ÖZET: 775 sayılı Gecekondu Kanunu, izinsiz yapıların tanımını yaparken, bu yapıların sahibinin rızası olmadan, imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar olduğunu belirtmektedir. Kanunun 25. maddesi, gecekondu bölgelerinde arsa tahsisinin öncelikle konutsuz vatandaşlara yapılacağını ve bu kişilerin, kendileri veya aile üyeleri tarafından herhangi bir konut veya arsa sahibi olmamaları gerektiğini ifade eder. Arsa tahsisi, belirli yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirilir ve tahsis edilen arsaların bedelleri, ilgili valilikler tarafından belirlenir.

2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara İlişkin Kanun, tapu tahsis belgelerinin verilmesi sürecini düzenler. Bu belgeler, gecekondu sahiplerinin yapılarının resmi olarak tanınmasını sağlar. Ancak, tapu tahsis belgesi, mülkiyet hakkı sağlamaz; yalnızca zilyetlik hakkı tanır. Dolayısıyla, bu belgeye dayanarak yapılan devir işlemleri, devir alan kişinin, devir edenle aynı niteliklere sahip olmasını gerektirir.

Başvurunun incelenmesi sonucunda, başvuranın daha önce bir konutunun bulunduğu ve bu nedenle arsa tahsis belgesi alma hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, yapılan devir işleminin geçerliliği sorgulanmış ve başvuran adına tescil edilmemesi hukuka uygun bulunmuştur. İdare açısından bu devir işleminin bağlayıcılığı olmadığı sonucuna varılmıştır.

9) 775 sayılı Gecekondu Kanununun;

9.1) 2 nci maddesinde; “Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile, imar ve yapı işlerini

düzenliyen mevzuata ve genel hükümlere bağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmıyan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılan izinsiz yapılar kastedilmektedir .”,

9.2) “Arsa tahsisi şart ve şekilleri” başlıklı 25 inci maddesinde; “7 nci madde gereğince tesbit

olunan önleme bölgelerindeki arsalar, öncelikle gecekonduların ıslahı ve tasfiyesi sebepleriyle açıkta kalacaklara ve diğer konutsuz vatandaşlara verilir .

…

Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya herhangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır .

Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir .”

9.3) 26 ncı maddesinde; “ 25 inci maddede sözü geçen arsalar yönetmelikte belirtilen şekil ve

esaslar dahilinde ve tespit olunacak bedellerle kendilerine arsa verilmesi gerekenlere dağıtılır .

Arsa ve binaların halihazır durumları ile şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis veya satışları valiliklerince tespit ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca onaylanan emsal bedel üzerinden yapılır .

Binalar ve konutlar, valiliklerin teklifi üzerine, bu bedelin yüzde yirmibeşi (% 25) peşin olarak yatırılmak ve vade farkı alınmak kaydıyla taksitle de satılabilir .

Şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına, arsaların ve binaların satış veya tahsisine dair esaslar

Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir .”

10) 2981 sayılı sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı

İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun;

10.1) “Tapu verme” başlıklı 10 uncu maddesinde; “a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine,

belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir .

Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder . …”

10.2) “Tapu tahsis belgesi verilecek gecekondular” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Tapu tahsis

belgesi verilen gecekondular hakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır .

a) (Değişik : 22/ 5/ 1986 – 3290/ 6 md.) Bu Kanun gereğince arsa tahsis edilecek kimselerin; kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırı içinde

3 / 6ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü iş

yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerekir . …”

11) 3290 Sayılı Kanun ile Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 Sayılı

Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Gecekondu bölgelerinde tapu verme” başlıklı 25 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “Tapu tahsis belgesi alındıktan sonra, gecekondunun, Kanunun 13 üncü maddesi (a) bendi hükümlerine göre hak sahibi niteliklerini taşıyan bir kişiye satılması halinde, satış belgesi ve tapu tahsis belgesi ibraz edilmek kaydıyla, tapu, yeni maliki adına düzenlenir .”

12) Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin “Arsa tahsisi şartları” başlıklı 9 uncu

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Konutsuz vatandaşların; tahsisin yapılacağı belediye sınırlan içinde devamlı ikamet etmesi halinde, belediyece konutsuz vatandaşlar için ayrılmış ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca onanmış veya Bakanlıkça bu maksat için ayrılmış olan arsalar

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde öngörülen esaslara göre tahsis edilir veya satılır .”

Hükümleri yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) Satış sözleşmesi ile devir alındığı belirtilen taşınmazın başvuran adına tescil edilmemesinde

hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespitiyle ret karar önerisinde bulunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, 3 şahit ve taraflar arasında imzalanan 06/ 09/ 1989 tarihli satış sözleşmesi uyarınca,

tapu tahsis belgesi sahibi vekilinden satın aldığını belirttiği taşınmazın adına tescil edilmesini talep etmektedir (Bkz . 1) .

15) Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27/ 01/ 2009 tarihli ve E:2008 / 13155 K :2009 / 727 sayılı

kararında; “Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1996 tarihli ve 1996/ 14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir . Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir . Tapu tahsis belgesinin idari bir işleme dayanılarak oluşturulduğu kuşkusuzdur . Somut uyuşmazlıkta, tapu tahsis belgesi oluşturulmasına ilişkin idari karar Mamak Belediye Encümeninin 15.01.2008 tarih, 94- 97 sayılı kararıyla iptal edilmiştir . Kısaca ifade etmek gerekirse, davada dayanılan tapu tahsis belgesi iptal edildiğinden yine idari mercilerden alınacak kararla kaldırılması sağlanmadan tapu tahsis belgesine dayanılarak istemde bulunulamaz . …” denilmekte olup, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet değil zilyetlik belgesi olarak kabul edilmektedir . Satış sözleşmesinin zilyetliğin devrine ilişkin olduğu ve bu haliyle geçerli olduğu kabul edilse dahi, zilyetlik hakkını devir alan başvuranın devir eden zilyetle aynı niteliklere sahip olması gerektiğinin kabulü gerekmektedir . Çünkü kanun koyucu, tapu tahsis belgesi düzenlenmesi yani zilyetlik hakkının verilmesi için bazı önkoşullar getirmiştir .

2981 sayılı Kanun uyarınca, arsa tahsis edilecek kimselerin; ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve

sahip bulunmamaları gerekmektedir (Bkz . 10) . Tapu tahsis belgesini devir alanın, devir eden kişiyle aynı niteliklere sahip olması gerekliliği Yönetmelik ile de hüküm altına alınmıştır (Bkz . 11) .

16) Dosya kapsamı incelendiğinde; Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünün 02/ 05/ 1989 tarihli ve 5687

4 / 6sayılı yazısından, başvuranın satış sözleşmesi öncesinde bir konutunun bulunduğu, bu konutun

kamulaştırıldığı ve konutsuz kaldığından ötürü kendisine arsa alım hakkı verildiği ve bu arsa üzerinde konutunu inşa ederek oturduğu görülmektedir (Bkz . 6.2, 9, 12) . Bu durumda devir tarihinde konut sahibi olan başvuranın 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgesi alma niteliğine haiz olmadığı tespit edildiğinden, yapılan zilyetlik devrinin geçerli ve İdare açısından bağlayıcı olduğundan söz edilemeyecektir .

17) Başvuru konusunun açıklığa kavuşturulmasını teminen, tapu tahsis belgesinin geçerliliğinin de

değerlendirilmesi gerekmektedir . Tapu tahsis belgesine haiz taşınmazın içinde bulunduğu alanın

Örnek Gecekondu Önleme Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığı, bu bölgenin 775 sayılı Kanun uyarınca önce Bayındırlık ve İskân Bakanlığına daha sonra ise Toplu Konut İdaresi Başkanlığına tahsis edildiği, Bakanlığa tahsisten sonraki bir tarihte ise tapu tahsis belgesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır .

18) Danıştay 6. Dairesinin 24/ 04/ 2007 tarihli ve E:2005 / 899 K :2007 / 2196 sayılı kararında;

“…Dava konusu olayda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 1967 yılında 775 sayılı Yasa uyarınca

“Gecekondu Önleme Bölgesi” olarak ilan edilmiş bulunan bu alanda kalan gecekondular nedeniyle daha sonra 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan af başvurusunun kabul edilmesi suretiyle tapu tahsis belgeleri düzenlenmiş ise de, 775 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gereken bir alanda 2981 sayılı Yasa hükümlerine dayanılarak işlem tesis edilmesi mümkün değildir…”, yine Danıştay 6.

Dairesinin 13/ 11/ 2002 tarihli ve E:2001 / 5190 K :2002 / 5095 sayılı kararında ise ; “…Dava konusu olayda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 1967 yılında 775 sayılı Yasa uyarınca “Gecekondu Tasfiye

Bölgesi” olarak ilan edilmiş bulunan bu alanda, yine 775 sayılı Yasada öngörülen usul ve esasların uygulanacağı açıktır . Davalı idarece, her ne kadar Gecekondu Tasfiye Bölgesinde kalan gecekondu nedeniyle daha sonra 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan af başvurusunun kabul edilmesi suretiyle tapu tahsis belgesi düzenlenmiş ise de, 775 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gereken bir alanda

2981 sayılı Yasa hükümlerine dayanılarak işlem tesis edilmesi mümkün değildir…” denilmekte olup,

775 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gereken bir alanda 2981 sayılı Kanun hükümlerine

dayanılarak tapu tahsis belgesi düzenlenemeyeceği ve düzenlenen belgelerin de geçerliliğinden söz edilemeyeceği yönünde karar verilmiştir .

19) Danıştay’ın içtihadi kararları doğrultusunda; başvuru konusuna istinaden 775 sayılı Kanun

hükümlerinin uygulanması durumunda da, devir tarihinde halihazırda konut sahibi olan başvuran adına 775 sayılı Kanuna istinaden yeniden arsa tahsis edilemeyeceği ortadadır (Bkz . 9.2) .

Değinildiği üzere, tapu tahsis belgesi geçerli olsa dahi 2981 sayılı Kanun hükmünden de yine aynı sebeple faydalanılması mümkün görülmemektedir .

20) Yukarıda yer alan tespitler doğrultusunda, sözleşme ile yapılan devir işleminin İdare açısından

bir bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği bulunmadığının kabulü gerekmektedir . Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; satış sözleşmesi ile devir alındığı belirtilen taşınmazın başvuran adına tescil edilmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarelerin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

5 / 6VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvuran ile MALİYE BAKANLIĞINA, TOPLU KONUT İDARESİ

BAŞKANLIĞINA ve ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi