onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ve bu sigortalılığa göre bağlanan aylığın iptali ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği iddialarına dayanmaktadır. Davacı, 31.07.2008 tarihinde 3757 gün SSK hizmetinin bulunduğunu belirtmiş, ancak Kurum tarafından 2500 gün olarak hesaplanması üzerine Tarım Bağ-Kur kapsamında geriye dönük tescil talebinde bulunmuştur. Mahkeme, davacının 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C-a maddesine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını tespit etmiş, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ve ödenen primlerin iadesine karar vermiştir.

Mahkeme, davacının 4/a kapsamındaki prim gün sayısının hatalı hesaplandığını ve bu nedenle 4/b kapsamında bağlanan aylığın iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmesi ve ödenen primlerin iadesi yönündeki karar, yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Mahkemece verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı, dolayısıyla bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9186 E.  ,  2024/11918 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/68 E., 2023/144 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve bu sigortalılığa göre bağlanan aylığın iptali ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK’lı olarak 24.11.1977 tarihinde sigorta başlangıcı olduğunu, müvekkilinin 1977 yılında 37 gün, 1978 yılında 356 gün, 1979 yılında 359 gün, 1980 yılında 351 gün, 1981 yılında 352 gün, 1982 yılında 355 gün. 1983 yılında 360 gün, 1984 yılında 360 gün, 1985 yılında 360 gün, 1986 yılında 344 gün, 1987 yılında 360 gün, 1988 yılında 163 gün toplamda 3757 gün SSK hizmeti ve prim günü olduğunu, ancak müvekkilinin 4/a hizmetlerinin 2017 yılına kadar 3757 gün yerine 2500 gün gösterildiğinden 2008 yılı 7. ayında Kuruma yaptığı başvurusu üzerine 2500 gün 4/a çalışması olduğundan emekli olamayacağının bildirildiğini, sonrasında müvekkilinin Şeker Fabrikasına veya TMO’ya Bağ-Kur prim tevkifatı olup olmadığının sorularak müvekkilinin 1996 yılı Haziran ayında prim tevkifatının tespit edilerek resen Bağ-Kur dosyası açıldığını ve 01.07.1996 – 31.07.2008 tarihi arasında Tarım Bağ-Kur hizmeti verilerek davacıdan 12.500,00 TL tahsil edilip (fazlaya dair haklar saklıdır) kendisine 01.08.2008 tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur dosyasından (4/b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını, daha sonra 2017 yılı içerisinde davacıya ait olan önceki SSK hizmetlerinin Kurumca tespit edilerek sisteme girişi yapıldığını, sistemde yapılan düzeltmeler sonrasında davacının 2500 gün olan SSK hizmetinin 2769 güne çıkarılmış ise de gereçekte 3757 gün SSK hizmetinin ortaya çıkarıldığını, 7228 517 790 sayılı Tarım Bağ Kur hizmetinin yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli hizmet olmadığından, iptali ile dosyadan alman primlerin iadesine, SSK sicil dosyasından 2008 yılı 7. ayındaki yaşlılık aylığı talebinde 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C-a maddesine göre kısmi yaşlılık aylığı şartları mevcut olduğundan 4-b kapsamına göre bağlanan aylığın iptali ile SSK 4-a kapsamına göre Kısmi Yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 7228 517 790 sicil numarası ile kayıtlı Bağ-Kur ve 4201009513034 sicil numarasında kayıtlı SSK sigortalısı olduğunu, SSK’ya tabi hizmetlerinden sonra geçimini tarımla iştigal ederek kazandığını ve tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini, davacının 07.07.2008 tarihinde Yozgat SGK İl Müdürlüğüne müracaat ederek 1996 yılı ve sonrasında ürün sattığını ve tevkifat kesintisine göre 2926 sayılı kanuna tabi sigortalılığının başlatılması gerektiğini belirtilen dilekçesine istinaden 01.07.1996 tarihinde göre 4/b sigortalılığı başlatıldığını, davacının zirai faaliyetinin 01.01.1987 tarihinden itibaren devam ettiğinden 01.07.1996 tarihinde başlatılan 2926 sayılı Kanun sigortalılığının emeklilik müracaatı olan 31.07.2008 tarihine kadar devam ettiğini ve tahakkuk eden prim borcunu 5510 sayılı Kanunla yapılandırarak ödediğini, 4/a sigortalılığı ile 4/b kapsamındaki sigortalılığı ile ilgili birleştirme işleminin de yapılarak 01.08.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında ve o dönemde emeklilik/yaşlılık aylığı şartlarını taşımış olmasının tek başına yeterli bir husus olmadığını, kanunda yazılı talep şartının arandığını, davacının o dönemde ve o döneme ilişkin herhangi bir talebinin mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/63 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.2008 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin C fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının iptaline, tahsil edilen prim tutarlarının 1479 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi gereğince davacıya iadesine, davacının Tarım Bağ-Kur kapsamında 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan emekli aylığının iptaline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/1129 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararıyla; Davalı vekilinin Yozgat İş Mahkemesi 19.12.2019 Tarih ve 2018/63 Esas – 2019/189 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairenin 12.01.2022 tarihli 2021/5600 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararında; “…Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davacının nüfus kaydına göre davanın açılmasından sonra yargılama devam ederken 07.08.2019 tarihinde vefat ettiği, Mahkemece, davacının mirasçılarına husumet yöneltilmesine olanak tanınmaksızın vefat eden kişi hakkında gıyaben karar verildiği anlaşılmakla, ölü kişinin karar başlığında yer alması, ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır.

    Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, davacının mirasçılarının tespiti ile HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya katılımları sağlanıp davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    1-Davanın kabulüne,
    2-Davacı … …’a 01.09.2008 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin C fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
    3-Davacı … …’ın 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığının iptali ile tahsil edilen prim tutarlarının 1479 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi gereğince yasal mirasçıları olan davacılara miras payları oranında iadesine,
    4-Davacı … …’ın Tarım Bağ-Kur kapsamında 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan emekli aylığının iptaline karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyizi; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının anılan dönemde tahsis talebinin bulunmadığını, davacının Kuruma müracaat ederek Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını talep ettiği, primlerinin iadesinin istenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve bu sigortalılığa göre bağlanan aylığın iptali, ödenen primlerin iadesi ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    Eldeki davada, davacının ilk kez 31.07.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, anılan tarihte 3757 gün SSK hizmetinin bulunmasına rağmen davalı Kurum tarafından 2500 gün olarak hesaplanması üzerine, bu defa tevkifata dayalı olarak Tarım Bağ-Kur kapsamında geriye dönük tescil talebinde bulunduğu, 12.500 TL tutarında prim borcunu ödediği, kendisine 01.07.1996 – 31.07.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur hizmeti kazandırıldığı ve buna göre 01.08.2008 tarihinden itibaren davacıya Bağ-Kur kapsamında aylık bağlandığı, davalı Kurum tarafından davacının 4/a kapsamındaki prim gün sayısının hatalı hesaplandığı, tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C-a maddesine göre kısmi yaşlılık aylığı şartlarının mevcut olduğu iddia edilerek 4/b kapsamına göre bağlanan aylığın iptali ile 4/a kapsamına göre kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasının ve Tarım Bağ-Kur kapsamında ödenen primlerin iadesinin talep edildiği, Mahkemece davacının 4/a kapsamında 24.11.1977 – 03.07.1988 tarihleri arasında 3755 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, buna göre hizmet birleştirilmesine gerek olmaksızın 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C-a maddesi kapsamında aylık almaya hak kazandığı değerlendirilmek suretiyle davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında 4/b sigortalılığının iptal edilerek tahsil edilen primlerin iadesine ve ayrıca davacıya 4/b kapsamında bağlanan aylığın da iptaline karar verildiği anlaşılmış olup verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

    2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

    Anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin (b) bendinde; “Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun’un 9 uncu maddesi Kuruma re’sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

    Somut uyuşmazlıkta, davacı yukarıda izah olunan yasal mevzuat kapsamında zorunlu sigortalılıkta sayılmayan günleri için geriye dönük tescil işlemi talebinde bulunup prim borcunu tamamen ödediği, buna göre davalı Kurumca primini ödediği sürelerin davacıya sigortalılık süresi olarak kazandırıldığı belirgin olup Mahkemece davacı … …’ın 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin C fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine dair verilen hüküm yerinde ise de davacı murisin Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptal edilmesi ve devamla ödenen primlerin iadesine yönelik yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.