|
ÖZET: Uyuşmazlık, tapu kaydındaki “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 4-4-2-35 sayılı emirleri ile muamele yapılamaz” şerhinin terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, şerhin kaldırılmasına karar verirken, Tapu Müdürlüğü’nün taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine hükmetmiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, idarenin tek taraflı işlemi ile tesis edilen şerhin terkini isteminin, idarenin işlemi sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı idare aleyhine de kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davanın kabulü ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare tarafından karşılanmasına hükmetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı vekili, davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini savunmuş, ancak mahkemece yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar verilmiştir. Nihayetinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve davanın kabulü yönündeki karar kesinleşmiştir. |
7. Hukuk Dairesi 2024/677 E. , 2024/5736 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1217 E., 2023/2366 K.
DAVACILAR : … vd. vekilleri Avukat … vd.
DAVA TARİHİ : 29.06.2018
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/342 E., 2020/516 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın Tapu Sicil Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine, davanın kabulüne, şerhin terkinine karar verilmiştir.
Kararın davalı … Sicil Genel Müdürlüğü vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Sicil Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi…nin 06.09.2016 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi …, oğlu … ve diğer oğlu …’nin kaldığını,…nin mirasçılarına 9778, 9779 ve 2701 parselde kayıtlı bulunan 3 adet taşınmazın intikal ettiğini, söz konusu taşınmazların müvekkilleri adına intikal işlemi için tapu müdürlüğüne müracaat edildiğini, dava konusu 2701 parselde kayıtlı taşınmazın ise taşınmaz kaydında bulunan “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 4.4.2.35 sayılı Emirleri Gereğince Muamele Yapılamaz” şerhi bulunması sebebiyle intikal yapılamadığını bildirildiğini 2701 sayılı parsel sayılı taşınmazın kaydında yer alan “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 4.4.2.35 sayılı Emirleri Gereğince Muamele Yapılamaz” şerhinin terkinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; söz konusu dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı… Tapu Müdürlüğünün Tüzel Kişiliği bulunmayıp dolayısıyla da davada taraf sıfatı olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın da aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak açılacak davalarda tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlarını almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gerektiğini, eldeki davanın mirasçılardan birisi tarafından açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın taşınmazın kaydında bir hata olduğu, sağlıklı arşiv yapılmadığını, gayrimenkulün satışı işlemlerinin bir takım şekil şartına tabi olduğunu, söz konusu tescilin mesnetsiz olduğunu, 2774 yevmiye numaralı ve 03.10.1968 tarihli… İcra Memurluğunun 24.09.1968 tarihli ve 968/642 sayılı yazısı gereğince konulan haciz işlemine ait olduğunu, müvekkili idareye atfedilebilecek her hangi bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taşınmazın 02.10.1968 tarih 2774 yevmiye No.lu satış işlemi ile … adına kayıtlandığı, terkini talep edilen şerhinin tapu kadastro genel müdürlüğünün yazıları ile idari bir işlem mahiyetinde ve önceki malikin muhtemel zararlarının önlenmesi hususunda konulduğu, şerhin mahkeme kararına da dayanmadığı, önceki malik tarafından adına hükmen tescil edilen taşınmaz yönünden yolsuz tescil istemli dava açılmadığı, davacıların şerhin kaldırılmasını talep etmede hukuki yararlarının bulunduğu gerekçesiyle, şerhin kaldırılmasına, Tapu Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı ve Tapu Müdürlüğüne davanın ancak şerh lehtarının bulunamaması halinde yasal hasım olarak yöneltilebileceği gerekçesi ile Tapu Müdürlüğü yönünden açılan davanını pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1968 yılında yapılan satış işleminin gerçek bir işlem olduğunu, davalı … Müdürlüğünün hizmet kusurundan (haksız fiil) kaynaklanan işlem nedeni ile davalı aleyhine dava açılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, yerel mahkeme kararının davalı… Tapu Müdürlüğü yönünden reddedilen kısmının kaldırılarak, davanın davalı… Tapu Müdürlüğü yönünden de kabul edilerek, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili; mahkemece her ne kadar müvekkili idare yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, söz konusu şerhin dayanağı ve konulma sebebi araştırılmadan eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, tescil işlemine ait 02.10.1968 tarihli ve 2774 yevmiye numaralı akit tablosu, başvuru belgesi, harç makbuzu ve diğer evraka rastlanmadığını, söz konusu tescilin mesnetsiz olduğunu, taşınmazın devri hususunun tanık beyanıyla ispatının mümkün olmadığını, ancak mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 4-4-2-35 sayılı emirleri ile muamele yapılamaz” şerhinin terkinine karar verilmesi ve idarenin tek taraflı işlemi ile tesis edilen şerhin terkini istenilmekle davanın açılmasına idarenin işlemi sebebiyet verdiğinden davalı idare aleyhine de davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına dair karar verilmesi gerekirken, mahkeme tarafından idare hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu kaydındaki şerhinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1010., 1011 ve 1020 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.