onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 30.12.1996 tarihli müstahsil makbuzuna dayanarak, 01.01.1997 tarihinden itibaren sigortalı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, davacının talebinin 30.12.1996 tarihine ilişkin olduğunu belirterek, mahkemenin kararının hatalı olduğunu vurgulamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının müstahsil makbuzundaki kimlik bilgilerinin doğru olduğunu ve tanık beyanlarının da bu durumu desteklediğini ifade etmiştir. Yargıtay, davacının 30.12.1996 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, istinaf başvurusundaki itirazların kısmen yerinde olduğunu, ancak hatanın yeniden yargılama gerektirmediğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının 30.12.1996 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespit edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, sigortalılık tespitinde gerekli belgelerin ve tanık beyanlarının önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/13642 E.  ,  2024/14011 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/3132 E., 2024/2659 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2023/362 E., 2024/367 K.

    Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Dikili’de ikamet ettiğini, çiftçilik yaptığını, müvekkilinin Bağ-Kur tescil tarihi her ne kadar 01.11.2004 tarihi görünse de müvekkilinin 1996 yılında … Tarsım San. Tic. Ltd. Şti.’ye ürün verdiği ve kendisinden Bağ-Kur kesintisi yapıldığının sabit olduğu, söz konusu kesintilerin kurum hesabına aktarılması sorumluluğunun müvekkilinde olmadığını, davanın kabulü ile davalının 30.12.1996 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, eldeki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, iddia edilen dönemde Bağ-Kur sigortalısı olduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddia edilen dönemde sosyal yardımlaşa vakıflarından gelir alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kabulü ile davacı … TC kimlik numaralı davacı …’in 30.12.1996 tarihini izleyen ay başı olan 01.01.1997 tarihinden itibaren itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    İstinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekili, Yargıtay emsal kararları gereği dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcı olup olmadığı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri değerlendirilmeli, uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceğine bakılmalı, taraflar ile aralarında husumet veya hasımlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tanık beyanlarının yetersiz kaldığını, Kurum kayıtlarının aksinin kesin delillerle ve herhangi duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “… Somut olayda, davacının dayandığı 30.12.1996 tarihli müstahsil makbuzunda ismi geçen Dikili 1962 doğumlu … oğlu …’in, davacı … oğlu 1969 doğumlu … olduğu, muhtar ve azalar ile tanıkların beyanları, kolluk araştırma sonucu, nüfus kaydı ile anlaşıldığı, çiğitli pamuk ürününden yapılan kesintiye ilişkin 30.12.1996 tarihli müstahsil makbuzundaki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, davacının, prim tevkifatını takip eden aybaşı olan 01.01.1997 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi gerekirken, mahkemece , “… prim kesintisi yapılan 30/12/1996 tarihini izleyen ay başı olan 01.01.1997 tarihinden itibaren davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine …” karar verildiği, davacının talebinin de “… 30.12.1996 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti…” istemi olduğu görülmekle hükmün hatalı olduğu anlaşılmıştır.

    Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği” gerekçesiyle;

    “Somut olayda, davacının dayandığı 30.12.1996 tarihli müstahsil makbuzunda ismi geçen Dikili 1962 doğumlu … oğlu …’in, davacı … oğlu 1969 doğumlu … olduğu, muhtar ve azalar ile tanıkların beyanları, kolluk araştırma sonucu, nüfus kaydı ile anlaşıldığı, çiğitli pamuk ürününden yapılan kesintiye ilişkin 30.12.1996 tarihli müstahsil makbuzundaki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, davacının, prim tevkifatını takip eden aybaşı olan 01.01.1997 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi gerekirken, mahkemece , “… prim kesintisi yapılan 30.12.1996 tarihini izleyen ay başı olan 01.01.1997 tarihinden itibaren davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine …” karar verildiği, davacının talebinin de “… 30.12.1996 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti…” istemi olduğu görülmekle hükmün hatalı olduğu anlaşılmıştır.

    Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.

    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Davaya konu uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.