onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bir davada, davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetinin belirlenmesinde yetersiz inceleme yapıldığını tespit etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın özel mülkiyete konu olduğu ve davalı zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, dayanak tapu kaydının oluşum nedeninin ve ilgili belgelerin yeterince incelenmediğini belirterek, eksik inceleme ile karar verilemeyeceğine hükmetmiştir.

Yargıtay, davacı Hazine’nin iddialarını destekleyen tapu kaydının geçmişi ve oluşumuna ilişkin belgelerin toplanması gerektiğini vurgulamış, bu belgeler ışığında yeniden keşif yapılması gerektiğini belirtmiştir. Böylece, taşınmazın zilyetliği ve mülkiyet durumu hakkında daha sağlıklı bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar verilmiştir.

1. Hukuk Dairesi         2023/3446 E.  ,  2024/6620 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/258 E., 2023/675 K.
    HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2016/258 E., 2019/306 K.

    Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı Hazine temsilcisi; çekişmeli 139 ada 82 parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla Haziran 1964 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydına dayanmak suretiyle tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

    II.CEVAP
    Davalı, aşamalarda; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davalı zilyetliğinde bulunduğu, Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak karar verildiğini, Hazineye ait taşınmazların üzerinde zamanaşımı, zilyetlik, imar ve ihya hak iddia edilmesinin mümkün olmadığını, Toprak Tevzi Komisyonlarınca yapılan çalışmalar sonucu çekişmeli taşınmazın Hazine adına kaydedildiğini, kadastro tespiti sırasında tablendikatif listesi ve eski tapu kayıtlarının dikkate alınmadığını, dolayısı ile Hazine adına olduğu kesin olarak tespit edilmiş alanların yapılan çalışmalar ve mevcut belgeler dikkate alınmadan şahıslar üzerine bırakıldığını, mahalli bilirkişilerin davacı ile aynı köyde ikamet ettiklerini, beyanlarının taraflı olduğunu, söz konusu taşınmazın yapılan çalışmalar ve mevcut belgeler dikkate alınmaksızın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve özellikle çekişmeli taşınmaz ile komşu parseller arasında doğal ya da yapay sınır olup olmadığı, komşu parsellerden nasıl ayrıldığı hususlarını içeren, çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendirilen, bilimsel verilere dayalı rapor alınmadığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyaya sunulan raporda dava konusu taşınmazın tarla niteliği taşıdığı belirtilmişse de Hazineye ait tarla vasıflı taşınmazların da bulunduğu hususunun gözetilmediğini, dava konusu taşınmazın batısı ve kuzeyinin mera ile çevrili olduğunu, öncesinin mera olma olasılığı ya da meradan açma olup olmadığının yeterince incelenmediğini, taşınmazın hava ve uydu fotoğraflarında hangi nitelikte olduğunun yöntemince tespit edilmesi gerektiğini, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evrenin stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik, fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınması gerektiğini, bu konuda da yeterli araştırma yapılmadığını, delillerin tam olarak toplanmadan hüküm kurulduğunu, dosyaya sunulan raporların usul ve yasaya aykırı şekilde eksik hazırlandığını, dava konusu taşınmazın eğiminin yüksek olduğunu, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlar, dosyadaki belgeler, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı deliller değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14,16, 18 ve 20. maddeleri,
    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi.

    3. Değerlendirme
    1.3402 sayılı Kanun’a göre yapılan kadastro çalışması sonucunda Kars ili, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 139 ada 82 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiş, askı ilanında itiraz edilmediğinden tutanak kesinleşerek taşınmaz tapu siciline tescil edilmiştir.

    2. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu iddia etmiş, öte yandan Haziran 1964 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Çekişmeli taşınmaz ise belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Şu halde davacı Hazine dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetinin belirlenmesi uyuşmazlığın özü yönünden öncelik teşkil etmektedir. Ne var ki Mahkemece bu hususta yapılan araştırma ve inceleme son derece yetersizdir. Dayanak tapu kaydının iktisap sebebi incelendiğinde, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.1963 tarihli kararı uyarınca tescil edildiği, dayanak tapunun Mart 1941 tarih, 253 sıra numaralı kayıttan geldiği, bu kaydın ise 2510 sayılı İskan Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca oluşturulduğu, bu nedenle krokisinin ve oluşumuna esas iskan kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken dayanak tapunun oluşum nedeninin, bahsi geçen dava dosyasının ve içeriğinin getirtilip incelenmesi ve tapu kaydının kök geldisi olan Mart 1941 tarih, 253 sıra numaralı tapunun oluşumuna esas iskan kayıtları ve haritasının temin edilmesi suretiyle tüm bu kayıtların mahallinde uygulanması gerekmektedir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, davacı dayanağı tapu kaydının oluşum nedeni ve oluşum nedenine göre haritası olup olmadığı araştırılmamıştır. Diğer yandan, tapu kayıt uygulaması sırasında, kayıtta yazılı hudut yerleri hususunda yerel bilirkişilerin son derece soyut beyanlarına itibar edilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.

    3. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı Hazinenin iddiasının dayanağını oluşturan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve oluşumlarına esas iskan kayıtları, Mahkeme ilamları ile harita yahut krokileri dosya arasında getirtilmeli, ardından çekişmeli taşınmaza ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü ve mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden temin edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edilmelidir.

    4. Bundan sonra mahallinde, dava konusu taşınmazların bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişi, 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulu ve jeodezi mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı ve kök geldi kayıt oluşumuna esas iskan kayıtları ve ilamlar da okunmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eliyle zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişilerce bilinemeyen hudutlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, komşu parsellerin önceki malikleri de sorularak geçmişte komşu taşınmazların kimin elinde olduğu tespit edilmeli, böylece tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, tapu kaydının kapsamı belirlenirken söz konusu kaydın revizyon durumu da nazara alınmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli, uygulanan kaydın kapsamını gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenilmeli, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; bu suretle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davacı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Temyiz eden Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi