onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın zilyetlik nedeniyle tesciline ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan 1.727 m² yüzölçümlü taşınmazın, 25-30 yıldır kendisine ait olduğunu ve babasından intikal ettiğini iddia ederek, taşınmazın tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman kadastrosunda orman dışı bırakıldığını ve davacının uzun süre zilyetlik yaptığına dair bilirkişi raporunu dikkate alarak davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu değerlendirirken, taşınmazın zilyetlik ve imar ihyası yoluyla edinilme koşullarının sağlandığını, dolayısıyla davanın reddedilmesi için bir sebep bulunmadığını belirtmiştir. Temyiz aşamasında ise, davalı Hazine vekilinin iddialarının usul ve yasaya aykırı olmadığına karar verilerek, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Sonuç olarak, taşınmazın zilyetlik nedeniyle tescilinin hukuken geçerli olduğu ve davacının haklarının korunduğu sonucuna varılmıştır.

8. Hukuk Dairesi         2022/3001 E.  ,  2024/4818 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tesciline yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava; 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddelerine dayalı tescil harici kalan taşınmazın zilyetlik nedeniyle tesciline ilişkin davadır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Antalya ili Alanya ilçesi … Mahallesinde sınırları belirtilen sabit sınırlı toplam 1.727 m2 yüzölçümlü taşınmazın 25-30 seneden beri malik ve … olduğunu, davaya konu taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini, söz konusu taşınmazın evveliyatı ile kadim ziraat arazisi olduğunu, gerek önceki zilyetler gerekse davacının nizasız ve aralıksız olarak ekip dikmek suretiyle tasarruf ettiklerini, zilyetliğin 50 yılı aşkın olduğunu, taşınmazın orman, belediye ve 3. kişilerle bir ilgisinin bulunmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın … bölgesinde bulunduğu, bu bölgede orman kadastrosunun 1986 yılında kesinleştiği, ilk tapu kadastrosunun 1957 yılında sonlandırıldığı, taşınmazın taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, taşınmazın orman kadastrosunda orman dışı bırakılıp ormanla evveliyatından bir ilgisinin olmadığı, 1957 yılı hava fotoğrafları, 1986 yılına ait hava fotoğraflarında ekilip dikildiği, tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmazın imar ihyasını tamamladığı, böylece bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen alanın 20 yıldan fazla malik sıfatıyla çekişmesiz ve fasılasız olarak davacı tarafından imar ihya edilerek kullanılması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; tescili talep edilen çekişmeli taşınmazın 1957 yılında tescil harici bırakıldığı, sebebine ilişkin bir bilgi bulunmadığının bildirilmiş ise de kadastro paftasına ve 1957 tarihli hava fotoğrafına göre öncesinin çalılık niteliğinde olduğu, davacı tarafından imar ihya, miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak dava açıldığı, keşif beyanlarına göre imar ihya edilerek 1950’li yıllardan beri önce babası sonra da paylaşım sebebiyle davacı tarafından öncesinde mercimek, nohut ekilerek sonrasında ise zeytin dikilerek kullanıldığı, komşularda tescile engel bir durumun bulunmadığı, belgesiz zilyetlik nedeniyle edinilebilecek taşınmaz sınırlamasının aşılmadığı, belirlenen dava değeri üzerinden (91.541,10 TL) eksik harcın tamamlandığı, yasal ilanların yapıldığı, kesinleşen orman tahdidine göre orman sınırları dışında kaldığı, 2010 yılında imar planı kapsamına alınmış ise de incelenen hava fotoğraflarına, tanık beyanlarına, teknik bilirkişi raporlarına ve kadastro paftası ile doğrulanan duruma göre çekişmeli taşınmaz üzerinde tescil harici bırakılma tarihinden imar planına alınma tarihine kadar imar ihya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından; eksik inceleme ve araştırma sonucu taşınmazın fiili durumuna uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verildiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.