|
ÖZET: Başvuran, Gebze Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen arsa ve arazi düzenlemesine itirazda bulunmuştur. İtiraz, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan düzenlemenin, hissedarı olduğu tarım arazisinin değer kaybına yol açtığı ve hak kaybı oluşturduğuna dayanmaktadır. Başvuran, arazinin dini tesis alanı olarak belirlenmesinin, maliklerin rızası alınmadan yapılamayacağını ve bu durumun kamu yararına hizmet etmediğini öne sürmüştür. İtirazı, Gebze Belediye Encümeni tarafından reddedilmiş, başvuranın itirazı ise Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından da hukuka uygun bulunmamıştır.
İdare, yapılan düzenlemenin yasal dayanağının 3194 sayılı İmar Kanunu olduğunu ve imar uygulamasının gerekli süreçlerden geçirildiğini belirtmiştir. Başvuranın arazisinin tarım alanı olarak değerlendirilmediği, dolayısıyla ilgili kısıtlamalara tabi olmadığı ifade edilmiştir. İdarenin, parselasyon işlemlerinde kamu yararını gözeterek hareket ettiği ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın itirazları, ilgili idare tarafından gerekli incelemeler yapılarak değerlendirildiği için, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/13370-S.20782
BAŞVURU NO : 2019/11851
KARAR TARİHİ : 23/12/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GEBZE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine
BAŞVURUNUN KONUSU :
istinaden yapılan arsa ve arazi düzenlemesine ilişkin itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
2
1) Şikâyetçi , hissedarı olduğu nolu parselde yer alan 16.900,00 m
tarla niteliğindeki tarım arazisinde Balçık Mahallesi Pelitli Mahallesi Sanayi Alanı (Kuzey)
plan bölgesini kapsayan yaklaşık 59 hektar alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine istinaden arsa ve arazi düzenlemesi (şuyulandırma) yapıldığını, buna göre taraflarına 267 ada parsel numaralı yeni bir yerin tahsis edildiğini, ancak konum, değer ve diğer muhtelif sebeplerden dolayı hak kaybına uğradıklarını, söz konusu işleme askı süresi içinde itiraz ettiklerini, Gebze Belediye Encümeninin 16/04/2019 tarihli ve sayılı kararı ile “meri planda tamamı Dini Tesis Alanı’nda kalan nolu parselin yeniden verilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle itirazın uygun görülmediğini, ancak; – nolu parselde yer alan araziyi tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarından aktif olarak kullandıklarını, arazinin tarıma elverişli hale gelmesi için yıllarca emek harcadıklarını, – Arazinin dini tesis alanı olarak değerlendirileceğinin belirtildiğini, ancak öncelikle maliklerin rızasının alınması gerektiğini, – Arazinin konumunun, mevcut yerleşim yerlerinden uzakta olduğunu, en yakın yerleşim yeri olan Pelitli Mahallesine 3 km. mesafede olduğunu, arazinin yakınında yoğunlukla sanayi tesisi bulunduğunu, bu yüzden maddi değerinin yüksek olduğunu, dini tesis yapılacağı gerekçesiyle yapılan şuyulandırma işleminin nasıl ve hangi kapsamda kamusal yarara hizmet edeceğinin tartışma konusu olduğunu, yerleşim yerlerinden uzakta bulunan bir tarlaya ibadethane inşasına yönelik somut ihtiyacın nereden kaynaklandığının açıklanması gerektiğini, – Araziyi her yıl düzenli olarak ekip biçtiklerini, bakımını yaptıklarını, hasat yaparak ürün elde ettiklerini, başka parselden yer tahsis edilmesi nedeniyle tarıma elverişli mevcut yerlerini kullanamayacaklarını, hak kaybına uğrayacaklarını, ayrıca İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde, “Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez.” düzenlendiğini, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanununun 13 üncü maddesinde tarım arazilerinin hangi durumlarda tarım dışı amaçlarla kullanılabileceğinin hükme bağlandığını, buna göre şuyulandırma işleminin hangi madde kapsamında yapıldığının açıklanmadığını, kamu yararı kararı alınıp alınmadığı, varsa kararın gerekçesine ilişkin bilgi sahibi olmadıklarını, şuyulandırma işleminde bireyin hakları ile genel kamu yararı arasında adil bir denge kurulamadığını, mağduriyet oluşturduğunu iddia ve ifade ederek idari işlemin sebep, konu ve amaç unsurları bakımından sakat olduğunun tespit edilmesini ve arazilerine ilişkin alınan kararın iptal edilmesini, parsel numaralı arazinin yeniden taraflarına tahsis edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Gebze Belediye Başkanlığından
bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idarenin 05/08/2019 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Gebze İlçesi Pelitli Mahallesi nolu parseli içine alan bölgede Gebze Belediye
Meclisinin 03/04/2018 tarih sayılı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/07/2018 tarih sayılı kararı ile onaylı, Gebze Belediye Meclisinin 03/12/2018 tarih sayılı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/02/2019 tarih sayılı kararı ile kesinleşen 1/1000
Uygulama İmar Planına bağlı olarak 25/03/2019 tarih sayılı Encümen Kararı ile şuyulandırma işlemi yapıldığı, hazırlanan parselasyon planının Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Encümeninin 15/05/2019 tarih ve sayılı kararı ile onandığı, söz konusu imar uygulamasının 20/02/2019 tarihinden itibaren 30 gün müddetle askıya çıkartıldığı, parselasyon haritasına 25 adet itiraz yapıldığı ve yapılan itirazların komisyonca değerlendirilerek Belediye Encümeninin 09/05/2019 tarih ve sayılı kararı ile karara bağlandığı,
2.2) nolu parsel maliklerinin itirazının incelendiği ve yerinde görülmeyerek kabul
edilmediği, bölgede yapılan İmar Uygulamasının yasal dayanağının 3194 sayılı İmar Kanunu olduğu ve resen yapıldığı, 1/1000 Uygulama İmar Planı esas alınarak imar uygulamasının hazırlandığı, imar uygulamasında planın değiştirilmesinin söz konusu olamayacağı, meri planda kamusal alanda kalan yerden tahsisin, yasa ve ilgili yönetmelik gereği yapıldığı, uygulama sırasında kamusal alanda kalan kadastral parsellerin kesintisi yapıldıktan sonra mümkün olduğunca yakın ve müsait yerden tahsis yapıldığı, dolayısı ile kamusal alanda kalan nolu parsele karşılık ada nolu parselden imara tahsisi yapıldığı, bu nedenle nolu parsel maliklerinin talebinin yasa ve yönetmelik gereği uygun görülmediği, nolu parsel maliklerinin itirazının planın değiştirilmesini gerektirdiği,
2.3) İmar uygulama bölgesinin plan niteliğinin sanayi alanı olduğu, bölgedeki parsellerin imar
tahsislerinin de sanayi alanından yapıldığı, bunun yanında planda kamusal alanda kalan kadastro parsellerine herhangi bir yapı yapılması veya mal sahiplerinin bu yönde tasarrufunun söz konusu olmadığı, imar uygulaması ile bu durumun ortadan kaldırıldığı ve imar alanından tahsis yapılarak taşınmazı yapı yapılabilir bir duruma getirildiği, yapılan bu işlemin, 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci madde uygulamasının amacına uygun olduğu,
2.4) İmar planları ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alarak yapıldığından, kadastro parselinin
tarım parseli olarak değerlendirilmesi veya bu yönde kullanılmasının, planı uygulanamaz kılmadığı, planın bir bütün olarak düzenlendiği ve bütün olarak değerlendirildiği, meri plan esas alınarak imar uygulaması yapıldığından, kamusal alanda kalan kadastro parseline karşılık imar alanından tahsis yapıldığı, bu durumun vatandaşa değer artışı olarak döndüğü, bahse konu imar uygulamasının Tapu Müdürlüğünce kontrol edildiği ve tescil sürecinin devam ettiği,
2.5) Gebze İlçesi Pelitli Mahallesi nolu parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında
kısmen yol, otopark kısmen emsal:1.00 yükseklik serbest cami alanı kısmen emsal:1.00 yükseklik:3 kat sağlık tesis alanı kısmen de tır parkı alanında kaldığı,
2.6) İmar planlarının ilgili kurum görüşleri alınarak hazırlandığı, bahse konu parselin
bulunduğu alanda da plan yapım sürecinde Tarım İl Müdürlüğünden alınan Kurum görüşüne göre plan çalışmaları yürütüldüğü, ilgi görüşte söz konusu parselin tarım alanında kalmadığı, ilçe belediyesi olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının, Kocaeli
Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanıp onaylanan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar
Plan kararları doğrultusunda hazırlandığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5 inci
maddesinde, “Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.”,
5.1) “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci
fıkrasında, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.
Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir.
Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”,
5.2) “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18 inci maddesinin birinci
fıkrasında, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.
Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.”; ikinci fıkrasında, “Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında
“düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.”
6) 02/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İmar Kanununun 18 inci
Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Dağıtım Cetveli: Her imar adası için ayrı olarak düzenlenen ve bu düzenleme sonucu meydana gelen parsellerin, hangi kadastro veya imar parsellerinden, nasıl oluştuğunu, kadastro ve imar parsellerinden alınan düzenleme ortaklık payını, gerektiğinde malikin muvafakatı ile terk edilen alanları ve kamulaştırılan alanların miktarlarını gösteren cetveldir.”,
6.1) “İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar” başlıklı 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasında, “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki
esaslar dikkate alınır:
a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır,..” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, İdarenin başvuruya
konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, hissedarı olduğu nolu parselde 3194
sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine istinaden arsa ve arazi düzenlemesi (şuyulandırma)
yapıldığını, buna göre taraflarına ada parsel numaralı yeni bir yerin tahsis edildiğini, yapılan düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek arazilerine ilişkin alınan kararın iptal edilmesini ve parsel numaralı arazinin yeniden taraflarına tahsis edilmesini talep etmektedir.
9) Arazi ve arsa düzenlemesi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyece, bu sınırlar
dışında valiliklerce, imar planı içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirilmesi, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayrılması, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtılması ve re’sen tescil işlemlerinin yapılmasıdır. Arsa ve arazi düzenlemesine ilişkin mevzuat hükümleri, 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi ile 02/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca
Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelikte yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin başlıca amacı, imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmaya elverişli imar parselleri elde edilmesini ve düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların bedelsiz olarak kamu eline geçmesini sağlamak suretiyle, düzenli ve sağlıklı bir yapılaşma ve kentleşmeyi gerçekleştirmektir. Bir bölgede arsa düzenlemesinin yapılabilmesi için öncelikle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılması ve yürürlüğe konulması, düzenlemenin de bu plana dayanması gerekmektedir.
10) Arazi ve arsa düzenlemesi uygulaması sırasında; ilk olarak düzenleme alanı tespit
edilmekte, buraya ilişkin kadastral ve tapu haritaları çıkarılmakta, düzenlemeye giren parseller belirlenmekte ve durum tapuya şerh verilmekte, düzenleme ortaklık payının hesabı yapılmakta, imar parselleri oluşturularak arsa ve arazi düzenlemeleri yapılmaktadır. Parselizasyon çalışması sonucunda ada ve parsellere yeni numaralar verilmekte ve parselizasyon planı oluşturulmaktadır. Son olarak, ilgili makam tarafından onaylandıktan sonra da askıya çıkartılmaktadır (Bknz. Birgül YİĞİT (2016), “İmar Hukukundan Kaynaklanan Mülkiyet Hakkı
Sınırlandırmaları Özelinde, Türk Hukuk Sistemi İçinde Mülkiyet Hakkının Sınırlandırılmasına İlişkin Esaslar”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, Sayı : 2019/13370-S.207827, s.1247). İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında, düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisinin sağlanması esastır.
