onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın 2/B alanında bulunduğunu ve orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek, taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir.

Mahkeme, 1948 ve 1976 yıllarında yapılan orman kadastrosu ile 1987 yılında gerçekleştirilen 2/B uygulamalarını dikkate alarak, taşınmazın orman niteliği taşımadığını ve dolayısıyla özel mülkiyete konu olabileceğini değerlendirmiştir. Bu bağlamda, davacıların zilyetlik iddialarının geçerliliği sorgulanmış ve orman vasfı ile Hazine adına tescil kararının hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine hükmetmiştir. Bu karar, orman alanlarının özel mülkiyete konu olamayacağı ilkesini pekiştirmekte ve zilyetlik ile kazanma koşullarının önemini vurgulamaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/2122 E.  ,  2024/6746 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/1627 E., 2021/1549 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne

    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/259 E., 2019/271 K.

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının davacılardan … vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılardan … vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 sayılı Kanun)
    göre 1976 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde uygulaması ile 1987 yılında 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna (3302 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işleminde çekişmeli yerin de içinde yer aldığı alan, 3.000 metrekare yüzölçümlü tarla vasfı ile 2453 nolu parsel olarak … … adına tespit edilerek sonuçları 11.01.1964 ilâ 13.02.1964 tarihleri arasında ilân edilmiş, Orman İdaresinin tespite itirazı üzerine, … Tapulama Mahkemesinin 1964/306 Esas, 1966/153 Karar sayılı kararı ile dava konusu parselin 2.800 metrekarelik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiştir.

    Davacılar dava dilekçesinde; tapuda adlarına kayıtlı 2453 nolu parsel ile bir bütün halinde kullanılan dava dilekçesi ekindeki krokide sınırlarını gösterdikleri taşınmazın murisleri tarafından zeytinlik haline getirilerek imar ihya edildiğini, uzun yıllardır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak murisleri ve kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapulama dışı bırakılan taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

    Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacılar lehine oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar … ile … vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın … Belediyesi Nazım İmar planına göre orman alanında kaldığını, bu nedenle mahkemece taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “çekişmeli taşınmazın bölgede 1948 yılında 3116 ve 4785 sayılı Kanunlara göre yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sayılan alan içinde bırakıldığını, … Tapulama Mahkemesinin 964/306 Esas, 966/153 Karar sayılı, 04.10.1971 kesinleşme tarihli ilamı ile taşınmazın orman kadastro çalışmaları içinde kaldığının tespit edildiği, daha sonra 1989 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B çalışmaları sonucunda taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan 2/B sahası olduğu, öncesi orman olan bir yer her ne suretle olursa olsun, özel mülk olarak vatandaşlar lehine tescil olamayacağı, ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamı da bulunduğu” gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacılardan … vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    Bölge Adliye Mahkemesince, “yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın 2/B lik alanda kalıp zilyetlikle iktisabının mümkün olmamasına, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ne var ki, mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de; 1987 yılında 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında dava konusu taşınmaz (P.XI) nolu 2/B parseli içinde kalan orman sınırları dışına çıkarılan, orman sayılman yer olarak tespit gördüğünden orman vasfı ile Hazine adına tescil hükmünün hatalı olduğu” gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava konusu taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davacılardan … vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılardan … vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.