|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 31.03.1988 ile 30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kurum, davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve gerekli belgelerin eksik olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme gerekçesiyle bu kararı bozmuştur. Yargıtay, Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisinin yeterli olduğunu, bu kesintinin kuruma intikal etmesinin şart olmadığını belirtmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, davacının sunduğu müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak, yapılan araştırmalar sonucunda, davacının resmi kayıtlarda tarımsal faaliyetlerine dair herhangi bir emareye rastlanmamıştır. Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin taleplerinin kabul edilmesi gerektiği yönündeki görüşünü yinelemiş, ancak mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu durum, Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin belgelerin ve kayıtların eksikliğinin, davanın sonucunu etkileyen önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5643 E. , 2024/10467 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/383 E., 2024/97 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.03.1988 ile 30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun ve yersiz olduğunu, davacıya ait Kurum kayıtları ve dosyası ile tevkifat belgeleri incelendiğinde; tarım tevkifat talebinde Ziraat Odası kaydı ve ürün tevkifat kesintisinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu sebeple davacının 2926 sayılı Kanun’un 7 seri nolu tebliği uyarınca tescilinin başlatılmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.07.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesince, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/8441 Esas, 2022/4139
Karar sayılı kararıyla; somut olayda, davacı 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, davacının; … ve … ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin müstahsil makbuzları var ise de söz konusu müstahsil makbuzları ile yapılan kesintilerin Kurum hesaplarına intikal ettirildiğine ilişkin herhangi bir banka kaydı ve davacıya ait Ziraat Odası kaydının da bulunmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisi yeterli olup, tevkifat kesintisinin ayrıca kuruma intikal etmesi aranmaz. Bu doğrultuda; dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve … Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, söz konusu prim kesintilerinin akıbeti araştırılarak, anılan kesintilerin tarım tevkifat kesintisi olup olmadığı belirlenmeli, anılan tevkifatların (prim kesintilerinin) gerçekliğinin belirlenmesi halinde, zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar, davacının sigortalı olarak kabul edileceği hususu gözetilerek, açıklanan ilkeler çerçevesinde toplanan deliller nazarında değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30. 03.2023 tarihli ve 2022/149 Esas, 2023/45 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmış olup dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve … Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olması sebebiyle söz konusu prim kesintilerinin akıbeti araştırılmış, bu doğrultuda; ilgili ilçe nüfus müdürlüklerine, ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına, ilgili vergi dairelerine, ilgili ilçe tarım ve orman müdürlüklerine, Tarım ve Orman Bakanlığına, Ziraat Bankasına ve ilgili Ziraat Odalarına müzekkere yazılmış olup gelen müzekkere cevaplarında; davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumuna yansıyan/intikal eden tevfikat kesintisi ve prim ödemesine rastlanılmadığı, davacının herhangi bir tarım kredi kooperatif üyeliğinin olmadığı, davacının Tarım Bilgi Sisteminde kayıtlarına rastlanmadığı, davacının varsa sahip olduğu hayvanlara ilişkin hareket ve kayıtların olmadığı, davacının hayvancılık yaptığına dair herhangi bir evrak veyahut emareye rastlanmadığı, davacının Tarım ve Orman Bakanlığının desteklerinden yararlanmadığı, davacının Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı olmadığı, davacının vergi mükellefi olmadığı, davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında vergi dairesine ödenen ödemesinin olmadığı, davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasındaki banka kayıtlarına rastlanılamadığı, davacının ziraat oda kaydının olmadığı, davacının hangi ürünlere nerelere sattığı hususunun tespit edilemediği, davacının hayvancılık yaptığına dair şifai görüşmeler neticesinde elde edilen bilgilerin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde; davacının kooperatif, ziraat odası kaydının olmadığı, davacının tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin vergi mükellefi olmadığı ve vergi ödemelerinin olmadığı, davacının ÇKS ve TBS sistemlerinde kaydının olmadığı, davacının resmi makamlara yansımış hayvan hareketlerinin olmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin banka kayıtlarına ulaşılamadığı ve SGK’ya intikal eden tevkifat ve prim kesintisinin olmadığı anlaşıldığından Mahkemece yapılan bütün araştırmalara rağmen davacının süt sattığına dair resmi makamlara yansımış bir emare olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekili tarafından sunulan … ve … Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, söz konusu prim kesintilerinin tarım tevkifat kesintisi olduğu tespit edilemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
C. 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/7863 Esas, 2023/8052 Karar sayılı kararıyla; somut olayda, davacı 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, davacının; … ve … Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin müstahsil makbuzları var ise de söz konusu müstahsil makbuzları ile yapılan kesintilerin Kurum hesaplarına intikal ettirildiğine ilişkin herhangi bir banka kaydı ve davacıya ait Ziraat Odası kaydının da bulunmadığı; bu bağlamda davacının kooperatif, ziraat odası kaydının olmadığı, davacının tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin vergi mükellefi olmadığı ve vergi ödemelerinin olmadığı, davacının ÇKS ve TBS sistemlerinde kaydının olmadığı, davacının resmi makamlara yansımış hayvan hareketlerinin olmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisi yeterli olup, tevkifat kesintisinin ayrıca Kuruma intikal etmesi aranmaz. Bu doğrultuda; dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve … Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, iş bu makbuzlara yönelik herhangi bir sahtelik iddiasının da bulunmaması karşısında, zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen ay başından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar, davacının sigortalı olarak kabul edileceği hususu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda; davacının davasının kabulü ile davacının 31.03.1988, 30.04.1988 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.04.1988 tarihinden 31.12.1988 tarihine kadar, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.03.1989 tarihinden 31.12.1989 tarihine kadar ve 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.05.1990 tarihinden 31.12.1990 tarihine kadarki sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilerek; davanın kabulü ile davacının 31.03.1988, 30.04.1988 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.04.1988 tarihinden 31.12.1988 tarihine kadar, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.03.1989 tarihinden 31.12.1989 tarihine kadar ve 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzları nedeniyle 01.05.1990 tarihinden 31.12.1990 tarihine kadarki sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri,
2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.