11) Somut olayda, Gebze İlçesi Pelitli Mahallesi nolu parseli içine alan bölgede 1/1000
ölçekli uygulama imar planına bağlı olarak Encümen Kararı ile arsa ve arazi düzenlemesi yapıldığı, imar uygulama bölgesinin plan niteliğinin sanayi alanı olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında nolu parselin kısmen yol, otopark kısmen emsal:1.00 yükseklik serbest cami alanı kısmen emsal:1.00 yükseklik:3 kat sağlık tesis alanı kısmen de tır parkı alanında kaldığı, kamusal alanda kalan nolu parsele karşılık imar alanından tahsis yapıldığı tespit edilmiştir.
12) Başvuran nolu parselin tarım arazisi olduğunu, 3194 sayılı
Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan, “ Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez.” hükmüne istinaden herhangi bir izin alınmadığını iddia etmektedir. Buna karşılık idare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, imar planları ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alarak yapıldığından, nolu parselin bulunduğu alanda plan yapım sürecinde Tarım İl
Müdürlüğünden görüş alındığı, buna göre söz konusu parselin tarım alanında kalmadığı, dolayısıyla nolu parsel için ilgili kanunda belirtilen sınırlamaya tabi olmadığı anlaşılmıştır.
13) Bununla birlikte, 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa
ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilmektedir. Gerek 3194 sayılı İmar Kanunu gerekse arazi ve arsa düzenlemesini ayrıntılarıyla düzenleyen İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelikte uygulamaya katkı amacıyla halkın katılımını öngören bir hüküm bulunmamaktadır (Bknz. Prof. Dr. Halil KALABALIK, İmar Hukuku Dersleri, 6. Baskı, 2014, s.460). Arsa ve arazi düzenlemesi idarenin tek taraflı iradesi ile tesis edilmekte olup, söz konusu imar uygulamasına askı süresi içerisinde itiraz edilebilmektedir. Bu kapsamda şikâyetçi tarafından parselasyon haritasına itiraz edildiği, yapılan itirazların değerlendirilmesi için ‘İtiraz İnceleme Komisyonu’ kurulduğu, Gebze Belediye Encümeni tarafından verilen 16/04/2019 tarihli ve sayılı karar ile talebin uygun görülmediği tespit edilmiştir.
14) Diğer taraftan İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa
Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde imar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında dikkat edilecek esaslar düzenlenmiş olup, buna göre düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. Somut olayda, kamusal alanda kalan nolu kadastro parseline karşılık imar alanından tahsis yapıldığı, mümkün olduğunca yakın ve müsait yerden tahsis yapıldığı, imar tahsislerinin sanayi alanından yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca kamusal alanda kalan kadastro parsellerine herhangi bir yapı yapılması mümkün olmayıp, imar uygulaması ile imar alanından tahsis yapılarak taşınmazın yapı yapılabilir duruma getirildiği, söz konusu durumun ekonomik değer açısından parsel sahibi lehine olduğu değerlendirilmiştir.
15) Anılan Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükümlerinde, parselasyon çalışmalarını sürdüren
idarelere, geniş bir değerlendirme imkânı tanındığı görülmektedir. İdari mekanizmaya belli oranda serbesti tanınması sonucunu doğuran bu durum, ona takdir yetkisinin bahşedildiğini de göstermektedir. Yani parselasyon çalışmaları bağlamında, idarenin takdir yetkisi doğrultusunda işlemler tesis edebileceği ortadadır. Ancak takdir yetkisi sınırsız ve mutlak bir yetki olmayıp, kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararı amacıyla kullanılması gerekmektedir (Danıştay 8.
Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararı). Başvuru konusu açısından yapılan incelemede, nolu parselin bulunduğu alanda plan yapım sürecinde Tarım İl
Müdürlüğünden görüş alındığı, buna göre söz konusu parselin tarım alanında kalmadığı, kamusal alanda kalan nolu kadastro parseline karşılık imar alanından tahsis yapıldığı, böylece taşınmazın yapı yapılabilir duruma getirildiği anlaşıldığından idarenin takdir yetkisini hizmetin gerekleri ve kamu yararını gözetmeden kullandığına dair açık bir emare bulunmamaktadır.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, İdarenin başvuruya konu işleminde
hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve GEBZE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi