|
ÖZET: Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar, miras bırakanlarının adına düzenlenen tapu tahsis belgesine dayanarak, taşınmazın iptali ve miras payları oranında tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların tahsis belgesine dayalı haklarının bulunduğunu ve taşınmazın kamu hizmetine ayrılmadığını belirterek, tapu kaydının iptaline karar vermiştir. Ancak, Hazine’nin pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve ilk mahkeme kararını onaylamıştır. Mahkeme, tapu tahsis belgesinin mülkiyet belgesi olmadığını, sadece zilyetlik hakkı sağladığını vurgulamış ve tescil için gerekli koşulların sağlandığını belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davalı tarafın ileri sürdüğü sebeplerin kararın bozulmasını gerektirmediğine karar verilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacıların haklarının korunmasına yönelik hukuki değerlendirmeyi desteklemiştir. Bu karar, tapu tahsis belgelerinin hukuki niteliği ve tescil koşullarına dair önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
7. Hukuk Dairesi 2023/4964 E. , 2024/4095 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2848 E., 2023/1581 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/47 E., 2021/212 K.
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı Hazine taşınmazı devrettiğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı … adına kayıtlı bulunan İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Mahallesi, 9734 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 108,50 m²’lik kısmının 2981 ve 3290 sayılı yasa hükümleri uyarınca müvekkillerinin murisi …’e 11.09.1985 tarihinde tahsis edildiğini, İstanbul Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 08.02.1987 tarihli yazısı gereği taktir edilen 217.000,00 ETL’nin 12 eşit taksitte ödenmesinin istendiğini ve bu bedellerin muris tarafından Emlak Bankasına ödendiğini, ayrıca imar affı için istenen 2.000,00 TL’nin de 02.05.1983’te Ziraat Bankasına ödendiğini, murisin 22.07.2003 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu taşınmazın … adına kayıtlı iken 31.10.1991 tarihinde Şişli Belediyesine devredildiğini, imar ıslah planı yapılıp DOP kesildiğini ve 66 m² olarak tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacı mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın üzerindeki binanın davacıların murisi adına tapu tahsis belgeli olduğunu ve bina bulunmakta iken … tarafından 31.10.1991 tarihinde müvekkili Belediye adına tescil edildiğini, 11.11.1991 tarih ve 91/S-1808 sayılı yazı ile söz konusu taşınmaza tapu verilebilmesi için tarafların 21.11.1991 tarihinde Şişli Belediye Meclisinde hazır bulunması bildirilip bir kısım evraklar istendiğini ancak istenen evrakların ibraz edilmediğinden tapu işlemlerinin yapılmadığını, davacılar tarafından 13.11.2018 tarihinde tapu işlemlerinin yapılması talep edilince Belediye Encümeninin 10.01.2019 tarih ve 18 karar numarasıyla 9734 ada 10 parsel sayılı 66 m²’lik taşınmazın 330.000,00 TL bedel üzerinden 1/4 hisse itibarıyla …, …, … ve …’e satılıp tapusunun verilmesinin uygun bulunduğunu, ancak … tarafından 18.02.2019 tarihinde bedele itiraz edildiğini, Belediye Encümeni tarafından 21.03.2019 tarihinde ilgililerin itiraz için mahkemeye müracaat edip etmeyeceğinin kendilerince takdir edileceği hususunda karar verildiğini, ilgililerce arsa bedeli ödenmediğinden tapu işlemlerinin tamamlanamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 22.05.1986 tarihinde Şişli Belediyesine bedelsiz devredildiğini belirterek, davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Belediye adına kayıtlı dava konusu taşınmazın davacıların murisi olan … adına 11.09.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi düzenlendiği, muris veya davacılara başka bir yerden tahsis yapılmadığı, 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olduğu, taşınmazın imar planına göre konut alanında kaldığı ve kamu hizmetine ayrılmadığı, davacının tahsis belgesindeki 108,50 m²’lik bölümü DOP kesintisi sonrası 66 m² yer düşmekte olup davacıların bu miktar yeri isteme hakkına sahip olduğu, taşınmazın 66 m²’lik kısmın dava tarihindeki değerinin 330.000,00 TL olduğu, davalı tarafından talep edilen bedelin 10/12’lik kısmının davacılar tarafından ödendiği, dava tarihine göre 2/12’lik kısmın bedelinin 55.000,00 TL olduğu, her bir davacının hissesine düşen bedelin ise 13.750,00 TL olduğu, davacılar vekilinin 55.000,00 TL’yi mahkemece verilen süre içinde mahkeme veznesine depo ettiği, davacılar yararına edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, taşınmazın davalı … Belediyesi adına olan tapu kaydının iptal edilerek tamamı 4 pay kabul edilip 1/4 payının davacı …, 1/4 payının davacı …, 1/4 payının davacı …, 1/4 payının davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu taşınmazı Hazinenin çok önce devrettiği, bu tür tapu iptali ve tescil davasının tapu maliki aleyhine açılabileceği, davalı Hazinenin pasif taraf olma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacıların davalı Hazine aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili, ilgililerince arsa bedeli ödemesiyle ilgili işlemler başlatılmadığından tapu işlemlerinin tamamlanamadığını, taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını, 28.12.2018’de Belediye Kıymet Takdir Komisyonunun taşınmazın 1 m²’si için 5.000,00 TL kıymet takdiri belirlediğini, bilirkişi raporunda da aynı bedelin belirlendiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirmeden hüküm kurmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.