onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ilgili hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 1956 tarihli tapulama çalışmalarında tapulama harici bırakılan taşınmazın kendisine tescilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesi de davayı kabul etmiştir. Ancak, davalı Hazine ve diğer tarafların temyizi üzerine Yargıtay, zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazın sulu mu kuru mu olduğunun belirlenmesi ve daha önceki tescil davalarının incelenmesi gerektiğine dikkat çekerek ilk kararı bozmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiği tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın tesciline karar vermiştir. Yargıtay, temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, davalı Hazine vekilinin itirazlarının ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, tapusuz taşınmazların tescilinde zilyetliğin önemini ve gerekli araştırmaların yapılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2023/4913 E.  ,  2024/7705 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/187 E., 2023/144K.
    KARAR : Davanın kabulüne

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı, dava dilekçesinde özetle; Ankara ili … ilçesi … köyü Asmacık Mevkiinde kain ve 1956 tarihli tapulama çalışmalarında kıraç arazi olarak tapulama harici bırakılan taşınmazının tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu beyanla, dava konusu Ankara ili … ilçesi Asmacık Mevkiinde bulunan Güneyi: 468, 469 ve 470 sayılı parsellerle, Doğusu: 444, 445, 447 ve 448 numaralı parsellerle, Kuzeyi ve Batısı: tapulama harici arazilerle çevrili dava konusu taşınmazının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile; … ilçesi Yenikent/… Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişi … tarafından hazırlanan rapor ve krokisinde (G) harfi ile gösterilen 95350.949 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı … adına … Mahallesine ait en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine, Orman İdaresi, … ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2014/356 Esas, 2014/2558 Karar sayılı kararıyla “,hava fotoğrafı da incelenerek usulünce zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazın sulu mu kuru mu olduğu açıklığa kavuşturularak senetsizden araştırmaı yapılması, dava konusu taşınmazın bulundu mevkiide ve taşınmaza yakın yerlerde 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesine göre daha önce açılmış veya devam eden tescil davasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı varsa dava dosyları getirtilip incelenmesi, ayrıca, Sincan Belediyesi İmar Müdürdüğünden ve Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğünden taşınmazın bilirkişi krokisi de eklenerek imar planı içinde bulunup bulunmadığı, imar planı içindeyse hangi tarihte imar planı içine alındığının kesin olarak belirlenmesi ,bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile; … ilçesi Yenikent/… Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 24.11.2015 tarihli rapor ve krokisinde (G) harfi ile gösterilen 95.350,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı … adına … mahallesine ait en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar Hazine, Orman Yönetimi, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2017/7179 Esas, 2020/354 Karar sayılı kararı ile ” dava konusu taşınmazın sulu arazi mi kuru arazi mi olduğu bilirkişi marifetiyle açıklığa kavuşturulmamış, 2015 yılındaki keşifte 1947 doğumlu mahalli bilirkişi ve 1948 doğumlu tanık tarafından taşınmazı davacı ile birlikte imar ihya ettiği belirtilen kişilerin taşınmaz ve davacı ile ilgisi açıklattırılmamış, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca bu kişilerin senetsizden aynı çalışma alanı içerisinde edindiği taşınmazlar araştırılmamış ve keşif esnasında dava konusu taşınmazın değeri belirlenerek eksik harç ikmal ettirilmdiği, kuru-sulu araştırması yapılıp, harcın tamamlanması ve senetsizden kazanım sınırları da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Ankara ili … ilçesi Yenikent/… Mahallesinde bulunan ve bilirkişi kurulunun 23.01.2023 tarihli raporuna ekli krokilerde (G1) harfi ile gösterilen, aynı zamanda fen bilirkişisi … İnan’ın 20.05.2022 tarihli raporuna ekli krokilerde (G) harfi ile gösterilen 73.806,69m² yüzölçümlü taşınmazın davacı … adına … mahallesine ait en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.