

Kanun’da, tapu sicilinin herkese açık olduğunun, ancak ilgisini inanılır kılan herkesin, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebileceğinin düzenlendiği; bu doğrultuda Tapu Sicil Tüzüğü’nde, kanunî istisnalar dışında tapu sicilinde hak sahibi olan kişilerin istemde bulunabileceğinin, istemin müdür veya görevlendireceği tapu görevlisi tarafından inceleneceğinin ve istemin hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığının belirleneceğinin, istemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı nüfus cüzdanı isteneceğinin, ibraz edilen kimlik bilgileri ile tescile esas belgelerde yer alan nüfus bilgileri karşılaştırılarak istemde bulunan ile hak sahibinin aynı kişi olup olmadığının tespit edileceğinin, istem vekâleten yapılmışsa, vekilden Noterlik Kanunu’na göre düzenlenmiş ve istem konusu işleri yapmaya yetkili olduğunu içerir vekâletname isteneceğinin hükme bağlandığı; yine / sayılı ve Tapu Sicilindeki Bilgi ve Belgelerin Veriliş Esasları Konulu Genelge’de, Avukatlık Kanunu’nun 2/3 maddesi gereğince kamu görevi ifa eden avukatların vekaletname ibraz etmeden yazılı olarak talepte bulunması koşuluyla memur huzurunda tapu sicilini inceleyebileceklerinin ve görevleri sırasında kendilerine kolaylık sağlanacağının, ancak, avukatların tapu sicilinden örnek istemeleri halinde vekaletname ibraz etmeleri zorunlu olduğunun ifade edildiği; öte yandan 6698 sayılı Kanun’da kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilginin kişisel veri olarak tanımlandığı, dolayısıyla tapu kaydının örneğinin kişisel veri olduğuna şüphe bulunmadığı, ayrıca 4982 sayılı Kanun’da kişisel veri niteliğindeki söz konusu belgenin bilgi edinme hakkının sınırları arasında sayılan özel hayatın gizliliği kapsamında kalacağından talebin anılan Kanun uyarınca da karşılanmasına imkan bulunmadığı; diğer taraftan başvuranın TAKPAS üzerinden istenilen bilgilere ulaşılamadığı iddiası incelendiğinde, Tapu Sicil Tüzüğü’nde, Genel Müdürlük tarafından belirlenecek resmî şekle tabî olmayan belge ve kayıt örneği verilmesi gibi işlemlerin elektronik ortamda başvuru yapılarak ve elektronik imza dâhil diğer kimlik doğrulama yöntemleri kullanılarak tamamlanabileceğinin belirtildiği, bu doğrultuda

Tapu Ve Kadastro Verilerinin İşlenmesi Ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında

Yönetmelik’te, avukatların, görevleri ile ilişkili olarak TAKPAS arayüzleri veya internet servisleri üzerinden Türkiye Barolar Birliğinin alt kullanıcısı sıfatıyla taşınmaz bilgisini sorgulayabileceği, bu kapsamda avukatın, ilgisini ortaya koyan ulaşmak istediği verinin dayanağı yazılı belgeyi (çek, senet, alacak belgesi, kira kontratı, icra takip yazısı ve benzeri) sisteme taratıp belgenin tarih ve/veya sayısını eklemek ve elektronik kabul beyanını e-imza ile onaylamak suretiyle ilgilinin sadece taşınmazının (pasif kayıt bilgisi dâhil) olup olmadığı bilgisine sistemden ulaşabileceği, bununla birlikte ilgisini ortaya koyan vekaletname taratılmak suretiyle yapılacak sorgulamalarda, hangi kişinin malvarlığının hangi amaçla sorgulandığına dair bilginin sisteme girilmesi ve elektronik kabul beyanının e-imza ile onaylanması suretiyle avukatın talebine bağlı olarak taşınmazın (pasif kayıt bilgisi dahil) bilgisine veya kayıt örneğine ulaşılmasına ve örnek alınmasına imkan verileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla avukatların TAKPAS sistemi üzerinden tapu kaydı örneği alabilmesinin de vekaletname ibrazına bağlı olduğu dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete ayrılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi