onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti üzerine yapılan bir davada, İlk Derece Mahkemesi’nin davayı kabul etmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı kaldırarak davayı reddetmesi üzerine gelişen süreçleri ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının murisinin sigortalılığını 01.03.1995 – 13.03.2012 tarihleri arasında kabul etmiş, ancak davalı Kurumun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davacının belirli tarihler arasında sigortalı sayılmasına ilişkin talebini hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddetmiştir.

Daire, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını bozmuş ve tarımsal faaliyetlerin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bozma ilamına karşı direnerek, müstahsil makbuzlarının tarihinin yanlış anlaşıldığını ve davacının murisinin sigortalılık iradesini gösteren belgelerin eksik olduğunu savunmuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararını onaylayarak, davacının talebinin reddine karar vermiştir. Bu süreç, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için gerekli olan belgelerin ve tarımsal faaliyetlerin önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2023/9011 E.  ,  2024/2818 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1223 E., 2023/1023 K.
    KARAR : Direnme -Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/365 E., 2020/140 K.

    Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

    Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi muris …’nin 7250607323 Tarım Bağ-Kur numarası ile kurum sigortalısı olduğunu ve 13.03.2012 tarihinde vefat ettiğini, muris …’nin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının … Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş’.deki 28.02.1995 tarihli zeytin tevkifatına istinaden 01.03.1995 tarihinden itibaren 4/1-b tarım tescili yapılarak başladığını, davacının, bu ilk kesinti tarihi ile muris eşinin vefat tarihi arasında olan tüm sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmasını talep ettiğini, ancak “zeytinlik tapusunun 04.09.2002 tarihinde edinildiği” gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, davacının murisinin 07.02.1990 ve 22.08.1995 edinme tarihli başka tarlalarının da olduğunu, davacının murisinin vefatına kadar çiftçilik ve tarım ile uğraştığını ve geçimini de bu yolla sağladığını, Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek davacının murisi …’nin 01.03.1995 tarihi ile vefat tarihi olan 13.03.2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2018/365 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının murisi …’nin 01.03.1995 – 13.03.2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2020 /981 Esas, 2021/ 1210 Karar sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Balıkesir 1. İş Mahkemesinin 16.06.2020 tarih ve 2018/365 E. 2020/140 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacının, ölen eşinin 01.03.1995 – 31.12.1995 ve 18.12.2009 – 13.03.2012 tarihleri arasındaki dönemlerde sigortalı sayılmasına ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacının, ölen eşinin 01.01.1996 – 17.12.2009 tarihleri arasında sigortalı sayılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Daire bozma ilamında; Mahkemece … Zeytinyağı Fabrikası tarafından 10.07.2000, 12.07.2000 ve 13.07.2000 tarihli yemeklik zeytin alımına ilişkin davacı murisi … adına düzenlenen müstahsil makbuzlarının dosya arasında olduğu değerlendirilerek, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde tarımsal faaliyet araştırması ile davacı murisinin 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediği hususları ayrıntılı olarak araştırılması suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

    B. Bölge Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
    Bölge Mahkemesi kararı ile … Zeytinyağı Fabrikası tarafından, yemeklik zeytin alımına ilişkin davacının murisi Faruk Köylüceli adına düzenlenen müstahsil makbuzlarının; bozma ilamında belirtildiğinin aksine “10.07.2000, 12.07.2000 ve 13.07.2000 tarihli” değil, “10.07.2010, 12.07.2010 ve 13.07.2010” tarihli oldukları, makbuzlardaki “2000” tarihlerinin; 0 rakamlarının kalemle 1 yapılması suretiyle “2010” olarak düzeltildikleri anlaşılmakta olup, makbuzların altında yer alan basım yılına ilişkin bilgilerde, bu makbuzların 2007 yılında basıldıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla anılan makbuzların 2000 yılında düzenlenmiş olmaları esasen mümkün değildir. Öte yandan, 2000 yılında kesintiler yapıldığı davacı tarafından iddia edilmediği gibi davacı vekilinin 14.05.2019 tarihli duruşmada açıkça; “murisin sicil dosyasında … Zeytincilik adına yapılan tevkifat bulunduğunu ve hizmetlerine işlendiğini, murisin mal verdiği yerlerin … Zeytin ve … zeytinyağı fabrikaları olduğunu, her ikisine ait tevkifat evraklarının şahsi sicil dosyasında bulunduğunu” beyan ettiği de ortadadır. Tüm bu nedenler karşısında; bozma ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu kanaatine varıldığından Dairenin önceki kararında direnilmesine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili dilekçesinde özetle; köyde ikamet ettiğini, geçimini tarım ve hayvancılık ile sağladığını, dinlenen tanıkların bu durumu teyit ettiğini, kesilen müstahsil makbuzlarının olduğunu hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

    C. Uyuşmazlık
    Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespiti istemine ilişkindir.

    D. Gerekçe
    1. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 5, 6 vs. madde hükümleridir.

    2. Değerlendirme
    …. Zeytinyağı Fabrikası tarafından, yemeklik zeytin alımına ilişkin davacının murisi Faruk Köylüceli adına düzenlenen müstahsil makbuzlarının tarihinin 10.07.2010, 12.07.2010 ve 13.07.2010 olduğu, talebe konu 01.01.1996 – 17.12.2009 tarihleri arası davacının murisinin tescil talebi, prim ödemesi, ürün teslimi ve tevkifatının bulunmadığı hususları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme hükmünde dayandığı yasal dayanaklar ve gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.